araştırma arşivi · 2018-01-19

toparlandık

140journos, ofisinde yaşanan soygun sonrası toparlanma sürecini anlatıyor.

140journos, ofisinde yaşanan soygun sonrası toparlanma sürecini anlatıyor.

ne olmuştu · 1 aralık 2017 günü 140journos’un ofisine giren bir hırsız, ekibin fotoğraf ve video üretimlerinde kullandığı ekipmanlarının tamamına yakınını çalmış; 140journos da bu gelişmeye dair takipçilerini bilgilendiren bir video yayımlamıştı.
bunu da okuyun · mediumsoyulduk140journos ofisinde 1 aralık 2017 günü gerçekleşen soygun ve oluşan maddi kaybın telafisine dair güncellemeler.

140journos ofisinin soyulduğu gün, üretmek için ihtiyaç duyduğumuz neredeyse tüm araçları kaybetmiştik. şimdilerde, yıllar önce gerçekleşmiş gibi hissettiğimiz (ama aslında üstünden sadece 45 gün geçen) hırsızlık olayı sonrası neler yaşadık ve bir hırsızlık ile topyekün dağılan düzenimizi nasıl toparladık?

ritmin bozulduğu gün

140journos’un herhangi bir içeriğinin oluşması için yaşanan süreç şöyle gerçekleşiyor: fikirleri ve merak ettiklerimizi tartıştığımız (çoklukla beş saatten fazla süren) haftalık yayın toplantılarında, çalışacağımız bir sonraki konular belli oluyor. bunun üzerine, üretim ve yayın takvimleri ortaya çıkıyor. fotoğrafçı ve videocuların sahada geçirdiği bir ila dört hafta esnasında masada araştırmalar derleniyor. çekimlerden sonra, gerçek yaşamdan gelen tüm görseller son olarak video editing masasına uğruyor: bir hafta kadar sürebilen yayına hazırlama sürecinin sonunda, videolarımız nihayet youtube ve diğer mecralara yüklenirken her seferinde istisnasız aynı heyecanı hissediyoruz: merak ettiğimiz bir şeyi daha anlattık.

neredeyse hiç durmadan, mesai veya hafta sonu kavramını çoktan hafızamızdan silmiş bir şekilde, fırsat olduğunda dinlenerek üretiyoruz. haftanın sonunda kafa yorduğumuz şey, bir sonraki haftanın takvimi veya yayına katacağımız bir sonraki bir yenilik oluyor. peki, hayattaki yegane amacı üretmek olan 12 insanı ne durdurabilir ki?

yanıt: şansı çok yaver giden bir hırsız. bir gün önce, hafta sonu yapacağımız çekimlerden daha önemli hiçbir şey hayal edemezken; sadece başkalarının başına geleceğini varsaydığımız her şey ve fazlası bizim başımıza gelmişti işte. o gün ofiste bulunan neredeyse herkesin kamera ve bilgisayarlarının yanında 140journos’un (tüm bu üretimin ekonomik sürekliliğini, yine kendi ekibiyle sağlamak için) ticari işlerinde kullandığı onlarca ekipman… bir akşam önce üretmek ve kazanmak için ihtiyacınız olan her şey vardı; gün başlarkense artık hiçbiri yoktu. maddi çeteleyi alt alta dizdiğinizde sadece “iyi para” diyebiliyorsunuz. işte, yaşadığımız tam olarak buydu.

çalınan iki büyük hafta

her şeyin durduğu gün, hepimizin bütünüyle kendi kendine vardığı ortak bir fikir vardı: dünyadaki herhangi bir insanın her an başına gelebilecek böylesi basit bir şeyin, hayatımız ve üretimimizi durdurmasına izin vermemek. “soyulduk” videosunda söylediğimiz her şey ve söylediklerimizin insanlardaki karşılığı; moral bozukluğuyla içimize kapanmak çok kolay olduğu halde, onarmak için daha fazla çalışmamızı sağlayan belki de yegane şeydi.

ve tüm bunlara rağmen gerçekten üretime dönmemiz, yeni bir hikayeye kavuşmamız tam on altı günümüzü aldı. ne kadar kırılgan olduğumuz, yaptığımız her şeyin bir anda yok olabileceği gerçeğiyle yüzleşerek geçirdiğimiz günler bize çok hızlı bir şekilde çok fazla şey öğretti. elbette, her yaratıcı ekip gibi, birbirimizi epey bir yedik. bilgisayarlar, kameralar, hard disk’ler (içindekiler hariç) bir şekilde geri gelecekti ve kaybettiğimiz bu iki büyük haftayı arkamızda bırakıp, kendi içimizde atlatmamız gerekiyordu.

destek kampanyası

kaybın psikolojik hasarını yan yana durarak savuşturmayı başardık, ama maddi hasar için çileli bir toplama işleminin tam ortasında kaldık: ne yaparsak yapalım eksilerdeydik ve onarmak, kabul edilebilir bulduğumuzdan çok daha fazla zaman alacaktı. ama “soyulduk” duyurusunu paylaştığımız andan itibaren, asla öngöremeyeceğimiz ve geçen bir ayın sonunda hala hayret ve minnetle hatırladığımız şey gerçekleşti: insanlar gerçekten yardım etmek istiyordu.

karşılaştığımız tek mucizenin ekran görüntüsü

altı yıldır ekonomik olarak bağımsız, kendi varlığını ticari çalışmalarıyla finanse eden bir yayıncı olarak, maddi destek kampanyalarına karşı en iyi ihtimalle “şimdilik gerek yok” gözüyle bakıyorduk. hiçbirimizin böylesi bir kampanyayı yönetmeye veya başarı ölçütlerine dair ehil fikirleri de yoktu. dürüst olacağız: hedeflediğimizin 1/8'inin belki toplanabileceğini, bunun da kaybettiğimiz zaman için bizi mutlu edebilecek bir katkı olabileceği ihtimaline çok hazırdık. devam eden günlerde, emanet kameralar ve yedek bilgisayar veya tabletlerle çalışmayı planlıyorduk.

bunun yerine, sadece 5 günde, bir gecede ofisimizden alınan tüm kişisel ekipmanı telafi etmemizi sağlayabilecek miktar bir anda toplandı. kırılganlığımızla yüzleştiğimiz günlerde, aynı anda ne kadar güçlü olduğumuzu fark ettik: meğer yaptığımız her şeyin beğeniler, paylaşımlar, olumlu veya olumsuz yorumlardan çok daha büyük bir karşılığı vardı. bizi izleyen insanlar sayesinde, yine onlara anlatmaya hemen devam edebilecektik. üstünden yıllar geçmiş gibi hissettiğimiz bu olayların ardından, hala aralıklarla hayret ediyoruz. bu olay gerçekten yaşandı.

çalınan her şeyin yenilerini alma alışverişi bile tek başına yaklaşık beş günümüzü işgal etti. öyle ki, bir noktada yeni aldığımız kameralar ilk defa kutularından çıkarılıp, yol üstünde bir kafede şarj edildikten sonra çekime gidiyordu. yayınımıza karşı hep büyük bir sorumluluk hissettik ama bu sefer daha farklıydı: bunları bize izleyicilerimiz almıştı. ne büyük bir şans ve ne benzersiz bir mahcubiyet.

üretimi ve veriyi yönetmek

çalınan hard disk, kısmen bulutta yedeklenmiş ve olağan şartlarda fotoğrafçımızın evini toplamda iki kere terk etmiş bir ekipmandı. kullanıldığı iki yıl boyunca, üçüncü kez evden dışarı çıkarıldığında, hem de aralık 2017 için hazırladığımız içerikler, ofisteki hard disk (ve oradan buluta) yedeklenmesi için getirilmişken çalınmış olması eşsiz bir şanssızlık. ama bizim için artık bir bahane değil.

artık sahada sadece hafıza kartları değil, hafıza kartlarını doğrudan yedekleyebilen ve buluta aktarabilen “saha hard diskleri” ile çalışmaya başladık. fotoğrafçı ve videocularımız, kişisel olarak tercih ettikleri bulut yedekleme servislerine üyeliklerini tazelediler.

tabii, ülkemizin internet altyapısı nedeniyle bu yedekleme süreçleri haftaları alabiliyor ama en azından artık aramızda şu diyaloglar yaşanmıyor:

— şu hikayede çektiğin portreler nerede?
— onlar çalındı ya.

bir sonraki 140journos

bugün, yani 19 ocak 2018, 140journos’un altıncı doğum günü. merak ettiklerimizi fotoğraf ve videolar ile anlatarak geçirdiğimiz ve her birimize on yıl geçmiş gibi hissettiren yoğun bir yılın ardından, şimdiden yapmak istediklerimizin bir sonraki adımını hayal ediyoruz. çünkü hiç değişmeden, daha iyisi veya fazlasını kendinden talep etmeden, sadece aynı şeyi üretmek hiç bize göre değil. öğreneceğimiz, keşfedeceğimiz ve anlatacağımız yeni hikayeler için sonsuz bir hevesle çalışmaya devam ediyoruz.

önceki yıllardan çok farklı olarak, artık tek başımıza olmadığımızı biliyoruz: çünkü, geldiğimiz şu noktada, bizi izleyenler sayesinde merak ettiklerimizi anlatabiliyoruz. izleyicimiz ile üreten/tüketen dinamiğinden daha fazla değişkene sahip bir iletişim veya daha anlamlı bir karşılıklı alışveriş ilişkisi kurduğumuzda, daha fazlasını başarabileceğimizi fark ettik. ilerleyen zamanlarda, tıpkı whatsapp tartışmaları formatımızda olduğu gibi, kullanıcıların izlemekten daha fazla rol oynadığı arayüzler ve yaklaşımlar kullanarak yayınımızı sürdürme fikirlerini tartıyoruz.

sonsuz teşekkürler

başlıca; destek kampanyası başlatmamız için bize her mecradan ulaşan sayısız kişi ve kendi ekipmanlarını paylaşmayı teklif eden takipçi veya arkadaşlarımız sayesinde kendimizi çok şanslı hissediyoruz.

kampanya haricinde, toparlanma sürecimizde aynî destekleriyle üretimimizi destekleyen canon eurasia, filmekipmanları.com, oktostore, onedio, redbull ve walter’s coffee’ye sevgilerimizi yolluyoruz.

her birini alt alta dizdiğimizde, bizi hala şaşırtan uzunluktaki bu listede yer alan herkes: sonsuz teşekkürler ve iyi ki varsınız.

72 anonim destekçi
a.locke21
acyberexile
ahmet tosun
ahmet türk 
ahmet utku yavuz
ahmet yakar
akın demirci 
akif akcal 
ali ‘poder’ demirci
ali kandemir
ali kodal 
ali yasin eser
alp eren öztürk 
alp olcay mis
alper yaman
amberin.zaman
anıl türkmayali
anil.onur
arda korkmaz
arif cemre şişeci
arif.şengoren
armağan teselli 
arzu polat
asabikus 
aslı arslan 
asil balaban
aslinarin
ata bertay 
ata mert çetiner
atakan obuz
aygun unlu 
ayşegül türkdoğan
barış dağ 
barış sahin
baris.aydek
başak eser
bay babun 
bekir alper paksoy 
berk akar
berk sarper senol 
berkay önen 
berke kadam 
bilge kaan 
billg
binnurkayabey
burak eyidoğan 
burakatmar
burcu kavkacı
caca catapat
cagatay karakoc
cagatay.yurtoz
cakancakmak
camliselin 
can balibeyoğlu
can başak 
can yılmaz
canan candan 
caner ercan 
cem kozan 
cemgsl
cenk altı
cezmi kalorifer
cihad türksoy
cihangir toraman 
cosay t
cüneyt kılıç
çağatay semiz 
çağdaş gülçehre
çağlar atambay
çağlar babür mirici
çağrı sarıgöz
çağrı yalçın
çükübik 
damla büyükonat
davut can yılmaz
defne
deli çoban
demet dal 
denef huvaj 
deniz gurbuz
deniz muhtaroğlu
deniz şerifoğlu
derya karakas
devrim ergun 
dilara erişen 
doğus karabulut
duhan demir
ece özalp ecem arican
eda utku küngör 
efe aydog
ege kanar
egehan öğünçlü 
elif goktas 
elif kavalcı
elyesa90 
emin arslan 
emre camasuvi
emre eren 
emre karabek
emre kaya
emre koyuncu
emre kuş
engin calisir
engin özören 
engin saklı 
eralp erol
erd.sahin
erdem alatun 
erdem ercan 
erdem giray 
erdem gümüşçü 
eren.atli 
eren uzunoğlu
ergun ozyurt
ertuğrul beydoğan 
esen çamurdan
excel gazi ali muhittin haci bekir
ezgi uzun 
fatih dagdelen 
fatih öztürk 
fatih sola
ferhat gurer
ferhat ulunç 
fırat çiftçi
fırat gürgen 
figen varan 
filiz telek 
fulya cengiz
fulya karakaş
furkan çayır
gizem yiğit
gokala
gozde meseli 
gökalp gönen 
gökan çındemir
gökhan gökçe
gökhan kaya
gönç berk 
görken gündener
guven turemen 
güney kaplan 
hakan i̇nan 
halil bilgin
hamdi ozturk 
hare lilya ganiç 
hasan yalcinkaya 
hayal köseoğlu 
husnu unlu 
hüseyin anıl uğurerkan
hüseyin azmi alluşoğlu
ismet osman mavuş
igal nassima
ike mercan 
i̇lkay uygur
i̇lker ender
i̇mece kaat
i̇rem aydemir
i̇rem topcuoğlu 
janset genel 
jsumo 
kağan akçalar 
kanunikuralkan
kemal
kemal yıldız
ker.ozan 
kerem baran kizbaz
kerem sayyılmaz
kerem yüksel
kerimhan uzaldi 
ks.sariguney 
koray karakaş
kıvanç kamay
kutay gülvendik
levent yalcin 
levent.karabey
m. serdar kuzuloğlu
macitsena
mahmut aydın 
manuelmandalina
mehmet akif celenk 
mehmet bat 
mehmet bora ezer 
mehmet oguz ates
melih efeoğlu 
melih öncel 
melike ceren i̇nan 
melikşah duman 
mert alayoğlu
mert can demir
mert dizdar 
mert erbil 
mert özkan 
merve sarıhan 
metin süt 
muhammed selim ekinci 
murat suner
mustafa küçükkuru 
mustafa mert metin
mustafa tandogan 
mustafa.domanic
mutlu gun 
müyesser sabuncuo 
n. arda eyyüboğlu
nafiz bayındır
nazlı bayık magriso
nate schenkkan
nehir
nihan işık 
nil arıcı
nil ustundag-ates
nurcan özkaplan
nursen ozturk
oğulcan akbaş 
oğuzhan hacıoğlu
okan celik 
okay caner 
onur alp 
onur ercan 
onur önal 
onur tansoy
onur ugras
orkun yıldam 
orkut murat yılmaz
ozan ögür arıcan
ozan yücel 
ozanpol
ozgur agcakaya
ozgur.cevik 
ozkanenes
ömer erdeniz
ömer faruk 
ömer faruk aksoylar
önder ozkoc
özerk sarıoğlu
özgür işık 
özgür kara
öznur doğan 
ramazan samur
rte
sabri karagönen
samet 
samet kaan kelesoğlu 
samican tandoğdu 
sanran gulsen 
sarp güven 
selçuk çelikel 
selçuk yılmazer 
sena usta
serdar çotuk 
serkan hocaoğlu
seyfullah harmandar
sezin özkılıç 
sinan göker
siril unal yilmaz
süleyman emre özözen
şahin tuhan 
şamil emre çiftçi
şükrü uçar
taylan açar
thelowest 
torsque
tuğrul katkak
tulutiltay 
turcin zorman 
turgay bağatur
uğur sakaoğlu
ulaş olkun 
umitk
umut karadirek
umut ozgunduz
umut sergerdanoğlu
umutcan simsek 
utku yılmaz
ümit güvercin 
vtekdal 
xenuan
yağız kılıç 
yalcin arsan 
yalçın alp senler
yasemin aksu 
yaşasın 140journos!
yiğit eroğlu 
yiğit güneli 
yiğit konur
yunus kılıç 
yunus3060
zecesarioglu
zeynep dildar