araştırma arşivi · 2018-01-30

her şey değişir [portfolyo]

cengiz bodur, antalya’da bisikletiyle dolaşarak sonsuza kadar değişen her şeyin kendisinde bıraktığı izleri fotoğraflıyor.

cengiz bodur, antalya’da bisikletiyle dolaşarak sonsuza kadar değişen her şeyin kendisinde bıraktığı izleri fotoğraflıyor.

fotoğrafla kurduğunuz motivasyon nedir?

yıllarca resim yapmış ve resimle yatıp kalkan biriyken, şimdi fotoğraf çekmeden yaşayamayan birine dönüşmek, motivasyonumu biraz olsun açıklar sanırım. ayrıca farklı sanat dallarına bulaşmış biri olarak, fotoğrafta beni daha fazla motive eden, kendine has çok farklı bir dinamiğinin olması… ve bu da beni inanılmaz mutlu ediyor.

kimleri takip edersiniz?

günlük yaşamımızda instagram hayatımızdayken, güncel veriler hızla akıp değişirken, takip ettiklerimiz de hızla değişebiliyor. ama biraz geçmişe giderek çok beğendiğim fotoğrafçılardan birkaçını saymak isterim; bunlar özellikle renk konusunda bana fotoğrafı biraz daha inandırıcı kılanlar olabilir. örneğin: stephen shore, alex webb, harry gruyaert, saul leiter, alec soth gibi…

fotoğraf çekerken neyi arıyorsunuz?

bunu yanıtlamak gerçekten güç. birden fazla konuyla uğraşıyorum ve bu da fotoğrafa yaklaşımımda farklılıklar gerektiriyor zaman zaman. mesala son üç yıldır yaşadığım kentle ilgili (antalya) çalışıyorum. altmışlı yıllarda başlayan göçün etkileri kentte sürekli bir değişimi gerekli kılıyor. o dönemlerin izleri bu günlerde tamamen silinerek bambaşka bir dokuya bürünüyor ve eski doku gerçekten tamamen yok olmak üzere.

bu konuyu işlerken aradığım şey, konuyu direkt anlatmak değildi aslında. konunun nasıl işleneceği ve bunu benim daha farklı nasıl gösterebileceğimdi ilgilendiğim. bu güne kadar hem bizde hem dışarda kent meselesi çok işlendi ve hala igilenen birçok sanatçı var. burada konunun belgesel ya da röportajcı bir anlatımdan sıyrılarak, daha yalın ve rengin daha kabullenebilir ama ön planda olduğu bir anlatıma yönelmeye çalıştım.

insan eliyle yaratılmış tüm bu manzaralara hayranlığım var ve buralarda bilinmeyen, görülmek istenmeyen ve sonuçta kaybolmak üzere olan bir romantizm var. fakat büyük güçlük, bunları fotoğraflarken ortaya çıkıyor.

resimden gelen biri olarak renkli fotoğrafın zorluklarını da kabullendim aslında bu süreçte. renkli fotoğrafta çok çabuk bayağı bir estetikle büyülenebilir insan ve buna da inanabilir. o nedenle aradıklarım kendimce, sınırlanmış ve daraltılmış bir estetik alanda kalıyor bu konuyu işlerken. ama bu tabiki kendilğinden, zorlamasız olan bir şey.

resimden gelen komposizyon algınız, fotoğrafta neyi kolaylaştırdı?

öncelikle resim yapmış biri olmaktan çok, resim bakmış biri olmak işimi kolaylaştırdı demek daha doğru olabilir sanırım. çocukluktan gelen bir sevgiyle ve zamanla olgunlaşan bir durum. bilemiyorum; komposizyon, renk, ışık konuları zamanla oturmuş olmalı. fotoğrafın resimden ayrılan yönlerinden biri, resmin zaman içersinde geri dönüp değişiklik yapma hatta yeniden yapma şansı vermesidir. fotoğrafta, özellikle bazı fotoğraf türlerinde böyle bir şansınız yoktur.

her şey bir anda olur ve burada sizin yeteneğinize bağlı olarak o kare yakalanmış ve olasılık da ortadan kalkmıştır. sanırım bu konuda biraz şanslıyım.

genelde insanla mekan ilişkisine mi yoğunlaşıyorsunuz?

açıkcası bunu tam olarak önceden planlamıyorum. ama mekanla ilgili güçlü duygularımın olması beni bu tür bir sonuca götürüyor kendiliğinden. genel olarak insanlarla çalışmada sorunum var, utangaçlığım son seviyede. o nedenle uzakta olan, mekan içinde belli belirsiz, varlığı mekana değil ama mekanın onun varlığına dokunan kareleri tercih ediyorum ister istemez. fakat çoğunlukla, insansız boş mekanlar daha çok etki yapıyor üzerimde.

peki, fotoğraf çekerken yaşadığınız kişisel deneyimlerinizi nasıl tarif edersiniz?

bu ilginç ve daha özel bir soru. kentle ilgili çekimlerde şehir içinde hiç yürümem mesala. günde üç ila beş saat arasında bisikletle çekim yaparım. çok nadir bisikletten inerim, birkaç saniyede çeker ayrılırım. antalya yazları kırk derecenin üstünde sıcaklığa ulaşır ve bu durumda da genellikle aynı sürelerde bisiklete binerek çekim yaparım. o nedenle kent kendini açar, çoğu kimsenin görmediklerini gösterir.

ipucu · 140journos SO’dan tüm fotoğraf ve video hikayeler için, so.140journos.com’u ziyaret edin. hikaye güncellemelerinden haberdar olmak içinse, instagram.com/140journos’u takip edin.