araştırma arşivi · 2018-02-14

mukayese: kanal istanbul

2011'den bu yana “çılgın proje” ismiyle kamuoyunda anılan kanal istanbul ile, istanbul boğazındaki gemi trafiğini rahatlatmak amacıyla…

mukayese: kanal istanbul

2011'den bu yana “çılgın proje” ismiyle kamuoyunda anılan kanal istanbul ile, istanbul boğazındaki gemi trafiğini rahatlatmak amacıyla karadeniz ve marmara denizi arasında alternatif bir geçit/yapay su yolu oluşturulacak. hükümet yetkilileri, sivil toplum kuruluşları, meslek temsilcileri ve akademisyenlerin projeye yönelik farklı argümanlarını karşılaştırdık.

veri derleme: can pürüzsüz/140journos, elif melis karaca/140journos stajı

“boğaz’dan geçen tehlikeli gemilerle ilgili risk azalacak”

1ulaştırma bakanı ahmet arslan, 15 ocak 2018’de kanal istanbul projesinin gidişatıyla ilgili konuştuğu basın toplantısında “hedef, ̇istanbul boğazı’ndan geçen tehlikeli madde taşıyan gemilerden kaynaklı oluşabilecek riskleri azaltmaktı. bir diğer hedefimiz o bölgede yaşayan vatandaşlarımıza, su yolu güzergahında kentsel dönüşüm de yaparak, güzergah üzerindeki çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak, daha modern bir yaşam sağlamaktı. bir diğer amacımız, İstanbul gibi dünya metropolü olan şehirde su yolu taşımasından kaynaklı hem ülkemizin konumunu hem cazibesini artırmaktı” dedi.

“gayrimenkul piyasasını geliştirecek”

2ihlas haber ajansı’na projeyi değerlendiren altın emlak genel müdürü mustafa hakan özelmacıklı, “bu kanalla beraber bir çok yeni gelişme modelleri ve gayrimenkul alanları oluşacak. bölgenin yeni havaalanına yakın olacak olması, o bölgeye bir liman yapılacak olması ve hem kara hem de tren yollarını kesiştirecek olması nedeniyle bütün ulaşım çerçeveleri içinde kanal önemli bir güzergah olacak. proje yatırımcı çekti ve çekmeye devam edecek. hatta buna yabancı yatırımcılar da ekleniyor olacak. istanbul değerine değer katacak.” yorumunda bulundu.

“yeni bir marka olacak”

3kanal i̇stanbul projesi’nin önemine değinen cumhurbaşkanı erdoğan, “kanal i̇stanbul ile dünyada süveyş kanalı nasıl anılıyorsa panama kanalı nasıl anılıyorsa ki bunlar bizimle mukayese edilecek ülkeler değil, biz de şu anda kanal i̇stanbul ile dünyaya aslında yeni bir marka olarak ses vereceğiz. i̇nşallah bunun da adımını çok kısa zamanda atıyoruz, atacağız.” dedi.

“marmara ölü bir denize dönüşebilir”

1wwf türkiye-doğal hayatı koruma vakfı, 2015 yılında akademisyenlerin katkıları ile, kanal istanbul projesinn ekolojik, sosyo-ekonomik ve siyasal boyutlarını inceleyen, istanbul’un karşılaşabileceği riskleri konu alan bir rapor hazırladı. raporda şu ifadelere yer verildi:

“bundan 12 bin yıl önce bir tatlı su gölü olan karadeniz, zamanla suların yükselmesi sonucu taşarak, boğaz üzerinden marmara’ya akmaya başlamıştır. istanbul boğazı’nın karadeniz çıkışı marmara çıkışından 30 cm daha yüksektir ve her gün yaklaşık 600 milyon metreküp su üst akıntılarla marmara’ya doğu akarken, ters yönde ilerleyen alt akıntılar bunu dengelemektedir. uzmanların dev bir havuza benzettiği karadeniz’in tuzluluk oranı düşüktür. tuna, dinyeper, dinyester nehirleri bu havuzu tatlı suyla dolduran, istanbul boğazı ise boşaltan musluklardır. akdeniz, yazın sıcağı ve kışın rüzgarları ile sürekli su kaybedeken karadeniz’in fazla suyu boğazlardan geçerek bu su eksikliğini tamamlar. karadeniz’i besleyen kaynakların tatlı su olmasına karşın suyundaki tuzluluk, boğazların altından ilerleyen ters yöndeki akıntılardan kaynaklanmaktadır. böyle bir durumda istanbul boğazı’na paralel 25 metre derinliğinde yeni bir kanal açmak, havuza giren suyu arttırmadan ikinci bir musluk açmak anlamına gelir.
uzmanlara göre, boyutları itibariyle boğaz’da olduğu gibi kanal içerisinde iki yönlü bir akıntı sistemi geliştirilemeyecek ve karadeniz’in kirli suları marmara’ya dolacaktır. marmara denizi’nde bol besinli üst tabaka can çekişen alt tabakaya baskı yapacak ve oksijen hızla azalacaktır. oksijen bitince, kanal kapatılsa bile bir daha geri dönüş olmayacak ve oksijensizlik kimyasal dengeleri alt üst ederek, alt tabakadaki hidrojen sülfür yoğunluğunu hızla arttıracak ve sonuç olarak istanbul lodos estiğinde dayanılmaz bir şekilde çürük yumurta kokusuna maruz kalacaktır. zamanla karadeniz’in de ekolojik yapısı bozulacaktır. tuna nehri’nin karadeniz’i kirlettiğinden şikâyetçi olan türkiye kendi eliyle yaptığı ikinci bir boğaz ile bu kirliliği kendi evinin içerisine, yani marmara’ya taşınmış olacaktır. bu durum marmara’nın ölü bir denize dönüşmesi ile sonuçlanabilecektir.”

2011'de greenpeace akdeniz genel direktörü görevinde olan uygar özesmi deniz kimyasındaki ve tuzluluk oranlarındaki değişimlere bağlı olarak “milyonlarca yıldır buraya uyum sağlamış balık popülasyonlarının çok ciddi şekilde etkilenmesi, bunun sonucuna balık popülasyonlarında ciddi düşüşler yaşanmasına neden olabilir” görüşünde.

“yer altı suyu kaybına yol açabilir”

2istanbul teknik üniversitesi jeoloji mühendisliği öğretim üyesi prof. dr. naci görür bilgi üniversitesi’nde yaptığı konuşmada “deprem bekleyen bir kentte canınızın istediğini yapamazsınız, öyle bir lüksünüz yok. sizin işiniz riski artırmak değil, azaltmaktır. kanal istanbul gibi projeleri yapıp insanları bu bölgeye göç etmeye zorlarsanız, daha fazla bina, daha fazla yapı yaparsanız riski arttırırsınız. inanılmayacak boyutta kazı, dolgu, dinamit ve iş makinesi kullanımı, gürültü, eksoz, yapacağınız güzergah boyunca oluşabilecek kayma, göçük oluşacak. doğu trakya’nın drenaj sistemini tümüyle etkileyecek, sadece yer altı suyu kaybı bile istanbul’u yaşanmaz hale getirebilir” dedi.

uygar özesmi ise “istanbul’un şu an zaten bir su sorunu var. melen’den koca borularla istanbul’a su getiriyoruz ve melen çayı’nın suyunu çalmış oluyoruz. aynı şeyi trakya’da yapıyoruz. istanbul’un ekolojik ayak izine baktığımız zaman bütün ülke kaynaklarını bir şekilde sömürerek oraları fakirleştiriyor. dolayısıyla böyle bir kanal da bunun devamı. bu istanbul’u susuz bırakacak bir projedir. istanbul’a ikinci bir boğaz yapılmıyor, istanbul’un elinden suyu alınıyor.” yorumunda bulundu.

“montrö tartışılır duruma gelebilir”

3bilgi üniversitesi öğretim üyesi yrd. doç. dr. dolunay özbek milliyet gazetesine konu hakkında yaptığı değerlendirmede “montrö sözleşmesi’nin düzenlediği konu ege denizi ile karadeniz arasındaki ulaştırmadır. bir alternatif inşa edilmiş olması boğaz statüsünü değiştirmez. bu da, boğazdan geçişinin yasaklanamayacağı anlamına gelir.” dedi. özbek, bilgi üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada ise “montrö Sözleşmesi’nde kurulan bir denge var. sözleşme kalktığı zaman, direkt türkiye’nin lehine kabul edilmiş bazı askeri hükümler de gidecek.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

ilginizi çekebilir

bunu da okuyunmukayese: çanakkale 1915 köprüsü ile ilgili hükümet ve meslek odalarının 5 açıklaması1915 çanakkale köprüsü’nün temeli 18 mart 2017'de atıldı. hükümet kanadından ve meslek odalarından yetkililerin projeye…bunu da okuyun · mediumkuzey - 140journoskürşad bayhan'ın istanbul'un kuzeyindeki değişimi incelediği görsel hikayesi. bir 140journos SO #ongoing projesi…