gazze’ye doğru yola çıkan mavi marmara gemisi’nin saldırıya uğraması üzerinden 8 yıl geçti. açılan dava, türkiye — israil anlaşmasıyla düştü. tanıklar, süreç hakkında ne diyor?
140journos’tan “mavi marmara”
tarih 31 mayıs 2010. gazze’ye insani yardım taşıyan mavi marmara gemisi uluslararası sularda saldırıya uğradı. saldırı gününden bugüne 7 yıl geçti. saldırıda 10 kişi ölürken, 490 kişi yaralandı. türkiye-israil ilişkilerinin kaotik bir sürece girdiği saldırının ardından gelişen süreçte, türkiye’nin taleplerinin karşılanması ve açılan davalar kilit bir noktadaydı. istanbul cumhuriyet başsavcılığı’nda başlatılan soruşturmada israil genelkurmay başkanı rau aluf gabiel ashknazi’nin de dahil olduğu 4 sanığın yargılanması başlatılmıştı.
istanbul cumhuriyet başsavcılığı tarafından; israil genelkurmay başkanı rau aluf gabiel ashknazi, deniz kuvvetleri komutanı eliezer alfred marom, istihbarat başkanı amos yadlin ve hava kuvvetleri komutanı avishay levvi hakkında, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna azmettirmek” suçundan 9 kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. 4 sanık hakkında ayrıca “mala zarar vermeye azmettirme”, “yağma suçuna azmettirme”, “eziyet suçuna azmettirme”, “haberleşmenin engellenmesine azmettirme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna azmettirme” “yaralama suçuna azmettirme”, “silahla yaralama suçuna azmettirme” suçlarından da toplam 18 yıla kadar hapis cezası istendi.
erdoğan’ın açıklamaları
erdoğan’ın mavi marmara’ya ilişkin açıklamaları süreç boyunca en çok konuşulan başlıklardan oldu.
“kadınların, çocukların, din adamlarının ve tamamen sivillerin bulunduğu gemilere yapılan bu insanlık dışı saldırıyı bir kez daha şiddetle lanetliyorum. türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. türkiye’nin dostluğunu kaybetmek bile başlı başına bir bedeldir.” — erdoğan, 1 haziran 2010'da saldırı sonrası yaptığı ak parti grup toplantısında
“israil’in mavi marmara’dan dolayı bu yardım teşkilatına kini var. pensilvanya’nın da aynı sebeple bu kuruluşa kini var. ne diyordu, ‘otoriteden izin almalılardı’. otorite kim, güneydeki sevdikleri mi, yoksa biz mi? eğer otorite türkiye’de bizsek biz zaten izni verdik. ama onlara göre i̇srail.” — erdoğan, 16 temmuz 2014'te istanbul dostluk derneği’ndaki iftar konuşmasında
“siz kalkıp da türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? biz zaten oraya gerekli yardımı, gazze’ye bugüne kadar hep yaptık, yapıyoruz. filistin’e yaptık, yapıyoruz ama bunları da yaparken bizler bir yerlere gövde gösterisi olsun diye değil, her şeyi uluslararası diplomasi neyse bu diplomasi içinde yaptık, yapıyoruz.” — erdoğan, 29 haziran 2016 tarihinde cumhurbaşkanlığı personeline iftar konuşmasında
türkiye ile israil arasında ilişkileri normalleştiren anlaşma ağustos 2016'da meclisten geçti. türkiye’nin temel talepleri, özür dilenmesi, tazminat verilmesi ve gazze ablukasının kaldırılmasıydı. israil’in mart 2013'te yaptığı özrü, eylül 2016'da adalet bakanlığı’na yapılan 20 milyon dolarlık tazminat ödemesi izledi.
mavi marmara davasının düşüşü
3 aralık 2016 tarihinde istanbul cumhuriyet savcısı hüseyin arslan, mahkemeye ulaşan, “türkiye ile israil arasında tazminata ilişkin usul anlaşması” gereği davanın düşürülmesi talebinde bulundu. istanbul 7. ağır ceza mahkemesi başkanı maksut karakulak “bir önceki celse istenen türkiye ve israil arasındaki anlaşmanın geldiğini” belirterek, “gelen evraka göre bu anlaşmanın 9 eylül 2016 tarihinde resmi gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini” ifade ederek imzalanan anlaşmanın türkçe metnini okudu. mahkeme, bu anlaşmanın tbmm’de kabul edilerek yürürlüğe girdiğini belirterek anlaşmanın iptal istemiyle anayasa mahkemesi’ne götürülmesi talebini reddetti.
bunu da okuyun · mediumGereği Düşünüldü: Mavi Marmara Davası 3 Aralık 2016↗söz alan müşteki avukatı selçuk kar, “anlaşmanın maddelerinin incelenmesi halinde verilen tazminatın himmet tazminatı olmadığını, bir lütuf tazminatı olduğunu, yok sayılması gerektiğini” söyledi. müşteki avukatı kaya kartal, “anlaşmanın bir af niteliği taşıdığını” öne sürerek, “af niteliğinde olursa bu davayı düşürebilir. bu nedenle mahkemenizin bu anlaşmayı iptal istemiyle anayasa mahkemesi’ne götürmesini istiyoruz. bu anlaşma ile hak arama hürriyeti ihlal edilmektedir. yaşam hakkı, işkence görmeme hakkı gibi temel insan hakları normlarını çiğneyen bu anlaşmanın yok sayılarak davaya devam edilmesini istiyoruz” dedi.
duruşma savcısı hüseyin aslan, türkiye ile israil türkiye ile israil arasındaki anlaşmayı gerekçe göstererek davanın düşürülmesi talebini yeniledi. müşteki avukatlarının hazırladığı 26 sayfalık esas hakkındaki savunmayı avukat kaya kartal, özetleyerek okudu. “türkiye ile israil arasındaki anlaşmanın bu davayı düşürmeye yetmeyeceğini” belirten avukat kartal, “kovuşturma mecburiyeti nedeniyle yargılamaya devam edilmelidir. kamu davasını düşüren sebepler, tck’da ve ceza muhakemesi kanunu’nda ayrıntılı olarak ve tahdidi olarak sayılmış ve bunu genişletmek mümkün olmadığından, yargılanmaya devam edilmelidir” dedi.
müşteki avukatları, taleplerinin yerine getirilmediğini ifade ederek hakimin reddi talebinde bulundu. fakat mahkeme heyeti hakimin reddi talebinin duruşmayı uzatmaya yönelik olduğunu gerekçe göstererek oy birliği ile reddetti. tüm bu yaşananlar etrafında mahkeme salonundaki müştekiler ve izleyiciler tepki gösterip tekbir getirerek “mavi marmara onurumuzdur”, “kahrolsun israil” şeklinde sloganlar attılar. bu sebeple mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. çevik kuvvet görevlileri salona girip önlem aldılar. tüm bu olaylar neticesinde duruşma, 9 aralık 2016 tarihine ertelendi.
bunu da okuyun · mediumAvukat Gülden Sönmez’den Mavi Marmara Davası AçıklamasıAvukat Sönmez, savcının düşürülmesi yönünde talepte bulunduğu dava sonrası basın mensuplarına açıklama yaptı.↗yeniden görülen duruşmanın sonucunda davanın düşürülmesine, sanıklar hakkında yakalama kararının kaldırılmasına hükmedildi. davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, “türkiye büyük millet meclisi’nde 6743 sayı ile onaylanan, türkiye cumhuriyeti ile israil devleti arasındaki tazminata ilişkin usul anlaşmasının 4. maddesinin 2. cümlesi ile ‘her halükarda bu anlaşma, israil’in, israil adına hareket edenlerin ve israil vatandaşlarının, türkiye cumhuriyeti veya türk gerçek ve tüzel kişileri tarafından konvoy hadisesi ile ilgili olarak kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak türkiye’de yapılmış ve yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan muaf tutulmalarını sağlayacaktır’ hükmü dikkate alındığında kovuşturmaya engel şart getirildiği ve bu şartın gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından” davanın ceza muhakemeleri karununun (cmk) 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verdi.
sanıklar hakkında verilen yakalama kararlarının kaldırılmasına hükmeden heyet, cumhuriyet başsavcılığından bila infaz iadesinin istenmesini, çıkartılan kırmızı bültenlerin geri alınmasını kararlaştırdı.
mahkeme heyeti ayrıca, yargılama masraflarının kamu üzerinde bırakılmasına karar verdi.
bunu da okuyun · mediumGereği Düşünüldü: Mavi Marmara Davası 9 Aralık 2016↗2 ülke arasında sağlanan anlaşma, görünürde sorunların çözülmesine imkan verdi. ancak tanıklıklar ve sürecin kaotik halleri tazeliğini koruyor, ölümler, davanın düşmesi ve ödenen tazminat üzerinden tartışmalar devam ediyor.
chp milletvekili ibrahim özdiş’in ve av. gülden sönmez’in açıklamaları
israil’in mavi marmara’da hayatını kaybeden türkiye vatandaşlarına ödenmek üzere verdiği 20 milyon doların maliye bakanlığı tarafından ailelere ödenmediğini belirten chp milletvekili ibrahim özdiş şunları söyledi:
“ailelerce açılan davalarda, davalı olarak hükümeti temsilen maliye bakanlığı taraf olmuş ve maalesef ya davacıların sebepsiz zenginleşmesinden bahsederek ya da tamamı ile davanın reddini isteyerek skandal bir yaklaşım sergileyebilmiştir. oysa her aileye ödenecek miktar bellidir ve 2 milyon dolara karşılık gelmektedir. para her aileye mutlaka ödenmek zorundadır.” — chp’li ibrahim özdiş
bu durumda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını, idare hukukundaki ‘bağlı yetki kuralı’ gereğince bu ödemenin yapılması gerektiğini söyleyen özdiş şöyle devam etti:
“hükümeti temsilen eski davalarda dahili davalı olan ya da yeni davalara davalı olarak cevap veren maliye bakanlığı, enteresan bir şekilde sanki ortada bir anlaşma yokmuş ve hesaplarına, muhataplarına ödenmek üzere tazminat parası havale edilmemiş, sıradan bir tazminat davasına cevap verir gibi davanın reddine hüküm kılınmasını isteyebilmektedir. yani adeta ‘biz anlaştık, paraları aldık ama siz gidin uğraşın’ demişlerdir.”
reuters’a konuşan mavi marmara aileleri avukatlarından gülden sönmez de, ödeme için dokuz aydır ailelerle herhangi bir temas kurulmadığını söyledi.
bu parayı kabul etmeyen ailelerin de olabileceğini ancak hükümete düşenin bu miktarı aileler adına yatırmak olduğunu söyleyen sönmez, ailelerin kendilerine bu miktarın ödendiğini düşünen kişiler tarafından zaman zaman tehdit edildiğini öne sürdü.
hukuktaki ‘sebepsiz zenginleşme’ maddesinin bu durum için söz konusu olamayacağını da belirten sönmez, “çünkü bu bir tazminat değil, bir mahkeme sonucu alınmış para değil. türkiye’nin tasarruf yetkisi olan bir para da değil” dedi.
maliye bakanlığı’nın açıklaması — 9 haziran 2017
dün sosyal medyada, bugün ise bazı gazetelerde yer alan ve gazze halkına yardım malzemesi götüren mavi marmara gemisine yönelik i̇srail birlikleri tarafından yapılan saldırı sonucu şehit olan vatandaşlarımızın yakınlarına verilecek tazminatın bakanlığımızca ödenmediği ve devam eden davalarda hazine avukatları tarafından yapılan savunmalarda uygun olmayan ifadelerin kullanıldığı iddialarına ilişkin aşağıdaki açıklamaların yapılması zaruri görülmüştür.
öncelikle mavi marmara gemisine yönelik saldırı sırasında hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. ayrıca aynı saldırıda yaralanan vatandaşlarımıza da şifalar ve sağlık temenni ediyoruz.
hükümetimiz, mavi marmara gemisine yönelik saldırı karşısında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kararlılıkla savunmuş ve bu çerçevede ülke olarak belirlediğimiz şartların i̇srail tarafından kabul edilmesi sağlanmıştır.
nitekim mavi marmara gemisine yönelik i̇srail birlikleri tarafından yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine verilmek üzere i̇srail tarafından 20 milyon dolar ödeme yapılması temin edilmiştir.
i̇srail tarafından yapılan bu ödemenin ailelere aktarılmasını sağlamak üzere adalet bakanlığı ile çalışmalar müştereken yürütülmektedir.
ailelerce açılan davalarda farklı tutarlarda tazminat taleplerinde bulunulmuştur. dolayısıyla, her bir aileye yapılacak ödeme tutarının belirlenmesi hususunda bir yandan açılan davalardaki talep ve isteklerin tek tek hukuki olarak değerlendirilmesi diğer yandan ailelerin bu husustaki görüşlerinin de istişare içinde alınıp nihai ortak bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
çalışmaların yürütülmesinde ailelerin taleplerinin en kısa sürede karşılanmasına ve özellikle kendileri ile yakın bir istişare ve işbirliğine özel önem verilmektedir. kendileri ile yakın bir zamanda yapılacak görüşmeler çerçevesinde çalışmaların tamamlanarak gerekli ödemelerin süratle yapılması temin edilecektir.
dolayısıyla, hiçbir şekilde tazminat ödemelerinin yapılmaması veya geciktirilmesi gibi bir yaklaşım asla söz konusu değildir.
açılan tazminat davalarına ilişkin olarak gerekli savunmalar bakanlığımız avukatlarınca yürütülmektedir. çalışmalar, söz konusu davaların hassasiyeti ve özel önemi göz önünde bulundurularak yerine getirilmektedir.
açılan tazminat davalarında talep edilen hususlara ilişkin ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli cevaplar ve açıklamalar yetkili mahkemelere sunulmaktadır. tazminat hukukuna ilişkin temel yasal düzenlemeler ile bu konularda oluşmuş genel içtihatlar dikkate alınarak izahatlar hazırlanmaktadır.
kamuoyuna intikal eden savunmaya ilişkin cevap ve açıklamaların hukuki bir mülahaza amacı güdülerek hazırlandığı ancak maksadını aşan ve yanlış anlamaya mahal verebilecek bir sonucu da istemeden doğurduğu anlaşılmaktadır. bakanlık olarak hiçbir şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerini üzmek veya onları rencide etmek şeklinde bir amacımız asla söz konusu olamaz. söz konusu olayla ilgili olarak görevliler daha dikkatli olmaları ve konunun hassasiyetine uygun şekilde hareket etmeleri konusunda uyarılmıştır.
dolayısıyla, kamuoyuna olayın çok farklı bir şekilde aksettirilmesi ve farklı manalara çekilerek bakanlığımız aleyhine haksız bir kampanyaya dönüştürülmesi, hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir husustur.
netice olarak, adalet bakanlığı ile müştereken yürüttüğümüz çalışmalar süratle nihayete erdirilerek, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılması sağlanacaktır.
maliye bakanı naci ağbal, 23 haziran 2017'de yaptığı açıklama ile mavi marmara gemisine yönelik saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine tazminat ödemelerinin yapıldığını bildirdi.
güncel gelişmeler
- uluslararası ceza mahkemesi ön i̇nceleme dairesi 19 kasım 2018’de “savcılığın hataya düştüğünü söyleyerek” savcı’dan soruşturma açılmaması yönündeki kararını gözden geçirmesini talep etti. bunun üzerine i̇srail hukuk merkezi, 31 ocak 2019'da, türkiye ile i̇srail arasında imzalanan anlaşmanın tam metni olduğunu iddia ettiği belgeyi ucm’ye iletti. ucm’nin anlaşmanın maddelerini ve tazminat ödenmiş olduğunu dikkate alarak dava açılmamasını talep etti. (kaynak)
- savcılığın itirazlarıyla ilgili mağdur avukatlarının ve savcılığın itirazlarının dinlendiği 1 mayıs 2019’daki usul duruşmasında, görüş farklılıkları sebebiyle tartışmalar yaşanmıştı. ucm tarafından yapılan yazılı açıklamada, mahkemenin 15 kasım 2018'de savcının 6 kasım 2014'de aldığı kararı tekrar gözden geçirmesi için verdiği sürenin 15 mayıs 2019'dan 2 eylül 2019'a ertelendiği belirtildi. (kaynak)
- mavi marmara gemisinde yaralanan zeki kaya’nın saldırıda ve sonrasında fiziksel-psikolojik şiddet gördüğü gerekçesiyle “10 bin tl maddi, 250 bin tl manevi” tazminat talebi 1.5 sene sonrasında “usul” sebebiyle reddedildi.
“tel aviv yönetiminin türk mahkemeleri tarafından yargılanamayacağı” belirtildi. saldırının türk kara sularında meydana gelmediğine vurgu yapılan gerekçede şöyle denildi: “avrupa konvansiyonunun 32. maddesi uyarınca da yabancı silahlı kuvvetlerce işlenen haksız fiillerden dolayı devletlerin yargı bağışıklığının tam olduğu kabul edilmiştir. maddi olayın uluslararası kara sularında meydana geldiği de dikkate alındığında davalı devletin hakimiyet tasarrufundan doğduğu ve bu nedenle mahkememizin başka bir devleti yargılama yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, yargı hakkı yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından davanının reddedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.” (kaynak) - zeki kaya: “i̇srail ile anlaşma, mağdurları bir kez daha mağdur etti. i̇srail’in haksız olduğu türk yargısı tarafından tescil edilmesini istedim. alacağım tazminatı da filistinli kardeşlerimize bağışlayacaktım. ancak mahkeme yargılama sürecini bile başlatmadı” dedi. 1,5 yılda 3 hakim değiştiğine dikkat çeken kaya, yeni hakimin ilk duruşmada davayı reddettiğini belirtti. (kaynak)
- avukat gülden sönmez mavi marmara gemisinin bir yere demir atmasını sağlamak için her türlü yetkiliyle görüştüklerini fakat olumlu bir yanıt alamadıklarını belirtti. filistin fonuna aktarmak üzere geminin satılması kararı alındı. (kaynak)
- mavi marmara gemisi satılarak ro-ro gemisi haline getirildi ve adı “erdoğan bey” olarak değiştirildi. gemi, maltepe-adalar hattında çalışıyor. gemiyi satın alan erdal tümsek, “vapurla yanından geçerken görüyordum ve sonunun ne olacağını düşünüyordum. 8 yıldır kullanılmıyordu ve adeta çürümeye terk edilmişti. bir geminin işlememesi, denizde olmaması onun yok olması demektir. birkaç yıl içinde geri dönülmez sorunlarla karşılaşacaktı.gazi gemiyi kurtarmanın gururunu yaşıyoruz. sahip çıkarak yok olmasının önüne geçtik. halkımıza başka bir ulaşım aracı olarak hizmet verecek” dedi. (kaynak)

