DPTerörist, terörist ama ben esir aldım onu. Ben Abdullah Öcalan’ı esir aldım. Bakın “Çiçek verdi” falan diyorlar. O verilen çiçek esirin verdiği çiçek. Abdullah Öcalan’ın röportajını okursak, Bütün Kürt camiaları onu böyle yorumlamıştı “Doğu Perinçek, Abdullah Öcalan’ı esir aldı ve onu Kemalist yaptı”. Şimdi o röportajda şunu söylüyor. Diyor ki “Şeyh Sait İsyanı’nda Atatürk ezmekte haklıydı.” Bakın ezmekte haklıydı diyor. Dersim ve Şeyh Sait İsyanı yanlıştı demiyor. Emperyalizm işbirlikçisiydi, onun ötesinde bir şey söylemiyor. “Atatürk onları ezmekte doğru yaptı ve haklıydı.” Diyor. Bakın bu PKK’nın bütün kendi ideolojisi ve varoluş gerekçelerini reddetmesi. Çünkü PKK’nın bütün literatüründe nedir? Şeyh Sait, Seyit Rıza en kutsal adamlardır, onların peşinden gidiyoruz. “Ben,” diyor “Türkiye’nin aydınlanma hareketi içerisinde büyüdüm. Türkiye’den vallahi billah ayrılmak diye bir şey yok. İsrail ve Amerika ile kesinlikle işbirliği yapmam.” Aslında bakın orada Türk Devleti bizim çizgimizde olsaydı o gün olaylar bitmişti. Yani teslim olmuştu. Türk Devleti’nin bir tek yapacağı şey vardı, Suriye’de ki Müslüman İhvan-ı Müslim İsyanı’nı desteklemekten vazgeçecek Türk Devleti. Vazgeçtiği an Suriye, Abdullah Öcalan’ı teslim edecek. Ama Türkiye, Suriye’deki isyanları desteklemekten vazgeçmedi ki. Vazgeçmeyince Esatlar da “Sana karşı bunu destekliyorum” dedi.
140journosTürkiye bunu ne kadar destekledi?
DPOoo… 1983. Türkiye’nin ayıbı, Türkiye’nin günahı, e o şeyde de devam etti. 2010’dan sonra Tayyip Erdoğanlar da sürdürdüler. Terör ihraç ettiler Suriye’ye. Gene İhvan’ı desteklediler. Sen İhvan’ı destekleyeceksin, ondan sonra e o büyük bir suç. O Türkiye’nin başına en büyük belayı açtı. Hem Tayyip Erdoğan 2010’dan sonra yaptı ama esasta Turgut Özal’ın yaptığı, Tayyip Erdoğan sonra o politikadan vazgeçti ama bakın hala onun yaraları, tortuları devam ediyor. Abdullah Öcalan’ı esir aldığımı başlık yapın. Bakın bunu sırf ben söylemiyorum. Bunu Özel Kuvvetler Komutanlığı da böyle söyledi Türkiye’nin. Osman Pamukoğlu da televizyondan çıktı böyle söyledi. Özel Kuvvetler Komutanlığı bana şunu söyledi. “Sizin yaptığınız röportajı binlerce çoğaltıp o bölgede bütün kanaat önderlerine, liderlere herkese yaydı” Çünkü söylediğinin hep tam tersini söylüyor. Mesela diyorum ki “Kürtçe Eğitim”, diyor ki Abdullah Öcalan “Ya ben rüyalarımı bile Türkçe görüyorum. Bu ne Kürtçesiymiş? Biz 50 yıl eğitimi Türkçe yapacağız” diyor. E dedim “50 yıl sonra Kürtçeyi herkes unutur.” Resmi dilimiz Türkçe olacak dedirtiyorum ben ona. E şimdi bütün o Kürdistan iddiası bitiyor orada. Ayrıca “Türkiye’nin birliği bütünlüğü içinde yer alacağız” diyor. Bakın şimdi önümüzdeki günlerde şey olacak. Çıkartacaklar Abdullah Öcalan’ı … Hiç en ufak şüpheniz olmasın. Fazlası da yoktur 1–2 yıl içinde, belki 1 yıla bile kalmaz. Çıkartacaklar derken, televizyonlara çıkartacaklar, hapisten çıkartacaklar demiyorum. Çıkartacaklar Abdullah Öcalan’ı ve diyecek ki “Biz Türkiye’ye bağlıyız PKK terör örgütünü mahkum ediyorum herkes silahını bıraksın” diyecek. Diyecek bunu. Türk Devleti istediği an oraya bir adam yollar ve bunu yapar. Ben de bir adam yollasam ben de yaparım. Türk devleti bunu yapar. Yapacağını biliyorum. Yapacağını göreceksiniz. Atilla Uğur ile görüşmelerine bakın “Beni enstrüman olarak kullanın” diyor. Yani Atilla Uğur ile görüşmeleri benim görüşmemin devamıdır. Atilla Uğur oraya karşısında bir esirdi o, ben onu manevi olarak esir aldım, onlar ise silahlı olarak aldı. Ben de ideolojik olarak esir aldım. Yani Atilla Uğur ile yaptığı röportaj ile benim röportajı yan yana koyarsanız, ikisi de bir esirle yapılan röportajdır. Ama ben ideolojik bir esirle röportaj yaptım, ideolojik olarak onu esir aldım. Onlar da silah dayayarak esir aldılar. Şimdi bakın, Abdullah Öcalan, ben röportaj yaptığım 1989–1990'da da Türkiye ile bütünleşmeye hazırdı.
DPŞimdi Amerika gelip bölünce şeyi, Irak’ı. Kuzeyinde o Barzanistan’ı kurunca Türk Silahlı Kuvvetlerinin dikkati oraya döndü. Ulan bunlar geldi Türkiye’yi de bölecekler ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün analizleri ve tehdit kavramları değişmeye başladı ve onun üzerine Amerika da o Joint Forces Quarterly o Amerikan Pentagon’un şeyi, üç ayda bir çıkan organı falan Türk Ordusu hizadan çıktı. Bu generaller kontroldan falan diye yayınlara başladılar. Bu süreçte, Türk Ordusu Karadayı, Doğan Güreş’le başlayarak Karadayı ve Kıvrıkoğlu o Özel Kuvvetler Komutanlığını yapısını tamamen değiştirdiler. Yani bunlar NATO’ya bağlı bir Özel Kuvvetler Komutanlığı iken, bunu ne yaptılar Millileştirdiler. Bunun da en güzel ispatı nedir, bunların kafasına çuval geçirildi. Bakın, o Irak’ın Kuzeyinde çuval geçirildi ya Türk askeri. Onlar hep özel kuvvetçi ve özel kuvvet burda artık Amerika'ya karşı Türkiye’nin operasyonlarda kullandığı NATO’nun kontrolünden çıkmış, NATO tarafından kumanda edilmeyen bir Milli Kuvvete dönüştü. Devlet de, iki tane devlet var. Bir Amerika’nın kontrol ettiği devlet var, bir de Türk Milli devleti var. Yani devletin içinde de bir bölünme var. Bu bölünmeyi nerde gördük Ergenekon operasyonlarında falan gördük. Amerika’nın kontrolündeki devlet kalktı milli olanı ezip geçmeye. İşte orada Atilla Uğurlar, Levent Ersözler jandarmanın içinde, askerler, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a kadar. Şimdi bakın bu anlattıklarımı ben size delilleriyle ispatlıyorum, nedir, Ergenekon'dan o askerler niye içeri atıldı? Amerikancı olsa atılırlar mıydı? Bir dakika, çok güzel bir noktaya geldi. O askerler, ne için atıldı? Milli oldukları için atıldı. Yani bir sürü orgeneral, Orgeneral Hurşit Tolon, Orgeneral Hasan Iğsız, Orgeneral İlker Başbuğ, kaç tane korgeneral. O korgenerallerin hepsi Vatan Partisi’nin diyebilirim ki emri altına girdi o şeyde.
DPMesela televizyonlarda görüyoruz. Daha çok İYİ Partililer, CHP’liler yani AK Partililerden çok, ama AK Parti içinde de hala böyle Atlantikçiler var. Çıkıyorlar böyle “Biz falanca yerde Rusya ile beraber olalım, filanca yerde Amerika ile beraber olalım”. Böyle bir şey olur mu ya? Dünya tarihinde böyle bir şey yok. Bu nereden geliyor? En önemli şeyi söyleyeceğim. Şimdi strateji kurmak için senin bir programın olacak. Vatan Partisi’nin programı ne? Kemalist devrimi, milli demokratik devrimi tamamlamak. Böyle bir programın varsa hemen şu soruyu soracağım: Peki benim milli demokratik devrimi tamamlamamın önünü kesen kim? Yani vatan bütünlüğümün, terör ile mücadelemin, bir üretim ekonomisi inşa etmemin karşısında hangi güç var? Bu tehdit kavramı, yani programdan stratejiye gideceksin, yoksa “Türkiye orada bilmem ne yapmalı, Azerbaycan’da şu yapmalı”… Programı olmadan strateji kuran bir sürü insan var. Bizim üstünlüğümüz burada ne? Kemalist devrimi tamamlayacağız diyoruz. Her açıdan bakıyoruz, biz Kemalist Devrimi kim ile beraber tamamlayabiliriz? Amerika ile el ele vererek tamamlayabilir miyiz? Ama Rusya ile Çin ile İran ile el ele vererek tamamlayabiliriz.
140journosİran ile el ele vererek tamamlayabilir miyiz?
DPTabii çünkü Kemalist Devrim sadece laiklik değil. Yani Kemalistlerin en önemli özelliği, başlangıç noktası bağımsız bir Türkiye, başı dik bir Türkiye, Milli Egemenlik buralarda İran ile beraber olmak zorundayız. Onlar da Türkiye’nin bağımsız olmasını istiyor, kendileri de bağımsız olmaya çalışıyor.
DPBakın Türkiye’nin Amerika denetimine girmesi İsmet Paşa’nın kararı ile olan bir şey değil. Yani 1945 yılında 2. Dünya Savaşından Demokratik Cephenin Lideri olarak çıkmış bir Amerika var. Dolar saltanatını kuruyor. Dolar saltanatını kurmuş, diri bir ekonomi, üretim orada, prestij orada, asker orada, zafer orada, artık kapitalizmin lideri olmuş. İngiltere gitmiş o gelmiş ve Dünya Savaşı sonrasında bir nevi yeni dünya dengeleri oluşuyor. O koşullarda Türkiye 1945 yılında Kemalist Devrim de kireçlenmeye başlamış. Yani Atatürk ölürken çağırmış Celal Bayar, Başbakan ondan sonra yakın arkadaşı Tevfik Şükrü Aras, Dış İşleri Bakanı… Demiş ki “Ben gidiyorum, Dünya savaşa gidiyor. Size bir tane vasiyet bırakıyorum. Sovyet dostluğunu bırakmayacaksınız. Sovyetler'le dostluk bizim için hayati önemde.” Bakın bu öyle bir şey ki, Devrimi Sürdürün, çok soyut bir şey. Zaten söylüyor “arasız devrim” der 1935 CHP kongresinde. Ama soyut ama devrimi sürdürmenin orada ilacını veriyor. “Sovyetler'le dostluğu bırakmayacaksınız” diyor. Türkiye 1945 yılında Sovyetler ile dostluğu bırakıp Atlantik’e gitti ve işte buraya geldi. Yani Atatürk orada kritik vasiyeti yapıyor. Aynı vasiyeti Dolmabahçe’ye veda görüşmelerini yapıyor. Ali Fuat Paşa ve İsmet İnönü’yü çağıyor ve onlarla görüşmesinde de aynı vasiyeti yapıyor. “Sovyetler'le dostluğu bırakmayacaksınız”. Başka bir vasiyeti yok. Orada sağlam kazığa bağlamak istiyor Türkiye’yi. Sağlam kazık ne? Sovyetler ile dostluk… Çünkü Sovyetler ile dost olmadığın bir Dünya da Emperyalist, Kapitalist bir Dünya’ya teslim olursunuz.
140journosUzun zaman Sovyet yayılmacılığına karşı çıktınız.
DPAma bu benim dediğim 1945. 1937'de Sovyetler Birliği devrimci bir devletti, 1950’de de devrimci bir devletti. O kapitalizme dönüş süresi ne zaman başladı? 60'lara doğru başladı. Bakın Türkiye’nin en önemli sorusu budur. 45 yılında devrimci bir parti Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün Partisi, Daha 45’den 22 diyelim, 23 yıl olmuş. 23 yıl olmuş sen savaştığın emperyalizme gidip bağlanıyorsun. Ya bir tane insan çıkmaz mı nereye gidiyoruz arkadaşlar? Yok mu öyle bir adam? Bir tek Türkiye Komünist Partisi var. Ne oluyor diyen orada. Aybarlar var, İllegal Komünist Partisi var falan ama onlar da etkisiz. Ya bunlar Rusya’nın adamları. Bir de onlar da ciddi hatalar yapmışlar Rusya’nın adamlığını yapmışlar. Bu bakımdan fazla da sözleri dinlenmiyor ama diyelim yasal zeminde de, Mehmet Ali Aybar İstanbul da Anayasa Doçenti, Dil Tarih Coğrafya fakültesinde sosyoloji doçenti, Türk halk tarihi edebiyatı profesörü falan.
DPJoe Biden “Biz Tayyip Erdoğan’ı devireceğiz” diyor. Yani ben araziye bakan bir insanım, yani analizlerim laflara göre veya işaretlere göre değil de, sembollere göre değil de, arazideki konumlarla… Bu adam şuan savaşıyor, şu an Tayyip Erdoğan Amerika ile kelle koltukta savaşıyor ve kalkıyor Birleşmiş Milletler kürsüsünden de 22 Eylül (2020)’de diyor ki “Türkiye yeniden Asya girişimine başlamıştır. Bundan sonra dinamizmimizi bu belirleyecektir.” Yani stratejik olarakta Asya’ya yöneliyor, Çin’e yöneliyor. Mesela Uygur bölgesiyle ilgili Birleşmiş Milletler’de 30 imzalı bildiri çıkıyor, orayı bütün Amerikan tayfası imza atıyor, bunlar atmıyor. Ama CHP ve İYİ Parti diyor ki niye imza atmıyorsun. Yani kritik konularda Rusya ve Çin ile karşı karşıya gelmemeye dikkat ediyor. Cephesini Amerika’ya dönmüş. Bunlara bakıyorum ben. Burada en önemli ölçü PKK ile savaşmak, FETÖ ile savaşmak. FETÖ niye bu darbeyi yaptı? İç bölünme yüzünden değil. Amerika onu devirmeye kalktı, deviremedi. Bu benim için çok önemli. Bugün Tayyip Erdoğan Amerika ile savaşan bir devlet başkanı. Devlet olmadan Amerika’ya direnemeyiz. Solda bazı şeyler var. Hem devlet düşmanlığı yapıyor. Eğer Türk Devleti Amerika ile iş birliği yaparsa o devletle ben de savaşırım ama Atatürk de ne yaptı mesela, Vahdettin’e koştu. Osmanlı Devleti’ni direnmeye yöneltmek istedi ve alabileceğini de aldı. Kendisini de 3. Ordu Müfettişi tayin ettirdi ve o devleti parçaladı. Kalktı o devletin içinden bir sürü adam Generaller, bir kısmı Anadolu’ya geçti. İstanbul’da ki kurulan hükümetler de müdahil oldu. Ferit Paşa hükümetine karşı Ali Rıza Paşa hükümetini getirdi. İstanbul da Atatürk hep vardı. İstanbul Hükümeti ve Devleti içinde. Anadolu’da bir devlet kurdu ama bir yandan da o devleti de İstanbul’da ki devleti de kullanmaya çalıştı. Devletsiz olmaz. Bakın devlette emperyalizme direnir, yoksa kazma ve kürek ile direnen bir halk yok. Elime kazma ve küreği alacağım filmlerdeki gibi, öyle bir şey yok. Suriye direniyor devleti ile, Irak direniyor devleti ile, Türkiye direniyor devleti ile.
140journosO devlet kurumları hala yaşıyor mu peki?
DPGöreli sağlam.
140journosNereleri sağlam?
DPDirendiğine göre ordusu sağlam. Amerika ile savaşan bir Türk Ordusu, polisi sağlam, PKK’nın tepesine iniyor. Hükümet belirli ölçülerde sağlam.
140journosNereleri değil?
DPDemin söylediğiniz zaaflar var mesela diyelim, sağlam olmayan ne var? Tarikatlar var. Bunlar bir iç zaaf, iç cephede bölünmeler var. İç cephenin güçlü olması lazım. Sağlam olmayan yollar nerede daha çok AK Partilileri ile ilgili değil CHP ile ilgili yönler.
140journosYani tarikatların yönetimdeki etkisi gibi mi?
DPTarikatlar diyelim, AK Parti daha çok tarikatla etkili ama diğer işteki yıkıcı unsurlar, PKK’sı idi, FETÖ’sü, sahte soluydu, bunlar hepsi CHP’nin etrafında.
140journosYani Devletin kurumlarından bahsedecek olursak, atıyorum yargı sisteminden, güçler ayrılığının işlemesinden, ondan bahsedelim.
DPŞimdi bakın, Türk Devleti ne için çürüktü? İçinde Amerika’nın gladyosu yuhalandığı için çürüktü. Şimdi o büyük ölçüde temizlendi. Yani diyelim ordudan, bugün savunma bakanlığı açıkladı 20.000 muazzam bir… Yani 20.000 subayı temizlemek ne demek? Biz eskiden askeri şuralarda 20 kişi ilticadan atıldı aaaa muazzam ama şimdi 20.000 atıldı. Polisten 30 küsür bin, Yargıdan 14 bin mi ne? Bunlar muazzam rakamlar. Türkiye Devleti içinde Amerika’yı temizleyen muazzam operasyonlar oldu. 2014 yılından bu yana 6 yıldır sürüyor ve hala sürüyor. O bakımdan devlet ile ilgili sorunuzun en güzel cevabı: FETÖ operasyonları Türk Devleti’nin hamam girmesi, yıkanması, temizlenmesi, arınması oldu.
140journosPeki ötekiler ile ilgili… Yargı işliyor mu?
DPAltın çağında… Eğer siz ticaret hukuku, borçlar hukuku, mülkiyet hukuku falan o açıdan soruyorsanız orada problemler var. Ama Terörle Mücadele açısından diyorsanız yargı altın çağında. Yani Deniz Gezmişler idam edilmiyor, Mümtaz Soysallar hapse atılmıyor, Doğu Perinçekler hapse atılmıyor, İlker Başbuğlar hapse atılmıyor. Kim hapse atılıyor? FETÖ’cüler, PKK’lılar. Abi ya onlar hapiste olacak ya biz hapiste olacağız. Ya Doğu Perinçek hapiste olur Türkiye’de ya da Selahattin Demirtaş ile PKK ve FETÖ adamları hapiste olur. İkisi birden hapiste olmaz. Onlar üstte kalırsa biz hapse düşeriz, biz üstte kalırsak onlar hapse düşer. Çünkü bu tarihi bir hesaplaşma. Burada Kılıçdaroğlu’ndan falan bahsetmiyorum. İki tane zıt kutup var birbirleri ile birbirlerini yiyecek, kılıç çekmiş kutuplar bunlar ve bunları barıştıramazsın. Tarihsel olarak mümkün değil. Nasıl Atatürk ile Abdülhamid’i barıştıramazdın, Atatürk ile Yunan işgalini barıştıramazdın veya Atatürk ile o gün Yunan iş birlikçilerini barıştıramazdın. Bugün de öyle.
DPOnlar suç, onlar çok feci suç işlemiş adamlar. Onlar suça batmış. PKK’nın, PKK’yla birlikte Türk milletine, Türk ordusuna karşı suç işleyen bir parti HDP. FETÖ de bunu yaptı, HDP de, FETÖ hapse atıldı savunuyoruz, onların da yeri hapishane. Teröristin yeri mezar, teröriste destek olanın yeri hapishane.
DPBen mesela terör ile ilgili bilgilerde devletin yalan söylemediğini gördüm. PKK’nın yalan söylediğini gördüm. Ekonomi ile ilgili bilgilerde tabii her hükümet iyimser rakamlara vurgu yapar. Yani olumlu gelişmeleri, onları dikkat çeker ama buralarda yanlış rakamlar veriliyor mu? Öyle bir izlemimim şuan yok ama bazı konularda olabilir. Yani olabilir derken olumlu karşılıyorum iyi ki yanlış veriyorlar manasında söylemiyorum. Bir Orta çağ kültürü olduğu için, Orta çağ kültüründe topluma yalan söyleme her zaman var. Bir de şey var sırf Orta Çağ kültürü savaşıyorsunuz, Atatürk de mesela benim şu kadar askerim öldü, bu kadar mahvolduk diye mi? Düşmanı şu kadar öldürdüm bu kadar vurdum diye mi? Çünkü savaşıyorsunuz. Pandemi ile olan bilgiler benim kendi yüksek düzeyde sağlıkta arkadaşlarım var. Onların verdiği bilgiler ile devletin verdiği bilgiler arasında çok çelişme yok. Ama tabii doğru rakamlar vermek yerine bir de moral de vermeye çalışıyor. E onu yapması lazım zaten. Sağlık bakanı bir gazeteci değil. O da bir savaşta şu an, corona savaşında. Devletin şuandaki tutumu, benim gördüğüm 1945’ten bu yana en iyi tutum. 1945’ten bu yana 75 yıllık Türkiye sürecine baktığımız zaman, şuanki Türk Devleti bu 75 yıl içinde en iyi konumda. 1960, 27 Mayıs döneminde bir olumlu gelişmeler oldu. Devlet açısından falan ama o da tam Atlantik Sistemine tavır alamadı ama hürriyetleri getirdi, Yeni Anayasa yaptı. Sosyalizm meşrulaştı, emekçilerle ilgili haklar, hukuklar, grev hakları şu bu geldi. Ama onun dışında Türk Devleti’nin kendi halkına yakın olduğu bir döneme girdik.
140journosKaypakkaya konusuna girebiliriz istiyorsanız.
DPKaypakkaya’ya girmeyebiliriz, hikâyeler anlatayım biraz.