araştırma arşivi · 2017-08-13

2006 lübnan-israil savaşı

12 temmuz 2006 tarihinde saat sabah 9’da, hizbullah güçleri konuşlandıkları güney lübnan üzerinden israil’in kuzeyine şaşırtmaya yönelik…

12 temmuz 2006 tarihinde saat sabah 9’da, hizbullah güçleri konuşlandıkları güney lübnan üzerinden israil’in kuzeyine şaşırtmaya yönelik roket saldırıları düzenledi, aynı zamanda da kara kuvvetleriyle sınırdaki bir ölü noktadan geçerek iki israil askerini öldürdü. bu olay, 1948 yılından beri aralıklarla süregelen lübnan-israil savaşında yeni bir etabın başlangıcı olacaktı. aradan 11 yıl geçmesine rağmen lübnan’ın kollektif bilincinde derin yer etmiş bu savaşa, yıldönümünde yakından bakalım.

sanat yönetmeni: berkant akarcan/ 140journos
fotoğraflar: kürşad bayhan/140journos, yazı: berke alikaşifoğlu/140journos yaz stajı

1967’de arap devletleri ile israil’i üçüncü kez karşı karşıya getiren, ve israil’in hummalı istihbarat çalışmaları sonunda sadece altı gün süren “altı gün savaşı”nın ardından 1971’de ürdün’den atılıp lübnan’a sığınan filistin kurtuluş örgütü (fkö), israil’e yönelik saldırılarını buradan gerçekleştirmeye başladı. halihazırda ulus devlet getirilerinden yoksun olan lübnan’da bu yeni aktör, 1975’ten 1990’a kadar sürecek lübnan iç savaşı’nın patlak vermesinin nedenlerinden sadece biriydi. 2000 yılında israil’in birleşmiş milletler uyarınca güney lübnan’dan geri çekilmesinin ardından, 1985 yılında kurulan, iran destekli şii militan grup hizbullah, bu toprakları kontrol altına almaya başladı. lübnan’da aynı zamanda meşru bir siyasi parti özelliği de bulunan hizbullah’ın konumu, uzun yıllar tartışmalara neden oldu. israil’in geri çekilmesini takip eden 6 yılda, hizbullah askerleri ile israil silahlı kuvvetleri (isk), aralıklarla çatışmaya, karşılıklı asker kaçırmaya ve taciz ateşlerine devam etti. 12 temmuz 2006 sabahı bu çatışma, sıcak savaşa dönecekti.

hizbullah’ın sınır ihlali, roket saldırısı ve iki israil askerini kaçırması sonucu dönemin israil başbakanı ehud olmert, saldırıyı lübnan devleti tarafından bir “savaş tehditi” olarak gördüklerini, ve lübnan’ın “çok acı yaptırımlarla karşılaşacağını” belirtti. isk, israil kabinesi toplanmadan saatler önce lübnan’da hizbullah’ın kullandığı bazı yol ve köprüleri patlattı. aynı zamanda, lübnan’ın en büyük havaalanı özelliğini taşıyan refik hariri havaalanı da israil hava kuvvetlerinin saldırısıyla yerle bir oldu. bu son saldırı, 44 sivilin ölümüyle sonuçlandı. aynı gün, israil bakanlar kurulu, savaşta olduklarını açıkladı; 16 temmuz’da ise savaşın lübnan hükumetine karşı olmadığını fakat lübnan içerisinde olduğunu belirten bir açıklama yayınladı.

savaşın resmi olarak sona erdiği 14 ağustos 2006 tarihine kadar israil kara kuvvetleri güney lübnan’dan yukarıya hareket ederken hava ve deniz kuvvetleri de ülke çevresine ambargo uyguladı. hizbullah ise israil’in kuzeyine roketler ile saldırırken, kara kuvvetlerine gerilla taktiği ile karşılık verdi. lübnan devleti resmi olarak ordusuyla savaşa katılmasa da dönemin cumhurbaşkanı emil lahud hizbullah’a desteğini açıkladı. israil, uluslararası kamuoyunca orantısız güç kullandığı gerekçesiyle eleştirildi. bu eleştirilerden biri de türkiye cephesinden geldi. türkiye, israil’in orantısız güç kullandığını savunurken, lübnan’dan vatandaşlarını çıkarmak isteyen ülkelere deniz sahasını açarak yardımda bulundu. 25 temmuz 2006’da avustralya vatandaşlarını lübnan’dan çıkarmaya izmit’ten gelen ve kuzey kıbrıs’ın gazimağusa (magosa) şehrine yol alan deniz otobüsüne açılan taciz ateşi de, türkiye tarafından tepki aldı.

bu bir ayda çoğu sivil olmak üzere 1191 ila 1300 lübnan ve 44’ü sivil 165 israil vatandaşı hayatlarını kaybederken, iki taraf da binlerce yaralı verdi. savaş, aynı zamanda yaklaşık bir milyon lübnanlı ile 300–500bin israillinin zorunlu göç etmesine neden olurken, lübnanın yol, köprü, havaalanı ve binalar gibi birçok altyapısının zarar görmesi ve yok olmasıyla sonuçlandı. 11 ağustos 2006’da birleşmiş milletler güvenlik konseyi, aldığı 1701 sayılı karar ile savaşın durmasını istemiş, 12 ağustos’ta lübnan ve hizbullah, 13 ağustos’ta ise israil’in kabuluyle 14’ünde ateşkes resmen başlamıştı. bm’nin aldığı karara göre çatışmalar sona erdi, lübnan ordusu ve birleşmiş milletler lübnan barış gücü (unifil) güney lübnan’da konuşlandı ve unifil’in gücü ve yetkisi artırıldı. hizbullah’ın silahsızlandırılması da bm tarafından alınan kararlardan biri olmasına rağmen, hizbullah ve unifil, bu karara uymayacaklarını açıkladı. 17 ağustos’ta lübnan ordusu güneye indi, 1 ekim 2006’da ise israil resmi olarak askerlerini bölgeden çekti.

günümüzde lübnan’ın güneyi halen sivil geçişine kapalı durumda. bölgenin kontrolu unifil tarafından sağlanmakta; unifil’in ise 12341 askeri ve 307’si yabancı, 606’sı lübnanlı olmak üzere 913 sivil personeli bulunmakta. savaş resmi olarak “beraberlik”le sonuçlansa da iki taraf da kazandığını iddia ediyor. hizbullah, bu savaş sonrası bütün lübnan’ın saygısını kazandı ve paramiliter kolu lübnan’ın birinci savunucusu konumuna geldi. bugün mleeta kentinde hizbullah tarafından kurulan bir “açık hava direniş müzesi” bulunuyor ve ele geçirilen savaş araçları sergileniyor.

ilginizi çekebilir

bunu da okuyun3 temmuz 2013 mısır darbesi30 haziran 2013 tarihinde tahrir meydanı’nda başlayan cumhurbaşkanı mursi karşıtı eylemleri, 3 temmuz günü genelkurmay…