araştırma arşivi · 2017-09-15

istanbul’un bedeli: “mavi yakalı”

istanbul’da yaşamak kimi için bir hayal, kimi için bir zorunluluk. istanbul’da kalmak için ödemek zorunda kalınan bedeli, istanbul’u…

istanbul’un bedeli: “mavi yakalı”

istanbul’da yaşamak kimi için bir hayal, kimi için bir zorunluluk. istanbul’da kalmak için ödemek zorunda kalınan bedeli, istanbul’u istanbul yapan farklı sınıflardan insanların gözüyle incelediğimiz “istanbul’un bedeli” serisinde ikinci konuk: mavi yakalı

yazı ve veri derleme: elif ünal/ 140journos yaz stajı, video: ümit oktay aymelek/ 140journos, sanat yönetmeni: berkant akarcan/ 140journos

mavi yakalıyı anlatmak için çekilen bir videonun çekim süreci, 5 dakikaya sığdırılmış kolajlardan daha çok şey söyleyebiliyor: alacaklılardan kaçmak için kapalı tutulan bir telefon, iş yerinden izin alınamadığı için ertelenen çekimler. ekonominin hayat standartlarını ölçmede belirleyici rol oynadığı, “nasıl?” sorusundan önce “ne kadar?” diye sormak zorunda kalan bu meslek grubundaki insanların nasıl yaşadıklarını anlatmak için de bize düşen ne kadara yaşadıklarını göstermek oluyor.

tdk, mavi yakalıyı “üretim sürecine bedensel gücüyle katılarak maaş veya ücret karşılığı çalışan kişi” olarak tanımlıyor. mavi yakalı demek çoğu zaman sabah daha henüz hava aydınlanmadan yola çıkmak, kimi zaman da alacaklılar ulaşamasın diye telefonunu kapalı tutmak zorunda kalmak demek. peki bir mavi yakalı çalışanın istanbul’da kalmak için ödediği bedel ne?

“istanbul’u bir müzik olarak düşünürsem iyi şartlarda yaşayan insanlar için istanbul bir pop, istanbul bir jazz, eğlenceli bir müziktir bence; ama bizim gibi emekçiler, bizim gibi alt kesimde insanları düşünürsek istanbul benim için bir arabesktir diye düşünüyorum” — halis acar(34), oto tamirci, 3 yaşından beri istanbul’da

türkiye iktisadi girişim ve iş ahlakı derneği’nin (igiad) 2017 raporuna göre istanbul’da yaşayan bir kişinin insani geçim ücreti 2154 lira. bu yıl belirlenen asgari ücret ise 1404 lira.

asgari ücretle geçinen bir ailenin hayatına giren, çoğu zaman kendi rızkını getireceği varsayılan bir çocuk ise tabloyu iyice değiştiriyor. istanbul serbest muhasebeci mali müşavirler odası’nın (ismmmo) “türkiye’de eğitim harcamaları ve ailelere maliyeti” 2013 raporuna göre asgari ücretle geçinen bir ailenin doğum, bakım, kreş, sağlık, giyim, ulaştırma ve gıda giderleri hesaba katıldığı zaman üniversiteden mezun olana dek bir çocuğa ayırdığı minimum para 80 bin lira. orta gelirli ailelerde bu rakam 559 bine çıkıyor.

“elektrik, su, doğal gaz, eşimin telefonu, benim telefonum, internet, çocuğun masrafı,kira, işte efendim apartmanın bilmem ne aidatı; on tane sabit masrafımız var. çocuğunuzu 5 yaşından küçükse, çalışıyorsanız kreşe vermek zorundasınız. en kötü kreş 750 lira. 5 yaşında, 4 yaşında bir çocuğun size okul maliyeti 1000 lira. gelirinizin giderinizi karşılama olasılığı yok” — halis acar

hürriyet emlak ocak 2017 endeksine göre istanbul’da satılık konutların ortalama metrekare fiyatı son bir yılda %22 artarak 4 bin 491 lira oldu. diğer illerdeki ortalama metrekare fiyatı ankara’da bin 750 lira, izmir’de 2bin 479 lira antalya’da bin 850 lira , bursa’da ise bin 706 lira olarak veriliyor. istanbul farkını her alanda olduğu gibi satılık ev piyasasında da ortaya koyuyor.

“istanbul’un bir gecekondu mahallesinde bile bugün 2+1, sobalı bir ev tutmak isterseniz 800’le başlar daireler. ‘ev alsanız ya kendinize, 1250 lira kira çok değil mi?’ alalım, kim verecek?” — halis acar

mavi yakalı işçiler için çoğu zaman zar zor kirasını ödediği evde uyumak dışında vakit geçirmek de mümkün olmuyor. çünkü bu sefer de devreye 14–15 saati bulabilen mesailer giriyor. 2003 tarihli, hala yürürlükte olan iş yasası’na göre türkiye’de haftalık çalışma süresi 45 saat. ancak oecd 2017 verilerine göre türkiye’de haftalık 50 saat ve üzeri çalışan oranı %43’ün üzerinde. bu da demek oluyor ki her çalışan haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saatten ortalama 4 saat fazla çalışıyor.

“evde kahvaltı yapamıyorum. zaten 13–14 saat çalışıyoruz. bir de sabah kalkacağız ya, çay demleyeceğiz. oturacağız da eşimizle karşılıklı birer yudum çay içeceğiz. onun keyfini alacağız. ben yıllardır bu keyfi yapmıyorum, yapamıyorum.” — halis acar

mavi yakalıları diğer istanbullularla buluşturan ise herkesin paylaştığı ortak sorun: istanbul’da ulaşım. istanbul’da kişi başına ortalama seyahat süresi tek yön için 50 dakika sürüyor. bunun en büyük sebebi ise istanbul’un trafik sıkışıklık oranıyla dünyanın 3.şehri olması. navigasyon şirketi tomtom’un dünyada trafiği en yoğun şehirleri raporladığı tomtom trafik endeksi’nin 2016 sonuçlarına göre istanbul’da bu oran %50. ilk sıradaki şehir %59 ile meksiko 2. şehir ise %57 ile bangkok. yani istanbul’daki insanlar trafik nedeniyle yolda %50 daha fazla zaman harcıyor. trafiğin yanı sıra, bir diğer sorun ise ulaşımın maliyeti. 1 temmuz 2017 günü gelen zamla birlikte tam bilet 2.60 tl, öğrenci bileti 1.25 tl, indirimli bilet ise 1.85 tl oldu. bunun bir mavi yakalı çalışan için ne demek olduğunu acar şu şekilde özetliyor:

“2 ekmek tüketiyoruz günde. 3 kişilik aile. 5 ekmek parası, yol parası veriyorum. çok çok fazla.” — halis acar

bu kadar karşılaşılan soruna karşı çoğu zaman istanbul’u bırakmak da bir seçenek olmuyor. insanların bir türlü terk edemediği istanbul’u, istanbul onlardan önce davranıp kendi terk ediyor. doğası yok oluyor, plajları birer birer azalıyor. türçev’in raporuna göre 2016 yılında türkiye genelindeki mavi bayraklı plaj sayısı 444. 2017 yılında bu sayı 454 e çıkıyor. istanbul’da 2016 yılında sayısı 3 olan mavi bayraklı plaj sayısı ise 2017 yılında 2 ye düşüyor.

“eskiden yürürken kendimizi denize atardık.emirgan sahilinden yürürdük arkadaşlarımızla. neden? çünkü baktığınız zaman denizin altını görüyordunuz. eskisi gibi istanbul’da temiz deniz de yok. denizden babam çıksa yerim diye bir kelime var ya, denizden balık bile çıkmıyor artık” — halis acar

istanbul’da yaşamak kimi zaman bir hayal kimi zaman da bu örnekte olduğu gibi bir zorunluluk. kesin olan bir şey varsa o da burada geçirilen hayatın herkese yönelik farklı bir bedelinin olduğu.

“ya diyorsunuz ‘gidelim de bir anamı ziyaret edeyim, bir babamı göreyim, bir abimi göreyim’ diyorsunuz. e abim oturuyor beylikdüzü’nde, annem oturuyor hadımköy’de. kalkacağım da ben sarıyer’den otobüsle, minibüsle; hadımköy’e gideceğim, elini öpeceğim. gitsem olmaz, gitmesem hiç olmaz. sorsanız aynı şehirde yaşıyoruz. yani, neredesiniz? istanbul’dayız. artık sevdiklerimizi ya düğünde görüyoruz ya cenazede görüyoruz. istanbul’da yaşamanın bir bedeli var. en büyük bedeli: sevdiklerinizden uzak kalıyorsunuz” — halis acar

istanbul’un bedeli bölüm 1: beyaz yakalı

bunu da okuyunistanbul’un bedeli: “beyaz yakalı”istanbul’da yaşamak kimi için bir hayal, kimi için bir zorunluluk. “istanbul’un bedeli” serisinde, istanbul’da yaşamak…

ilginizi çekebilir: 140journos whatsapp grubundaki istanbul tartışması

bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: istanbul’un yaşam pahalılığıistanbul, türkiye’nin incisi, boğazı ile dünyanın en özel coğrafyalarından birisi, 8000 yılı aşkın tarihi tarihin en…