araştırma arşivi · 2017-06-21

çekilen araçların son durağı: yediemin otoparkı

aracınız bıraktığınız yerde ortalıktan yok olduysa muhtemelen birazdan anlatacağımız süreçleri az çok biliyorsunuz. istanbul trafik…

çekilen araçların son durağı: yediemin otoparkı

aracınız bıraktığınız yerde ortalıktan yok olduysa muhtemelen birazdan anlatacağımız süreçleri az çok biliyorsunuz. istanbul trafik vakfı’nın yediemin otoparklarında, çekilen araçların izindeyiz.

video: kürşad bayhan/140journos, berkant akarcan/140journos, derleme: ertuğrul atlı/140journos stajı, emir burak emen/140journos stajı

daracık sokaklar, arap saçına dönüşmüş caddeler. araç sayısının günden güne arttığı bu zamanlarda araç sahibi olmak kadar ‘aracına sahip çıkmak’ da oldukça önemli bir konu haline geliyor. neden mi? arabanızdan birkaç dakikalığına ayrılıyorsunuz. döndüğünüzde ise arabanızın silüetine dahi rastlayamıyorsunuz. uçup giden araçlar, gerçekten de bir yerlere götürülüyor. peki ama nereye?

esasen 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’nun 60. maddesi, araç park etme yasaklarına ilişkin olarak uymayan yer ve halleri belirtiyor. buna göre kanunda; duraklamanın yasak olduğu yerlerde, yaya geçitlerinde, toplu taşıma araçlarının duraklarında vb. yerlerde park yapılamaz ifadeleri yer alıyor. aynı kanunun 61. maddesi de yasaklanmış şekilde park edilen araçların kaldırılmasını öngörüyor. buraya kadar her şey açık ve net bir şekilde görülebiliyor. fakat istanbul özelinde konuşacak olursak bir anda yok olan araçların izini süren sürücüler ‘yediemin’ ifadesiyle karşılaşıyor.

türk dil kurumu’na göre yediemin:

“birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın, çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse.”

kimi sürücülere göre ise yediemin, bir gasp uygulaması. araç çekim ve otopark ücretleriyle bir ticaret kapısı.

istanbul’da araç çekme işlemini 1996 yılında trafik vakfı bünyesinde kurulan “taşıma ve çekiciler iktisadi işletmesi” yapıyor. vakıf, çekilen araçlardan elde edilen gelirleri, istanbul trafiğinin düzenlenmesi için harcıyor.

istanbul trafik vakfı’nın istanbul çapında işlettiği 9 otoparkından birine konuk oluyoruz. lüks bir muhit. ortalama bir günde çekicinin vızır vızır araç getirip bıraktığı otoparkta sakin bir gün geçiyor gibi. otoparka koşarak giren, aracının henüz çekilmiş olduğunu öğrendiğimiz bir kişi küfürler mırıldanarak otoparka giriyor.

yaşanan sorunlar

çekicilerin, hatalı park edilmiş otomobilleri hiçbir uyarıda bulunmadan ve bir anons yapmadan hızlıca aracı çekmesi sürücülerin en temel sorunu. aracınızın nereye götürüldüğünü dahi bilmeden yok olmasını izliyorsunuz. kendi çabalarınızla aracınızın nereye götürülebileceğini araştırmak yine size kalıyor. vakıf, bu probleme sms yoluyla bir çözüm üretmiş. vakfın web sitesindeki mesaj şöyle : “PARK YAZ BOŞLUK BIRAK PLAKANI YAZ 1550'YE MESAJ GÖNDER ARACIN HANGİ OTOPARKTA BİLGİSİ CEBİNE GELSİN”

bir aracın çekilmesi ortalama 15 saniye sürüyor. otomobili çekilen sürücüler, çekicinin önce bir uyarı yapması gerektiğini düşünerek anons yapılmadan araçlarının çekilmesini kapkaççılığa benzetiyorlar.

“çekici arabaların gelip ikaz yapmaları lazım bir defa, anons etmeleri lazım. ama resmen, aynı kapkaççı gibi, arabamızı, yanaşmasıyla almasıyla kaçması bir oldu.”

istanbul trafik vakfı genel müdürü izzet pulur ise yolun kullanımının engellenmesi sebebiyle doğacak sorunlara dikkat çekiyor:

“biz ne yaparız, şurada 2 dakika işim var deriz. senin gibi binlerce adamın işi var orada? peki bu yolu kullanmak isteyenlerin hakkı yok mu? var, sen niye park ediyorsun oraya?” — istanbul trafik vakfı genel müdürü izzet pulur

çok sayıda sürücü, hatalı park etmediği halde aracının çekildiğini iddia ediyor. bu tür olası uygulama yanlışları hakkında görüştüğümüz bir trafik vakfı çalışanı, çekilecek aracın önce fotoğrafının çekilmesi gerektiğini ifade ediyor. çekilen aracın, park etmenin yasak olduğu bir yerde bulunduğu bu şekilde delillendirilmiş oluyor. bu aynı zamanda aracın içindeki polis memurunun yerine getirmesi gereken yasal bir zorunluluk.

“yasak olduğuna dair elinde bir delil olur, ondan sonra o arabayı kaldırır. resmini çekiyor. mesela sen bir vatandaşsın, araban çekildi. sen diyorsun ki burada yasak değil. memur diyor ki git şikayetçi ol. şikayetçi olduğun zaman o memuru çağırıyorlar. memur da gösteriyor resmini, buyurun, diyor, benim çektiğim yer burası. resmi de var.” — bir istanbul trafik vakfı otoparkı yetkilisi

bazı sürücüler çekicilerin hatalı park eden çok sayıda araç içerisinden yalnızca kendi araçlarının çekildiğini öne sürüyor. istanbul trafik vakfı genel müdürü, kendisinin de aracının çekildiğini, maltepe’de bir hastanenin önüne park ettiği aracının çok kısa bir sürede götürüldüğünü anlatıyor. o gün çekicilerin yaptığı işlemin doğru olduğunu ekleyerek şu ifadeleri kullanıyor:

“memur çıktı bu caddeden gidiyor, kural ihlalini kim yaptıysa onun aracını götürüyor. hangi zaman park ettiğini, senin ahmet olduğunu, mehmet olduğunu, yusuf olduğunu bilmiyor ki.” — istanbul trafik vakfı genel müdürü izzet pulur

çekici ve otopark ücretleri

oldukça yüksek olan çekici ve otopark ücretleri, sürücüler için büyük bir şikayet noktası. ulaşım koordinasyon merkezi (ukome) kararınca belirlenen ücretlere göre, sürücülerin araçlarını teslim alırken 90 tl araç çekme ücreti ve 12 tl otopark ücreti ödemeleri gerekiyor. aracınızın çekildiği otoparklarda kredi kartı geçmiyor. yanınızda nakit yoksa aracınızı teslim alamıyorsunuz. en yakın atm’den nakit para çekip gelebilirsiniz.

“90 milyon çekici arabasına yazıyorlar. 12 milyon da otopark parası. uluslararası nakliyat mı yapıyor? arabamızı kaçırıyor. götürdüğü kilometre, en fazla 2,5–3 kilometre.”

araç çekme ve otopark ücretleri ukome kararıyla belirlenmiş olduğu halde, tarifenin üzerinde ücretlendirmeler de yapılabiliyor. aynı ay içerisinde iki kez aracı çekilmiş olan bir sürücü ikinci seferde 150 tl araç çekim ücreti ödemek durumunda kalınca isyan ediyor:

“ilk defa 5. ayın 15’inde çekildi. 90 lira çekici parası, 15 lira park parası, 3 günlük. 105 lira ödedim. 28.05.2017’de yine çekildi. 150 lira çekici parası 20 lira da otopark parası aldılar. 170 lira.”
“var mı söylenecek başka bir şey?”

çekicilerin ve araç sahiplerinin sorumlulukları karayolları trafik yönetmeliğinin 121. maddesinde düzenlenmiş olduğu halde, çekicilerin aracın kaldırılması esnasında araca zarar verdikleri durumlar da olabiliyor. prosedüre göre zarar gören aracın tamir masrafları, çekicinin kaskosundan karşılanmak durumunda. ancak kendini bu durumun içinde bulan vatandaşların tecrübeleri farklı. “zarar gören aracın masraflarını kim karşılayacak?” sorusuna verilen cevap “şikayetin varsa bildiğin yerlere müracaat edebilirsin” olabiliyor.

bütün bunlara ek olarak istanbul trafik vakfı’yla ilişkisi olmadığı halde yasa dışı araç çeken çekiciler de mevcut. bu çekiciler, araç sahiplerinden çok yüksek ücretler talep ederek daha büyük mağduriyetlere sebep olabiliyor.

istanbul’da kronik bir hal alan trafik ve otopark sorununun bir getirisi olan çekiciler ve yediemin piyasası, hatalı araç çekimlerinden çekici ücretlerine, keyfi uygulamalardan sahte çekicilere her aşamasında yeni tartışmalar doğuran bir konu. yolların fiziki koşulları ve mevzuat göz önünde bulundurulduğunda bu mesele, tarafları memnun edecek bir çözümden henüz uzak görünüyor. istanbul’un rahat nefes alabilmesi için otomobillerin düzenli bir park altyapısına kavuşması gerekiyor. bunun için de en temel şey, doğru bir kent planlamasının yapılması.

peki 140journos takipçileri konuyla ilgili ne düşünüyor?

trafik vakfı’nın bir çok sürücünün şikayetçi olduğu araç çekim uygulamalarını whatsapp üzerinden 100'ü aşkın abonemizle tartıştık. tartışmada öne çıkan görüşleri derledik:

bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: araç çekimleribıraktığınız yerde bulamadığınız aracınız, ödemeniz gereken yüzlerce liralık cezayla yediemin otoparkında olabilir…