araştırma arşivi · 2017-02-17

bir kartopu cinayeti: “ne olur bu bir rüya olsun”

nuh köklü, 17 şubat 2015'te kadıköy yeldeğirmeni’nde arkadaşlarıyla oynadıkları kartopunun, esnaf serkan azizoğlu’nun dükkanının camına…

bir kartopu cinayeti: “ne olur bu bir rüya olsun”

nuh köklü, 17 şubat 2015'te kadıköy yeldeğirmeni’nde arkadaşlarıyla oynadıkları kartopunun, esnaf serkan azizoğlu’nun dükkanının camına isabet etmesi sonrası çıkan kavgada azizoğlu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. son sözleri “ne olur bu bir rüya olsun” oldu.

nuh köklü

46 yaşında hayatını kaybeden nuh köklü, bianet’in eski editörlerindendi. istanbul life ve tempo dergilerinde çalışan, açık radyo’da program ve yazarlık yapan nuh köklü daha sonra hürriyet ve radikal gazetelerinde muhabirlik ve editörlük yaptı.

sabah gazetesinde editör olarak çalışmaya başlayan nuh köklü 13 şubat 2009'da greve çıkan atv-sabah çalışanlarından biri oldu ve türkiye gazeteciler sendikası iş yeri temsilcisiydi. grev sonrası işten çıkarılan gazetecilerden olan köklü daha sonra ntv’de program editörü olarak çalıştı ve mayıs 2014'te işten çıkarılana kadar bu görevine devam etti.

nuh köklü, aynı zamanda, gezi parkı eylemleri sonrasında mahalleler ve semtler genelinde oluşturulan topluluklardan olan ‘yeldeğirmeni dayanışması’nın da bir üyesiydi.

“bu bir nefret cinayetidir”

nuh köklü’nün arkadaşlarından avukat tamer doğan, olayı anlatırken, ‘tek bir camın dahi kırılmadığını ve bunun bir nefret cinayeti olduğunu’ söyledi:

“yeldeğirmeni dayanışması’ndan bir grup arkadaş olarak iç güvenlik yasası’na tepki olarak boğa’da bir etkinliğimiz oldu. oradan dönerken kar topu oynamaya başladık. karakolhane’ye girdiğimizde olayın olduğu sokakta köşe başında camına bir tane kar topu geldiğini iddia eden esnaf dışarı çıktı ve çok kaba konuşmaya başladı. kadın arkadaşlarımız uyardı. ona rağmen sakinleşmedi ve içeriden beyzbol sopasıyla çıktı. yaklaşık 10–15 kişiydik. istesek çok rahat döverdik. ‘ben deliyim size silah getirir sıkarım, yarın da hastaneden çıkarım’ diye bir beyan da bulundu. ve sopasını elinden aldığımıza rağmen gitti içerden ekmek bıçağıyla çıktı. ekmek bıçağını şuursuzca sallamaya başladı. ve bir kadın arkadaşımız önüne geçti. onun omzunun üstünden salladı önce. ondan sonra başka bir erkek arkadaşımızın montunun göğüs kısmını kesecek şekilde savurdu. yetmiyormuş gibi emrah diye bir arkadaşımızı köşeye sıkıştırdığında, rahmetli nuh arkadaşımız koşarak yardıma gitti. nuh onun belinden tutmaya çalışırken kayıp düştü. nuh yerde sırtüstü yatarken ekmek bıçağını sert bir şekilde sapladı ve nuh feryat etti. ayağa kalkabildi. 10–15 adım attı yere yığıldı. ona rağmen bu katil halen açıklamalar yapmaya devam etti. elinde nuh’u vurduğu kanlı bıçağıyla. hukuku iyi bildiğini aklının yerinde olduğunu bize gösterdi. ‘ben yarın çıkacağım rahatım’ dedi. hatta yetmiyormuş gibi içeri girdi bıçağı sakladı. öğrendiğimiz kadarıyla bıçağı ve elini yıkamış. sonra dışarı çıktı ve halen daha küfürlü ve tacizkar açıklamalarına devam etti. çok kişi toplanmıştı yaklaşık 100–150 kişi ve herkes olaya tanıktı. bizim duyduğumuza göre, sanki cam kırılmış da esnaf buna haklı bir tepki göstermiş, bizim arkadaşımızı katletmiş gibi gösteriliyor oysa nuh hastaneye götürülmüştü ve orada bir cam bile kırılmamıştı. kar topu sadece cama isabet etmişti. bunun üzerinden nuh’u katletti bu esnaf. bu bir nefret cinayetidir.”

yeldeğirmeni dayanışması’nın, olayı anlattığı yazısı ise şöyle:

“yoldaşımızı, canımızı, can arkadaşımızı, nuh köklü’yü yitirdik…
yeldeğirmeni dayanışması ve forza yeldeğirmeni’nden arkadaşımız nuh köklü’yü psikopat bir esnaf gözümüzün önünde katletti.
altıyol boğa’da saat 20:00’da “iç güvenlik paketi”ne karşı ‪#‎direnözgürlük‬ nöbeti tuttuktan sonra mahallemize dönerken kar topu oynamaya başladık. karakolhane caddesi’ne geldiğimizde camına sadece bir kar topu isabet eden aktar dükkanından çıkan katil küfürlü bir şekilde, camının kırılma ihtimali üzerine bağırmaya başladı.
sakinleştirme çabamıza rağmen üslubunu değiştirmeyen katil “silahı getirir hepinizi öldürürüm, raporum var ertesi gün de elimi kolumu sallar çıkarım” diyerek dükkana koştu ve elinde bir beyzbol sopasıyla dışarı çıktı. sopayı savurduğu anda elinden alıp olayı kapatmak için ısrar etmemize rağmen tekrar içeri koşup elinde ekmek bıçağıyla çıkan katil önce kendisini engellemeye çalışan kadın arkadaşımıza bıçağı savurdu ve şans eseri bıçak omzunun üstünden geçti. onu itip erkek arkadaşımıza ulaşan katil bıçağı ile montunu kesti ancak yaralayamadı. ardından karşı kaldırımda kalan başka arkadaşa yönelen katil çöp konteynırının arkasına onu sıkıştırıp itince nuh yardıma koştu ve katile müdahale etti ve kayıp düştü. o esnada nuh’a dönüp doğrudan göğsüne saplayan katil ayağa kalkarak bıçağı önüne gelene savurmaya devam etti.
on onbeş adım atan nuh yere yığıldı ve sağlıkçı arkadaşımız tampon yapmaya başladı. bu esnada psikopat halen “bana bir şey olmaz yarın çıkarım” diye bağırıyordu.
arkadaşlarımız nuh’u taksi ile hastaneye götürdüler. bütün bu olanlara ve toplanan yaklaşık 150 kişinin kınamalarına rağmen küfürlerine, kadın arkadaşlara tacizlerine devam eden katil dükkana girip bıçağı ve ellerini yıkadıktan sonra telefonda sırıtarak biriyle konuşmaya başladı. dışarı çıkıp önüne gelene küfür etmeye devam edince mahalleli psikopata müdahale etti ve bu esnada yere düşerken dükkanın kapısındaki camı kırıldı. bunu açıklama nedenimiz, haberlerde sanki kartopu camı kırmış gibi takdim edilmesidir.
gezi direnişinden beri omuz omuza olduğumuz hayat dolu bir yoldaşımızı kaybetmenin hüznü ve öfkesiyle yazıyoruz bu satırları…
bu bir nefret cinayetidir!
neşe içinde kartopu oynayan, kadınlı-erkekli bir gruba duyulan nefretin sonucuydu bu olay.
esnafa polislik yetkisi veren iktidarın yarattığı bir ölümdü… tahammülsüz, psikopat bir toplumda bir devrimcinin bu kadar kolay ölmesini hazmedemiyoruz. bu kadar kolay olmamalı!
o kadar canımız yanıyor ki anlatamayız…”

olayın ertesi günü olaya tepki göstermek için bir çok yerde dükkan camlarına yazılar asıldı.

nuh köklü’yü öldüren esnaf serkan azizoğlu’nun yeldeğirmeni, karakolhane caddesi’ndeki dükkanı olay sonrasında metal levhalarla kapatıldı. nuh köklü’nün öldürüldüğü bölge başta olmak üzere bir çok yerde anma ve protestolar düzenlendi. nuh köklü’nün son sözü “ne olur bu bir rüya olsun” sıkça kullanılan ifadelerden biri oldu.

9 nisan 2015'te, nuh köklü için heykeltıraş iskender giray tarafından yapılan ve olay anını simgeleyen ‘ayrışma’ adlı heykel, halitağa caddesi’nin başına yerleştirildi.

olayın öncesinde “hepinizi öldürürüm, ertesi gün de elimi kolumu sallar çıkarım” diyen sanık serkan azizoğlu, ilk duruşmada “ben vurmadım bıçağın üzerine düştü” sözleriyle kendini savundu.

adli süreç: 6 duruşma — katile müebbet hapis cezası

nuh köklü’nün arkadaşları, cenazesini ankara’ya uğurlamak üzere toplandıkları yeldeğirmeni mahallesinde köklü’ye dair anılarını paylaşıyor (18 şubat 2015, kadıköy istanbul, fotoğraf: cihan demiral/140journos)

ilk duruşma — 6 ağustos 2015

serkan azizoğlu’nun “kasten öldürmek”, nazım coşanar’ın ise “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan yargılanmasına başlandı. duruşmaya, nuh köklü’nün ailesi, bazı müştekiler, çeşitli illerin barolarından yüze yakın avukat, chp genel sekreteri gürsel tekin, chp istanbul milletvekili barış yarkadaş, hdp izmir milletvekili ertuğrul kürkçü, ödp eş genel başkanı alper taş katıldı.

sanık serkan azizoğlu’nun ağabeyi barış azizoğlu’nun 10 mart 2015'te cumhurbaşkanı erdoğan’a bimer aracılığıyla gönderdiği mektup duruşmada tartışma yarattı. mektubunda köklü’nün “akp karşıtı” ve “gezici” olduğunu belirterek kendisinin tarikat bağlantılarından bahsediyor ve erdoğan’dan yardım talep ediyor:

“selamün aleyküm sayın cumhurbaşkanım recep tayyip erdoğan . bizler sizi seven ve gönül veren kişileriz, haberiniz üzere kadıköy yel değirmeni’nde gazeteci nuh köklü’nün ölümü ile ilgili sorunumuzu dile getirmek istiyoruz. olayın gazete ve televizyonlardaki gibi seyretmediği bunun nedeninin vefat eden gazetecinin arkadaş çevresi dolayısıyla kamuoyuna böyle gösterilmiştir. bunların gerçekle alakası yoktur. olayın aslı bir grubun akp’nin i̇ç güvenlik paketini protestodan gelirken kardeşim serkan azizoğlu’nun dükkanına kar topu atıp, bunu defalarca tekrarlayıp serkan azizoğlu’nun sözlü uyarılarına aldırmayıp buna devam etmişlerdir. sözlü hakaretler olmuştur. serkan azizoğlu’nun ben deliyim demesi aslında bir uyarıdır. fakat buna aldırış etmemişlerdir. bunun üzerine serkan azizoğlu dükkana girip bir sopa almış ve üzerlerine korkutmak amaçlı sallamıştır. fakat grup kalabalık olduğu için serkan azizoğlu’nun elinden sopayı alıp, serkan azizoğlu’nu kötü şekilde darp etmişlerdir. bunu sindiremeyen serkan azizoğlu tekrar dükkana girip eline bıçak almıştır. tekrar kendisini savunmak ve korkutup onları göndermek amaçlı boşa sallamıştır ve görüntülerde görüldüğü üzere nuh köklü, serkan azizoğlu’na arkasından ağır tekme atıp serkan azizoğlu’nu yere düşürmüş ve üzerine atlayıp arkadaşlarıyla birlikte tekmeleyip serkan azizoğlu’nu linç etmişlerdir. bu esnada serkan azizoğlu kendinde olmayıp aralarından sıyrılırken kendini koruma amaçlı şuursuz bir şekilde bıçağı sallamıştır. bu esnada bıçak nuh köklü’ye gelmiştir. olay tamamen kaza olup, nefsi müdafadır. olaydan akp milletvekilimiz metin külünk haberdardır. vefat eden kişi akp’ye karşı ve gezi olaylarının öncülerindendir. sonuçta olayda bir ölüm olup fakat bunun istemsizce tamamen bir kaza olduğunu tekrar dile getirmek istiyoruz. bizler de bu durumdan üzgünüz. serkan azizoğlu, epilepsi hastası olup yeşil reçeteli ilaç kullanmakta. bu durumdan askerliği yarım kalmış, çürük raporu almıştır. ben serkan azizoğlu’nun abisi barış azizoğlu olup halveti uşaki kasımpaşa’daki seyit hasan hüsamettin üşaki hazretlerine bağlıyım. şeyhim eyüp fatih şaban nuhullah hazretleridir. sizlere duacıyız bu olayda yanımızda olmanızı temenni ederiz. rabbime emanet olun, allah yardımcınız olsun, selamün aleyküm.”

sanık azizoğlu, abisinin recep tayyip erdoğan’a yazdığı mektup, siyasi görüşü ve erdoğan’ın “esnaf gerektiğinde polistir, askerdir” yönlü ifadesinin kendisini etkileyip etkilemediği konusundaki soruya “hiçbir partiyle ilişkim yok. esnaf esnaftır, polis polistir” yanıtını verdi.

“o anı hatırlamıyorum”

sanık serkan azizoğlu, evli, 2 çocuklu ve mesleğinin aktar olduğunu belirterek, şu savunmayı yaptı:

“suçlamaların hiçbirine katılmıyorum. tek bir kartopu değildi, baya geldi camıma. büyük ve pahalı bir cam. atmayın dedim ve dükkana girdim. böyle dedikten sonra daha fazla attılar. ‘kocaman adamlarsınız atmaya utanmıyorsunuz’ dedim. ‘sana mı soracağız kartopu oynayacağımızı’ dediler. bana vurdular. sonra dükkana girdim, içerden sopa aldım. dışarı çıktığımda yine vurdular tekrar içeri girip bıçak alıp dışarı çıktım. vurdular, küfrettiler. konteyner düştü üzerimize, ah diye bir ses geldi. gerisini hatırlamıyorum”

mahkeme başkanı selçuk kaya’nın “bıçakladığın anı hatırlamıyor musun” sorusuna ise “o anı hatırlayamıyorum. evimden işime, işimden evime giderim. onları tanımam. bir çocuğum var devamlı onu hastaneye götürürüm. onun derdine düşmüşüm. benim bu insanlarla ne alıp veremediğim var” cevabını verdi.

mahkeme başkanı kaya, sanığın poliste verdiği ifadesi ile mahkemede verdiği ifadede çelişkiler olduğunu belirtti. bunun üzerine azizoğlu olaydan sonra kendisinde olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“birinci kez uyardım. ikincide arbede yaşandı, dükkana üçüncü kez girdiğimde sopayla çıktım, dördüncüde de bıçakla çıktım. ben vurmadım, bıçağın üzerine düştü. bıçakla vurma anını hatırlamıyorum. ben yerdeydim, beni darp ediyorlardı”

azizoğlu’na yardım ettiği öne sürülen nazım coşanar ise azizoğlu’nu tanımadığını, sadece olayı ayırmaya çalıştığını söyledi. coşanar, köklü’nün avukatının “sedat peker ve alaattin çakıcı’ya yakınlık duyuyor musunuz, beğenir misiniz” sorusuna, “facebook üzerinden birkaç fotoğraf ve paylaşımını beğendim. ne iş yaptığını bilmem” yanıtını verdi.

nuh köklü’nün ailesi, ‘sanığa en ağır cezanın verilmesini ve sonuna kadar şikayetçi’ olduklarını söyledi.

gereği düşünüldü…
duruşmaya gelmeyen tanıklar ve müştekilerin gelecek celse duruşmaya zorla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, tutuklu sanık serkan azizoğlu’nun üzerine atılı suç ve kaçma şüphesinin bulunmasını dikkate alarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. gelecek celse olaya ilişkin görüntülerin duruşmada izlenilmesine hükmetti. 
sanık serkan azizoğlu’nun epilepsi hastalığı nedeniyle askere gidemediğinin beyan edildiğini kaydeden heyet, azizoğlu’nun bağlı bulunduğu askerlik şubesine yazı yazılıp bu durumun sorulmasına karar verdi. mahkeme heyeti ayrıca askerlik şubesi’nden gelecek yazı doğrultusunda akıl hastalığının olup olmadığı konusunda sanık azizoğlu’nun adli tıp kurumu’na sevk edilmesine karar verdi.

2. duruşma — 21 ekim 2015

duruşmada ifade veren şikayetçi kubilay çelik olay gününü anlattı:

“olay günü ben ve arkadaşlarım kartopu oynuyorduk. dükkanın camına kartopu geldi. dükkandan çıktı sanık. ’burayı terk edin. bu cam kaç para biliyor musunuz’ diye kaba tabirlerle konuştu. daha düzgün konuşmasını söyledik. ’siz beni tanımıyorsunuz’ diyerek içeri girdi ve yeniden dışarı çıktığında bizi sopayla darp etti. sopayı elinden aldık daha da hırslandı. i̇çeri yeniden girip çıktığında elinde bıçak vardı. bıçağı savurdu bizlere. sonra nuh ağabey ona müdahale etti. sanık, elindeki bıçakla yere düştü. arkadaşımız emrah bıçağa bastı. berber de emrah’a müdahale etti. sanık, bıçağı nuh ağabeyin kalbine sapladı. tanımadığı, sokaktan geçen birine daha saldırdı. ’benim 46 raporum var sizi öldürür ve elimi kolumu sallayarak ertesi gün çıkarım’ deyip duruyordu”

bir diğer şikayetçi sema meşin olay günü sürekli sanığı sakinleştirmeye çalıştıklarını söyleyerek şöyle konuştu:

“kartopu oyunumuz o sırada bitmişti. arkamı dönüp gitmek üzereyken sesler duydum. sanık arkadaşlarıma bağırıyordu, arbede oldu. içeri koştuğunu gördüm. ’ağabey dur sakin ol’ diye dükkanın kapısında durdum. dükkandan sopa ile çıktı. bir aktarda neden sopa olur bilmiyorum, kavga için durduğu belliydi. beni kapıda itip arkadaşlarıma saldırdı. elinden sopayı aldık ağza alınmayacak küfürler etti. kadınlar olarak içeri sokmaya çalıştık onu. bu sefer elinde bıçakla çıktı. önce bıçağı bana savurdu, ardından arkadaşıma. nuh, arkadaşımız emrah’a yardım etmek istedi. nuh’un acı çekerek bağırdığını duydum”

tutuklu sanık serkan azizoğlu avukatı yener tanyıldız müvekkilinin de olay sırasında darp edildiğini belirterek, “müvekkilim 40 günden fazla iş göremez raporu aldı. darp raporu var. nuh köklü ile müvekkilim beraber yere düştüklerinde, arkadaşlarınızdan biri müvekkilime vurdu mu?” diye sordu. sema meşin ise, “hayır, zaten elinde bıçak olduğu için müdahale edemedik. keşke vurabilseydik de arkadaşımızı kurtarsaydık” şeklinde yanıt verdi.

“i̇steyerek ki̇mseyi̇ öldürmem, üzeri̇me düştü”

serkan azizoğlu izlenen görüntüler üzerine ilk celse verdiği ifadesinde bazı konuların aklına gelmediğini belirterek şunları söyledi:

“kavgayı başlatan kişilerden biri müştekilerden tamer doğan ve emrah elvan’dı. ben arkadan tekme yedim. kimin vurduğunu bilmiyorum. diğer sanık yalan konuşuyor. sopayla sağa sola savurduğumu söylüyor. istesem birinci mahkemede bunu da yakardım. ankara’da bir sürü kişi vefat etti bu kadar gündemde kalmadı. benim okuyan çocuğum var, gündemde kalmak istemiyorum. isteyerek ben kimseyi öldürmem. bugüne kadar kimseyi öldürmedim. o benim üzerime düştü. onları da ben tanımam. adalete güveniyorum”

tutuksuz sanık nazım coşanar ise, “ben kavga eden grubu ayırmak istedim. diğer sanığı tanımıyorum. kavga anında insanlık namına ayırmak istedim” dedi.

karar:

adli tıp kurumundan gelen rapora göre nuh köklü’nün kesici, delici alet yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiğine dair rapor verildiğini belirten mahkeme başkanı, sanığın akıl sağlığına ilişkin randevu günü verildiğini belirtti. mahkeme heyeti, dosyadaki olaya ilişkin görüntülerin istanbul emniyet müdürlüğü foto film şubesi’ne gönderilmesine hükmetti. heyet, foto film şube’den görüntülerin netleştirilerek nuh köklü, sanıklar ve olay yerinde bulunanların konumlarının belirlenerek fotoğrafa dökülmek suretiyle dosyaya rapor halinde sunulmasını istedi.

3. duruşma — 20 ocak 2016

bir önceki duruşmada nuh köklü’nün bıçak üzerine düştüğünü iddia eden tutuklu sanık serkan azizoğlu, “benim üzerime psikolojik baskı yapılıyor. çocuklarımın da dışarıda psikolojisini bozuyorlar” dedi.

mahkemeye, istanbul emniyet müdürlüğü foto film şubesi’nin olay anına ilişkin kamera kayıtlarıyla hazırladığı rapor iletildi. raporda, görüntülerin kayıt çözünürlüğünün düşük olmasından dolayı eşkal belirleme işleminin yapılamadığı belirtildi.

karar:

duruşmada, sanık serkan azizoğlu’nun “akıl sağlığı raporu” için 7 mart’ta adli tıp kurumu’na yatırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

4. duruşma — 18 mart 2016

nuh köklü’nün avukatları “olayın kasıtlı olduğunu, kamera kayıtlarından her şeyin net bir şekilde görüldüğünü” söyleyerek mahkemeden cezanın “kasten öldürme” suçundan verilmesini talep etti. sanık avukatı ise, “görüntülerde net bir şey olmadığını ve olayda kasıt olmadığını” iddia etti.

karar:

sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için adli tıptan beklenen rapor mahkemeye ulaşmadığı için duruşma 13 mayıs 2016'ya ertelendi.

adli tıp raporu: “cezai sorumluluğu tam”

serkan azizoğlu’nun, cezai ehliyetinin olmadığını iddia etmesi üzerine istenen adli tıp raporu 12 mayıs’ta paylaşıldı. rapora göre sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna oy birliği ile karar verildi:

“serkan azizoğlu’nun kurulumuzca 09.12.2015 ve 18.03.2015 tarihlerinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl sağlığı veya zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçların idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre serkan azizoğlu’nun 17.02.2015 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu tam olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”
bunu da okuyun · mediumAdli Tıp Raporu’na göre Nuh Köklü’yü Öldüren Serkan Azizoğlu’nun Cezai Ehliyeti TamÖzet: 17 Şubat 2015'te Kadıköy’de Nuh Köklü’yü bıçaklayarak öldüren Serkan Azizoğlu’nun, cezai ehliyetinin olmadığın…

5. duruşma — 13 mayıs

duruşmada söz alan sanık serkan azizoğlu; “ben beyanımda akıl hastalığımın olmadığını söylemiştim, doktorlara da söyledim. karşı taraf olaydan sonra bıçağı yıkadığımı söylemişti. bunu görebilmeleri için yanıma kadar gelmeleri lazım. dışarıdan görmeleri mümkün değil” dedi.

müşteki avukatı yıldız i̇mrek ise, “gerek tanık beyanları, gerekse de sanık beyanları bu cinayetin, müştekilerin, mağdurların ve maktul nuh köklü’nün siyasi düşünceleri ve yaşam tarzı nedeniyle sanık tarafından özel bir kasıtla işlendiğini gösteriyor. bu cinayet bu haliyle nefret cinayetidir” dedi.

sanık azizoğlu’nun avukatı yener tanyıldız dosyaya siyasi anlam yüklenmeye çalışıldığını öne sürerek şöyle konuştu:

“maktüle yönelik siyasi bir küfür yoktur. müvekkilim dükkan sahibi, 2 çocuğu var ve birisi özürlü. hürriyetini kaybetmiştir. olay sırasında dükkanında oturuyor, geçimini sağlamak için çalışıyor. karşı tarafla kar topu nedeniyle tartışıyor. bundan sonra olay meydana geliyor. ortada siyasi bir durum yok. olaydan dolayı üzüntülüdür. hedef gözetilerek öldürülmemiştir. bıçağı sapladığı yönünde görüntü de yoktur”

mütalaada serkan azizoğlu’nun “kasten öldürmek” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması, diğer müştekilere karşı işlendiği belirtilen “silahla tehdit”, “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” ve “hakaret” suçlarından da ayrıca cezalandırılması talep edildi. tutuksuz sanık nazım coşanar’ın ise “kasten öldürmeye yardım etmek” suçunu yardımcı olma kastıyla hareket ettiğine dair kesin bir delil olmadığını belirten savcı, coşanar’ın beraatına karar verilmesini talep etti.

ara karar:

mahkeme heyeti, sanık azizoğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek avukatlara mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmesini kararlaştırdı.

karar duruşması — 27 mayıs 2016

gereği düşünüldü…

mahkeme heyeti, tutuksuz sanık nazım coşanar hakkında “kasten öldürmeye yardım” suçundan dava açıldığını ancak sanığın bu suçu işlediğinin sabit olmadığını belirterek beraatına karar verdi.

mahkeme tutuklu sanık serkan azizoğlu’nun, nuh köklü’yü “kasten öldürmek” suçundan, müebbet hapse çarptırılmasına karar verdi.

sanık hakkında ‘haksız tahrik’ hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığını belirten mahkeme, azizoğlu’nun suçu kabul etmeyip pişmanlığının bulunmamasını dikkate alarak cezada indirim yapmadı. mahkeme, azizoğlu’nun diğer şikayetçilere karşı “kasten yaralamaya teşebbüs”, “silahla tehdit” ve “hakaret” suçlarını işlediğini belirterek bu suçlardan da toplamda 4 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.

yeldeğirmeni dayanışması ise kararı şöyle duyurdu:

“#nuhköklü canımız geri gelmeyecek biliyoruz ama ailemizin de bizlerin de adalet beklentisi kısmen de olsa yanıt buldu.
davamızda karar açıklandı: müebbet
#kartopubüyüyor”

serkan azizoğlu’nun baharatçı dükkanı, el değiştirdikten sonra kafe olarak hizmet vermeye başladı. kafeyi işleten aile, nuh köklü’nün öldürülmesinin yıl dönümünde yapılacak anmaya katılarak köklü’nün ailesi ve arkadaşlarının yanında olduklarını, köklü’nün fotoğraflarıyla masa hazırladıklarını ve anmaya gelenlere çay ve kahve ikram edeceklerini açıkladı. cinayet sonrası dükkana karşı oluşan kötü bakışları fark ettiklerini ve bunu olabildiğince kırmak niyetinde olduklarını belirttiler.