beyoğlu kurtuluş deresi caddesi’nde daha önce boşaltılan 3 katlı binada çökme meydana geldi. bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. çökme sırasında 2 kişi hafif şekilde yaralandı. beyoğlu’nda son bir yılda çoğu tarihi olmak üzere, 1'i duvar 5 bina daha çökmüştü.
























bugün sabah saatlerinde beyoğlu dolapdere kurtuluş deresi caddesi üzerinde boş olduğu öğrenilen bir binada çökme meydana geldi. ihbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. bina çöktüğü sırada cadde üzerinden geçmekte olan iki kişi hafif yaralandı. yaralılar tedavi edilmek üzere sağlık ekipleri tarafından çevre hastanelere kaldırıldı.
20 ocak 2017'de beyoğlu bülbül mahallesi karaca sokak’ta bulunan 3. derece tarihi eser olduğu belirtilen bir bina akşam saatlerinde çöktü. binanın daha önce boşaltılması ve çökme anında yoldan geçenin olmaması nedeniyle yaralanma olmadı.
çöken binanın bitişiğinde oturan mahalle sakini, “burada bir kişi sözde onarım çalışması yapıyordu sürekli altını kazdı. sözde onarım yapacaktı ama yıkılsın diye böyle yaptı. çökme olduktan sonra kaçtı gitti. etraftaki bütün binayı zarara soktu, ben bu akşam nerede yatacağım. burada iskele vardı mühür vardı söktü ve buna rağmen gelip yine çalışma yaptılar.” dedi.
31 aralık 2016'da beyoğlu, hüseyinağa mahallesi, küçükbayram sokak’ta 3 katlı metruk bir binanın duvarı olumsuz hava koşulları ve fırtına nedeniyle park halindeki 2 otomobilin üzerine çöktü. olayda ölen yada yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.
12şubat 2016'da beyoğlu, tarlabaşı bulvarı yakınındaki kurabiye sokak’ta bulunan 14 numaralı 5 katlı bina sağanak yağış başladığında görgü tanıklarının ifadesine göre ’çatırdamaya’ başladı. binanın zemin katındaki köfteci hüseyin’de ve yan binanın giriş katındaki kallavi restoran’da oturanlar hemen dışarı çıktı. bina 15 dakika içinde, arka tarafında bulunan otoparka doğru çöktü. 16 numarada bulunan bitişik bina ise hasar aldı.
beyoğlu belediye başkanı ahmet misbah demircan konuyla ilgili şunları söyledi:
“binanın arkasında bulunan otoparkçılar sarsıntıyı hissetmişler ve herkesi uyarmışlar, binanın çevresi boşaltılmak suretiyle facia önlenmiş. ölü veya yaralı yok. bina kullanılıyordu.”
8 nisan 2016'da şehit muhtar mahallesi, taksim yağhanesi sokak’ta bulunan 5 katlı metruk binadan saat 11.00 sıralarında çatırdama sesleri gelmeye başladı. sesleri duyan esnaf sokaktan geçenleri uyararak uzaklaştırdı. bina saat 11.10 sıralarında gürültüyle sokağa doğru çöktü. kagir yapıda olan binanın boş olduğu belirtildi.
29 mart 2016'da emekyemez mahallesi yolcuzade mektebi sokağı’ndaki binanın çökmesi nedeniyle can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, sokakta park halindeki bir araç göçük altında kaldı. yaklaşık 100 yıllık olduğu öğrenilen binanın sahibi mehmet altanlar, binanın 2 yıl önce yandığını, bunun üzerine kültür ve tabiat varlıklarını koruma kuruluna başvurarak binanın yıkılması için dilekçe verdiğini belirtti. binanın tarihi eser olmasından ötürü yıkılmasına izin verilmediğini belirten altanlar, “binanın etrafını kapatarak uyarı levhaları asmamızı istediler” dedi.
bianet’ten nilay vardar’ın haberine göre; mimar korhan gümüş, şubat’ta kurabiye sokak’ta bina çökmesi sonrası yaptığı açıklamalarda, insan yerleşimleri derneği tarafından 1999 depreminden sonra bir yıl süren atölye çalışmaları kapsamında beyoğlu’ndaki tarihi binalarla ilgili tespit ettikleri başlıca sorunları anlattı:
“1. öncelikle bu eski binalar asıl sahipleri olan azınlıklar buradan göç ettirildikleri için ya metruk kalmış ya da işgal edilmiş. yaptığımız araştırmada tarihi yığma yapıların yüzde yetmişinde alt katlarda taşıyıcıların kaldırıldığını gördük. üst katta yapsan neyse ama ya bahçeyi genişletmek ya da yer kazanmak için en alt katta asıl binayı taşıyan duvarlar kaldırılmış. pencere genişletme çok yaygın, manzara yaratmak için pencere büyütüp yine taşıyıcı duvar kaldırılıyor.
2. birçoğu çatıdan ya da başka bir yerden yağmur aldığı için çürüyor. yine bağlayıcı malzeme olan putreller bazı binalardaki izolasyon sorunları nedeniyle paslanıyor.
3. betonarme yeni yapı yapılırken bitişik nizam yapılarla aynı hizada olması lazım ama aşağıya mağaza yapmak istendiği için aynı hizada olmuyor. hesabımıza göre 4 şiddetinde depremde binalar iç içe girecek. mühendis bu binaların önünden geçerken cinayet işleniyor diye çığlık atması lazım ama çok yaygın bu kat şaşırtmalar beyoğlu’nda.
4. yine bina yükseklikleri aynı değilse, biri yüksek biri alçak olduğunda çekiçleme etkisi oluyor. yani depremde yüksek alçağın üstüne yıkılıyor. böyle binalardan da çok var.
5. bir diğer sorun ise binaların önünde yapılan derin kazılar. ağa camisi bile çok sağlam olmasına rağmen bu sebeple çatladı. kazılar sırasında binaların temelleri havada kalıyor. zemine yapılan her müdahalenin zemine ilişkisi var. buna dikkat etmek, araştırma yapmak gerekiyor.
gümüş, belediyelerin binaları korumak yerine yıkılmasını bekleyerek piyasa odaklarına teslim ettiğini söyledi:
“işte özetle bu binaların geçmişini kimse bilmiyor. tüm müdahalelere sadece piyasa odaklı bakıyoruz. beyoğlu’ndaki narmanlı han, emek sineması gibi yapılara kökten müdahaleler yapılması tümden içinin kazılması bununla ilgili. insanlar muhafaza etmeyi bilmiyor. bu yüzden restorasyon yapılmıyor. bunu için elimizde koruma yasası var. emlak vergisi muafiyeti var tarihi yapılar için. bu bile tek başına katkı sağlayabilir. ancak belediye sadece ‘pimapen takmış mı kaçak katı var mı’ ona bakıyor. oysa bütününe bakmalı. stk’ları nasıl teşvik edebilirim, korumak için ne yapılabilir. koruma politikası böyle bir şey.”
“koruma kurulu’nun projelere bakması ile şehir korunamıyor. kurulun önüne proje gidiyor, zaten artık siyasi baskıyla her şeyi onaylıyorlar. şehir hızla çöpe değişiyor. koruma anlayışı korumak yerine uyduruktan taklit binaların yapılmasına neden oluyor. belediyeler korumak için teşvik programları, atölyeler kuracağına bu binalar yıkılsın diye bekliyor.”
kaynak: aa, dha, hürriyet
