yaşam süresi uzuyor ancak artan yıllar gençliğe değil yaşlılığa ekleniyor. bu da bunamaya bağlı hastalıkların görülme sıklığında artışa sebep oluyor. bu hastalıklardan en yaygın olanı geri dönüşü olmayan ve henüz kesin bir tedavinin bulunamadığı alzheimer. türkiye’nin avrupa’nın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri olması hizmetlerin daha çok yaşlılara odaklanmasını beraberinde getiriyor. nazilli’deki alzheimer merkezi ise bu konuda öncü kabul edilen bir proje. mühenna kahveci tarafından dr. rıza arpaz nazilli alzheimer hastaları ve aileleri i̇çin buluşma ve danışmanlık merkezi’nde çekilen fotoğraf dizisini hastalığa ilişkin verilerle derledik.










ismini alman doktor alois alzheimer’dan alan hastalık bunamaya bağlı görülen vakaların üçte ikisini oluşturuyor. hastaların hatırlama, düşünme, öğrenme ve iletişim becerilerini kısıtlayan alzheimer, hastalığın seyrine göre de kişinin kim olduğunu unuttuğu, çoğu zaman kendisinden hiç beklenmeyecek şeyler yaptığı, kimi zaman çocuklaştığı kimi zaman ise agresifleşip saldırganlaştığı bir evreye doğru eviriliyor. ortaya çıkmasında daha çok genetik faktörler ön planda tutulsa da çevresel faktörlerin tetikleyici etki yaptığı konusunda uzmanlar hemfikir. gri tsunami terimi ise ilk defa amerika’da 1980lerde kullanılmaya başlanan, populasyon yaşlanmasını açıklayan bir metafor.
türkiye istatistik kurumu’nun yaşlılık istatistiklerine göre altmış beş ve yukarı yaşındaki nüfus 2012 yılında beş milyon altı yüz seksen iki bin kişi iken 2016 yılında yüzde on yedilik bir artışla altı milyon altı yüz elli bir bin kişiye ulaşmış. bu ileri yaştaki artış alzheimer vakalarına da yansıyor. 2016 yılında türkiye’de görülen alzheimer vakası sayısı beş yüz bin.
“türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğu düşüncesi masaldan ibaret. biz belki yeryüzünün en genç emeklilerine, en genç potansiyel iş gücüne sahibiz ama güney kore’den sonra da en hızlı yaşlanan ikinci büyük toplumuz. hiçbir kurum buna hazır değil” — akdeniz üniversitesi gerontoloji bölümü’nden prof. dr. ismail tufan
hem bu kadar yaygın olması hem de hakkında kesin bir bilginin olmamasıyla tam bir tezat örneği. en büyük yanılgılardan biri de hastalığı hasta odaklı değerlendirmek. özellikle hastayı yatağa bağlayan ileri aşamalarında, bakan kişiyi de psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak bağlıyor.
“bu hastalara bakım verenler, herhangi bir hastaya bakım vermeyenlere göre yüzde 46 daha çok hekime gidiyor, yüzde 71’i daha fazla ilaç kullanıyorlar. bu hastalara bakmak zorunda olan aile bireylerinin yüzde 50’sinden fazlası orta ve ciddi düzeyde depresyon hastalığına yakalanıyor.” — kocaeli üniversitesi tıp fakültesi nöroloji anabilim dalı öğretim üyesi prof. dr. pervin kutluay işeri
bakımı sırasında yakınları tarafından yaşanan zorluklar bakım kalitesini de giderek düşürüyor. böylece bir kısır döngü içine girilmiş oluyor. alzheimer hastalarının cami avlusuna terk edildiği durumlar ortaya çıkıyor. alzheimerla mücadelede en önemli görev bakımevlerine düşüyor.
gerontolojı atlası araştırmasına göre 82.4 yıl ile ortalama yaşam süresinin en uzun olduğu ilçe ilan edilen nazilli’de türkiye ve avrupa standartlarından yüksek oranda alzheimer görülmesi hem hastaların hem hasta yakınlarının sıkıntısını azaltacak bir projeye ilham veriyor. türkiye’nin ilk alzheimer merkezi olarak bilinen bu bakımevine hafta içi her gün alzheimer hastaları evlerinden servis ile alınarak getiriliyor. sağlık kontrollerinin yanı sıra günlük programları motor becerilerini güçlendirecek aktiviteler ve egzersizlerle destekleniyor. merkezin tüm giderleri ise belediye tarafından karşılanıyor.
bu projenin diğer önemli adımı ise tasarladıkları model ev. özellikle yaşlıların ihtiyaçları temel alınarak tasarlanan evin çıkış noktası günümüzde kullandığımız evlerin onlar için bir “bariyer” olması. oval hatlı mobilyalardan sensörlü ışıklara, destekli tuvalet ve banyodan hidrolik mutfak dolaplarına kadar her şey, karşılaşılabilecek zorluklar düşünülerek hazırlanmış.
bir benzer proje ise hollanda’da sadece alzheimer hastaları için tasarlanan hogweyk kasabası. bu kasaba da hastaların yaşamlarını kolaylaştırmak için dizayn edilmiş ve içerisindeki market, tiyatro, bar ve parklar kasaba sakinlerinin sosyal yaşamlarını desteklemek için hizmetlerine sunulmuş. bakıcı, sağlık ekibi ve temizlikçilerden oluşan ekipler ise üniformalar giymek yerine günlük kıyafetler giyerek hastaların daha rahat edebilecekleri bir ortam sağlıyor.
“dünyada her 3,2 saniyede bir yeni vaka eklenmektedir. 2015 yılı itibarıyla hastalığın dünyaya tahmini maliyeti 818 milyar dolardır. buna göre 2018 yılında 1 trilyon, 2030'da ise 2 trilyon dolara ulaşacağı öngörülmektedir. eğer alzheimer bir ülke olsaydı, dünyanın 18. büyük ekonomisi olacaktı.” — gülhane eğitim ve araştırma hastanesi geriatri anabilim dalı öğretim üyesi prof. dr. hüseyin doruk
