araştırma arşivi · 2017-01-25

soma davası sona erdi

301 madencinin hayatını kaybettiği soma maden faciasına dair dava tamamlandı. davada ilk günden bugüne neler yaşandı?

soma davası sona erdi

301 madencinin hayatını kaybettiği soma maden faciasına dair dava tamamlandı. davada ilk günden bugüne neler yaşandı?

derleme: rana gülnihal genç/140journos stajı, can pürüzsüz/140journos — fotoğraflar: kürşad bayhan/140journos

soma’da ne olmuştu?

13 mayıs 2014'te, soma holding’e bağlı soma kömür işletmeleri a.ş.’nin işlettiği eynez maden ocağında çıkan yangın sonucu 301 işçi hayatını kaybetmişti. yaşamını yitiren madencilerin en genci 18, en yaşlısı ise 53 yaşındaydı. arama kurtarma çalışmaları dört gün sürmüş, faciadan 162 kişi yaralı kurtulmuştu.

28 fotoğrafta soma maden faciası

dava konusu

manisa’nın soma ilçesinde 13 mayıs 2014'te 301 işçi hayatını kaybetti. faciadan sonra başlatılan adli süreçte aralarında soma kömür işletmeleri a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan, genel müdür ramazan doğru ile işletme müdürü akın çelik’in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı.

faciadan yaklaşık 6 ay sonra soma cumhuriyet savcılığı 3 kasım’da fezlekeyi hazırlayıp ağır ceza mahkemesi mevcut bulunan en yakın akhisar cumhuriyet savcılığı’na gönderdi. akhisar cumhuriyet savcılığı ise fezlekeyi inceleyip, hazırlamış olduğu iddianameyi akhisar ağır ceza mahkemesi’ne 10 kasım’da sundu. iddianameyi inceleyen akhisar ağır ceza mahkemesi de 25 kasım’da 4 noksan madde sebebiyle savcılığa iade etti. bunun üzerine akhisar cumhuriyet savcılığı iddianamenin iadesine itiraz etti. iddianame bu defa manisa ağır ceza mahkemesi’ne gönderildi. manisa ağır ceza mahkemesi ise eksikleri iki maddeye indirdi.

soma savcılığı’na dönen dosyada eksiklerin giderilmesi için yeniden çalışma yapıldı. facianın yıldönümüne iki ay kala 2 mart 2015 tarihinde iddianame akhisar ağır ceza mahkemesi’nce kabul edildi. iddianamede, tutuklu 8 kişi için, ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istedi. tutuksuz 37 zanlı için de, ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. ancak bu kişilerden, 25’inin cezalarının, kusur durumundan dolayı üçte bir oranında artırılması talep edildi.

iddianamede, bilirkişi tarafından yapılan incelemeler sonucunda facianın nasıl olduğu şu detaylarla aktarılıyor:

“u3 trafosu etrafında topuk olarak bırakılan kömürün kontrolsüz bir şekilde kendiliğinden yanması sonucu oluşan karbon monoksit gazının temiz hava girişine ulaşması, temiz hava ile temas eden kendiliğinden yanan kömürün tam yanmaya dönüşmesi, bu yangının 4 numaralı kömür nakil bandının bulunduğu yola sirayet ederek bu bölümdeki ve 3 numaralı kömür nakil bandının bulunduğu yoldaki bant, ahşap tahkimat, pvc borular ve elektrik kablolarının tutuşturması ve su ile soğutma çalışmaları sonucu açığa çıkan zehirleyici ve boğucu gazlar olması ve bu gazlarında olay esnasında çalışan işçileri etkilemesi sonucu gerçekleştiği anlaşılmıştır.”

bilirkişi raporuna göre:

iddianamede, 5 eylül 2014 tarihli bilirkişi raporu da yer alıyor. raporda, 20 başlıkta asli veya tali kusur tespit edildi.

kusurları bulunanlar arasında şirketin farklı kademelerindeki yöneticiler, iş güvenliği uzmanları ve devlete bağlı türkiye kömür işletmeleri (tki) ege linyit i̇şletmeleri (eli) baş mühendisi ve kontrol mühendisleri de var.

ancak kusurlu olduğu söylenen kamu görevlileri ile ilgili olarak soma başsavcılığı tarafından ayrı bir soruşturma yürütülüyor. eli baş mühendisleri ve kontrol mühendisleri bu nedenle iddianamede yer almıyor.

raporda öne çıkan bazı başlıklar şunlar:

soma davası 1. set duruşma

13 nisan 2015 tarihinde akhisar ağır ceza mahkemesi’nde dava başladı. tutuklu sanıklar can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle salonda hazır bulundurulmadı.kayıp yakınlarının bu duruma tepkileri üzerine salona polis ekipleri girdi. avukatlar, tutuklu sanıklarının segbis (ses ve görüntü bilişim sistemi)ile değil, yüz yüze dinlenmesini talep etti. ayrıca iddianamenin tüm sanık isimlerini içermediği vurgulandı. kamu görevlilerine dair sorgulanmanın durumunun öğrenilmesi ve tüm idari ve siyasi sorumluların yargılanması talep edildi. mahkeme tutuklu sanıklarının yüz yüze dinlenmek üzere salonda hazır bulunmasına karar verdi.

15 nisan günü görülen ikinci oturumdan itibaren tutuklu sanıklar salonda hazır bulundu.

dava sırasında okunan iddianamede sanıkların sorumluluk kabul etmediği, denetçilerin ocaklara inmediği ve normal seyretmesi gereken teknik değerlerin artması durumunda üretimi durdurmamak için önlem alınmadığı ifadeleri dikkat çekti. sanıkların sözlü ifadelerinde, kaza ile ilgili sorumluluk reddedilirken, kimi ifadelerdeki çelişkiler ve önlem alınmadığına dair itiraf niteliğindeki ifadeler dikkat çekti. bazı sanıklar yaptıkları iş için eğitim almadıklarını ve teknik malzemelerinin son 9 seneye varan sürelerdir kontrol edilmediğini belirtti.

sanık avukatları, işletmede her şeyin yolunda olup kazanın aniden meydana geldiğini, çeşitli örgütlerin soma’yı kullanarak bir sabotaj malzemesi haline getirdiklerini söyledi. ölümlere ilişkin suç tki’ye ve ölen kişilerin kusurlarına atfedildi. müşteki vekilleri ise, düşük maliyet yüksek kar anlayışının asıl sorun olduğunu ve diğer siyasi ve idari sorumluların da yargılanması gerektiğini vurguladı. sanıkların menfaat çatışmasına dikkat çekilirken, tutuksuz sanıkların delil karartma şüphesi bulunduğu belirtildi.

dava dosyasında 1 numaralı sanık olarak yer alan soma kömürleri aş yönetim kurulu başkanı can gürkan’ın okunan savcılık ifadesinde, yönetim kurulu başkanı olarak şirketin strateji, finans, banka ilişkileri, bütçeler, planlama, yatırım ile ilgili konularını takip ettiğini beyan ettiğini bunun dışında teknik konularda sorumluluğun ise yaptıkları iş bölümü gereği yönetim kurulu üyesi ve genel müdürleri ramazan doğru’ya ait olduğunu beyan ettiği görüldü.
 
gürkan’ın şirket olarak iş güvenliğine azami özeni gösterdiklerini iddia ettiği ifadesinde, şu sözlerle kendini savunduğu ortaya çıktı:

“biz şirket olarak iş güvenliği tedbirlerinin alınmasında elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. biz bu işe gerek ben gerekse babam olsun bütün sermayemizi verdik, emeğimizi ortaya koyduk. 6 bin 400 kişiye ekmek kapısı açtık. meydana gelen kazada en çok biz mağdur olduk. bütün yatırımlarımızı güvenlik önlemlerine harcadık. biz bütün işçilerimize, üst düzey amir ve mühendislerimize gerekli eğitimleri verdik. her biri de belgelenmiştir. söz konusu iş yeri devletin güzide maden ocaklarından bir tanesidir. hatta bu maden ocağında profesörler olsun öğrenciler olsun madenle ilgili olarak bilgi amacıyla örnek madenlerden gösterilerek ziyaret edilmektedir. biz iş güvenliği ile ilgili olarak emniyet iş güvenliği başmühendisimiz, iş güvenliği üç vardiya amirimiz iş güvenliğinden sorumlu vardiya amirleri, mühendisleri ve teknikerleri olsun yeterli sayılarda insan çalışmaktadır.”
 
soruşturma safhasında verdiği ifadesinde kazanan an itibariyle neden kaynaklandığını bilmediğini beyan eden gürkan, “benim söz konusu olay ile ilgili olarak kusur ve ihmalimin olduğunu düşünmüyorum. üzerime atılı suçlama olursa kabul etmiyorum” dediği okundu.
 
okunan iddianamede, davanın 2 numaralı sanığı şirket genel müdürü ramazan doğru’nun soruşturma safhasında alınan ifadesinde ise “yönetim kurulu üyesi olduğu ve kurulda yetki devri yapıldığı” iddialarını kabul etmediğini ancak genel müdür olarak sorumluluklara sahip bulunduğunu dile getirdiği okundu.
 
doğru, bununla birlikte söz konusu kazanın öngörülemeyen bir kaza olduğunu, eğer öngörülebilir olsaydı mutlaka gerekli güvenlik önlemlerini alacağını beyan etiği ifadesinde, şu savunmaya yer verdi:

“ben bu işletmede 25 yıldan beri soma havzasında çalışıyorum. ölenlerin çoğunu tanıyorum. hepsi benim canımdan çok sevdiğim çalışanlarımdı. böyle bir elim kaza yaşadık ve çok üzgünüm. bu üzüntümü tarif edemem. keşke bu kazada ben de ölseydim. bu olaydan dolayı vicdani olarak bana gelebilecek her türlü cezaya razıyım. burada kesinlikle kendimi kurtarmak adına savunma yapmıyorum. ben vicdan muhasebesi içerisindeyim. bu olayda bir kusurum olduğunu düşünmüyorum. ve suçsuzum. üzerime isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. savunma ve beyanlarım şu aşamada bundan ibarettir.”

sanık avukatlarının duruşmaların kapalı yapılması yönündeki talepleri ve mahkemeye sunmadıkları ‘dinamit kayıt defteri’ nedeniyle gerginlik yaşandı.

kapalı duruşma talebine tepki gösteren chp milletvekili özgür özel, “annelerin eşlerin hıçkırıklarından, yakarışlarından rahatsız oluyorlar” dedi.

ifade işleminde daha sonra üretimden sorumlu sanıklardan ömer erdoğan’a geçildi. erdoğan, kendilerinin de, mağdur ailelerce suçlansalar bile mağduriyet yaşadığını söylediği sırada araya giren mahkeme başkanı aytaç ballı, “sen orayı bırak, savunmanı yap” diye uyardı. ocakta bu olayın yaşanmasında kusuru olanların cezalandırılmasını ve kendisinin de o kişilerden şikayetçi olduğunu ifade eden ömer erdoğan, “üretim zorlaması yapmadım. üretimin arttığı söyleniyor. bu damar kalınlığı, işçi sayısı, ayak uzunluğu gibi durumlara göre değişir. bunların planlarını yapmadım, ne kadar üretim yapıldığını da bilmem” dedi. kurtarma çalışması sırasında yaşadıklarını anlatan ömer erdoğan’ın, olayın nasıl olduğunun çözülmesi gerektiğini, asıl sorumluların bulunmasını istediği sırada bir işçi yakını, olayın oluşuyla ilgili, “ben yaptım ben” diye bağırdı. klasik ayak vardiyasında üretim amiri olduğunu söyleyen tutuksuz sanıklardan halit sarı ise, “üretim biriminde çalışırım. i̇smail adalı’dan talimat alırım. çıkan kömürün nakliyesini sağlarım. i̇ş güvenliği konusunda her amir, kendi bölgesinden sorumludur. gaz ölçüm, sensör değerleri takibi görevim yoktur” dedi.

24 nisan 2015 tarihli 8. oturumda;

· hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve yaralı kurtulanların davaya katılma taleplerinin kabulüne,

· kesk, disk, tbb, ttb, öhd, shd, muğla, manisa, izmir barolarının davaya katılma taleplerinin reddine,

· asker olan ve ifadesi alınmayan 3 sanığı en yakın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine,

· dosyaya yeni bilirkişi atanmasına,

· keşifle ilgili hazırlık için soma cumhuriyet başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına,

· tutuksuz sanıklar hakkında tutuklama taleplerinin reddine,

· menfaat çatışmasına ilişkin celse arasında karar verilmesine,

· can gürkan ile ilgili sahtecilikten yürüyen dosyanın talebine,

· sanıkların duruşmalarda hazır bulunmasına,

· topçu ve dinamitçi defterlerine el konulmasına, soma cumhuriyet başsavcılığı’na arama el koyma yetkisi verilmesine,

· tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına,

· tutuksuz sanıkların adli kontrol kararlarının kaldırılması talebinin reddine karar verildi.

olayda hayatını kaybeden ramazan sökmen’in resmi nikahsız yaşadığı emine elibol ile türk tabipler birliği, türkiye barolar birliği, di̇sk, kesk, çağdaş hukukçular derneği, manisa, muğla ve izmir baroları, sosyal haklar derneği ve chp manisa milletvekili özgür özel’in davaya katılma talepleri, “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi.

mahkeme heyeti, anayasa mahkemesinin balyoz davasıyla ilgili “tek bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilemez” kararına istinaden yeni bilirkişi raporu için heyet oluşturulmasını, konuyla ilgili basında açıklaması yer almamış, tarafsız, kömür ve madencilikle ilgili bilimsel çalışmalar yayımlamış, çeşitli üniversitelerden profesör ve doçent düzeyinde, maden mühendisleri odasından üç maden mühendisi, istanbul ve ankara üniversitelerinin hukuk fakültelerinden iş hukuku konusunda uzman iki isim bildirmesini kararlaştırdı.

dava 15 haziran 2015 tarihine ertelendi.

soma davası 2. set duruşma

mahkeme aile avukatlarının sanıklar arasındaki menfaat çatışmasına yönelik itirazlarını yerinde buldu. sanık avukatları durum tayini için süre istedi.

mahkemenin sanıklar arasındaki menfaat çatışması yüzünden birlikte temsil edilemeyecekleri kararı üzerine bazı sanık avukatları istifa etti. savcı, sanıklara avukat tutmaları ve dosyaya çalışmaları için süre verilmesini mütalaa verdi. tutuklu sanıklar tahliye talep etti.

16 haziran 2015 tarihli mahkeme ara kararında, sanıklara avukat tutmaları ve dosyaya çalışılması için süre verildi, tüm tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. dava, 18 ağustos 2015'e ertelendi.

soma davası 3. set duruşma

duruşmalar 10 gün sürdü. tutuklu ve tutuksuz sanıkların sorgularında maden ocağının güvenlik önlemleri ve acil durum planına dair bilgi verememeleri, bazı sanıkların görevlerinin duruşmada öğrenmesi dikkat çekti. ifadelerde soma havzasının risklerinin bilindiği, değerlerin normalin üstünde seyrettiği, şirketin ihale almak üzere iktidar partisi mitinglerine işçi götürdüğü ifadeleri öne çıktı.

madenden kurtulan işçilerin ifadelerinde üretimin güvenlikten önce geldiği vurgulandı. şikayetçi olmadığını ifade eden bir işçiye ise salonda tepki gösterildi.

soma kömür i̇şletmeleri a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan suçlamaları reddederek, bütün yatırımlarını iş güvenliğine yaptıklarını ileri sürdü. alev yürümez bantların kazadan sonra ortaya atıldığını söyleyen gürkan, madende 25 yıllık gaz maskeleri kullanıldığına ilişkin iddiaları da reddetti. madenci yakınları, gürkan’a “delil mezarlıkta” diye tepki gösterdi. madenci aileleri kendilerini uyaran mahkeme başkanına da “zaten hep biz susuyoruz” dedi. davada sanık sayısı 46'ya yükseldi.

mahkeme 28 ağustos 2015'teki ara kararı kapsamında, alp gürkan’ın durumunun tekrar değerlendirilmesi için savcıdan yazı istenmesine, daimi nezaretçiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. dava 13 ekim 2015 tarihine ertelendi.

soma davası 4. set duruşma

23 ekim 2015 tarihine kadar devam eden duruşmada olayın tanıkları ve maden alanından yaralı kurtarılan madenciler dinlendi. tanık ve mağdur madencilerin ifadelerinde, kazaya sebep olan ihmallerin geniş bir zamana yayıldığı, tedbir ve eğitimlere önem verilmediği dikkat çekti. savcılıkta verdiği ifadeyi değiştirdiğini ve şikayetçi olmadığını dile getiren madencilerin baskı gördüğü iddia edildi. bir sanık avukatının ise kaza alanını dolaşıp tespitlerde bulunduğu ortaya çıktı ve salonda tepkilere sebep oldu. tanıkların ifadeleri sırasında sanıklar ve avukatlarının doğrudan soru sorması çoğunlukla “sorgu” gibi olduğu gerekçesiyle itirazlara konu oldu. müfettişlerin ve kamu idaresinin ise hala yargılamaya dahil edilmemesi madenci avukatları tarafından tekrar hatırlatıldı ve “eksiklik” olarak nitelendirildi.

davanın 23. oturumunda mağdur sıfatıyla ifade veren ramazan demir, 2006 yılından bu yana madenlerde çalıştığını, 2012 yılından itibaren de eynez ocağında usta olarak üretimde görev aldığını anlattı.

olay günü çalışan sayısının az olması nedeniyle geçici olarak u3 bölgesindeki 4. bantta “şalterci” olarak görevlendirildiğini anlatan demir, saat 14.20 civarında dinamit atıldığını, bir süre sonra 4. bandın şalterine bastığını ancak çalışmadığını ifade etti.

bir süre sonra arkadaşlarının “duman geliyor” dediğini belirten demir, “orada şoka girmişim, ne yaptığımı bilmiyorum. duman gelince kılçık bacaya gittim, benden önce çıkan arkadaşların sesini duyunca yardım istedim. dumandan önce bir patlama sesi duymadım. dinamit atımıyla duman arasındaki zamanı hatırlamıyorum ama dinamit atılan yerle dumanın geldiği yerin alakası yok” diye konuştu.

“benim de iki çocuğum yetim kalabilirdi” diyen demir, mahkeme başkanı aytaç ballı’nın daha önce savcılık, iş müfettişleri ve meclis araştırma komisyonundaki ifadelerinde dinamit patlama saatine ilişkin çelişkili ifadelerde bulunduğunu hatırlatması üzerine, patlama saati konusunda çok emin olmadığını kaydetti.

demir, yoğun çalıştıklarını vurgulayarak, “oturacak zamanımız olmuyordu, yemek yemediğimiz günler de oldu” dedi.

sanık avukatlarından yusuf koçyiğit’in soru sorduğu sırada kendisini iyi hissetmediğini belirten demir, dinlenme talebinde bulunarak bir süre oturdu.

bu sırada müşteki avukatları, faciadan kurtulan işçilerin burada o anı tekrar yaşadığına dikkati çekerek, sanık avukatlarının soru sorma şekillerine tepki gösterdi.

iki tarafın avukatları arasında kısa süreli tartışma yaşandı. salondaki bir madenci yakını kucağına aldığı çocuğu göstererek, “28 günlükken yetim kaldı bu” dedi. bir madenci ise sanık avukatlarına “size aynı ankara’daki gibi, bomba atılıp… başka çare yok” diye bağırdı. işçi salondan çıkartıldı.

duruşmada verilen “şef gelirdi biz titrerdik. sanki azrail geliyordu.”, “yangın tüpleri boştu, tatbikat yapılmadı, müfettişler gelmeden madendeki kusurları gizlerdik.” ifadeleri ve mağdur işçilerin, hakimin acil durum eğitimiyle ilgili sorusuna verdikleri “hiç eğitim almadık.” beyanı dikkat çekti.

kaçma ve delil karartma şüphesi olduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk hallerinin devamı talep edildi ve talep, mahkeme tarafından kabul edildi. sanıklardan şikayetçi olan mağdur madencilerin davaya müdahil olmasına karar verildi. dava 15 aralık 2015’e ertelendi.

soma davası 5.set duruşma

8 tutukludan ikisi 25 aralık 2015 günü verilen karar ile adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliye edildi. tahliye kararının açıklanmasıyla beraber salonda bulunan madenci aileleri karara tepki gösterdi. adliye çıkışı açıklama yapan chp’li özgür özel, “öyle kaza olduğu gün ağlayıp, bu meydanları bu mahkemenin önünü, bu salonu boş bırakırsan, yarın gazeteyi alınca şaşırma kardeşim. madem ki soma’yı unutursan yüreğin kuruyacaktı, ya yüreğin kurusun, ya gel burada bu ailelere sahip çık.” ifadelerini kullandı.

mahkeme, soma kömür işletmeleri a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan, soma kömür işletmeleri a.ş. genel müdürü ramazan doğru, maden mühendisi, işletme müdürü akın çelik, işletme müdür yardımcısı ismail adalı, maden mühendisi ertan ersoy ve emniyet teknikeri mehmet ali günay çelik’in tahliyesi yönündeki talepleri reddetti. mahkeme ayrıca, bilirkişi heyetinde yer alması kesinleşen kişilerin, 4 ocak 2016 tarihinde mahkemede toplanmasına, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı iş teftiş kuruluna olayla ilgili idari soruşturma yapılıp yapılmadığının sorulmasını istedi. ara kararda, bunun yanı sıra, soma kömür işletmeleri a.ş.’ye kayyum atanması, ilk bilirkişi raporunu hazırlayan uzmanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması, bilirkişilerin mahkemede tanık olarak dinlenmesi taleplerini de, reddetti. dava 16 şubat 2016 tarihine ertelendi.

soma davası 6. set duruşma

tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müşteki avukatlarının taleplerinin dinlendiği duruşmada, tutuklu 6 sanık ile beşinci duruşma sonunda yargılanmalarına tutuksuz devam edilmesine karar verilen vardiya amirleri yasin kurnaz ve hilmi kazık, “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor.tutuksuz 38 sanık hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor. bunlardan 25'i hakkında da suçları “bilinçli taksirle” işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.

26 şubat 2016'da ara kararı açıklayan mahkeme başkanı aytaç ballı, tutuklu sanıklardan soma kömür işletmeleri a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan, soma kömür işletmeleri a.ş. genel müdürü ramazan doğru, maden mühendisi, işletme müdür yardımcısı ismail adalı, işletme müdürü akın çelik, ertan ersoy ve emniyet teknikeri mehmet ali günay çelik’in hala ortada delillerin mevcut olması ve adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. ayrıca, tutuklu sanıkların savunmalarını hazırlayabilmesi amacıyla tutuldukları cezaevinde bilgisayarla çalışma olanağı verilmesini talebine ilişkin, ceza ve tevkifevleri genel müdürlüğüne görüş sorulması kararlaştırıldı. dava 12 nisan 2016’ya ertelendi.

soma davası 7. set duruşma

iddianamede ‘olası kastla öldürme’ suçunun dayandırıldığı ‘ocakta olaydan önce süregelen yangının göz ardı edildiği’ iddiasının yanlışlığının, maden tetkik ve arama genel müdürlüğü’nden (mta) gelen raporlarda yangın olmadığının ortaya çıkmasıyla ispatlandığını ileri süren tutuklu sanıklar, en azından tutukluluk hallerinin kaldırılmasını talep etti. tutuklu sanıklardan can gürkan, olayla ilgili görevini yapmadığı için ölüme sebebiyet veren varsa cezalandırılmasını talep ederek, “uzun süredir devam eden yangını görmezden geldiğim iddiasıyla olası kasttan yargılanıyorum. eğer ocakta aylardır yangın olduğunu bilip çalışmaya devam ettirdiysem, akıl hastalığıyla ilgili tck 32. maddeden yargılanmam gerekir” diye konuştu.

mahkeme başkanı aytaç ballı, 15 nisan 2016'da açıkladığı ara kararında, 6 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. ayrıca, türkiye kömür işletmeleri ile soma kömür işletmeleri a.ş. arasındaki yazışmaların 2009 yılından itibaren istenmesi, mta’dan gelecek analiz ve bilirkişi raporlarının beklenmesi kararlaştırıldı. dava, 14 haziran 2016'ya ertelendi.

soma davası 8. duruşma

mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların ve avukatlarının tahliye talebi ile müşteki avukatlarının sanıkların cezalandırılmasına ilişkin taleplerini dinledi.

gün boyunca iki kez ara veren mahkeme heyeti, verdiği ara kararda tutuklu sanıklar soma kömür işletmeleri aş yönetim kurulu başkanı can gürkan, genel müdür ramazan doğru, işletme müdürü akın çelik, teknik müdür ismail adalı, teknik nezaretçi ertan ersoy’un tahliye taleplerini reddederek sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. bilirkişi raporunun beklenmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 9 ağustos 2016 gününe erteledi.

soma davası 9. duruşma

soma davası 9. duruşmasında sanık can gürkan; maden kazasında “sabotaj” ve “fetö parmağı” olduğunu iddia etti. mahkeme başkanı aytaç ballı yeni bilirkişi raporunun yetişmemesinden dolayı davayı 23 ağustos 2016 tarihine erteledi.

madenci ailelerinin avukatı ve çağdaş hukukçular derneği başkanı (çhd) selçuk kozağaçlı duruşma sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. soma davası 9. duruşmasında 3 çok önemli gelişme olduğuna vurgu yapan kozağaçlı, “can gürkan ve avukatlarının artık mahkemenin bittiğini bildiği için başka kulvara geçtiğini ve olayın sabotaj olduğunu, bu yüzden maden kazasını fetö’ye atmak istediğini” kaydetti.

kozağaçlı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“3 çok önemli gelişme oldu. evet bilirkişi raporu gelmedi ama duruşmanın bu celsesinde 3 çok önemli gelişme yaşadık. bütün bu gelişmeler içerisinde bence en çarpıcı olan alp gürkan’ın iddianamesi ile ilgili olan değerlendirmeydi. sanıklardan can gürkan’ın avukatı ‘alp gürkan hakkında iddianame hazırlanmıştı, gittim savcıyla görüştüm, ne yapıyorsunuz siz dedim ve durdurdum’. burada sözü edilen şey bir savunma avukatının bir cumhuriyet savcısının odasına gidip bir sanık şüpheli hakkında hazırlanmış olan ki alp gürkan bu şirketin sahibi ve uzun yıllar yöneticisi olan iddianameyi mahkemeye vermesini durdurmuş olmasından söz ediyoruz. bunu akılla açıklayabilmek mümkün değildir, böyle bir şey duruşmada nasıl açıklayabiliyor, nasıl bir öz güvenle açıklayabiliyor bunu anlamak da mümkün değil. yani bir cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında hazırladığı bir iddianamenin savunma avukatına giderek sen ne yapıyorsun diyerek durdurması çok dikkat çekici bizim açımızdan. bununla ilgili tartışmalarımız devam edecektir, bu cumhuriyet savcısının adını öğrenmeliyiz, bu hazırlanan iddianameyi görmeliyiz, kim durdurdu sadece kadir beyin gücü yetiyor mu böyle bir şeye yoksa başka devreye girip durduranlar da mı var, bunu tespit etmeliyiz. ileri de konuşacağımız konulardan birisi de bu olacaktır.
ikinci bir mesele yine bir numaralı sanık, patron, anonim şirket yönetim kurulu başkanı can gürkan’ın madenin fetö örgütü, paralel yapılanma örgütü yaktı, paralel devlet yapılanması örgütü üyesi savcı tarafından soruşturma yürütüldü, buna üye polis ve jandarmalar tarafından yürütüldü, buna üye bilirkişiler tarafından aleyhimize rapor hazırlandı ve tutuklandık. bu madeni yakanlar ve bu hakkımızda davayı açanlar fetö/pdy örgütü üyesidir açıklaması oldu. bir süredir söyleyecek başka hiçbir şey bulamadıkları için sabotaj diye bir iddia ileri sürmeye başlamışlardı yaklaşık son 6 aydır sabotaj iddiasını sıkça duyuyorduk. madeni işçilerin yaktığını iddia ediyorlardı, madeni birilerinin girip yakabileceğini iddia ediyorlardı.” — selçuk kozağaçlı

soma davası 10. set duruşma

akhisar istasyonu yanında toplanan aileler, “soma’yı unutma, unutturma”, “soma’nın hesabı sorulacak” sloganlarıyla mahkeme salonuna yürüdü. burada aileler adına açıklama yapan i̇smail çolak, “ailelerin 800 gün önce göz göre evlatlarını, eşlerini, çocuklarının babalarının katledildiğini” belirterek “onlar buna kader, fıtrat dediler. biz hayır bu katliam dedik. sabotaj dediler hayır sizin zihniyetiniz yaptı dedik. bu katliamı yapanlardan hesap sormak için buradayız” dedi.

davada şubat ayında yapılan son bilirkişi incelemesinin raporu mahkemeye sunuldu. mahkeme tarafından görevlendirilen 10 akademisyen ve 1 elektrik mühendisi tarafından hazırlanan raporda, enerji ve tabi kaynaklar bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı’nın ihmali ve kusuru olduğu saptandı.

raporda ayrıca teknik koşullar arasında gaz maskelerinin işçilerin madenden kaçmasına olanak tanımamasından üretim zorlamasına, maden içi etkin haberleşme ve alarm sistemi bulunmamasından acil durumlar için bir planlama olmamasına kadar bir dizi eksikliğe vurgu yapıldı.

raporda bilirkişiler, “ocağın bir bölgesinde oluşan ve mücadelesi zor da olsa lokal kalabilecek bu olay, hızlı gelişmesi, olumsuz ocak alt yapısı ve çeşitli mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle facia boyutuna ulaşmıştır” değerlendirmesini yaptı.

bilirkişi raporunun okunmasından sonra müşteki avukatları söz aldı. sanıklardan can gürkan raporla ilgili şunları söyledi: “rapor bilimsel değil, kurgudur. ben iki hafta önceki duruşmada soma’yı fetö yaptı demedim. basın hep çarpıtmış. araştırılması lazım dedim. bilirkişiler eksiklik olmasına rağmen yatırım yapmadığımı söylemiş. 3 km anayol sürdük yatırım değil midir bu?”

24 ağustos 2016’da açıklanan ara kararda, tutuklu 6 sanığın tutukluluk hallerinin devam edilmesine karar verildi. ayrıca 10 sanık hakkında verilen adli kontrol tedbirleri kaldırıldı ve 6 sanığa yurt dışına çıkış yasağı konuldu. mahkeme, bilirkişi raporuna beyanda bulunmak üzere taraflara süre verilmesine karar vererek davayı 12 ekim 2016'ya erteledi.

soma davası 11. set duruşma

duruşmada 262 sayfalık bilirkişi raporu üzerinde sanıkların beyanları alınırken, sanık avukatlarının reddi hakim talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edilmedi. cumhuriyet savcısı şükrü akyıl mütalaasını okundu. savcı, 6 tutuklunun tutukluluk hallerinin devamını ve bilirkişi raporunu düzenleyen heyetin ek rapor hazırlamasını istedi.

bu isteklerin ardından tutuklu sanıklardan soma kömür işletmeleri aş yönetim kurulu başkanı can gürkan, bilimsel gerçeklerle hareket edilmesi gerektiğini savunarak, yaşanan olayların varsayımla hareket edilmesi sonucu ortaya çıktığını belirterek, ayrıca hakimlerin de baskı altında kaldığını iddia etti. can gürkan, savunmasının ardından tahliyesini istedi. 14 ekim 2016 günü, mahkeme heyeti tutuklu sanıklar soma kömür işletmeleri aş. yönetim kurulu başkanı can gürkan, soma kömür i̇şletmeleri aş. genel müdürü ramazan doğru, i̇şletme müdür yardımcısı ismail adalı, işletme müdürü akın çelik, maden mühendisi ertan ersoy ve emniyet teknikeri mehmet ali günay çelik’in tutukluluk hallerinin devamına kararı verirken, son bilirkişi raporunu hazırlayan heyetten ek bilirkişi raporu talep edilmek üzere davayı 21 kasım 2016 gününe erteledi.

duruşmayı değerlendiren chp’li özgür özel, “verilecek karar türkiye’nin iş kazaları tarihindeki makus kaderini değiştirebilir” dedi.

soma davası 12. duruşma

6 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. önceki duruşmada talep edilen ek bilirkişi raporunun gelmemesi üzerine mahkeme başkanı aytaç ballı davayı 12 aralık 2016 tarihine erteledi.

soma davası 13. duruşma

manisa baro başkanı ve soma davası avukatlarından ali arslan, ek bilirkişi raporunun tamamlandığını söyledi. bilirkişi ek raporunda görüş ve kanaati değiştirecek yeni bir durum söz konusu olmadığının belirtildiğini ifade eden manisa barosu başkanı ali arslan, toplam 24 sayfalık bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında, “mahkemece sunulan ve tarafımıza ulaşan tüm dilekçeler ve eklerinde, kazanın oluşu ve akabinde cereyanı ile ilgili olarak bilirkişi heyetimizin ana raporunda ortaya koyduğu değerlendirmeleri veya kanaatleri değiştirmesini gerektirecek yeni bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır. dolayısıyla heyetimiz daha önce olayın ortaya çıkışı ve bilinen sonuçlarını doğuran değerlendirme ve kanaatlerini aynen muhafaza etmektedir. takdir yüce mahkemenizindir” ifadelerinin yer aldığını söyledi.

salondaki segbis (ses ve görüntü bilişim sistemi) bozulunca, mahkeme başkanı davayı 19 aralık 2016 gününe erteledi. mahkeme başkanı, sanık avukatlarına bilirkişi raporlarıyla ilgili beyanda bulunmak üzere süre verdi.
20 aralık 2016
günü bilirkişi heyetinde bulunan istanbul üniversitesi hukuk fakültesi ceza ve ceza muhakemesi hukuku ana bilim dalı öğretim üyesi yrd. doç. dr. mehmet maden’in heyetten çekilme talebi gerekçelerinin reddine ve bilirkişi görevi gereğini yapmaktan kaçındığı gerekçesiyle hakkında akhisar cumhuriyet başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. dava 23 ocak 2017'ye ertelendi.

soma davası 14. set duruşma

alp gürkan, mustafa yiğit, hayri kebapçılar, haluk evinç, murat bodur’un davalarının ana davayla birleştirilmesinin ardından görülen ilk duruşmada bu sanıkların ifadeleri okundu ve ardından ara verildi. aranın ardından soma a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan’ın bilirkişi raporuna dair karşı beyanlarıyla duruşmaya devam edildi. can gürkan’ın karşı beyanlarının ardından müdafii av. kadir çekin beyanda bulunduğu sırada aileler tepki gösterdi. “yeter artık bıktık yalanlarınızdan kendi kendinize konuşun, biz çıkıyoruz” diyen aileler salonu terk etti. duruşmaya tekrar ara verildi.

can gürkan’ın bilirkişi raporuna itirazı üzerine mahkeme başkanı gürkan’a önceki duruşma kayıtlarındaki sözlerini hatırlatarak “olaydan önce siz test mi yaptırdınız? bu testleri nerede yaptırdınız?” diye sordu. gürkan kendi yaptığı iyi şeylerin dosyaya yansıtılmadığını söyleyerek gerek olmadığı halde havalandırma yatırımı yaptığını belirtti, katliamın metan yangınından kaynaklandığı iddiasını yalanladı ve “ülkemiz fetö, pkk tarafından saldırı altındayken bu davaya daha dikkatli bakmak lazım, dedim. demiyorum illa bir terör saldırısı olmuştur. sadece bunun metan yangını olmadığı araştırılsın.” dedi.

gürkan’ın ardından beyanda bulunmaya başlayan müdafii av. kadir çekin de metan gazı iddiasının kurgu olduğunu söyledi. av. selçuk kozağaçlı’nın yalan beyanda bulunduğuna dair ithamlarda bulundu.

davaların birleştirilmesiyle birlikte, tutuksuz yargılanan şirketin patronu ve eski yönetim kurulu üyesi alp gürkan ile tutuklu olan oğlu soma kömürleri aş yönetim kurulu başkanı can gürkan, aynı davada yargılanmaya başladı. duruşmada ayrıca hem müdahil vekilleri hem de sanık vekilleri son savunmalarını yapacağı belirtilirken, yargılamada sonlara doğru gelindiği kaydedildi.

müdahil avukatlardan selçuk kozağaçlı facianın yaşandığı maden işletmesinin halen malum şirketin elinde bulunduğunu ve maden ocağının iadesi gerektiğini savunarak, sunum eşliğinde beyanını gerçekleştirdi. kozağaçlı, ayrıca maden faciasının gerçekleştiği dönemde görev yapan enerji bakanı, çalışma sosyal ve güvenlik bakanı ile müsteşarları, projeleri denetleyen türkiye kömür işletmeleri müfettişleri, onay veren migem müfettişlerinin cezalandırılması ve cezalarında da indirim yapılmamasını istedi. tutuklu sanıklardan can gürkan sunum eşliğinde savunma yapmak için en az 3 aylık ek süre istediğini ardından rahatsızlığı nedeniyle ilk duruşmalara katılamayan ramazan doğru ise mahkeme başkanından ek süre istedi. söz alan müdafi avukatları da sanıkların tutukluluk hallerine itiraz ederek, esasa ilişkin beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulundu. savcı şükrü akyıl, esasa ilişkin beyanda bulunmak için ek süre isteyince mahkeme başkanı aytaç ballı talepleri de reddederek davayı 20 şubat 2017'ye erteledi.

soma davası 15. duruşma

sanıklardan soma kömür işletmeleri a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan savunmasında yaklaşık üç yıldır tutuklu olduklarını söyleyerek, “trajik yıllar geçirdik. maddi gerçek, bu olay bir kaza değil. türkiye’de çok şey görüldüğü gibi çıkmayabiliyor. kaza gibi gözüken birçok olay kaza değil. muhsin yazıcıoğlu için de ‘kaza’ denildi şimdi ‘suikast’ deniliyor. olayın oluş şekli bilimle açıklanamıyor. bilirkişiler önce ‘metan gazı’ dediler şimdi ‘kablo’ diyorlar. oysa biz içeride gördük, kablolarda yanık yoktu” diye konuştu.

duruşmada savcı mütalaasını vermeyeceğini belirtip, ek süre istedi. tutuklu müvekkillerinin tahliyelerini talep eden sanık avukatları ise son gelen bilirkişi raporuna göre önceki raporlarda metan gazından çıktığı belirtilen yangının kabloların tutuşması sonucu çıktığınının belirtildiğini vurgulayıp, “yeni bir durum oluştu. buna göre savunma yapmamız gerekir” diyerek süre istedi.

mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve savcıya mütalaasını hazırlaması için ek süre verilmesine karar verip, duruşmayı 18 nisan 2017'ye erteledi.

duruşmaya ilişkin açıklama yapan müdahil avukatlarından selçuk kozağaçlı, “duruşmada, cumhuriyet savcısı, ‘mütalaa vermeyeceğim’ dedi, ek süre talep etti. cumhuriyet savcısı bir talepte bulunmadan davayı bitirmek mümkün değil. manisa cumhuriyet başsavcılığı’nın bu dosya ile ilgili tutumundan rahatsız olmuş durumdayız. geçen celse bu mütalaanın hazır olduğu söylenmişti. ama bir celse ertelendi. bu celsede bunun verilmemiş olması, sanıkların davayı bitirmemek istemesine savcılığında destek olduğu anlamına gelir. bu çok tehlikeli bir durum. umarım manisa cumhuriyet başsavcılığı sanıklarla birlikte bu davayı uzatıyor olmasın. eğer, böyleyse o zaman bu davaya başka müdahalelerinde yapıldığını konuşmak gerekir” dedi.

kozağaçlı, “nisan ayında savcının esas hakkında mütalaasını vermesini engelleyecek hiçbir şey yok. ikinci kez süre almış durumda. üçüncü kez süre isterse anlayacağız ki artık adalet bakanlığı aracılığıyla ve savcılık aracılığıyla bu davaya hükümet, sanıklar lehine ve onların talepleri doğrultusunda müdahale ediyor. buna izin vermemiz mümkün değil. protesto ederiz kabul etmeyiz ve bu durumdan şikayetçi oluruz” dedi. 

kozağaçlı, “bu davaya sahip çıkılması gerekiyor. eğer bu davaya sahip çıkmazsak daha çok işçi kaybederiz. daha çok yangın çok ölüm çok katliam görürüz. bu dava önemli bir mihenk taşı. eğer bu davada doğru bir biçimde cezalandırılması başarabilirse işçileri ve işçileri ihmal eden patronların para hırsı güden patronların cezalandırılması başarılabilirse belki iş kazalarını bir nebze de olsa frenleyebiliriz. lütfen bu davalara sahip çıkın. lütfen bu davadan haberdar olun” ifadelerini kullandı.

soma davası 16. duruşma

bilirkişi raporunu eleştirerek ekran üzerinden sunum yapan can gürkan, manisa cumhuriyet savcılığının olayın sabotaj olduğuna yönelik soruşturmasının tamamlanmasının beklenmesini istedi ve sabotaj iddiasında “fetö”yü işaret etti. gürkan ayrıca, ölen madencilerin adli tıp raporlarında, kandaki zehirli madde bulgularının gizlendiğini ileri sürdü, suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

savcı şükrü akyıl, fetö/pdy tarafından madende sabotaj yapıldığı iddiası kapsamında manisa cumhuriyet savcılığının yürüttüğü soruşturmayı gerekçe göstererek ek süre talep etti. talebi değerlendiren mahkeme heyeti davayı 11 temmuz 2017'ye erteledi.

öte yandan, taleple ilgili şerh koyan mahkeme başkanı aytaç ballı, manisa cumhuriyet savcılığındaki sabotaj soruşturması sonucunu beklemeden savcı şevket akyıl’dan mütalaasını 11 temmuz’da vermesini istedi.

soma davası 17./18. duruşma

son duruşmadan bu yana mahkeme dosyasına konulan belgelerin okunmasından sonra mütaalası sorulan cumhuriyet savcısı süleyman topan, göreve yeni atandığından 300 klasörden oluşan dosyayı inceleyemediğini belirterek, bu nedenle süre istediğini mahkeme heyetine bildirdi.

yaz kararnamesiyle, davaya bakan mahkeme başkanı aytaç ballı ile üye hakim esra dokur’un görev yerinin değiştirilmesine mağdur aileler ile avukatlardan tepki geldi. aileler ve avukatları hsk’ya başvurup heyetin görevden alınmamasını talep etti.

mahkeme heyeti, davayı 17 ekim 2017'ye erteledi.

soma davası 19. duruşma

maden ocağında emniyet teknikeri ve vardiya amiri olarak görev yapan mehmet ali günay çelik, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. dava, 9 ocak 2018 tarihine ertelendi.

dava hakkında demeç veren avukat can atalay, “duruşmada maden mühendisleri odası genel başkanı dışında o kadar demokratik kitle örgütlerinin hiçbirinin temsilcisi yoktu. ‘soma’yı unutursak yüreğimiz kurusun’ lafı boşluğa yazılmadıysa, ne bileyim zor olabilir akhisar’a gelmek ama bu bir görevdir, ben aksini düşünmek istemiyorum.” dedi.

soma davası 20. duruşma

savcı esas hakkında mütalaa vermedi. ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutukluğa devam diyerek duruşmayı 26 mart 2018 tarihine erteledi.

soma davası 21. duruşma

savcı, maden şirketinin sahibi alp gürkan’ın tutuklanmasını istedi. gürkan’ın “facianın pkk ve fetö gibi örgütlerin sabotajı neticesinde yaşanmış olabileceğine” dair suç duyurusundaki iddiaları mahkeme tarafından reddedildi. duruşmada söz alan mağdur ailelerin avukatları da sabotaj ihtimali yönündeki suç duyurusunun asıl davayı sabote ettiğini, yargılamanın 14 ay uzamasına neden olduğunu, bir an önce savcılığın esas hakkındaki mütaalısını verdikten sonra mahkemenin de kararını açıklamasını beklediklerini ifade etti. mahkeme başkanı salih pehlivan davayı 19 haziran 2018'e erteledi.

soma davası 22. duruşma

sanıklardan, işletme müdürü akın çelik yangın için önlem aldıklarını ocağa yangın tüpü koyduklarını, bu denli bir büyük yangını öngörmediklerini söyledi. tutuklu ve tutuksuz yargılanan 51 sanığın son ifadelerini vermesinin ardından mahkeme heyeti kararı açıklamak üzere davayı 9 temmuz tarihine erteledi.

soma davası karar duruşması

dava, hakimlerden birisinin rahatsızlığı sebebiyle 11 temmuz’a ertelendi. soma kömür i̇şletmeleri yönetim kurulu başkanı can gürkan 15 yıl, genel müdür ramazan doğru 22 yıl 6 ay, i̇şletme müdürü akın çelik 18 yıl 9 ay, i̇şletme müdür yardımcısı i̇smail adalı 22 yıl 6 ay ve maden mühendisi ertan ersoy 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı. tutuksuz yargılanan murat bodur iyi hal indirimi kullanılarak 6 yıl 3 ay, mehmet ali günay çelik iyi hal indirimi ile 11 yıl 8 ay, yasin kurnaz ve hilmi kazık 10 yıl 10 ay, hüseyin alkan, haluk evinç, hilmi karakoç, mehmet erez ve fuat ünal iyi hal indirimi ile 8 yıl 4 ay hapis cezası aldı. soma davası’nda 51 sanığın 14'ü ceza alırken, 37’si ise beraat etti. beraat edenler arasında holdingin patronu ve can gürkan’ın babası alp gürkan da bulunuyor.

ilginizi çekebilir

bunu da okuyunsoma: geride kalan 432 yetim çocuksoma’daki maden faciasında hayatını kaybeden 301 maden işçisi, geride 432 yetim bıraktı. faciayla ilgili adli süre…