araştırma arşivi · 2017-07-20

ohal’in bilançosu

15 temmuz darbe girişimi’nin ardından ilan edilen ve iki yıl süren olağanüstü hal uygulaması süresince en sık gündeme gelen konu başlıkları…

15 temmuz darbe girişimi’nin ardından ilan edilen ve iki yıl süren olağanüstü hal uygulaması süresince en sık gündeme gelen konu başlıkları ve siyasetçilerin açıklamalarını derledik.

bunu da okuyun · mediumBir Neslin Yanıtını Aradığı Soru: “OHAL Nedir?”Askeri darbe girişimin ardından hükümet 20 Temmuz 2016 akşamı olağanüstü hal ilan etme kararı aldı…

soruşturmalar ve ihraçlara ilişkin sayısal bilgiler

erdoğan, darbe girişiminin birinci yıldönümünde istanbul’daki etkinlikte yaptığı konuşmada devam eden soruşturmalara, kamudan ihraçlara ve kurum kapatmalara ilişkin sayısal bilgileri paylaştı:

“darbe gününden bugüne kadar, 134 bine yakın kişi gözaltına alınıp sorgulandı ve bunlardan 50 bin 400'ü tutuklandı. kaçak durumda olan 8 bin 500'e yakın örgüt üyesiyle ilgili yakalama kararı bulunuyor. fetö ile bağlantısı tespit edilen dernek, vakıf, okul, dershane, sendika, üniversite, medya organı gibi 5 binin üzerinde kuruluş kapatıldı, mal varlıkları da hazineye yani millete devredildi.”
“şu ana kadar tsk, emniyet teşkilatı, milli eğitim, sağlık bakanlığı, yargı, üniversiteler başta olmak üzere kamu kurumlarıyla ilişiği kesilen fetö mensuplarının sayısı 111 bini buldu. açığa alınmış olan 38 bin kişiyle ilgili araştırmalar da devam ediyor.”

disk’in “ohal’in çalışma hayatına etkileri” raporundaki değerlendirme ise şu şekilde:

“ohal’le birlikte 5 bin 602’si akademisyen olmak üzere 112 bin 863 kamu emekçisi görevinden ihraç edildi. çalışma izni iptal edilen özel öğretim kurumları çalışan 22 bin 474 kişi eklendiğinde bu 135 bin 337’ye yükseldi. tmsf’ye devredilen şirket ve kuruluşlarda çalışan işçi sayısı 44 bin 888 oldu. işsiz kalan tahmini gazeteci sayısı ise 2 bin 308. ohal ve khk’lere bağlı olarak intihar eden kişi sayısı 36. ihraç edilen akademisyenlerin bir bölümünü ise barış bildirisi imzacıları oluşturdu. imzacı 400’e yakın akademisyen görevinden ihraç edildi, işten çıkarıldı, istifa veya emekliliğe zorlanarak üniversitelerden uzaklaştırıldı. kamu görevinden ihraç edilen akademisyenlerin büyük bölümü kesk’e bağlı eğitim sen ve ses’e bağlı sendikaların üyeleri oldu.”

bunu da okuyun · medium115'i barış için akademisyenler imzacısı 330 akademisyen ihraç edildi7 şubat 2017'de yayımlanan khk ile ihraç edilen 4.464 kamu görevlisinden 330'u akademisyen. bu akademisyenlerden 115'i…bunu da okuyun · mediumkhk ile ihraç edilen akademisyenler için ankara üniversitesi’nde eylemankara üniversitesi’ndeki barış için akademisyenler insiyatifini imzalayan akademisyenlerin tümü 7 şubat’ta yayımlanan…

disk’in “ohal’in iki yılının ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına rtkileri” adlı raporundaki güncel veriler ise şu şekilde:

bu bilgilerin yanı sıra çeşitli basın yayın kuruluşları tarafından aktarılan haberlerde sürecin bilançosu şu şekilde karşımıza çıkıyor çıkıyor:

hürriyet

adalet bakanlığı’nın verilerine göre 10 temmuz’a (2018) kadar fetö/pdy özelinde soruşturma aşamasındaki dosya sayısı 100 bin 661’e yükselirken, kovuşturma (yargılama) aşamasına gelen dosya sayısı 48 bin 390. tutuklu sayısı 20 bin 8, hükümlü sayısı 13 bin 362’ye ulaştı. fetö’den toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 33 bin 308. fetö tutuklularının mesleklerine göre dağılımı ise şöyle:

-705 hâkim ve savcı
-78 yargıtay üyesi
-26 danıştay üyesi
-2 anayasa mahkemesi üyesi
-51 mülki idare amiri
-6 bin 954 asker
-5 bin 130 emniyet personeli
-116 ceza ve tevkif evleri genel müdürlüğü personeli
-6 bin 587 öğretmen
-317 avukat
-398 doktor

ohal kapsamında yayımlanan khk’larla 107 bin 175’i kamu görevinden ihraç olmak üzere toplam 111 bin 895 tedbir işlemi gerçekleşti.

habertürk

“…darbe girişiminin hemen ardından ilan edilen ohal kapsamında bugüne kadar yayımlanan 32 kanun hükmünde kararname ile 125 bin 800 kamu görevlisi meslekten ihraç edilirken çok sayıda yayın kuruluşu, vakıf ve dermek de kapatıldı. darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında şu ana kadar 446 bin kişi hakkında işlem yapıldı. halen 100 bin 661 soruşturma, 48 bin 390 ise dava bulunuyor. fetö’den cezaevlerinde bulunanların sayısı ise 33 bin 308. ülke genelinde açılan 289 darbe davasından 187'si karara bağlanırken, şu ana kadar 62'si general 2 bin 263 asker darbe suçundan mahkum edildi.”

ohal sürecindeki ihraçlara ilişkin kim ne dedi?

cumhurbaşkanı erdoğan, eylül 2016'da çin’de düzenlenen g-20 zirvesi’nden türkiye’ye dönüşünde uçakta bulunan gazetecilerin “fetö ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği, asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği söyleniyor” sorusu üzerine “bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. ‘ben bir şey atayım da nasılsa tutar’ diyenler var. bazıları böyle yapıyor. özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. bazen fırsat bulduğumda tv’leri izliyorum. öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. bunlar doğru şeyler değil. bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım.” yanıtını vermişti.

bunu da okuyun · mediumErdoğan, Çin Dönüşü Uçakta Açıklamalarda BulunduErdoğan, Çin’de düzenlenen G-20 Zirvesi’nden Türkiye’ye dönüşünde uçakta bulunan gazetecilere açıklamalarda bulundu.

başbakan binali yıldırım ise şubat 2017'de gazete, televizyon ve internet haber sitelerinin genel yayın yönetmenleriyle yaptığı toplantıda ihraçlara ilişkin yöneltilen “öncesinde ince elenip sık dokunulamaz mıydı?” sorusuna cevap verdi.

“ teker teker inceleme şansımız yok.‘şu şu kriterlere göre işlem yapın’ diyoruz. iki unsur var. bölücü terör ilgili ve fetö ile irtibat unsur. gönlümüz arzu ediyor ki, hiç hata yapmayalım. ama büyük bir travma ve olayda hatalar oluyor mu? oluyor. oran yüksek değil. kişilerin kimliğinden kaynaklanan algı olabilir. haksızlıklar varsa düzelecek. akademik çevrelerde bu şikâyetler geliyor.”

15 temmuz’un yıl dönümü etkinlikleri kapsamındaki ‘bir insan hakları ihlali olarak 15 temmuz’ panelinde konuşan cumhurbaşkanı erdoğan, “batılı yöneticilerin, türkiye’de ihraç edilen fetö mensubu memurları sorduğunu” aktardı:

“sordukları, ‘bu kadar kişi işlerinden edildi, bunların bundan sonra imkânları, ihtiyaçları nasıl karşılanacak?’ gitsin özel sektörde çalışsın, bize ne, onu mu düşüneceğiz bir de? gitsin özel sektörde çalışsın. devlet mi besleyecek bunları? devlet besledi, devlete ihanet ettiler bunlar. zaten türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir. bu 657’nin de eğer bir mutabakat sağlanabilse, aynen batıda olduğu gibi 657’nin memur-işçi ayrımı değil tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.”

ohal komisyonu tartışmaları

23 ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 685 sayılı kanun hükmünde kararname ile olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonu kuruldu. komisyon çalışmalarına 17 temmuz 2017 itibarıyla başladı. komisyonun khk ile meslekten ihraç edilenlere ilişkin ilk kararlarını verdiği 22 aralık’ta kamuoyuna duyuruldu. kararlar arasında, hem mesleğe iade, hem de başvurunun reddi yönünde hükümler yer aldı.

komisyon, askeri okullardan ilişiği kesilen öğrencilerin başvurularının kabul edilmemesiyle de gündeme geldi. “komisyonun yalnızca khk’larda isimleri bulunan kişilerden başvuru alabileceği, ilişiği kesilen askeri öğrencilerinin isimleri khk’larda yer almadığı için, başvuruda bulunamayacakları” gerekçesiyle başvuru talepleri reddedildi.

ohal işlemleri inceleme komisyonu’nun kurulmasıyla, avrupa insan hakları mahkemesi, khk ile yapılan işlemlere ilişkin başvurulardan 12 bin 600’ünü, reddetti. aihm tarafından bu konuda alınan kararların gerekçesi “tüm iç hukuk yollarının tüketilmemesi”. 31 mayıs 2017 tarihinde türkiye aleyhine aihm önünde bekleyen derdest başvuru sayısı 24.600 iken, 30 haziran 2017 tarihi itibarıyla bu sayı 12,000'e düştü.

hürriyet gazetesi’nin “rakamlarla 15 temmuz” derlemesine göre, komisyona haziran sonuna kadar (2018) yapılan başvuru sayısı 108 bin 905. komisyon tarafından verilen karar sayısı 21 bin 500, incelemesi devam eden başvuru sayısı 87 bin 405. 2 bin ön inceleme kararı verilirken, 1300 kabul, 18 bin 200 ret kararı alınmıştı. 10 temmuz 2018 itibariyle ohal komisyonu önünde bekleyen dosya sayısı 84 bin 905.

bunu da okuyun · mediumAİHM, Öğretmenlikten İhraç Edilen Akif Zihni’nin Başvurusunu ReddettiAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile “FETÖ üyesi olduğu” iddiasıyla …

khk’lara ilişkin mecliste de bir komisyon kurulması konusu ekim 2016'da gündeme gelmiş, chp’li özgür özel izlenen yöntemi eleştirmişti.

chp lideri kemal kılıçdaroğlu da, ohal komisyonu hakkındaki itirazını 2 mayıs 2017'de dile getirdi.

“bir komisyon kurulması öngörüldü, bu komisyonda görev alacakların hiçbir sorumluluğu olmayacak. bu komisyon ne yapacak, tek kişiye bakacak, oradan alacağı talimata bakacak. hak, hukuk ve adalet kavramları türkiye’de artık yoktur.”

ohal komisyonu’nu habertürk yazarı muharrem sarıkaya “kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında karar verecek tek organ” ifadesiyle tanımlıyor. komisyonun çalışmalarıyla ilgili edindiği bilgileri ve izlenimlerini kaleme alan sarıkaya’nın aktardıkları şu şekilde:

“öncelikle, ‘eleştirileri hak etmedikleri’ düşüncesindeler. bir taraftan bilgi, belge derleyip, diğer yandan bir mahkeme gibi hüküm veren olarak ellerinden geleni yaptıkları inancındalar.
‘komisyon’un haftada 4 kez toplanıp, her birinde 300 karar aldığı, haftada 1200, yılda 60 bin dosyayı sonuçlandırarak hiçbir mahkemenin yapamayacağını gerçekleştirdiği’ kanaatindeler…
bütün bunları da 6 üye, 80 raportörden oluşan 240 kişi ile yerine getirmişler. bina ve bilgisayar yazılımları dahil 6 ay içinde kurdukları sistem sayesinde karar alır hale geldiklerini, bir yıllın içine bu sürenin de eklenmesi gerektiğini belirttiler.
gezdik, gördük, dinledik; hatta kararların alınış sürecini gözlemledik… buna göre elektronik ortamda başvurular alındıktan sonra 20 farklı kurumdan gelen görüşler kişi dosyasına ekleniyor. hepsi de emek ve titizlik isteyen, insana ilişkin karar olduğu için de hatayı affetmeyen çabalar…
örneklemelerden de gördük ki karar alınırken eşinin veya yakınının fetö veya terör örgütleriyle ilişkisine bakılmamış… suçun bireyselliğinden yola çıkılmış…
ancak diğer yandan terör örgütleriyle ilişkisi olmamakla birlikte yanlışlıkla ihraç edilen, ekonomik özgürlüğü elinden alınmış veya toplum içinde dışlanmış binlerce kişi var.”
örneğin ohal komisyonu, 125 bin 678’i kamu görevinden atılan olmak üzere 131 bin 922 dosyadan 26 binini sonuçlandırdı. başvuranlardan 1560’ını haklı bulup kurumuna iade etti…
meselenin özü de burada başlıyor. çünkü 26 bin kişiden 1560’ının haksız yere ihraç edildiği sonucuna varılmış ise 84 bin kişiden de belki 6 bin veya fazlası iade edilecek. haklarındaki kararın alınması için öngörülen ikinci yılın sonunda dosyası haklı bulunan kişi bu dönemde en azından ekonomik özgürlüğünden yoksun olacak.”

ohal’de ekonominin durumuna ilişkin kim ne dedi?

anadolu ajansı, 13 temmuz 2017'de yayınladığı derlemede “ohal süresince şirket faaliyetlerinden, bankacılık sektörüne, istihdamdan yatırımlara ekonomiyi ilgilendiren birçok konuda khk yayımlandığını; darbe girişiminin türkiye ekonomisinde yarattığı tahribatların, hükümet tarafından alınan tedbirler, getirilen teşvikler ve bu khk’lar ile büyük ölçüde giderildiğini” yazdı.

cumhurbaşkanı erdoğan, 12 temmuz 2017'de katıldığı uluslararası yatırımcılarla istişare toplantısında ohal süresince grevlere müsaade etmediklerini söyledi.

“milletimizin verdiği yetkiyle de olağanüstü hali biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. soruyorum, iş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, bir aksamanız var mı? biz göreve geldiğimizde, 15 sene önce türkiye’de olağanüstü hal vardı ama bütün fabrikalar hep grev tehdidi altındaydı. hatırlayın o günleri ama şimdi böyle bir şey var mı? tam aksine, şimdi grev tehdidi olan yere biz ohal’den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. diyoruz ki ‘hayır, burada greve müsaade etmiyoruz çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız.’ bunun için kullanıyoruz biz ohal’i.”
bunu da okuyun · mediumUlaşımda Grev Ertelemeye İzin Veren KHK’ya Sendikalar Tepki Gösterdiİzmir’de İZBAN grevinin sona ermesinden bir hafta sonra, Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlar Kurulu’na şehir içi ula…

erdoğan, 18 mayıs tarihinde de tüsiad yüksek istişare konseyi toplantısı’nda da ohal konusunu gündeme getirmişti.

“ohal konusundaki endişelerinizi, ben tabii anlamakta biraz zorlanıyorum. acaba ohal, şu ana kadar bizim sanayicilerimizin, iş adamlarımızın, neyini engelledi? eğer olağanüstü hal, bizim iş adamlarımızın, sanayicilerimizin şu andaki işlevini engelliyorsa, oturur onu konuşuruz ama böyle bir şey söz konusu değil. biz göreve geldiğimizde güneydoğu’da yine olağanüstü hal vardı ama orada sıkıntı vardı. ben o bölgeyi dolaşırken oradaki vatandaşlar, ‘şu olağanüstü hali kaldırın, çünkü buradaki sıkıntılarımız büyük’ dedikleri zaman haklı olduklarını gördük ve 1 ay içinde biz olağanüstü hal’i kaldırdık ama şuandaki olağanüstü hal, tam aksine, türkiye’de bütün işlerin çok daha sağlıklı bir şekilde yürümesine yönelik atılmış bir adımdır.”

iktidar tarafından gelen bu açıklamaların aksine, muhalefet ohal’in ekonomiyi kötü etkilediği düşüncesinde.

kasım 2016'da “ohal türkiye ekonomisini batırıyor” eleştirisinde bulunan chp’li selin sayek böke şu ifadeleri kullanmıştı:

“türk lirası’nın dolar’a karşı değer kaybına baktığınızda keskin artış, 3 ekim’de başlıyor. 3 ekim’de türkiye’de ne olduğuna baktığınızda, bu krizin türkiye’nin krizi olduğu da apaçık ortaya çıkıyor. 3 ekim, benzer bir mikrofondan hükümet sözcüsünün ohal’in uzatılacağını türkiye’ye haber verdiği gün. ohal’i uzatma kararıyla başlayan türk lirasındaki değer kaybı, devamında gelen hukuksuzlukla, dış dünyadan kopartan gerginlikle, demokrasiden uzaklaştıran her adımla değer kaybetti”
bunu da okuyun · mediumSelin Sayek Böke Türkiye’nin Ekonomik Krizin Eşiğinde Durduğunu SöylediCHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, Türkiye’nin bir ekonomik krizin eşiğinde durduğunu söyleyerek, “Bu kriz, küresel bir…

böke, ocak 2017'de eleştirilerini tekrar ederek “3 ekim tarihinden bugüne kadar 3 ay içerisinde türk lirası yüzde 20 değer kaybetti, bugün itibarıyla döviz 3,60'a dayandı. ohal rejimi sürekli kılındıkça, ohal’de ısrar edildikçe 3,80'leri görmemiz maalesef bir gerçeğe dönüşecek.” ifadelerini kullandı.

chp balıkesir milletvekili mehmet tüm ise mart ayında tbmm’de verdiği soru önergesinde “7 aylık ohal sürecinde 1180 işçinin hayatını kaybettiğini” belirtirken, “geçen yılın aynı dönemine göre işçi ölümlerinde %14’lük artış olduğunusöyledi.

chp genel başkan yardımcısı yasemin öney cankurtaran ise 6 aralık 2016'da “ekonomideki sıkıntılar ohal baskısıyla gizlenmeye çalışılıyor. biliyorsunuz ohal süresince iflas ertelemeler yasaklandı. bu nedenle krizdeki pek çok şirket iflas veremiyor. ama nereye kadar? ohal’in ardından binlerce şirket iflas açıklayıp, bir çok insanın işsiz kalmasına neden olabilir. patlayan krediler, tahsil edilmeyen alacaklar 90’lardaki gibi çek senet tahsilatı yapan suç örgütlerinin artmasına, ticaret hayatında sorunlara neden olabilir. bu tablonun sorumlusu hükümettir” dedi.

chp genel başkan yardımcısı çetin osman budak, 24 ocak 2017'de “684 sayılı khk ile kamu varlıklarının ve imtiyazlarının sınırsız şekilde bakanlar kurulu tarafından varlık fonu’na aktarılmasının yolu açıldı. milli piyango ile ohal’in ilgisi var mı? at yarışlarıyla ohal’in ilgisi var mı? hayır. anayasa hükmü açıkça çiğneniyor. neden? çünkü akp kendi siyasi ömrünü uzatabilmek için kamu varlıklarını hesapsız kitapsız, denetimsiz satmak istiyor. bunun için varlık fonu kurdu, şimdi de ohal bahanesiyle kamunun tüm varlıklarını, haklarını buraya transfer ediyor. bu bir yönetim anlayışının göstergesidir. kamu varlıklarının yangından mal kaçırır gibi satılmaya çalışılması, ohal keyfiliğinin, ohal fırsatçılığının kanıtıdır” eleştirisinde bulundu.

hdp eş genel başkanı serpil kemalbay da 6 haziran 2017 tarihindeki grup toplantısında grev yasaklarına değindi.

“anayasal hak olan grev hakkı ‘milli güvenliği tehdit’ gerekçesi ile yasaklanıyor. cam işçisinin milli güvenlikle ne alakası var? grev haktır, yasaklanması demokratik hakkın gasp edilmesidir. görülüyor ki devlet ve sermaye el ele vermiş ohal’i işçiye karşı kullanmakta. ohal işçiye sopa, patrona kalkan olmaktadır.”

chp’ye göre, ohal’de en az 154 bin işçinin grev hakkı engellendi.

hdp’li sezai temelli 23 temmuz 2016'daki yazısında “(ekonomideki) geçici hamleleri ohal döneminde büyük olasılıkla emekçilere yönelik uygulamalar izleyecektir. emekçilerin haklarına doğrudan kısıtlama getiren bu uygulamaya bağlı olarak işverenlerin maliyetlerini düşürmeye yönelik hamleler gecikmeyecektir. 15 temmuz öncesi başlayan güvencesizleştirme uygulamalarına şimdi doğrudan hak mahrumiyetlerine yol açacak uygulamalar da eklenecektir. bunların başında 657 sayılı yasada yapılacak değişiklikler ile kıdem tazminatı uygulaması alanında yapılacak değişiklikler gelecektir.” eleştirisinde bulunmuştu.

içişleri bakanı süleyman soylu, 15 nisan 2018'de ak parti trabzon gençlik kolları 5. olağan kongresi’nde yaptığı konuşmada ohal’e ilişkin şunları söyledi: “türkiye’de olağanüstü hal oldu. trabzon’a gelen turist sayısı olağanüstü halde yüzde 125 arttı. antalya’da yüzde 55 arttı. türkiye genelinde ilk 3 ayda yüzde 34 arttı. elin adamı türkiye’ye güveniyor ama maalesef türkiye’de siyaset yaptığını zannedenler, türkiye’ye itibar etmiyorlar. biz olağanüstü halde 15 temmuz’dan sonra 2017 yılında yüzde 7,4 büyüdük. i̇stihdamımız bir o kadar arttı ve insanımız iş buldu.”

ohal’in ‘günlük hayat’a etkisine dair açıklamalar

erdoğan, 3 haziran 2016'da katıldığı müsiad toplantısında “terörist olmayan için olağanüstü hal yok hükmündedir. bunu böyle bilelim. terörle mücadelenin gerektirdiği kadar da bu uygulama devam edecektir.” ifadelerini kullandı:

“herkes görüyor ve biliyor ki olağanüstü hal sadece terörle mücadele için vardır. bugüne kadar hangi iş adamımızın, hangi vatandaşımızın herhangi bir işi, gücü, hakkı, hukuku olağanüstü halden dolayı zarar görmüştür? bunu bilelim. i̇nsanlarımızın günlük hayatında aksayan, onları rahatsız eden herhangi bir şey var mı? yok. böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir.”

binali yıldırım, ohal ilanının ertesi günü “alınan bu karar halkımızın gündelik hayatına yönelik olmayıp, devletin mekanizmalarının düzenli ve hızlı işleyişine yöneliktir.” derken demokrasi nöbetlerinin sürdüğü sırada katıldığı cnn türk yayınında da “ohal’i biz kendimize ilan ettik. yoksa her gün vatandaş gündüz işinde gücünde, gece meydanlarda eğleniyor, nöbette.” ifadelerini kullandı.

chp’li veli ağbaba, 14 temmuz 2017'de binali yıldırım’ın sözlerini eleştirilerek “ülke bir yıldır fiili bir sivil darbe hükümetinin olağanüstü khk’larıyla yönetilmektedir.” açıklamasında bulundu:

“başbakan yıldırım ‘biz ohal’i devlete ilan ettik millete değil’ demiştir. yaşanan bir yıllık süreçte gerçekleşen uygulamalarsa bu söylemin tam aksine cereyan etmiştir. bir yıllık bu süreçte hepimizin, ülkedeki tüm yurttaşların yaşamını doğrudan etkileyecek sınırlamalar ve yasaklarla karşı karşıya kalınmıştır.
akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın bir parçası olmuş, sokakta türkü söylemekten, zeytinli rock festivaline, semah dönmekten, açık alandaki düğünlere, lise pilav gününe varana kadar çok çeşitli yasaklarla her gün karşılaşılır hale gelinmiştir. hatta öyle ironik bir hal almıştır ki, bir üniversitemizin hukuk fakültesinde düzenlenen ‘ohal hukuku’ konulu panel ohal’den dolayı yasaklanmıştır.
ohal yasakları akıl dışı olduğu gibi vicdanları da yaralayan bir hale gelmiştir. suruç anmasından 10 ekim anmasına, soma anmasından, roboski’ye insanların kaybettiği yakınlarını anmasına ve ağıt yakmasına dahi izin verilmemiştir. tüm bunların yanında khk’lar ile kış lastiğinden lazer epilasyonlara kadar yaşamın her alanına da müdahil olunmuştur.”
bunu da okuyun · mediumYozgat’ta Alkollü Mekanlar OHAL Süresince KapatıldıYozgat Valiliği İl Olağanüstü Hal Bürosu, il genelinde faaliyet gösteren, alkollü içecek tüketilen umuma açık mekanlar…

adalet bakanı bekir bozdağ ise, 11 ekim 2016'da “türkiye’nin hiçbir yerinde vatandaşımız olağanüstü halin uygulamalarına muhatap kılınmamıştır. sadece birkaç yerde bazı münferit hadiseler olmuştur, onlarla ilgili de hükümetimiz gerekli tedbirleri almıştır.” açıklamasında bulundu.

chp genel başkan yardımcısı zeynep altıok, 16 ekim 2017 tarihinde “ohal’in, keyfi tutumlar ve khk’lar eliyle kültür ve sanat çevrelerine yönelik ağır bir saldırıya dönüştüğünü” belirterek “ohal’in ilan edildiği günden bugüne, üreten ve sorgulayan kişilere yönelik keyfi bir uygulama olduğunu, tiyatroların, kütüphanelerin, kültür ve sanat evlerinin kapatıldığını” söyledi.

“izmir metin altıok kültür sanat evi, yeni kapı tiyatrosu, izmir ali ismail korkmaz kütüphanesi, ayışığı kültür merkezi ve yalova gençlik kültür evi bunlardan sadece bazıları. 25. yılını 300. sayısını geride bırakan türkiye’nin en uzun soluklu kültür sanat dergilerinden evrensel kültür dergisinin de yine benzer bir khk ile kapatılmış olması iktidarın aydınlanma karşıtı tutumla sanata yönelik kıyımının son örnekleridir.”

zeynep altıok’un konuya ilişkin bir diğer açıklaması, hazırladığı ohal’in 1. yıl dönümündeki değerlendirme raporundan:

“istanbul büyükşehir belediyesi’nde muhalif kimlikleriyle bilinen 6 oyuncu ve yönetmen açığa alındı, 17 oyuncu, bir dramaturg, bir müzisyen ve bir koreografın işine son verildi. genco erkal’ın dostlar tiyatrosu’nun sahnelediği ‘nazım ile brecht’ oyunu ohal kapsamında yasaklandı, levent üzümcü’nün oyununa artvin üniversitesi ve artvin valiliği salon vermedi. aralarında devlet tiyatroları’nda dramaturg olarak çalışan eren aysan’ın bulunduğu 4 kültür bakanlığı çalışanı açığa alındı. eren aysan görevine iade edildi. türkiye’nin yetiştirdiği en önemli orkestra şeflerinden ibrahim yazıcı, keman sanatçısı filiz özsoy ve piyanist eser öykü dede 7 şubat 2017 tarihinde khk ile kültür bakanlığı’ndaki kamu görevlerinden ihraç edildi. yazar pelin buzluk ise 29 nisan 2017 tarihli 289 sayılı khk ile enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’ndaki görevinden ihraç edildi.”

süleyman soylu, trabzon’daki konuşmasında ohal sürecindeki etkinlik iptallerine dair şu bilgileri verdi:

“21 ayda, bir önceki olağanüstü hale girmeden önceki 21 ayda, türkiye’de toplam 79 bin 653, yani neredeyse 80 bin etkinlik olmuş. ohal sonrası 21 ayda da toplam etkinlik sayısı 66 bin. arada büyük bir fark yok. ohal’den önceki 21 ayda bu etkinliğe katılan insan sayısı 43 milyon 600 bin, ohal’in içindeki 21 ayda bu etkinliğe katılan insan sayısı 57 milyon 400 bin, yani önceki yılki rakamdan daha fazla. 2911 sayılı kanuna göre izinli yapılan etkinlikler, ohal’den önceki 21 ayda bin 700, ohal’den sonraki 21 ayda bin 650. arada bir fark yok, aynı. yine ifade ediyorum, kanuna aykırı etkinlikler, bakın adamların dertleri nerede, kanuna aykırı etkinlikler ohal’den önceki 21 ayda 6 bin 500, ohal’den sonraki 21 ayda bin 725. legal, meşru, bütün etkinliklere bu ülkede ohal’den önceki 21 ayda ne kadar izin verilmişse, bu ülkede ne kadar yapılmışsa, ohal’den sonraki 21 ayda da aynı şekilde ortaya konuldu ve yapıldı ama ifade etmek istiyorum ohal’den önce 2 bin 453 etkinliğe müdahale edilmiş. ohal esnasında 21 ayda sadece ve sadece 560 etkinliğe müdahale edilmiş. aslında yasaya uyum, kanuna uyum daha iyi bir noktaya gelmiş.”

fransa ve almanya karşılaştırmaları

ak partili numan kurtulmuş, 3 aralık 2016'daki konuşmasında fransa’daki ohal sürecini örnek gösterdi.

‘niye ohal ilan ediyorsunuz?’ diyorlar. fransa’da ohal ilan edildiğinde neden kimseden bir cümle söz duymadık, neden kimse itiraz etmedi? evet, fransa’da olan aşağılık bir terör eylemiydi. tabii ki fransız hükümeti, halkını, devletini korumak için ohal ilan etmekte serbesttir. kendi hukukuna ve avrupa hukukuna dayanarak ohal ilan etti, kimseden bir ses çıkmadı. ama kusura bakmayın, fransa’da, fransa parlamentosunu ya da eyfel kulesi’ni bombalamaya kalkan uçaklar, darbe teşebbüsü yoktu.”

erdoğan da mayıs ayındaki ak parti kongresinde benzer bir görüşü tekrarladı.

“ohal ne zaman kalkacak diyorlar. ben de onlara diyorum ki fransa’da 15–20 tane terörist ayağa kalktı. öldürüldü ve fransa 1–1,5 yıl ohal ilan etti. benim ülkemde devlet yıkılmaya çalışılıyor ve biz 249 şehit veriyoruz, 2 bin 193 gazimiz var. ya siz ne yüzle bize ohal’in ne zaman kalkacağını soruyorsunuz? kalkmayacak. bu ülke huzur ve refaha kavuşuncaya kadar ohal neden kalksın? göreve geldiğimizde uzun yıllar ohal vardı. şimdi ise dün bir bugün iki.”

hdp milletvekili feleknas uca ise 12 aralık 2016'daki meclis konuşmasında iki ülkedeki ohal uygulamalarının farklılıkları olduğunu belirtti:

“hükümet, hep fransa’daki ohal’i örnek veriyor. bakın fransa’daki ohal ile buradaki ohal’in alakası yok. fransa’da ohal kanun hükmünde kararname diye bir kurum yoktur. tam tersine ohal süresince parlamentonun yetkileri artırılmıştır. fransa’daki tek bir gazete kapatılmamıştır. tek bir kurum kapatılmamıştır. teki bir kişi görevinde atılmamıştır. fransa’da kanun hükmünde kararname çıkarılmamıştır. kanun hükmünde kararnamelerle keyfi bir şekilde bir ülkenin yönetilmesi tamamıyla bu topraklara özgüdür.”

almanya, ohal sürecine ilişkin açıklamalarda siyasetçilerin örnek gösterdiği bir diğer ülke.

12 temmuz 2017'de uluslararası 15 temmuz sempozyumu’nda konuşan binali yıldırım da almanya örneğini yineledi:

“hiçbir devlet kendisine sadakat göstermeyenlerle çalışmaz. bu genel kural. almanya birleştiğinde 500 bin devlet çalışanı kapının önüne koydu. kendi içinde hainler olduğunu bile bile nasıl ülkeyi yöneteceksiniz?”

ilginizi çekebilir

bunu da okuyun · mediumTürkiye ve Dünya Ülkelerinin Hapishanelerinde Kaç Mahpus Var?bunu da okuyun · mediumTürkiye’nin AİHM Karnesi