araştırma arşivi · 2017-11-05

tüm boyutlarıyla passolig

türkiye’de futbolun en tartışmalı konularından biri passolig. 2014'te 50 taraftar grubunun karşı çıktığı passolig’in bugün 3.1 milyon üyesi…

türkiye’de futbolun en tartışmalı konularından biri passolig. 2014'te 50 taraftar grubunun karşı çıktığı passolig’in bugün 3.1 milyon üyesi var.

veri derleme: berkant akarcan/140journos, alican çelen/140journos stajı, kerem üzdiyen/140journos stajı, can pürüzsüz/140journos — fotoröportaj: ümit oktay aymelek/140journos — grafikler: serkan arslan/140journos stajı

(ilgili whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşlerin derlemesini okumak için sayfanın sonuna ininiz.)

tepkiler

6222 sayılı sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun ile gündeme gelen passolig, isminin telaffuz edildiği ilk günden bu yana eleştiri konusu oldu. 14 nisan 2014 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanan proje, kimine göre, neoliberal politikaların artık kristalleşmiş, gözle daha görünür hale gelmiş formlarından biriydi. zaten “endüstriyel futbol” çok uzun zamandan beri kitlesel tüketime ve artık “finans kapitalin hemen bütün iç ilişkilerine dair bir form” olarak çıkıyordu karşımıza. üzerine, türkiye’nin siyasal dönüşüm içinde olduğu, toplumsal hareketlerin muhalif taraftar gruplarını ya ortaya çıkardığı ya da daha görünür hale getirdiği günlerde “baskı ve denetleme araçlarının arttırılması” olarak yorumlandı. “kontrollü bilet satışı, verilecek cezaların doğrudan bireylere gönderilmesi, ‘sakıncalı’ bireylerin belli başlı maçlara doğrudan girişinin engellenmesi, taraftarın kişisel bilgilerinin tek bir veri tabanında rahatça toplanması, kolektif taraftarı, bireysel müşterilere çevirme” gibi başlıklar sıklıkla tartışılırken, proje “neoliberal birey” inşasında önemli bir nokta olarak görüldü. aynı zamanda bir banka kartı olması “herkes bir bankanın müşterisi mi olacak?” sorusunun sorulmasına yol açtı.

10 nisan 2014'te passolig’e karşı yayınlanan “14 nisan e-bilet taraftar bildirisi” şu şekildeydi:

“ülkemizde, spor alanlarında yaşanan şiddeti önlemek amacı ile yaygın adıyla ‘sporda şiddet yasası’ resmi adıyla ‘sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun’ 2011 yılının başından beri yürürlükte. bu kanun, içinde tribünde meşale yakılmasından şike ve teşvik primine kadar birçok maddeyi barındırıyor. kanun kimilerine çok sevimli görünse de, bizler için zaten endüstriyelleşme ve piyasanın pençesinde olan futbol ve tribün kültürünü yozlaştırmak, taraftarlığı öldürmek adına çıkartılmış bir kanundur. bu durumun son peydahlarından biri de tribünlerde ‘e-bilet’ uygulamasıdır.
uygulama ile sistemin tepki gösteren — isyan eden — hak arayan kesimlerini bu yolla gözlem altında tutmaya ve en ufak bir protesto sonrasında, toplu gözaltılarla taraftarlar arasındaki muhaliflerin baskı altına alınması söz konusudur.
bu uygulama aslında ilk bakışta ‘teknolojinin nimetlerinden faydalanma’ ve ‘karaborsayı önleme’ olarak görülse de, taraftar gözüyle bakıldığında önümüze bambaşka bir tablo çıkıyor. futbolun piyasanın bir nesnesi olmaya, yani bir metaya dönüşmesiyle başlayan taraftarı ‘seyircileştirme’ ya da ‘müşterileştirme’ düşüncesi, e-bilet ile bir kez daha dayatılmak isteniyor.
tribünlerimize ve taraftar kimliğimize yönelik baskıcı ve yasakçı kafa yapısının yeni ürünü olan e-bilet uygulamasının 14 nisan tarihinden itibaren hayata geçirileceği, ilgili kurum ve makamlarca kamuoyuna duyurulmuştur.
taraftarlar 14 nisan’ dan itibaren stadyumlara girebilmek için; e-bilet namı değer passolig kartını almak mecburiyetinde bırakılacaktır. taraftarlar kartı satın alırken 15–25(gs,fb,bjk,ts) lira; 5.5 lira kurye ve biletlerine tanımladıkları her bir maç için 2 lira ek hizmet bedeli ödeyeceklerdir. ayrıca ilgili bankayla konuyla ilgili 10 yıllık bir sözleşme imzalandığı için bu açılış bedelleri her sezon başında arttırılacak ve bize ait olan bir ürünün yeniden bize satılması yetmiyormuş gibi taraftarlık olgusu tamamen ticari bir meta haline getirilecektir.
e-bilet uygulaması; taraftar kavramını müşteriye indirgemekle kalmayıp, tüm özlük-kimlik bilgilerimizi e-bilet sistemine kaydedip, biz taraftarları adeta fişlemektedir. taraftarların organize olarak hareket etmesini engellemeyi amaçlamakta, kısacası tribün kültürü ve taraftar kimliğini ortadan kaldırmayı hedef almaktadır.
bundan önce meşale, pankart, konfeti ve deplasmana gitmek gibi tribünün en temel öğelerini ve haklarını yasaklayan zihniyet bugün de e-bilet ile, takımının mücadelesine omuz vermek için tribüne koşan taraftarı fişleme, tribünlerde gruplaşmayı önlemeye çalışma yoluna gidiyor. yani uygulama tamamen taraftarların aleyhine bir durum ortaya çıkartıyor.
elbette tribünlerde şiddet olayları yaşanmaktadır. ancak bu olayların önüne geçmek için tribün kültürünü yok etmek isteyen uygulamalar bütünüyle her geçen gün daraltılan tribünlere, yani taraftarların alanına müdahaledir. bu noktada unutulmaması gereken en önemli durum, taraftarların kulüplerin gerçek sahibi olduğu ve tribünlere uygulanan bu denli yaptırımların kendi isyancısını yaratacağı ve ‘gerçek şiddet’ olaylarının yaşanabileceğidir. bu sebeplerden ötürü başta e-bilet uygulaması ve deplasman yasakları olmak üzere taraftarlığı yozlaştıran tüm uygulamaların karşısındayız.
konunun gündeme geldiği ilk günden itibaren tribün grupları ve taraftarlar olarak, bu uygulamaya karşı olduğumuzu açıkça belirtmiş olmamıza rağmen yanlışta ısrar eden kişi ve kurumlara bir kere daha sesleniyoruz:
- konunun doğrudan muhatabı olan biz taraftarların, e-bilet uygulamasıyla ilgili görüşleri ve itirazları hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır.
- hal böyleyken e-bilet uygulaması hiçbir sorunu çözmeyecek, yeni sorunların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
- ülkemiz liglerinde sezonun bitmesine neredeyse 1 aylık süre kalmışken bu uygulamanın başlatılıyor olması bizce manidardır. bu uygulamanın liglerimizde spor toto süper lig için şampiyon olacak, avrupa kupalarına katılacak, bir alt lige düşecek ve yine ptt 1. lig için bir üst lige çıkacak ve bir alt lige düşecek takımların belli olacağı final haftalarına denk getirilmesinin tesadüf olmadığına inanıyoruz. e-bilet için yapılan anlaşmanın 10 yıllık bir süreci kapsadığı düşünüldüğünde de; bu yanlış uygulamanın an itibariyle sadece adı geçen spor toto süper lig ve ptt 1. lig takımlarını değil ülkemizdeki bütün takımları ve taraftarları ilgilendiren bir sorun olduğu aşikardır. çünkü bizler için için amatör kümede takımlarını destekleyen taraftarlar ile süper ligde takımlarını destekleyen taraftarlar birdir ve eşittir.
- taraftarlar olarak, bu uygulamaya karşı mücadelemiz gerek hukuki gerekse de fiili ve meşru zeminlerde gelişerek devam edecektir.
- söz konusu uygulamanın kararını verenleri son kez uyarmak ve büyük bir yanlıştan dönmeleri çağrısını daha güçlü haykırmak için tüm taraftarları bu haftadan itibaren maçlara gi̇rmemek dahil her türlü demokratik tepkimizi göstermeye ve tri̇bünleri̇mi̇ze karalar bağlamaya çağırıyoruz.
- taraftarlar olarak, bu haftadan itibaren maçlara siyahlar giyinerek gidelim, tribünlerimize siyah pankartlar asalım.
1907 unifeb — akigolar — altay 1914 taraftarlar derneği — altınordu taraftarlar derneği — anadolu gfb — anadolu yakası beşiktaşlılar — arma aşkına — atalar — beleştepe — buca fan club — büyük antalyaspor derneği — çorlu kartalları — dişi gözgözler — dişi kartallar — efb sabahlayan tayfa — fenerbahçeliler derneği — ftd cadde — genç fenerbahçeliler — göztepe uniforce — göztepe yalı derneği — group legend — grup 1966 antalyaspor taraftarlar derneği- grup lacivert — hatayspor taraftarlar derneği — i̇ki direk arası — i̇zmir samsunspor taraftarlar derneği — i̇zmirspor taraftarları — joganita.net — karakızıl — karşıyaka çarşı grubu — nefer (eskişehirspor) — sefaköy kartalları — sokak (ankaragücü) — sol açık taraftar grubu — son barikat — tatangalar — tekyumruk — totem 1907- viva göztepe — yakacık kartalları — yeşil cephe — taraf der — taraftar hakları derneği”

hukuki süreç

passolig hakkında tüketici mahkemelerinde birçok dava açılırken, taraf-der tarafından da 8 mayıs 2015'de ankara sulh ceza hakimliklerinin “keyfi ve gerekçesiz” kararları aleyhinde anayasa mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunuldu. passolig’in iptali istemiyle aym’de görülen davada itirazın reddine oy çokluğuyla karar verildi. 2 mart 2016 tarihli tüketici mahkemesi kararında kişisel verilerin maliye ve içişleri bakanlıklarıyla paylaşılmasında sakınca görülmezken, verilerin ticari şirketlerle paylaşılmasının hükümsüz olduğu beyan edildi.

bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: kişisel verilerin güvenliği140journos whatsapp aboneleriyle kişisel verilerin gizliliği, korunurluluğu ve güvenliğine ilişkin kamuoyunda gündeme…

16. ankara tüketici mahkemesi’nin gerekçeli kararında passolig uygulamasının, 6222 sayılı sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair yasanın “spor alanlarının güvenlik ve düzenine ilişkin tedbirler” başlıklı 5. maddesi uyarınca getirildiği ifade edildi. elektronik bilet uygulamasıyla federasyonlar bünyesinde veri tabanı oluşturulması, bununla maç bileti satışı, maça girişte tüketici ve biletin veri tabanıyla denetiminin, maç öncesi, sırası ve sonrasında güvenliğin sağlanmasının amaçlandığına yer verilen kararda, ihaleyle tüketicilere hizmet sunumunun bankaya verildiği belirtildi.
bu hükümlerin, hukuktaki “dürüstlük kuralı” ile bağdaşmadığına yer verilen kararda, bu nedenle derneğin aktif bank’a açtığı davanın “kısmen” kabulüne karar verilerek, hak ihlallerinin önüne geçilmesi için uygulama başladığı tarihte banka ile tüketiciler arasında imzalanan sözleşmelerdeki bu hükümlerin, elektronik kart uygulama gerekleriyle maliye ve i̇çişleri bakanlıkları ile bilgi paylaşımını düzenleyen kısımların hariç olmak üzere, geçersizliğine karar verildiği anlatıldı. kararda, dava konusu diğer itirazların yasalara aykırı olmadığı ifade edilerek, bu yönlerden davanın reddine karar verildiği belirtildi.

maçlara seyircilerin katılım oranları

gençlik ve spor bakanı akif çağatay kılıç, mhp ankara milletvekili özcan yeniçeri’nin yazılı soru önergesine verdiği cevapta, süper lig’de 2007–2008 sezonundan bu yana ortalama seyirci sayısına ilişkin rakamları açıkladı.
buna göre süper lig’de oynanan müsabakaları haftalık bazda ortalama olarak,
2007–2008 sezonunda 78 bin 289
2008–2009 sezonunda 94 bin 290
2009–2010 sezonunda 82 bin 483
2010–2011 sezonunda 99 bin 114
2011–2012 sezonunda 99 bin 619
2012–2013 sezonunda 101 bin 755
2013–2014 sezonunda 99 bin 266 seyirci izledi.

stadiumdb.com’un avrupa stadyum verilerini incelemesinde 2015'te, bir önceki yıla göre her hafta ortalama fenerbahçe’nin 22.241, galatasaray’ın 16.255, beşiktaş’ın ise 15.335 seyirci kaybettiği belirtildi ve “türkiye’deki eşi görülmemiş boykot istanbul’un 3 büyük kulübüne haftalık ortalama 53.800 seyirciye maloldu” denildi.

transfermarkt verilerine göre ise, passolig öncesi ortalama taraftar sayısı, 2013–14 sezonunda fenerbahçe’nin 42.020 kişi, galatasaray’ın 37.727 kişi ve beşiktaş’ın 26.467 kişi iken passolig sonrası ortalama taraftar sayısı, 2014–15 sezonunda galatasaray için 25.141, fenerbahçe için 19.389 ve konyaspor için 19.797 kişi olarak kaldı. 2016–2017 sezonda sayılar beşiktaş için 30.448, galatasaray için 21.351 ve fenerbahçe için 16.485 kişi oldu.

aralık 2015 itibariyle passolig alan taraftar sayısı 1.6 milyon idi. bu sayı eylül 2017'de 3.1 milyona yükseldi. mart 2016'da tribünlere dönme kararı alan çarşı’nın açıklamasında “mücadelemizi statlara taşıyacağız. bu davadan sonuç almamazın en büyük nedeni tribünlere giren taraftarların davaya sahip çıkmaması. eninde sonunda passolig kalkacak.” denildi.

passolig’e ilişkin en güncel tartışmalardan birisi de 2017'de galatasaray — sivasspor maçını izlemek isteyen down sendromlu çocuklar ve refakatçi ailelerin kartları olmadığı gerekçesiyle stadyuma alınmaması üzerine oldu.

whatsapp tartışması moderatörü: onur kavalcı/140journos stajı

140journos’un “passolig” konulu whatsapp tartışma grubunda katılımcılardan gelen yorumlar

(❓ emojisi whatsapp tartışma grubunda 140journos’un sorduğu soruları; her bir paragraf, whatsapp grubundaki katılımcılardan gelen cevapları gösterir.)

tribünlerin doluluk oranında passolig’in bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?

❓maçlara gidiyorsanız, passolig çıkmadan öncesi ve passolig çıktıktan sonrasını karşılaştırdığınızda sizin gözlemleriniz neler?

❓passolig kapsamındaki ödemelerin yüksek olduğunu düşünüyor musunuz?

❓passolig kapsamındaki iptallerin mağduriyete yol açtığını düşünüyor musunuz?

❓passolig’in “bir fişleme aracı olduğu ve stadyum gibi toplu alanlarda sergilenecek muhalefeti indirgemek amaçlı kullanıldığı” argümanı hakkında ne düşünüyorsunuz?