araştırma arşivi · 2017-01-21

night blind

blood sport, yani kan sporları. insan-insan, hayvan-insan ya da hayvan-hayvan olarak üçe ayrılan kan sporları ahtapot güreşi, gladyatör…

blood sport, yani kan sporları. insan-insan, hayvan-insan ya da hayvan-hayvan olarak üçe ayrılan kan sporları ahtapot güreşi, gladyatör dövüşü, boks ya da örümcek dövüşü gibi çok sayıda tür içeriyor. evet, dünya üzerinde iş başvuru formundaki hobi kutucuğuna “sığ sularda dev ahtapotlarla güreşmek” ya da “savaşçı örümcekler eğitmek” gibi cevaplar yazan insanlar var. bir de köpek dövüştürenler. youtube aramalarınızda türkçe anahtar kelimelerle 20.600.000 video içerik bulabileceğiniz kadar köpek dövüşü ilgilisi. şehre tepeden bakan ormanlık bir arazinin tam ortasında olup bitenlerden bahsetmeden önce küçük bir uyarı, okumakta olduğunuz yazı bir köpek dövüşü incelemesi değil.

(fotoğraf öyküsü: çağdaş erdoğan, fotoğraf editörü: kürşad bayhan/140journos, yazı: dilan karadağ/140journos)

siz bu satırları okurken, şehrin kalan ormanlık arazilerinden birinde, farklı noktalardan ve bambaşka hayatlardan gelen onlarca insan ellerinde cep telefonlarıyla rakibini öldürmek üzere büyüttüğü ‘oğlunu’ ya da ‘kızını’ izliyor olabilir… taşı-toprağı altın istanbul’da köpek dövüşü bahisleri uzunca bir süredir birilerinin profesyonel uğraşısı. mafyası, tekeli, yeni yetmesi, usta eğitmeniyle birbirini besleyen kocaman bir ağ. peki süreç nasıl işliyor?

doğduklarından kısa bir süre sonra büyüyecekleri evlere dağıtılan köpeklerin cinsi daima pitbull. ilk ‘müsabakalarına’ yetiştirildikleri yolculukları, bebekken başlıyor. cesur olmaları için kulaklarının uçları kesilip, kendilerine yediriliyor ve her an zarar görebilecekleri paranoyasıyla giderek anti-sosyalleştiriliyorlar. (tanıdık geldi mi?) ‘saldırganlık doğasında var’ söylemlerini sonlandırmak için bunlar yeterli. “bir bebekten katil yaratan dünyayı” yakından tanıyoruz. ‘antremanlar’ ve köpeğin öfke duygusunu tetikleyen ‘egzersizlerle’ geçen 1,5 yıl sonunda bahis dövüşleri başlıyor. o büyük ana dek her köpeğe, küçük dövüşlerde elde ettiği skorlardan oluşan bir özgeçmiş hazırlanıyor. dövüş esnasında köpekler yalnızca birbirlerine kilitlendikleri an ayrılıyorlar, bunun dışında yaklaşık bir saat boyunca müdahale edilmiyor. her maçın bir galibi olmak zorunda; sahibinin ismini yüceltemeyen köpek, ölüme ya da yeni bir sahibe mahkum. kadınların büyüttüğü köpekler dövüşmüyor nitekim kadınlar da köpeklerini dövüş için yetiştirmek istemiyorlar. iyi bir pitbull sahibi olmakla porsche sahibi olmak arasında hiçbir fark yok ve hayatı için yalnızca şampiyon bir pitbull dileyen azımsanamayacak kadar genç var.

okumakta olduğunuz yazı bir köpek dövüşü incelemesi değil. güç, iktidar ve şiddet döngüsünün kan donduran bir izdüşümü. modern dünyanın bu döngüye hiçbir zaman son vermediği, gözden uzaklaştırıp olağan kılarak daima beslediği gerçeği.

şiddeti olanca çıplaklığıyla görmeyi reddederiz. fakat olur ve daima oradadır. ifşa ise beklenenin aksine harekete geçirmez, görmezden geldiklerimizi bir kez daha açığa çıkarır ve yalnızca yeniden suçlu olduğumuzu hatırlatır. köpek dövüşü fotoğraflarıyla hiddetlenip, hindi fümeli leziz bir sandviç hazırlarız çünkü bazı hayvanları sever, bazılarını severek yeriz. hayatımızı vegan sürdürürken ikili ilişkilerimizi mülk edinir, tahakküm kurmaktan başka bir iletişim biçimi geliştirmeyiz. üzerimize yağan bombalar çoğu zaman sadece şükür duygumuzu harekete geçirir. zulme uğrayanlar kitleler haline geldikçe nesneleşir, seyirlik olurlar. bilmek, eylemi beraberinde getirmek zorunda değildir. onca adaletsizliğe tahammül edebilmenin ilk yolunu seçer, tüm bunları hayatın bir başka gerçeği olarak normalleştiririz. hiçbirimiz tek kurşunla, mağlup köpeğinin hayatına son veren şiddetin bir parçası olamayız fakat hangimiz toplumsal rollerimizle şiddeti beslemediğinden, iktidarı taşımadığından emin olabilir? sınırlar nerede başlar, nerede biter? şiddet pornosu nasıl en çok arzulanan olarak kalmaya devam eder?

belki de yol, iktidarın anti’si olmak yerine kendi dilimizi geliştirebildiğimiz an başlıyor. varoluşunu iktidar üzerinden konumlandırmak değil, kendi hikayeni yaratabilmek gerekiyor.

2 dakikalık sohbet: fotoğrafçı çağdaş erdoğan ile tanık olduğu köpek dövüşü ve “night blind” fotoğraf öyküsü üzerine