“kan davası” gülben ergen vs seren serengil
seren serengil ve gülben ergen birbirlerine nasıl düşman oldu?
araştırma: şokopop
sayfa düzenlemesi: ezgi aktuğ/140journos stajı
part i
kan davası serisinin ilk bölümü kelimenin hakkını sonuna kadar veren gülben ergen ve seren serengil hakkında.
bu bitmek bilmez kavga bundan tam 23 sene önce, 1994’te başladı. kavgadan önce kanka olan bu ikilinin arasında ne geçmişti de bunca sene birbirlerine bu kadar kin güttüler? üstüne üstlük seren serengil, gülben ergen hakkında gıybet yapmaktan hapse bile girdi. bu aslında medyada yazdığı gibi seren serengil’in ilk tutuklanışı değil. 1988 yılında istanbul’da gazeteler uluslararası bir narkotik skandalı ile çalkalanıyor. öztürk serengil’in kızı seren serengil, eski eşi nevin teoman ve nevin teoman’ın erkek arkadaşı candemir bağdatlı, i̇spanyol polisi tarafından dört kilo eroin ile yakalanarak tutuklanıyorlar. kısa bir süre sonra seren serengil ve nevin teoman’ın suçsuzlukları anlaşılıyor ve serbest bırakılıyorlar ama bu kötü şöhret de peşlerini bırakmıyor.
seren serengil, 2007’de yazdığı “nefret” isimli kitapta kendi hayatını tüm ayrıntılarıyla anlatmış. sadece ismini ceren cerengil olarak değiştirmiş. bunun dışında barcelona’da tutuklanışı, sahneye ilk çıkışı, gülben ergen ile tanışmaları, gülben’in ona attığı kazık… aslında bütün hikaye bu kitapta anlatılıyor.
seren’in kariyerinin başlangıcı ve gülben ile tanışmaları
kitapta anlattığına göre seren, barcelona’dan döndükten sonra sahneye çıkmaya karar veriyor çünkü bu narkotik skandalıyla gelen kötü şöhreti daha büyük bir şöhretle gölgede bırakmak istiyor. menajeri şenay düdek’in de desteğiyle ankara’da kendi iddiasına göre 16 yaşında ilk defa sahneye çıkıyor. alt kadrosunda i̇brahim tatlıses var. yani aslında sahneye en tepeden başladığını söylenebilir seren serengil’in. haberlerde yer almasını sağlayan ilk aşk skandalı, bir kebapçıda muştu güven ile nişanlanıp nişan kurdelesini satırla kesmesi oluyor ama bu dönemde kariyeri aslında çok da fena gitmiyor. en büyük rakipleri hülya avşar, sibel can ve harika avcı. annesinin baskısından kurtulmak için beraber yaşadıkları bostancı’daki evi bırakıp bağdat caddesinde başka bir daireye taşınıyor. i̇şte tam da bu dönemde, kitapta anlattığına göre, hayatına gülben giriyor. nefret kitabında gülben ergen’in ismi serpil olarak geçiyor. şimdi seren serengil’den gülben ergen ile nasıl tanıştıklarını öğrenelim:
“yeni eve taşındığından beri ceren daha rahattı. geceleri barlarda iç çamaşırı defilelerine çıkan fotomodellik yapan ama 1. sınıf olmayan manken bir kızla tanıştı. onu daha öncesine kadar ne tanıyordu ne de duymuştu. bir televizyon kanalı kapısında yanına geldi ceren’in. ‘merhaba, tanışabilir miyiz? ben serpil’ dedi sevecen bir ifadeyle. ‘ortak arkadaşlarımız var ve ben sizi çok seviyorum’ deyip ceren’e iltifat etti. ceren şaşırdı. nazikçe ‘teşekkür ederim’ dedi. bir süre sohbet ettiler. serpil’i çok samimi ve yakın buldu kendine. zaten birisi güzel bir şey söylese hemen ona güveniyor, inanıyor ve onu karşılıksız seviyordu. serpil ile tanışması da böyle oldu. kiminle tanışırsa tanışsın her zamanki nezaketini ve zerafetini asla yitirmiyordu. ceren kendini o şekilde yetiştirmişti. ceren, serpil’i eve davet ettiğinde hemen samimi olmuşlardı. eve gittikleri ilk gün nermin de -nermin burada nevin teoman oluyor- oradaydı. serpil’i görünce şaşırdı, kızarak ‘ne işin var senin bununla?’ diye sordu ceren’e. ‘yok’ dedi, ‘çok iyi bir kız.’ onun için herkes çok iyiydi zaten. serpil zamanla nermin’e de kendini sevdirmeyi başardı. o işine yarayacak kişilerle zaman geçirip bağ kurmak için adeta özel bir emek sarf ediyordu. serpil, nermin’in hayat felsefesine ve aklına çok güvendi. nermin ile aynı değer yargılarını taşıyorlardı, çok iyi anlaşıyorlardı. i̇kisi için de her şeyden önce maddiyat geliyordu. ceren ise onların tam tersine duygulara önem veriyordu. ceren, serpil’i gezmeye davet ettiğinde serpil onunla gelmeyip nermin ile kalarak ondan akıl alıyordu. onun arkadaş çevresinin içine girmeye çalışıyordu. emrah ile sahneye çıkacağı gün alt kadroya birisi lazım oldu. çok kalabalık bir kadro olmayacaktı. kim olsun diye düşünürken ceren’in aklına serpil geldi. serpil’e sordu: ‘seni sahneye çıkarayım mı?’ ‘hayatta çıkmam’ dedi serpil. ‘çıkarsın, yakın arkadaşız. hem yan yana oluruz hem eğleniriz. bak sadece yedi şarkı ezberleyeceksin’ dedi ceren. serpil “yok hayır, benim sesim karga gibi. ben nasıl şarkı okuyabilirim ki?’ diye söylendi. bir süre sonra serpil ikna oldu. ceren, serpil’e sahnede nasıl durması, izleyicilerle nasıl diyalog kurması gerektiğini, kısacası her şeyi öğretiyor ve yardımcı oluyordu. modacısı canan yaka’ya, elenor plak’a götürüyor, dostu için yapmadığı şey kalmıyordu. bu yaptıklarını kendisi için bile yapmamıştı.”
gülben’in kariyerinin başlangıcı
i̇şte, stüdyo çıkışı seren’in yanına gidip kendini tanıştıran bu genç kız, o dönemin manken-oyuncusu gülben ergen. gülben ergen, 1987 yılında hürriyet gazetesinin açtığı sinema güzeli yarışmasında ikinci olmuş. bunun hemen ardından da bülent ersoy ve i̇smet özhan ile birlikte oynadığı “biz ayrılamayız” filminde yer alıyor. o dönemde bir yandan mankenlik de yapıyor ve seren serengil’in de ifade ettiği gibi genelde iç çamaşırı defilelerine çıkıyor. seren ile tanıştığı sırada show tv’de “i̇ki kız kardeş” dizisinde oynuyor. bu dizide aydan şener’in ona hayatı dar eden, mirasını ve kocasını elinden alan kız kardeşini oynuyor. yani daha sonra kitleler tarafından tanınmasını sağlayacak olan o anaç ve sevimli kadın karakterler çizgisinin bir hayli dışında. gazetedeki haberlerde ya adı diğer ünlülerle bir araya geldiğinde geçiyor ya da ‘tüpçü kız’ gibi lakaplarla anılıyor. aslında seren serengil ve gülben ergen o dönemde i̇stanbul’un aynı ilçesinde ikamet ediyorlar: ikisi de kadıköy kızları ama seren serengil bir cadde kızıyken gülben ergen i̇çerenköy’de yani aslında bağdat caddesinin varoşları diyebileceğimiz kesimde yaşıyor. seren’in de kitabında anlattığı gibi, o dönemde nevin teoman ile yakın oldukları haberlerde de görünüyor. nevin teoman, öztürk serengil’in eski eşi olması dışında da sanat camiasından birçok insanı tanıyan bir kişi. üstelik hülya avşar’ın söylediğine göre öyle güçlü bağlantıları var ki eğer nevin teoman, hülya avşar’ın annesi olsaymış hülya avşar bugün bir hollywood yıldızı olurmuş.
o zamanki gazino dünyasında tutunmak için yerine getirilmesi gereken bazı altın kurallar var. biri erol atar’a fotoğraf çektirmek, diğeri canan yaka’ya elbise diktirmek, bir diğeri erdem siyavuşgil’den şan dersleri almak ve bir başkası da albümlü bir sanatçı olmak. seren, gülben’in yeni kariyerinde başarılı olması adına elinden geleni yapıyor. gülben, bugünlerde farklı röportajlarda kendisini sahneye ilk çıkaran kişinin i̇brahim tatlıses veya bülent ersoy olduğunu söylese de 1994 yılında verdiği bir röportajda sahneye çıkmasına vesile olan kişinin seren serengil olduğunu açıkça söylemiş. röportajda başka enteresan kısımlar da var.
“-sahneye geçme kararını nasıl aldın?
+seren serengil yakın arkadaşımdır, gazino programına başlayacaktı ve alt kadrosunda çalışacak sanatçı arıyordu. ben de provaları izliyordum, kolumdan tuttu ve şarkı söylesene, dedi. şaka gibiydi ama bu işin içinde buldum kendimi.
-kısa sürede nazan şoray’ın yıllardır çabaladığı geldiği yere geldiğin söyleniyor…
+onunla kıyaslanmak mutluluk verici. çünkü yaş, sahne, tecrübe, sinema ve kaset olarak benden otuz adım önde. yerini almak gibi bir amacım yok, ama ona doğru koşuyorum diyebilirim.
-peki ya hülya avşar?
+ona hayranım, keşke bir gün onun gibi olabilsem…”
tempo dergisi için ferhan kaya’nın yaptığı bu röportajda gülben ergen’den bir de ideal kadın tarifi isteniyor.
“bir bileşim belki; hülya avşar çok güzel ve beraberliklerini bütün tadıyla yaşayıp işinde başarılı olabiliyor, ayrıca oyunculuk gücüne de hayranım. hem işinde hem de aile yaşantısındaki başarılarıyla zuhal olcay, allah’a olan kuvvetli inancıyla bülent ersoy, dobralığıyla muazzez ersoy ve altın gibi kalbiyle seren serengil.”
seren serengil ve ali yıldırım ilişkisi
gülben’in kariyeri için hem seren hem seren’in annesi uğraşadursunlar, seren serengil bu dönemde genç ve yakışıklı bir iş adamıyla tanışmış. i̇smi ali yıldırım. ali yıldırım, aziz yıldırım’ın erkek kardeşi. seren serengil ile birlikte olmaya başladığı dönemde aslında evli fakat seren serengil’den evli olduğu gerçeğini gizlemiş. nefret kitabında anlattığı kadarıyla ali yıldırım’ın evli olduğu gerçeğini gülben ile birlikte dedektifçilik oynayarak ortaya çıkarıyorlar. ali yıldırım’ın ismi alican olarak geçiyor.
“alican ile tanışalı beş ay olmuştu. ceren, sevdiği adamın anne ve babası ile oturduğunu sanıyordu. bir gün ceren annesinden bahsetti. alican ona “annenin kıymetini bil, ben çok düşkündüm ama kanser illetine yakalandı ve onu kaybettim.’ dedi. ‘çok üzüldüm’ dedi ceren. ‘peki babanla mı oturuyorsunuz?’ diye sordu. ‘hayır, annemden ayrıldığı için konuşmuyorum babamla, hatta sevmiyorum.’ dedi. alican anlattıkça ceren’in kafasında soru işaretleri oluşmaya başladı. kafası tamamen karıştı. o zaman yalnız yaşıyordu. ‘akşamları niye aramıyordu, bana ev numarasını neden vermiyordu?’ diye sorular sormaya başladı kendine. bütün bu sorulara yanıt bulmak istiyordu. serpil ile konuşmaya karar verdi. i̇ki arkadaş akşam pijamaları giymiş yatağın üzerinde sohbet ediyorlardı. ceren anlatıyor, serpil dikkatle onu dinliyordu. bir süre daha dinledikten sonra gözlerinde, bir şeyi ortaya çıkarmanın zaferiyle bir parıltı belirdi serpil’in. yataktan doğruldu; ‘ya istesene şunun telefonunu, bakalım ne diyecek?’ diye sordu. ‘i̇steyemem’ dedi ceren. serpil düşündü, gülümsedi, ‘ya bu sakın evli olmasın’ dedi. ‘aaa saçmalama, çok genç, evli falan olamaz. sonra öyle yalan söyleyecek bir çocuk değil’ dedi ceren. serpil alican’ın nerede oturduğunu sordu. ceren’in içine bir kurt düştü. doğru mu söylüyordu serpil? ‘yazın bayramoğlu’nda’ dedi şüpheli bir ses tonuyla. ‘kalk gidiyoruz’ dedi serpil kendinden emin. ya doğruysa ne olacaktı, korkuyordu. karar verdi, ‘gidelim’ dedi. i̇ki arkadaş yola çıktılar ve alican’ın evine geldiler. evin önüne geldiklerinde sitenin bekçisi karşıladı onları. serpil arabanın penceresini açıp ‘afedersiniz, alican bey burada mı oturuyor?’ dedi. ceren, bekçinin kendisini tanıyabileceği endişesiyle görünmemeye çalışıyor, serpil o zamanlar tanınmadığı için soruları bekçiye o soruyordu. bu esnada ceren kendi tarafındaki camdan dışarı bakıyordu, heyecanlıydı. ‘evet, 21 numarada’ dedi bekçi. ‘ben eşinin eski bir arkadaşıyım da evdeler mi acaba?’ diye sordu serpil.’alican bey daha gelmez ama belkıs hanım geldi, haber vereyim mi?’ deyince bekçi, o anda bütün dünya başına yıkıldı ceren’in. şok içindeydi. serpil haklı çıkmıştı. alican ona yalan söylemişti. oysa o tek güvendiği, isteyerek seçmediği bu dünyadan beyaz atlı prens misali onu kurtaracak tek kişiydi. bir kez daha hayalleri yıkıldı. bu kadar erken yaşta bu kadar acı tecrübe yetmez miydi?”
bu olaydan sonra seren serengil, ali yıldırım’dan ayrılıyor ama birkaç ay sonra tekrar birbirlerine dönüyorlar. ali yıldırım boşanmaya karar vermiş, seren serengil ile evlenmek istiyor. ailesine de bu durumu açıklamış ve seren serengil’i aileye kabul ettirmiş. aynı günlerde sacit aslan, caddebostan maksim gazinosunda assolist olarak sahneye çıkması için seren’e teklif götürüyor. i̇şte seren ile gülben’in kavgası da bu çalışma sırasında patlıyor. sacit aslan bu dönemde gülben ergen’i caddebostan maksim kadrosuna seren serengil’in ricasıyla aldığını söylüyor. ayrıntılar için yine nefret kitabına dönüyoruz.
“ceren, serpil’i de kadroya aldı ve çalışmaya başladılar. ceren bu gazino çalışmasının son çalışması olduğunu, alican ile evleneceklerini, ağabeylerini ve aile fertlerini de ikna ettiğini serpil ile paylaşıyordu.serpil büyük bir özentiyle dinliyor, dinledikçe yüzü değişiyordu. ceren o kadar iyi niyetliydi ki keşke anlatmasam, kız özendi, diye geçiriyordu içinden. halbuki bunun adı özenmek değil, kıskançlıktı.
bir gün, ‘ya ne şanslısın. bunun ağabeyi falan yok mu?’ dedi. ‘var ama evli’ dedi ceren. ‘ya çok da zenginlermiş bunlar araştırdım ben’ diye devam etti serpil. serpil arkadaşının beraber olduğu kişiyi hatta ailesini niye araştırırdı? bunun normal bir şey olmadığını çok sonra anlayacaktı.
ceren yine de serpil’i çok seviyor, akşamları gazinoda birlikte sahne alıyorlar, gündüz de serpil’in yeni çıkışıyla oradan oraya gidiyorlardı ceren, serpil’i yaratmak istiyordu. bir gün annesinin ‘kızım şu serpil’e gösterdiğin eforu kendine göstersen’ sözüne karşılık, ceren de ‘anne onların hiçbir şeyi yok. ankara asfaltının üstünde bir evde annesiyle oturuyorlar, biliyorsun. babası yok, ağabeyi yok. başlarında erkek yok. zaten ne yapıyorum ki. canan ablaya, elenor plak’a götürdüm. bir de bizim şan hocası erdem siyavuşgil’e. takma kıza yani.’ demişti.
i̇şte o günün ertesinde, öğleden sonra saat ikide telefonu çaldı. bir arkadaşı kalamış marina’dan arıyordu. ‘ceren sana bir şey söyleyeceğim ama sakin ol.’ diyebildi. bu kişi alican ile ortak arkadaşlarıydı. o yüzden alican ile ilgili bir konu olduğunu anlamıştı içine kasvet çökerek. ‘ne oldu, alican ile mi ilgili?’ diyebildi. ‘evet, serpil şu anda alican’ın teknesine girdi yanında bir kadınla.’ dedi arkadaşı. ‘saçmalama ne alakası var, onlar tanışmazlar bile. başka bir teknedir o’ dedi ceren. ‘yok hayatım teknenin adı casablanca değil miydi’ diye devam etti arayan arkadaşı. ceren titremeye başladı. ‘evet casablanca, dur bir dakika, ben alican’ı arıyorum. sen ayrılma oradan’ dedi. alican’ın telefonunu ‘ne olur aç’ diyerek çevirdi. alican telefonu açınca gözleri dolu bir şekilde ‘alican neredesin?’ diye sordu. ofisteyim, diye yanıtladı alican. ‘teknede değil misin?’ diye sordu ceren. ‘saçmalama ne teknesi, ofisteyim. ofisten aradın beni, iyi misin sen?’ diye sordu. doğru ofisten aramıştı ama o kadar heyecanlıydı ki nereden aradığını unutmuştu o an.
‘serpil senin tekneye binmiş’
‘yok canım’
‘ya görmüşler diyorum’
‘dur kaptanı arayayım da sorayım’
beş dakika sonra geri arayan alican ‘ben sana bu kızla görüşme demiyor muyum? abime getirmişler. burgazada’nın arkasındalarmış. ceren, alican’ın olmadığına sevinmişti ama böyle bir ihtimali hiç getirmemişti. en yakın arkadaşı sevdiği adamın ağabeyiyle şerefsiz bir yol aracılığıyla tanıştırılıyordu, üstelik ceren’e söylemiyordu. i̇nsan en yakın arkadaşının sevgilisinin ağabeyiyle tanışacak ve bunu arkadaşıyla paylaşmayacaktı. hem de bu şekilde tanıştırılarak. hiç mi yakın arkadaşının istikbalini düşünmemişti? böyle bir tanışıklığın kahramanı olan birisinin en yakın arkadaşı için ne düşünülürdü ki? hiç mi tahmin etmiyordu? hep ceren’in hayatını takip edişi ona özenişi, alican’ın ailesinin durumunu araştırması tesadüf değildi. araştırmış, alican’ın ağabeyini seçmiş, ceren’in evli dediğini bildiği halde ona ulaşacağı kişiyi bulmuş ve ona ulaşmıştı. nasıl bu kadar hain, nasıl bu kadar içten pazarlıklı olabilirdi?
serpil’in yaptıkları bunlarla da sınırlı kalmamıştı. o tanışıklıkta ‘alican ne kadar iyi bir çocuk, bizim kız çok havai, geçen gün sinemaya gittik, oradan çıkarken eski erkek arkadaşlarını gördü. da mario’ya yemeğe gittik. alican’a da büyük kulüp’teydik diye yalan söyledi’ diyerek alican’ın dört sene mücadele ederek kurduğu, mutlu sona giden dünyalarını yerle bir etmişti. o akşam alican’ın ağabeyi alican’ı aradı; ‘sor bakalım ceren hanıma geçen pazar neredeydi?’ dedi. biliyorum büyük kulüpteydi diye yanıtladı alican. ‘yok oğlum bir daha sor’ diye üsteledi ağabeyi. alican ‘sormama gerek yok ağabey eminim. ne oldu, anlamadım?’ diye diretince ‘bence geçen pazar de mario’da dokuz kişi yemektelerdi. eski arkadaşları kızlı erkekli bir grup.’ dedi ağabeyi.
alican çılgına dönmüştü. dört senedir ceren ile birlikteydi ve ceren ona hiç yalan söylememişti. ceren ile birlikte oturdukları suadiye’deki eve geldi;
‘ben senin için tüm ailemi karşıma almıştım, bana sanat dünyasından biriyle evlenilmez dendiğinde o kimselere benzemez demiştim. bu muydu karşılığı?’
‘ne diyorsun alican?’
‘serpil her şeyi ağabeyime anlatmış.’
ceren hala ‘ne var ki neyi anlatmış? hem serpil benim hakkımda konuşmaz’ diyerek arkadaşını koruyordu. onun kendisini bu kadar sevmediğinin, sahip olduklarına bu kadar göz diktiğinin farkında değildi. alican kendisine açıklama fırsatı vermeksizin çekip gitmişti. sevdiği adam onu terk etmişti. i̇yilikten maraz doğar lafının ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlamıştı. bu kadar emek verip sahnelere çıkardığı kız minnet duyacağı yerde onun mutluluğunu hırs edip dünyasını yerle bir edecekti. ceren aynı camiada olmalarına rağmen bir daha onunla hiç konuşmayacaktı. bu olay basına yansıdı. bir an önce bu olaydan herkesten ve her şeyden kurtulmak istiyordu. serpil’den de ona inanan alican’dan da nefret etmişti. ceren yıkılmış bir haldeydi. annesi teselli için ona spor bir mercedes almıştı. basın çok geçmeden bu olayı unutup ceren’in yeni arabasını yazmaya başlamıştı bile. ceren’in yaraları her zamanki gibi maddi ağırlığı olan hediyelerle bastırılıyordu ama bu yara ceren için hiçbir zaman kapanmayacak, serpil’i hiçbir zaman affetmeyecekti.
kitaptaki iddialar büyük. seren serengil ile gülben ergen’in birbirine düşman olmasının sebebi gülben ergen’in ali yıldırım’ı seren serengil’in elinden alması değil. gülben ergen’in aziz yıldırım ile ya da ali yıldırım’ın bilmediğimi başka bir ağabeyiyle bir teknede seren serengil’in tabiriyle şerefsiz bir yol aracılığıyla tanıştırılmasıymış. bu olayın bu kadar dallanıp budaklanmasına rağmen geçmişte tam olarak ne olduğunun açıklanmamasının sebebinin ne olduğunu anlamış olduk. i̇şin içinde büyük büyük isimler var.
nefret kitabında serpil ve ceren’in maceraları burada bitiyor ama biliyorsunuz asıl nefret zaten bu noktadan sonra başlıyor.
part ii
seren vs. gülben
seren serengil ile gülben ergen birbirlerine küstükten sonra seren serengil gülben’i maksim’deki kadrodan attırmaya çalışıyor. bunun için de gazinonun patronu sacit aslan’a gidiyor ve ‘attır bu kızı’ diyor. sacit aslan da bu isteği yerine getiriyor ama i̇brahim tatlıses araya giriyor ve ‘gülben ergen’in ekmeğiyle oynamanıza izin vermem’ deyip gülben’i koruyor ve kadroda kalmasını sağlıyor. konuyla ilgili çeşitli iddialar var gülben ergen ile i̇brahim tatlıses’in aşk yaşadığına dair ama gülben ergen ile i̇brahim tatlıses’in hayat arkadaşı derya tuna’nın da kanka olduğunu unutmamak lazım.
o dönemde seren serengil’e çok hayran olan, her gece gelip ön masadan dinleyen bir iş adamı seren serengil’e ulaşmanın yollarını arıyor ve bunun için de maksim’in şef garsonuyla iletişime geçiyor. maksim’in şef garsonu da gülben ergen ile çok yakın ve adama şöyle bir tavsiye veriyor: ‘eğer sen gülben ergen’e seren’in kullandığı spor mercedes arabanın aynısından alırsan seren sana bakmaya başlar hatta peşinden koşar.’ adam da bunun üzerine o hafta gülben ergen’e seren serengil’in spor arabasının aynısının başka renginden alıyor. gülben ergen de havalı havalı işe gidip gelmeye başlıyor spor mercedesiyle. bu olay seren’in kulağına gidiyor ve bu olayı duyar duymaz bir hışımla adama ulaşıyor ve ‘benim sizinle işim olmaz, sizin de benimle olmaz. eğer istemiyorsanız arabanızı bence alın’ diyor. adam da bunun üzerine bir hafta sonra arabayı gülben ergen’den geri alıyor. seren’in etkisiyle arabası elinden alınan gülben, bu olaya bir hayli içerliyor ama arkasında hala i̇brahim tatlıses var. i̇brahim tatlıses o sene en popüler olan şarkısı olan haydi söyle’nin klibinde gülben ergen’i oynatıyor. gülben ergen ilk defa bu kliple birlikte geniş anlamda tanınırlık kazanıyor.
ayrılık sonrası seren serengil’in değişimi
ali yıldırım’dan ayrıldıktan sonra depresyona giren seren kilo alıyor, saçlarının rengini sarıdan kahverengiye değiştiriyor ve adnan hocacılarla takılmaya başlıyor. adnan oktar’ın bugün de olduğu gibi o zamanlar da etrafı güzel erkekler ve güzel kadınlarla dolu ancak bugünkünden farklı olarak o dönem güzel erkekleri ve güzel kadınları etrafına zengin çocukları çekmek için kullanıyor. zengin çocuklarını anlamakta en güvendiği isimlerden bir tanesi de bahadır güven.
bahadır güven uzun boylu, yakışıklı ve centilmen kişiliğiyle bilinen biri. bu dönemde seren serengil ile tanışıyor ve seren’i çok etkiliyor. seren daha kapalı kıyafetler giyip namaz kılmaya başlıyor. bu durum o dönem haberlerde genişçe yer buluyor. seren’in adnan hocacılarla yakın ilişkiler kurduğu bu yıl, siyasi islamın türkiye’de yükselişi için de önemli bir yıl. refah partisi i̇stanbul ve ankara belediyelerini almakla kalmamış tansu çiller ile refah koalisyonu kurulmuş. ayrıca dönemin ikonik karakterlerinden cüretkar manken güler pınarbaşı mesleği bırakıp tesettüre girmiş.
gülben ergen, maksim’deki bu çalışmanın ardından assolistliğini ilan ediyor. artık seren serengil’in onu tanıştırdığı modacı canan yaka’nın manevi kızı olmuş. canan yaka, yer altı dünyasıyla olan bağlantılarıyle 1988 yılında yazılan mi̇t raporunda ismi geçmiş bir kişi. raporda canan yaka ve annesi terzi mualla’nın yer altı dünyasıyla sanat dünyası arasında bir bağ kurduğu söyleniyor.
gülben ergen ve erol evcil ilişkisi
gülben 1995 senesinde bursa’da bir gece sahne alırken erol evcil ile tanışıyor. erol evcil, üç şirket sahibi oldukça zengin bir adam. o dönem ‘zeytin kralı’ olarak bilinse de aslında herkes erol evcil’in mafya babası olduğunu biliyor. erol evcil’in hayat şartlarına ayak uydurmak için gülben işini bırakıyor ve bu dönemde erol evcil gülben’e fenerbahçe’den bir daire satın alıyor ve haftada birkaç defa özel uçağıyla bursaya kendisini getirip götürüyor. gülben daha sonra anlattığı kadarıyla bu dönemde erol evcil ile beraber dünyayı dolaşıyor ve işini de bırakmasının bir getirisi olarak erol evcil tarafından aylık bir buçuk milyar maaşa bağlanıyor.
iki buçuk senenin sonunda da erol evcil’i ikna edip kariyerine geri dönmeye karar veriyor. kariyerine geri dönmeye verip turlar attığı bu dönemde hülya avşar’ın programına katılıyor ve hülya avşar tarafından bu kayboluşları ve geri dönüşleri konusunda sorulara maruz bırakılıyor.
kariyerine geri dönüş projesi olarak i̇brahim tatlıses, gülben ergen’e hazırladığı “fırat” dizisinde iki tane karakter öneriyor. bunlardan biri şehirde ibrahim tatlıses ile aşk yaşayan modern kadın, diğeri ise i̇brahim tatlıses’in urfa’da fırat nehrinde boğularak can veren karısı rolü. gülben ergen uzun süre düşünüp taşınıp sibel can’ın da verdiği akıllarla i̇brahim tatlıses’in fırat nehrinde boğularak ölen karısı rolünü canlandırmaya karar veriyor. bu dizide canlandırdığı karakter gülben ergen’in kariyerinin bu ikinci aşaması için kilit bir karakter çünkü bu noktadan sonra anadolu kadını portresi çizmeye başlıyor. i̇lk dizilerinde oynadığı baştan çıkarıcı, vamp kadın çizgisinden tamamen uzaklaşıp cinsellikten arındırılmış, cefakar anne rolüne geçiyor.
seren serengil annesi nevin teoman tarafından adnan hocacılardan kurtarılıyor, bir defa daha zayıflama kampına yollanıyor, saçlarını tekrar sarıya boyuyor ve geri dönüşünü yapmak için gün saymaya başlıyor.
gülben ise hazırlıklarına hiç ara vermeden devam ettiği ilk albümünü seren serengil’in onu götürdüğü elenor plak’tan çıkartıyor. “merhaba” ismini verdiği bu ilk albümünün ilk klip şarkısı “yaramaz” gülben ergen anaokulunda geçiyor. 2010lu yıllarda başlattığı anaokulunu projesini 1997’de düşünmüş olabilir. bu kliple ilgili hafızalara kazanan başka bir detay ise “maymun bulamayınca afrikalı çocuk oynattık” açıklaması…
gülben’in tgrt dönemi ve kariyerinde yükselişi
28 şubat darbesi, türkiye’de birçok şeyi değiştirdiği gibi, türkiye’nin ilk i̇slami televizyonu olma mottosuyla yola çıkmış tgrt kanalını da değiştiriyor. tgrt oldukça ilginç bir kurum çünkü, dar gelirli insanların kolundaki bilezikleri bozdurarak, televizyonda türbanlı sunucu göreceğiz diye açtıkları bir kanal. fakat 28 şubat darbesi sırasında, asker tarafından kulağı çekilen kanalın patronu enver ören, bu imajı tamamen sokağa atıp, onun yerine kanala sibel can ve seda sayan ile yepyeni bir vitrin oluşturuyor. enver ören’in tüm sermayesini celebritylere açtığını duyan ünlülerimiz birer ikişer bu kanalda program yapmaya başlıyorlar. bunların arasında tabii ki gülben ergen ve seren serengil’de var. erol evci’nin kankası alaaddin çakıcı’nın ricasıyla, osman yağmurdereli, daha önce türkan şoray’a teklif ettiği marziye rolünü gülben ergen’e teklif ediyor. gülben ergen, kadir i̇nanır ile beraber marziye dizisinin isim karakterini canlandırmaya başlıyor. bu dizi yenilenen tgrt’nin tutan ve tgrt’ye gün birinciliği getiren ilk dizi. aynı dönemde bu kanalda sabah programı yapan seda sayan, gündüz kuşağından vazgeçip, akşam kuşağında yetiş bacım’ı yapmaya karar verince gündüz kuşağı için bir isim aranmaya başlanıyor ve bu isim olarak gülben ergen seçiliyor. i̇şte kariyerinin çok iyi gittiği bu zamanlarda gülben ergen’in başı erol evcil’den ötürü ağrıyor çünkü kendi iddiasına göre 2 ay önce ayrıldığı erol evcil, nesim malki cinayetinin azmettiricisi olmaktan ötürü yakalanıyor ve hapse atılıyor. gülben ergen, polis tarafından sorguya çekiliyor ve bütün mal varlığına bir süre boyunca tedbir konuluyor ama tgrt yönetimindekilerle arasının inanılmaz iyi olduğu herkes tarafından konuşuluyor. öyle ki tgrt’deki iki gizli patronun seda sayan ve gülben ergen’in olduğu söyleniyor. kanalın patronu enver ören’in oğlu mücahit ören’in de gülben ergen’e bambaşka bir sevgisi olduğu hep söylenir. i̇şte galiba bu forsla gülben ergen tgrt’den ayda 40 milyar, seda sayan’da o dönemin parasıyla ayda 80 milyar alıyormuş.
adnan hoca’dan kurtulup kiloları da veren seren, serdar ortaç’tan “bu gecenin hatrına” şarkısını alıyor. çıkardığı bu kaset, ilk tutan kaseti oluyor. “bu gecenin hatrına” gerçekten de o dönemde her tarafta çalan şarkı haline geliyor. kaçınılmaz olarak da aynı isimle bir gece şovu yapmaya başlıyor. bu şov da tabii ki de tgrt’de. popülarite olarak hala seren’in önde olduğu bir dönemden söz ediyoruz. soft erotik fotoğraflarıyla pazar eklerinin kapaklarını süslüyor, bütün magazin programlarında yer alıyor ve yaklaşık olarak her hafta başka bir aşk dedikodusu çıkıyor.
gülben, o dönem sabah programında tgrt’de olan ne kadar celebrity varsa hepsini konuk alıyor. bunun üstünden iyi bir rating getiriyor. seren serengil’i de programında ağırlamaya karar veriyor. fakat seren serengil’e geçmişte olan küslüğünden ötürü seren buna yaklaşmıyor. tam da bu noktada araya enver ören giriyor ve seren serengil’i odasına çağırarak, eğer gülben ergen’in programına çıkıp gülben’le barışmazsanız, tgrt’nin aile imajını zedeleyeceksiniz. bu sebepten de programa son vermek zorunda kalacağım deyip seren serengil’i zorla gülben ergen’in programına çıkıyor. gülben’in seren ile yaptığı buradaki bu el ele tutuşarak barış hareketi bir hayli enteresan. hatırlayanlar olacak, yeşim salkım ile de aynı pozu vermişti.
gülben ergen’e karşı hem maksim’de hem de ardından tgrt’de kaybeden seren serengil, köşesine çekilip yuva kurmaya karar veriyor. zaten çocukluğundan beri de en çok istediği şey, evlenip çoluk çocuğa karışmak. ozan kaçmaz ile evliliği gibi, boşanması da olay oluyor ve çok hızlı gerçekleşiyor. ozan kaçmaz’dan ayrılırken demediğini bırakmıyor ve yerin dibine sokuyor.
gülben ise erol evcil ile ilişkisinin ardından, sessiz ve derinden ilerlemeyi seçiyor. bu dönemde beraber olduğu rivayet edilen ünlü iş adamlarından bir tanesi de hakan uzan ama bu ilişkilerin işini etkilemesine izin vermiyor. o zamanlar ünlülerin hayatlarını konu alan, biyografik programlar yapan yasemin bozkurt, “yasemin’in penceresi” için gülben ergen’i düşünüyor. gülben ergen de bu programa daha önce onunla çalışmış olan büyük isimlerin katılacağını öngörerek, gülben ergen’e bir teklifte bulunuyor. gülben ergen de kabul ediyor fakat o zamana kadar gülben’le çalışmış olan huysuz virjin, i̇brahim tatlıses, kadir i̇nanır’ın da aralarında bulunduğu hiçbir ünlü programa çıkmak istemiyor. yasemin bozkurt da bunun üstüne programı iptal etmeyi düşünüyor ve gülben ergen’in asistanına “bütün ünlüler teklifimizi reddetti. eğer bana önemli bir ayrıntı, rating getirecek bir bilgi vermezsen, bu programı iptal etmek zorunda olacağım” diyor. bunun üstüne asistanı, “gülben ergen, erol evcil ile evlenecekti, erol evcil tutuklanmadan önce düğün tarihleri bile belliydi. hatta gelinliği hazırdı” diyor. bunun üzerine gidip bursa’dan gelinliği alıp gizlice i̇stanbul’a getiriyor. program sırasında gelinliğin içeriye girmesiyle beraber, gülben ergen gözyaşlarına boğuluyor. gülben’in akıttığı bu gözyaşları, sezen aksu’ya çok dokunmuş olacak ki sezen aksu, “sandık lekesi” şarkısını yazıyor ve gülben ergen’e veriyor.
‘dadı’ dizisi ve gülben’in hızla artan popüleritesi
med yapım bu dönemde “the nanny” dizisinin türkiye haklarını satın almış ve başrolde oynayacak birini arıyorlar. teklif ilk başta gülben ergen’in “i̇ki kız kardeş” dizisinde beraber yer aldığı aydan şener’e gidiyor fakat aydan şener diziyi fazla amerikalı bulduğu için reddediyor. rol, gülben ergen tarafından kabul ediliyor. bu diziyle beraber gülben ergen en büyük patlamasını gerçekleştiriyor ve haldun dormen, kenan ışık gibi isimlerle bir arada oynayarak ismini birinci lige yazdırıyor. gülben’in hızla artan popüleritesine kimse kayıtsız kalamıyor. seren hemen bu dönemde ‘gülben’i ben çıkarttım.’ açıklamalarına başlıyor ve bunun devamında gelecek olan 20 sene boyunca yapacağı açıklamaların ilk örneğini veriyor. gülben’in popüleritesine karşı koyamayan isimlerden bir tanesi de hülya avşar. hülya’nın annesi emel avşar, bülent ersoy’un deyimiyle “amiral” o dönem magazinde adı sıkça geçen ünlülere hülya avşar ile polemiğe girmeleri için taktik veriyor. gülben’in adı sıkça söz edilir hale gelince gülben’e de aynı taktiği veriyor ve gülben ergen ile hülya avşar arasında seneler boyu sürecek bir söz düellosu başlıyor. hülya avşar ile gülben ergen arasında aslında bir kavga yok, tamamen danışıklı bir dövüş ama seren ile arasındaki gerçek nefret arada sırada medyaya sızmaya devam ediyor. gülben ergen ile seren serengil’in nefret dolu maceraları anlat anlat bitmiyor. 2002’den bu yana geçen sürede gülben de seren de hem büyük darbeler aldılar hem de birbirlerine bir o kadar büyük darbeler vurdular.
ayrıca kan davasında bir de ortak çıktı; yeşim salkım
part iii
yeni rol model: gülben ergen
2001'de tüm dünyada değişen güç dengeleri türkiye celebritylerini de etkiliyor. hülya avşar halkın gözünde itibar kaybetmeye başlıyor. 90'lar boyunca çizdiği ideal eş, anne ve iş kadını imaji kocası tarafından her hafta başka bir mankenle aldatılarak sarsılıyor. öbür tarafta sibel can, sonu dgm’de biten ve hakan ural’dan ayrılmasıyla sonuçlanan skandal sebebiyle geriye çekilmiş durumda. medya kendine yeni bir rol model arıyor. bu boşluğu doldurmaya en istekli kişi tabii ki gülben. dadı’yla beraber çıktığı 1. ligden inmeye niyeti yok. arkasından geldiği bu isimlere yetişmek hatta geçmek için geceli gündüzlü çalışıyor. dadı’nın ilk sezonu sırasında “sade ve sadece” albümünü hazırlıyor. canan yaka’dan sonraki en büyük destekçisi şehrazat’tan, sezen aksu’dan, kenan doğulu’dan ve altan çetin’den aldığı şarkılar albüm çıkar çıkmaz popüler oluyor ve gülben artık bir pop şarkıcısı olarak kendini ispat ediyor. bu sırada tgrt’de sabah programının son senesinde ve kanaldan çektiği 500 bin dolar avansla i̇brahim tatlises-derya tuna çifti’nin tarabya’daki villasını satın aliyor. sadece 6 sene önce alt kadrosunda çalıştığı starın evini satın alacak maddi gücü var artık. gün gülben’in günü…
gülben ergen vs. yeşim salkım
tam bu başarının keyfini sürdüğü zamanda camianın en güçlü kadınlarından yeşim salkım, gücünü aldığı uzan hanedanlığını terk ediyor ve sebebi olarak da gülben’i işaret ediyor. gülben ergen-hakan uzan aşk dedikoduları zaten bir süredir var ancak gülben bunu yalanlamış hatta programına yeşim salkım’ı konuk alarak herkese ilan etmiş. yeşim salkım bugün gülben’in programına sadece gözlerinin içine bakmaya gittiğini söylüyor ancak programda bakışmaktan daha fazlasını yapmış.
yeşim’in suçlamasına gülben’den karşı hamle gecikmiyor ve 250 milyarlık bir tazminat davası açıyor. ancak yeşim salkım’ın mahkeme öncesi gülben’e uçurduğu haber bu davanın geri çekilmesine neden oluyor. yine de gülben bu kaostan evimizin şirin kızı imajına tek bir sıyrık almadan çıkıyor ancak edindiği bu yeni düşman seren’den çok daha tehlikeli… ilerleyen aylarda yeşim’i karşısına alması başını baya bir ağrıtacak…
seren, ozan kaçmaz’la evliliği ve boşanması süresince kariyerini yerle bir ediyor. hem tgrt’ye çektiği şükran büfe dizisini hem de sahneyi bırakıyor ve yine kilo alıyor. geri dönüşü için uzan grubunun plak şirketiyle anlaşıyor repertuar arayışları sırasında evine şarkı almaya gittiği cengiz imren’in evinden uzun bir süre çıkmıyor ve bu aşk yine kariyerine ara vermesine sebep oluyor. annesi nevin teoman yine damat adayını beğenmiyor ve seren’i bir kez daha siliyor.
dadı ikinci sezonunda sürpriz bir şekilde show tv’den uzan’ların sahibi olduğu star’a transfer oluyor. uzan grubu aynı zamanda rumeli hisarı konserlerini de düzenliyor. o yaz rumeli’de seren 1, gülben ise 3 defa sahne alıyor. gülben sahne showu için “sultans of the dance” grubundan destek alıyor ve böylece mustafa erdoğan’la tanışıyor. konsere özel hazırladıkları ve çok konuşulan davul showa seren tabii kayıtsız kalamıyor ve kendi konserinde burjuvalığını kanıtlamak istercesine geçiyor piyanonun başına ve şu unutulmaz açıkmalayı yapmayı da ihmal etmiyor:
“düşünebiliyor musunuz ramazan davuluyla piyano arasındaki kalite farkını?”
kader seren’le gülben’i bir kez daha aynı sermaye grubunun çatısı altında bir araya getiriyor. seren yine bekar ve tabii işine odaklanıyor. star’da geceleri yayınlanan bir tür erken izdivaç formatı olan “yeniden barışalım”ı yapmaya başlıyor. bu program sayesinde her hafta okan bayülgen’in zaga’sında yer alıyor ve giderek gençliğin gönlünde kült bir figür haline geliyor. gülben, dadı’nın ardından hiç durmadan “hürrem sultan” dizisine başlıyor. dizi tutmuyor ama gülben yine de popüleritesinden bir şey kaybetmiyor. aynı dönemde hakan uzan kendine müstakbel bir eş arıyor ve erol köse’nin anlattığına göre bu eş adaylarından biri de banu alkan. afrodit’in odun murat için kendisini geri çevirmesi üzerine pazar keyfi programının sunucusu özlem kızılkaya ile evleniyor. evlenip jetsete giren sunucuları yerine uçankuş ekibi, programı her hafta başka bir ünlüye sundurmaya karar veriyor. ilk ünlü sunucu ise gülben. bugün maalesef youtube’dan silinen bu pazar keyfi ünlüler editionın ilk bölümünde gülben en samimi gülücüklerini saçarak hakan-özlem çiftinin evliliğini müjdeliyor. böylece can tanrıyar ve ekibi gülben’i o güne kadar görülmemiş bir whitewashing taktiğiyle hakan uzan dedikodularından aklıyor…
çeçen baskını ve kaset skandalı
gülben’in itibarını tehlikeye atacak asıl gelişme 2003 yazında gerçekleşiyor. genç parti başkanı cem uzan ve sahibi olduğu uzan grubuna düzenlenen operasyonda kardeş uzan hakan’ın asistanın çantasından her ne hikmetse üstünde futbol maçı yazan bir vhs kaset çıkıyor. kasedi izleyen polisler şok oluyor çünkü kasette maç görüntülerinin hemen ardından hakan uzan’ın değil ama genç gülben ergen ve sakallı bir adamın sevişme görüntüleri yer alıyor. gülben ergen bir kez daha polis tarafından karakola davet ediliyor. davete avdet eden gülben, 1992’de çekilen bu kasetteki kadının kendisi olduğunu doğruluyor ve sakallı kişinin ismini açıklıyor: ilyas atak. ilyas atak, 2003 yılında türkiye’de en çok konuşulan kişilerden biri oluveriyor oysa ki o güne kadar köşesine çekilmiş 90'lardan kalma bir figür. sahibi olduğu zorba taverna sayesinde 90'larda bir hayli celebrityle yakın ilişkiler kurmuş. bunlardan biri de yine 90'ların müstesna karakterlerinden oyuncu özlem savaş. ilyas bey’in en büyük fantezisi kolilerini videoya çekmek. beraber olduğu ünlüleri kasede kaydettikten sonra yazıhanesinde ağırladığı eşine dostuna bu özel görüntüleri gösteriyor. e tabii bu özel gösterimlerden dedikodular alıp yürüyor. seks kasedi gülben ergen’in yaklaşık 10 yıldır bildiği ama erol evcil’le ilişkisi sırasında imha edilerek son bulduğunu düşündüğü eski bir kabusu ama belli ki kasedin birden çok kopyası var ve bir şekilde hakan uzan’a ulaşmış…
90'ların başındaki pop patlamasının meşhur ettiği ilk dalga isimlerden, şarkıcı dursun salkım’ın kızı, yeşim salkım, üst üste çıkardığı iyi satan albümler ve yer aldığı “eşkiya” filminin getirdiği güce güç katarak 1998’de başta cem uzan olmak üzere tüm uzan ailesinin itirazlarına rağmen ürdün’de hakan uzan’la evleniyor. bu evlilikle beraber star tv ve kral tv’nin de patroniçesi oluyor. patroniçe olmadan önce cem uzan tarafından kral’da yasaklanmış olmasının acısını her şarkısıyla top 10 listelerinde haftalarca 1 numarada kalarak çıkarmaya başlıyor. evliliği süresince birçok kadınla aldatılıyor. hakan uzan zenginliğinin tadını sonuna kadar çıkaran biri. öyle ki playboy kızı holly madison’ın “down the rabbit hole” kitabında yazdığına göre hakan bey bazı playmateleri her ay düzenli olarak los angeles’tan istanbul’a getirirmiş. hande ataizi de hakan uzan’la dedikodusu çıkanlar arasında ama bütün bu isimler arasında sadece gülben ergen yeşim salkım’ın öfkesinin hedefi oluyor. iddiaya göre gülben, yeşim’in de gittiğini bildiği kuaföre gidip “saçımı şöyle tara, hakan öyle beğeniyor” diyor. tabii bu hemen yeşim salkım’ın kulağına gidiyor. ardından yeşim tv’de gülben’in üstünde hakan uzan’ın kendisine aldığı mücevherin bir benzerini görüyor.
2001 yılında o tarihi gün geliyor. 22 nisan 2001’de 20 küsür kişilik çeçen asıllı eylemci grubu swiss otel’i gece 11’de basarak önce lobidekileri ardından yukarıda odadakileri rehin alıyorlar. rehinler arasında gülben ergen ve hakan uzan da var. uzan bağlantılarını kullanarak ankara’dan üst düzey yetkilileri araya sokuyor ve beşiktaş belediye başkanı, gülben ergen’i ve hakan uzan’ı gizlice otelden çıkartıyor. olay basından saklansa da haber yeşim salkım’a ulaştırılıyor. artık bu kadar ulu orta güç kaynağı tehdit edilen yeşim’in gözü dönüyor ve bir dedektif tutup piyasaya “bana gülben’in ne açığı varsa bulun ödüllendireyim” diyor. yüksek bir meblağ karşılığı gülben’in 1992’de çekilmiş kasedine ulaşıyor ama boşanırken de kasedin tek kopyasını veya bir kopyasını hakan uzan’a bırakıyor.
bunlar kaset skandalı patladığında yazılan haberlerdeki iddialar. yeşim salkımsa 2017 yılında yaptığı canlı yayın ayarı sırasında bu kasedin eski eşi tarafından kendisine zorla izletildiğini iddia etmişti. yeşim, ayrıca hakan uzan’ın bu kasedi bilerek ardında bıraktığını söylüyor.
bu arada, gülben’le yeşim’in tek ortak kolisi hakan uzan değil. özal türkiyesinin meşhur zenginlerinden best fm’in sahibi emre hattat, 1993’te önce yeşim salkım ardından gülben ergen ile evliliğe giden son derece ciddi ilişkiler yaşamış…
gelelim 10 sene sonrasına… kaset skandalının patlak vermesiyle gülben ergen eve kapanıyor ve bir süre strateji geliştiriyor. ardından yaptığı basın açıklamasında şerefsiz bir adamın şerefsiz bir oyununa geldiğini, bir adama inandığını, güvendiğini ve başarılı olmasının bedelini ödediğini söylüyor.
basın açıklamasında isim vermeden kasedi hakkında orada burada konuşan seren serengil’e ve yeşim salkım’a da bir selam çakmayı ihmal etmiyor,
uzmanlardan aldığı tüyolarla görsel iletişimine de üzen gösteriyor, giydiği beyaz gömlek ve taktığı allah kolyesi etkisi uzun sürecek bir trend başlatıyor adı seks skandalına karışan celebrityler arasında. gamze özçelik bunların arasından akla ilk gelen örnek.
bu basın açıklaması gülben artık bitti diyenlerin ağzını kapatıyor çünkü çoğunluk gülben’in tuzağa düşürüldüğünü düşünmeye başlıyor ancak ilyas atak’ın iddialari farklı. kasedin çekildiğinden gülben’in haberdar olduğunu, 1992 yılında gizli kamera kaydı yapılabilecek teknoloji olmadığını savunuyor.
türk televizyonlarının en leş programlarından savaş ay’ın “a takımı” bütün sansasyonlardan nemalandığı gibi gülben skandalına da balıklama dalıyor ve seren serengil’e ve yeşim salkım’a mikrofon uzatıyor. seren tabii ki gülben’e verdiği destekleri anlatıp ardından nasıl kazık yediğini ekliyor. yeşim kasetle bir alakası olmadığını ama camiadaki diğer herkes gibi kasedi daha önce duyduğunu söylüyor. ikisi de gülben’i iffetsizlikle ve kamuoyunu kandırmakla suçluyorlar.
gülben skandalın hemen ardından bir reklam şirketiyle çalışmaya başlıyor ve gizlice kamuoyu araştırmaları yaptırıyor. bu araştırmaların sonucunda yeni stratejisini oluşturuyor.
skandalın ardından gülben ergen, yeşim salkım ve seren serengil
yeşim salkım uzanlar sonrası döneminde zirvede canını acıttığı ya da antipatisini kazandığı herkes tarafından sistematik olarak yıpratılıyor. ne oyunculuğu ne de sarkıcılığı gündemde… arben içli’yle evleniyor ve kayınvalidesinin düğünü basıp üstüne şarap kadehini fırlatması üstüne ülkeyi terk edip paris’e yerleşiyor.
seren, cengiz imren’e bir kez daha geri dönüyor ama şartlar bu haberi olduğundan çok daha büyük hale getiriyor. kapkaç çetesi üyesi olmakla suçlanan cengiz imren cezaevinde ve seren’le cezaevinde evleniyorlar. nevin teoman bu kez büyük yıkılıyor ve seren’i evlatlıktan reddediyor. tabii altındaki hummer cipini de alarak. seren bir kez daha gündemi renkli hayatıyla işgal ededursun medyapım, ünlülerin zorlu köy yaşamı şartlarında yaşayacakları ünlüler çiftliği programının hazırlık aşamasında… armağan çağlayan, seren’e teklif götürüyor. seren, bu ilk sezonun kastını çok kaliteli bulduğunu söylüyor. aralarında hakan ural, harun kolçak ve özallı yılların prensesi zeynep özal var. seren de celebrity dünyasının prensesi olarak lv bavullarıyla ve köpeği tiny ile çiftliğe yerleşiyor ve bir kez daha popülerleşmenin tadını çıkarıyor. tiny de bu dönemde en az seren kadar seviliyor ve benimseniyor. programın finaline doğru hapisten çıkan cengiz’le ayrılıyor. cengiz’in o benim namusum değil açıklamalarıyla bir kez daha adamı ayrılırken tanıyor…
gülben’e kini ise her zamankinden daha alevli. tiny evin bahçesinde ne zaman fare görse seren “gülben” diye bağırarak tiny’i gülben deyince havlama konusunda eğitiyor. gülben deyince havlayan köpek tiny, bu kan davasının en unutulmaz karakterlerinden biri olarak popüler kültür tarihine geçiyor.
gülben kariyerine dört elle sarılmış ama medyada eskisi kadar görünürlüğü yok. bu süreyi sezen aksu, yıldız tilbe, nazan öncel ve tabii ki şehrazat’tan şarkılar toplayarak yeni albümünü hazırlayarak geçiriyor. albümün çıkışını istanbul’un en stratejik noktalarında tuttuğu billboardlarla duyuruyor. “uçacaksın” adlı albümün tanıtım konserini mydonose showland’de demir halattan sarkıp uçarak yapıyor ve bu konser “gülben ergen live in istanbul” adıyla bir dvd olarak yayınlanıyor ve türkiye’de yayınlanan ilk konser dvdsi oluyor. artık anlı şanlı geri dönmüş durumda, üstelik hiçbir yere gideceği de yok. “mustafa erdoğan’a evet demeyeceğim de kime evet diyeceğim” diyerek evlendiği mustafa erdoğan’la ilk danslarını civan haco eşliğinde yapıyorlar. gülben bu dönemde eşi kadar olmasa da sıkı bir kürt hakları savunucusu oluveriyor. açık açık ifade edemeyeceği yerlerde de mozaik diyor, güney doğu diyor, toprak tonları ve etnik kıyafetler giyiyor. ha bir de yine tutmayan bir dizi yapıyor. gani müjde’nin yazdığı 1 kadın ve 3 eski eşinin hikayesi “gönül”
seren‘in gönlü sonunda kendine denk birine atıyor. seren’in anlattığına göre musa aytun isimli bu genç iş adamı musevi, zaten bu kadarını açıklaması bile musa bey’in ne kadar yüksek bir sınıf mensubu olduğunu anlatıyor. o yüzden musa’nın işini gücünü bilmemize gerek yok. roma’da evleniyorlar. seren yine kariyerini bırakıyor ve sero adını verdiği powertone’un satışı ve custom tabak tasarımı ile uğraşmaya başlıyor.
2006 yılına geldiğimizde hem seren hem gülben hamile. seren 9 aylık hamileyken bebeğini kaybedince atlas bebeğe hamile olan gülben, seren’i baş sağlığı dilemek için arıyor. bir haberde söylediğine göre ikili telefonda karşılıklı ağlayıp barışmışlar ama her ne olduysa bir yıl sonra kavga kaldığı yerden devam ediyor.
2007 bugünün ipuçlarını bulabileceğimiz önemli bir sene. gülben artık bir erkek evlat annesi ve erdoğan ailesinin göz bebeği. ne kadar harika bir anne ve eş olduğunu her fırsatta gözümüze sokuyor. sanırım bu seren’in içine oturmuş olacak ki gıybet masalarının ilklerinden uçankuş 4x4'te yorumculuk yapmaya başlamasıyla kavganın yeniden alevlenmesi bir oluyor. seren, bir haberde dış ses gülben’in suratında tüp mü patladı deyince, “tüpü patlasa da kurtulsak” diyor ve mikrofonu açık kaldığı için bu canlı yayında duyuluyor. işte bu noktada gerçek bir döngü yaşanıyor. çünkü gülben ergen, ibo show’a çıkıyor ve seren’e cevapları gülben değil üstüne saldığı ibo veriyor hem de o kendine has bayağılıyla…
nefreti bitmeyen seren hayat hikayesini kaleme aldığı ölümsüz eseri nefret’i çıkarıp bir kez daha annesiyle madi oluyor, nevin teoman yine sitem dolu açıklamalar yapıyor. kitabın adının nefret olması seren’in annesi ve babasının boşanmasını atlatamamış olmasından kaynaklı. “sizin yüzünüzden bu hale geldim” diyor. kitapla ilgili bir şoko-tekzip gerekirse; seren sever nihal yıldırım‘ın bildirdiği kadarıyla seren o dönem çıktığı dobra dobra’da müge anlı’ya kitaptaki ağabey hikayesini yalanlamış. bu programın internette kaydı yok ve online haber arşivlerinde yer almıyor ancak tekne hikayesi daha önce sacit aslan’ın anlattığı gibiymiş: seren, ali, gülben, ibo ve birkaç kişi kalamış marina’dan bir çarşamba matinesi sonrası hareket ederler. tekne dönüşünde herkes birbirine girmiştir. iddiaya göre gülben, zaten evli olan ali’yi seren’den çalar. seren diğer hikayeleri değiştirmemişken bu hikayeyi değiştirme gereği duymuş.
2010 sonrası…
aradan gecen 11 senede seren de gülben de boşandı, yeni aşklara ve evliliklere yelken açtılar. seren onu belki de en iyi anlatan “ben adamı ayrılırken tanırım” şarkısını çıkardı. gülben’le kavgaları yeni çağ ile beraber magazin programlarından sosyal medyaya sıçradı. twitter’da gülben isim vermeden seren’e “köpek” dedi. seren de ona “hizmetçi, çantacı ve corn flakes’e korn filikis diyen kıro” dedi. 2012’de dünyanın sonu gelecek teorisinden etkilenmiş olsalar gerek bir kez daha barıştılar, kek börek yiyerek geçmişi gömdüler. twitter’da birlikte dondurma yemek istediklerini ifade etmeleri üstüne herkes onların reklam yaptığını düşünürken dondurmacıda değil, gülben’in evinde buluşup kek yerken birlikte tek kare fotoğraf paylaşmadılar.
2016’da kilolarından kurtulup eski günlerine geri dönen seren duymayan kalmasın’da yorumculuğa başlayınca hafta içi her gün açık veya kapalı gülben’e laf sokmaya devam etti. 2017’de “gülbengate” patlayınca da 20 sene sonra popüleritesinin tekrar zirvesine çıktı. gülben’in düşünüp, taşınıp ince ince hesaplar yaparak ve tabii tüm rejimlere ayak uydurarak oluşturdugu sade, samimi, ahlaklı ve doğrucu imajını, yeşim salkım’la bir olup yerle bir etti ama açtığı #kocamadokunma hashtagiyle kendi topuğuna sıktı. ali yıldırım’ın evli olduğu ortaya çıktı, ardından cengiz imren’in de seren’le beraber olmaya başladığında -formalite de dense- evli olduğu ortaya çıktı.
yeşim salkım, uzanlar döneminde gücünü nasıl kötüye kullandığıyla bir kez daha yüz yüze geldi. hakan uzan’a aşık olduğunu iddia etti.
kavga o kadar büyüdü ki işin içine seda sayan, demet akalın, nihat doğan ve irili ufaklı birçok celebrity karıştı. şu an hepsi birbiriyle davalı ve çoğunun bibirine aldırdığı uzaklaştırma kararları maalesef bir araya gelmelerine engel oluyor. bakalım bu davaların sonucu ne olacak?
ilginizi çekebilir
bunu da okuyun · mediumşokopop — tüm içerikler -“türkiye’nin en derin magazin çukuru” şokopop’un yeni bölümleri ve 140journos ile ortak pop kültür araştırmaları…↗bunu da okuyunboşanma partisihatice ve cemal, boşanmalarını da tıpkı düğünleri gibi dostlarıyla kutlayarak aile kurumunun sınırlarını yeniden…↗bunu da okuyun140journos, belgesel serileriyle BluTV’de: 900'lü hatlar [2. bölüm]90’lı yıllarda özel televizyonculuğun yaygınlaşmaya başlamasıyla türk televizyonlarında 900’lü hatlar furyası başladı…↗
