baştan sona cumhuriyet gazetesi davası
31 ekim 2016 günü cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında “fetö ve pkk terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla soruşturma başlatıldı, gazetenin yönetici ve yazarları gözaltına alındı. cihan demiral’ın gazete binası önündeki eylemlerden fotoğraflarıyla, davaya ilişkin süreci derledik.

soruşturma sürecinde en çok tartışılan başlıklardan birisi, cumhuriyet gazetesi’ne fetö/pdy ilişkisi suçlamasıyla soruşturma açan savcının selam tevhid’de kumpas davasında fetö/pdy şüphelisi olmasıydı.
nisan 2011'de “örgütlü bir şekilde iran adına casusluk” suçlamasıyla “selam tevhid” soruşturması başlatıldı. bu soruşturma 2014'te takipsizlikle sonuçlandı. gülen yapılanmasının üst düzey bürokrasiyi hedef aldığı ve üst düzey bürokratların gizli kalması gereken konuşmalarının dinlenip terörle ilişkilendirildiği gerekçesiyle 2016'da selam tevhid’te kumpas davaları açıldı.
54 hakim ve savcının yargılandığı selam tevhid’de kumpas davası, 4 ekim 2016 günü yargıtay 16. ceza dairesi’nde başladı. davada yargılananlar, 1706 kişi hakkında usulsüz dinleme kararı vermekle suçlanıyor ve 49'unun meslekle ilişkisi kesilmiş durumda, 5'i ise görevine devam ediyor.

yargıtay’daki davada tutuksuz yargılanan savcı murat inam’ın cumhuriyet gazetesi hakkında başlatılan fetö/pdy soruşturmasını yürüttüğü ayrıntısı, odatv’den barış pehlivan’ın yazısıyla kamuoyu gündemine geldi.
“bugün cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri hakkındaki soruşturmanın, aynı örgütün üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan bir savcıya teslim edilmesi demek bu soruşturmanın çökmesi demektir” — cumhuriyet gazetesi avukatı fikret ilkizbunu da okuyun · mediumCumhuriyet Gazetesi Avukatlarından İlkiz Soruşturmanın Savcısı Hakkında Konuştu↗
“bir davada yargılanan bir kişiye bu tür bir soruşturmanın verilmesini talihsizlik olarak görüyorum. olmaması daha doğrudur. keşke böyle bir görevlendirme yapılmamış olsaydı” — adalet bakanı bekir bozdağbunu da okuyun · mediumAdalet Bakanı Savcı Murat İnam Hakkında Açıklama Yaptı↗
murat inam’ın soruşturmadaki görevi devam ediyor. inam, cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik iddianameyi altı savcıyla birlikte hazırladı.
bunu da okuyun · mediumCumhuriyet Gazetesi’ne Yönelik Soruşturmada Yer Alan Suçlamalar↗savcı inam, selam tevhid davasında yaptığı savunmada suçlamaları reddetti. teknik takip kararındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda “imza benim imzama benzemekle birlikte sürekli attığım bir imza değil” derken, kız kardeşinin fetö bağlantılı dersanede çalıştığı iddiası için “bilmiyorum, 2014 şubat ayından önce bazı dershanelerde öğretmen olarak görev yaptığını biliyorum” dedi.

aralık 2015'te 54 hakim ve savcının görevlerini sürdürüp sürdürmemesi yönünde hsyk 2. dairesinde oylama yapılmış, savcı murat inam için, 3’e 4 oyla, “savcılığa devam etsin” kararı çıkmıştı.
“savcı inam’ın görevde kalmasını isteyenlerden iki üye, mustafa kemal özçelik ve mahmut şen 15 temmuz darbe girişimi sonrasında fetö üyesi olmak suçundan tutuklandı ve 24 ağustos 2016’da meslekten ihraç edildiler.” — barış pehlivan
bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen hsyk üyesi mustafa kemal özçelik, kasım 2016'da ankara cumhuriyet başsavcılığı’nda verdiği ifadede, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti ve itirafçı oldu.

cumhuriyet gazetesi iddianamesinin kabulü ve tepkiler
cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında “pkk/kck, fetö/pdy ve dhkp/c’ye müzahir oldukları” iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame, 4 nisan 2017 günü basına yansıdı. iddianame, 18 nisan günü istanbul 27. ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edildi. duruşma tarihi olarak 24–25–26–27 temmuz tarihleri belirlendi.
bunu da okuyun · mediumDerleme: Cumhuriyet Gazetesi’ne Yönelik Operasyonlara Gelen TepkilerTÜSİAD, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Tüm Taşıma İşçileri Sendikası, DİSK, Sosyalist Dayanışma Platformu…↗sanıkların 43 yıla kadar hapsinin istendiği 274 sayfalık iddianamede, can dündar, akın atalay, ahmet şık, bülent utku, kadri gürsel ve aydın engin ile “jeansbiri” hesabının sahibinin de aralarında bulunduğu 19 şüpheli yer aldı.
bunu da okuyun · medium“JeansBiri” Hesabının Sahibi Tutuklandı“Elazığ’daki Fethullahçı Terör Örgütü’nün okulunda öğretmenlik yaptığı” iddia edilerek göz altına alınan “JeansBiri…↗cumhuriyet yazar ve yöneticilerinden 61 gün sonra gözaltına alınarak tutuklanan gazetenin muhabirlerinden ahmet şık’ın dosyası da ana dosyayla birleştirildi. öte yandan bir dönem gülen’e yakın isimler arasında yer alan latif erdoğan ile hüseyin gülerce, tanıklar arasında yer aldı.
bunu da okuyun · mediumAhmet Şık “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” Suçlamasıyla TutuklandıTwitter üzerinden attığı 11 ayrı tweet ve gazete yazıları nedeniyle gözaltına alınarak savcılık tarafından sorgulanan…↗savcılık tarafından dava ile ilgili hazırlanan iddianamede, soruşturma açılması nedenleri arasında ‘yayın politikası değiştirme’ ilk sırada yer aldı. savcılar konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “yaklaşık olarak son 3 yıllık dönemde, bilhassa da 15 temmuz kanlı darbe teşebbüsüne uzanan süreç ve sonrasında gazetenin yayın politikası, cumhuriyet vakfı yönetim kurulu’nda yaşanan değişikliklerle eşzamanlı olarak, 90 yıllık geçmişin ve kuruluş felsefesinin tam aksi yönde değişime uğramıştır.”

iddianamede, kadri gürsel’in, 92 bylock kullanıcısı şüpheli ve haklarında fetö/pdy soruşturması bulunan 21 kişi, akın atalay’ın 5 bylock kullanıcısı şüpheli ve haklarında fetö/pdy soruşturması yürütülen 6 kişiyle iletişim kaydı olduğu yazıldı. savcılık, “irtibatlar hayatın olağan akışına aykırı” iddiasında bulundu.
bunu da okuyun · mediumByLock: Darbe Girişimi Soruşturmalarındaki Kilit Uygulama15 Temmuz darbe girişiminden bu yana görevden alınan ve tutuklananlar hakkındaki en yaygın işlem gerekçesi, ByLock…↗tutuklu cumhuriyet yazarı kadri gürsel, iddianamede 92 bylock kullanıcısıyla irtibatlı olduğunun yazılması hakkında kendisini ziyaret eden chp milletvekili utku çakırözer aracılığıyla açıklama yaptı:
“benimle ilgili bir suç delili yaratılmak isteniyor. adana ceyhan’da emekli müezzin, karaman’da bir öğretmen, tokat’ta bir komiser, çanakkale’de ulaştırma bakanlığı memuru gibi kişiler bunlar. bu tipte daha birçok bylock kullanıcısıyla irtibatlı olduğum iddia ediliyor. ama bu irtibatın niteliğinden bahsedilmiyor. 2014 baharında olsa gerek, fetö’ye ilk tutuklama dalgası başladığında fetullahçı olduğunu sandığım insanlardan yüzlerce sms gelmişti. polisteki tutuklanma dalgasına karşı medyayı harekete geçirmek için sms atıyorlardı. ben televizyonda program yapan aktif bir gazeteci olduğum için bana bu maksatla atılan kısa mesajlar irtibat olarak görülmüş olabilir. ama ben onlarla asla irtibata geçmedim. cevap bile vermedim. yargıya çağrım şudur: kamuoyunu yanıltmak yerine, bu hatlar ile isnat edilen irtibatın niteliğini açıklamalarıdır. telefon mu ettiler, sms mi attılar, retweet mi yaptılar? ben onları aradım mı? bu irtibat isnatlarının niteliklerinin açıklanması sadece benim için değil tutuklu olan tüm cumhuriyet gazetesi mensupları için de yapılmalıdır. bunu ben resmi olarak mahkemeden de talep edeceğim.”

cumhuriyet gazetesi’nin tutuklu avukatları bülent utku, akın atalay ve mustafa kemal güngör’ün serbest bırakılması talebiyle her hafta perşembe günü adliye önünde bir araya gelen avukatlar, 20 temmuz 2017 günü 16.kez çağlayan’daki istanbul adalet sarayı önünde toplandı. avukat tülay ateş toplanan avukatlar adına bir açıklama yaptı: “adalet nöbetinde avukatlar olarak 16 haftadır, avukatlık yasasının kendilerine verdiği görev ve sorumlulukla arkadaşları başta olma üzere, cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri, türkiye’deki diğer gazeteci, yazar, akademisyen, milletvekilleri, millet iradesinin seçtiği belediye başkanları ve diğer haksızlığa uğrayan tüm insanlar için ses olmaya çalışıyoruz.”

birleşmiş milletler keyfi tutuklamalar çalışma grubu cumhuriyet gazetesinin yazarları, yöneticileri ve avukatlarına yönelik açılan davayla ilgili bir rapor hazırladı. 14 temmuz 2017'de hazırlanan raporda tutuklamaların keyfi olduğuna vurgu yapan grup, gazetecilerin serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu.
avrupa insan hakları mahkemesi, dava başvurularını inceleme politikasında değişikliğe gittiğini açıkladıktan sonra türkiye’den tutuklu cumhuriyet gazetesi yönetici, yazar ve gazetecileri ile ilgili başvurulara öncelik verdiğini açıkladı.

cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmenine gözaltı
12 mayıs tarihinde cumhuriyet gazetesi internet sitesi genel yayın yönetmeni oğuz güven de gözaltına alındı. güven’e, başsavcı mustafa alper’in trafik kazasındaki ölümüyle ilgili haberde kullanılan “ilk fetö iddianamesini hazırlayan başsavcı mustafa alper’i kamyon biçti” başlığı nedeniyle ‘terör örgütü propagandası’ ve ‘kişinin hatırasına hakaret’ suçlaması yöneltildi. güven, 15 mayıs günü ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla tutuklandı.
güven’in tutuklanmasının ardından avukatı tora pekin, yapılan itirazdan herhangi bir sonuç beklenmediğini, tek umutlarının avrupa insan hakları mahkemesi olduğunu belirtti. pekin, tutuklamaların asıl amacının cumhuriyet’i tamamen susturmak olduğunu söyledi.
14 haziran günü istanbul 28. ağır ceza mahkemesi, tutuklu cumhuriyet gazetesi internet sitesi yayın yönetmeni oğuz güven hakkında hazırlanan 10,5 yıla kadar hapis istemli iddianameyi kabul ederek, güven’in tahliyesine karar verdi.

savunmalar ve duruşmalar
davanın ilk duruşması, gazeteciler ve basın bayramı olan 24 temmuz günü çağlayan adalet sarayı’nda yapıldı. adliye önünde çok sayıda uluslararası gazeteci ve yazar örgütlerinin temsilcileri bulunurken; chp, hdp, haziran hareketi, emep, halkevleri, disk gibi birçok parti ve sivil toplum kuruluşu üyeleri de çağlayan’da yer aldı.
duruşmanın ilk gününde savunma için ilk söz cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni murat sabuncu’ya verildi ancak sabuncu’nun savunma metninin içerisinde bulunduğu evraklara jandarma el koyduğu için savunma 2. güne ertelendi. gün içinde sırasıyla kadri gürsel, akın atalay ve musa kart savunmalarını yaptı.
savunmasını ilk gerçekleştiren isim cumhuriyet gazetesi yayın danışmanı kadri gürsel oldu. beraat talebini dile getirerek sözünü tamamlayan gürsel’in savunmasının öne çıkan kısımları şu şekilde:
“o zamanki adıyla cemaatin, iktidardan aldığı güç ve destek sayesinde kurduğu komploların sonucunda akp’nin de bu ittifakın kurbanı olabileceğini çeşitli vesilelerle ifade ettim.”
“cumhuriyet’e karşı operasyon, benim de tutuklanarak yazamaz ve konuşamaz, velhasıl gazetecilik yapamaz hale getirilmem için bir fırsat olarak kullanıldı ve bu, birilerinin aklına son anda geldi.”
“iddia makamı, hakkımdaki hts kayıtlarını inceleme gereği duymaksızın, bylock kullanıcısı ve fetö/pdy şüphelisi 112 şahısla olduğu iddia edilen iletişim kaydının yüzde 95’ini, bana bir defaya mahsus olmak üzere gönderilen ve cevap bulamayan sms’ler ve/veya tek taraflı aramaların oluşturduğunu, dolayısıyla bunların “ iletişim kaydı ” olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını teşhis etmediyse, görevini ihmal etmiştir. iddia makamı, bu iddiayı, asılsızlığını bilerek iddianameye koyduysa görevini kötüye kullanmıştır.”
“…iddia makamı, cumhuriyet gazetesinde 5 ay köşe yazarı ve son 1 ay da yayın danışmanı olduğum gerçeğini ve masak’ın yenigün haber ajansı’nda imza yetkilisi olmadığıma dair raporunu görüp incelemeden, sadece bir polis fezlekesine binaen, benim yenigün haber ajansı’nda birinci derecede imza yetkisine sahip olduğumu ve cumhuriyet gazetesi’nin yayın politikasını değiştirdiğimi iddianameye koymuşsa, açıkça görevini ihmal etmiştir. aksi geçerli isegörevini açıkça kötüye kullanmıştır.”
“…[erdoğan babamız olmak istiyor başlıklı yazı]dolayısıyla türkiye’de otoriter bir rejim bulunduğu algısını yaratmaya çalışmakla suçlanıyorum. bu hukuki değil, siyasi nitelikte bir suçlamadır. gazetecinin işi algı yaratmak değil, olguları nesnel biçimde değerlendirmektir. gazeteci bir görüş ifade ediyorsa bunu olgularla destekler. benim suçlanan yazım da sarsılmaz olgularla desteklenip doğrulanmış bir görüşü içermektedir.”
“hakkımdaki ‘terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme’ suçlamasını destekleyen tek bir gerçek kanıt bulamazsınız. çünkü böyle bir kanıt oluşturan ne bir davranışım, ne bir sözüm, ne de bir yazım vardır. tam tersine, bahse konu örgüte karşı, bütün kariyerim boyunca hep azami şüphe ile yaklaştım ve kesin bir biçimde eleştirel oldum. fetö’nün adı henüz ‘cemaat’ iken ve bu cemaat ile akp iktidarı birlikte çalışırken benim bu yapıya karşı bakışım kategorik biçimde negatif olmuştur ve bu bakışım hiç değişmemiştir.”
kadri gürsel’den sonra savunması başlayan isim cumhuriyet icra kurulu başkanı akın atalay oldu. atalay’ın savunmasının öne çıkan bölümleri şu şekilde:
“bu gazete cumhuriyet’tir ve bu gazete bir gazetecilik anıtıdır! son nefesimizi verinceye dek dik duracağız. bu gazetenin köklerinde, tarihinde ve hatta genlerinde bağımsızlık ve özgürlük tutkusu vardır. soruşturma ve kovuşturma sürecine bakılınca, bu yargılamanın akla mantığa ne kadar aykırı olduğu görülecektir. bu haksızlığı yapanlar, asıl onlar çok korkuyorlar. cumhuriyet korkmaz, teslim olmaz, pes etmez.”
“soruşturmayı yapan savcı murat inam hakkında fetö üyeliğinden iki müebbet hapisle açılan dava sürüyor; ama hala görevdeler. yayın politikasında laiklik ilkesi bulunan kadim bir gazeteye fetö suçlaması yapan savcı, fetö’den sanık. cumhuriyet’in boyun eğeceğini, ödün vereceğini düşünenler varsa yanılıyorlar. bizi baskıyla korkutamazlar. devlet içinde yuvalanmış çetelerle gazetenin ilişkisi yoktur.”
“iddianamede yayın politikasının değiştiği yönünde değerlendirmelere yer veriliyor. Savcılığın bununla ilgilenmesi abes. Gazetelerin içeriğini ve yayın politikasını denetlemek savcıların görevi de değildir, haddi de değildir.”
“dosyada iki iddianame var. basına bir gün önce sunulan ile size sunulan farklı. haber yapınca bilirkişi raporu iddianameden çıkarıldı. cumhuriyet dosyasındaki bilirkişilerden birinin ismi dosyada gizlenmiş. gizli bilirkişilik hukukta yok ama savcıda var.”
davanın ilk gününde savunmasını yapan son isim ise cumhuriyet gazetesi karikatüristi musa kart oldu. musa kart savunmasını “ülke içindeki insanlar ‘eyyy!’ diye başlayan cümlelere aşinadır. ben de savunmamı ‘eyyy vicdan!’ diyerek noktalamak istiyorum” ifadeleri ile bitirdi.
“evet, örgüt üyesi olmamak ve örgüt adına suç işlememekle birlikte, hareketleriyle örgütün çıkarlarına hizmet etmekle suçlanıyorum. yanıtım, çok net ve kısa olacak: bu suçlamayı aynen iade ediyorum”
“bir karikatüristi terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmakla suçlamak sadece karikatüriste değil bu ülkeye kötülüktür. bu iddianame üzerine espri yapabilirdim ancak yapmıyorum. çünkü nezaket çerçevesinde mizah yapanlar bilir ki düşene vurulmaz.”
“karikatürle şiddete dayalı örgütlerin yan yana gelmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. ergenler yeni kelimeleri akranlarına anlatmayı severler. ergen bilirkişimizin kelimesi de manipülasyon. tatil için aradığım numara yüzünden silivri’de dokuz ay kaldım. yanlış rezervasyon! çalmadık, çırpmadık. evimizden ayakkabı kutularına tıkıştırılmış dolarlar çıkmadı. 35 yıllık karikatüristim akıl almaz iddialarla suçlanıyorum. suçlamayı aynen iade ediyorum.”
aynı gün türkiye gazeteciler sendikası (tgs), türkiye gazeteciler cemiyeti (tgc) ve basın konseyi’nin de aralarında bulunduğu basın örgütleri, cumhuriyet gazetesi davası öncesinde bir açıklama yayımladı: “farklı ülkelerden gelen gazetecilerin izlediği bu yargılamaların ülkenin ana akım medyasındna tek tük birkaç gazete dışında hiçbir gazetede yer almaması utanç vericidir. bunca sayıda ve bilinen gazetecinin yargılanması dünyanın her yerinde haber niteliği taşır.”
fransız libération gazetesi 24 temmuz tarihli yayınında cumhuriyet gazetesi davası için özel bir sayı çıkarmıştı. 6 sayfalık özel sayıda tutuklu yönetici ve yazarlara yer verilirken, davanın detayları da aktarıldı.
davanın 3. gününde ahmet şık savunma yaptı. mahkeme, 5. gün aldığı ara kararda “ahmet şık’ın savunma kapsamında bildirdiği birtakım söz veya ithamlarının savunma sınırını aşarak suç unsuru teşkil edebileceği” gerekçesiyle, şık’a ait savunma bölümünün değerlendirilmesinin ardından gereği için ̇istanbul cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
cumhuriyet gazetesi davasında mahkeme heyeti, 7 tutuklu sanığın tahliyesine karar verirken ahmet şık, akın atalay, kadri gürsel ve murat sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. haklarında tahliye kararı verilen bülent utku, mustafa kemal güngör, hacı musa kart, güray tekin öz, turhan günay, önder çelik ve hakan karasinir için yurt dışına çıkış yasağı konuldu.
mahkeme heyeti tanıklar inan kıraç, alev coşkun, mustafa pamukoğlu, nevzat tüfekçioğlu, şükran soner, nail inal, mehmet faraç, rıza zelyurt, ibrahim yıldız, leyla tavşanoğlu, miyase ilknur, ve aykut küçükkaya’nın tanık olarak çağrılmasına hükmetti.
şık, atalay, gürsel ve sabuncu için tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın gerekçesi “suçlamanın niteliği, lehine yardımda bulunulduğu söylenen örgütlerin silahlı terör örgütü olduğu, bu sanıkların davada eylemin irdelenmesi açısından önemli bir hareket noktası olan ‘cumhuriyet vakfı anayasası’ olarak da tabir edilen vakıf senedi üzerindeki illiyetleri ile denetim görev ve sorumlulukları ile bu ilkelerden ayrılma çerçevesinde yardım suçunun ana hareket noktasının oluşabildiği, somut delillerin varlığı, üstlendikleri görev, dinlenmeyen tanıklar, sanık açıklamaları ve celse beyanları dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesi” şeklinde. jeans biri hesabının sahibi tutuklu sanık ahmet kemal aydoğdu için de bylock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamını kararı verildi.
firari sanık konumundaki gazetenin eski genel yayın yönetmeni can dündar ile ilhan tanır hakkındaki yakalama kararının beklenmesini kararlaştıran mahkeme, ifade veren tutuksuz sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına hükmetti.
kararı okurken duruşmanın 11 eylül’de silivri’de görülmesine karar verildiğini söyleyen mahkeme başkanı, davayı bu yıl içerisinde bitirmeyi de planladıklarını belirtti.
11 eylül’de görülen 2. duruşmada tahliye taleplerini reddeden mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 25 eylül’e erteledi. 25 eylül günü kadri gürsel adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, ahmet şık da dahil 5 sanığın tutuklu yargılanmasına devam kararı verildi. şık, murat sabuncu’yla birlikte 9 mart 2018 günü görülen duruşmada tahliye edildi.
25 nisan 2018'de cumhuriyet gazetesi davasında nihai karar açıklandı. mahkeme, akın atalay’a 7 yıl 13 ay 15 gün, murat sabuncu ve ahmet şık’a ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verdi. 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası alan akın atalay’ın tahliyesine karar verildi. mahkumiyet alan tüm tutuksuz sanıklara adlî kontrol uygulanmasına karar verildi. can dündar ve ilhan tanır’ın dosyaları ayrıldı.
