araştırma arşivi · 2017-06-13

tüm boyutlarıyla zeytinlik yasa tasarısı tartışması

zeytinliklerle ilgili düzenleme, tbmm sanayi komisyonu’nda yapılan görüşme sonrası tasarıdan çıkarıldı. düzenlemenin gündeme geldiği ilk…

zeytinliklerle ilgili düzenleme, tbmm sanayi komisyonu’nda yapılan görüşme sonrası tasarıdan çıkarıldı. düzenlemenin gündeme geldiği ilk günden bugüne neler yaşandı?

fotoğraf: kürşad bayhan/ 140journos, derleme: ışıl yarımoğlu/ 140journos stajı

sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla bazı kanun ve khk’larda değişiklik yapan kanun tasarısı, yani üretim reform paketi ya da kimilerine göre “zeytinin ölüm fermanı”. 2002 yılından bu yana meclise farklı hallerde sunulmuş ve 6 kez reddedilmiş yasa tasarısı, önceki dönemlerde olduğu gibi 7. sunuluşunda da kamuoyunda büyük tartışma yarattı.

kanun tasarısı ne içeriyordu?

3573 nolu kanunda, 4. maddede yapılacak değişiklik büyük tepki çekti. 4. maddede önerilen değişiklik; alternatif alan bulunmaması, kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına izin verilebileceğini belirtiyordu.

diğer bir değişiklik ise, bu düzenleme kapsamında yatırım yapanların, faaliyetlerini izin amacına uygun, çevre ve zeytinlik sahalarına zarar vermeyecek şekilde yürütmesini, oluşabilecek zararların telafi edilmesini ve kendilerine tahsis edilen yerlerin tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmesini içeriyordu.

izin verilen yatırımlar dışında zeytinlik sahalarının dağıtılmayacağını da belirten tasarıda, 11 kişilik zeytinlik sahaları koruma kurulu’nun oluşturulacağından belirtiyordu.

(kaynak)

zeytinlik sahaları koruma kurulu

düzenlemede; yatırım taleplerini değerlendirmek, zeytinlik sahalarının korunması ve geliştirilmesine yönelik hizmet verecek bir kurulun oluşturulmasından bahsediliyordu. 11 kişiden oluşan bu kurulun, her ilde valinin başkanlığında bilim, sanayi ve teknoloji, çevre ve şehircilik, gıda, tarım ve hayvancılık, maliye, orman ve su işleri bakanlıklarının ildeki üst düzey temsilcileri, sanayi, ticaret odaları, sivil toplum örgütlerinden üyeler barındıracağı belirtiliyordu.

zeytinlikleri koruyan maddeler

tasarının ilk halinde zeytinlik alanda hayvan otlatılmasına ilişkin üç ay hapis cezası kaldırılıp yerine 5 bin lira para cezası öngörülüyordu. üreticilerin itirazı üzerine üç aylık hapis cezası altı aya çıkarıldı.

kanun dışı olarak kesilen her bir zeytin ağacı için para cezası ise 2 bin lira yerine 4 bin liraya yükseltildi.

neden “ölüm fermanı” deniliyor?

üretim reform paketinin meclise ilk gelen halinde, dönüm başına 15'ten az zeytin ağacı bulunan alanları zeytinlik statüsünden çıkarmayı, bunun yanı sıra konut, turistik tesis, sanayi tesisi ve maden ocağı yapılabilmesini içeriyordu. yoğun tepkiler üzerine konut ve turistik tesis ifadeleri çıkarıldı, ancak sanayi tesisi ve maden ocağı ifadeleri yer almaya devam etti.

ayrıca zeytin bölgelerinin sanayileşmesinin ekolojik dengeyi bozma tehlikesi de, üreticiler tarafından ölüm fermanı olarak anılmasına neden oldu.

(kaynak)

“zeytin mi daha önemli, tesis mi?” (kaynak)

başbakan binali yıldırım, partisinin tbmm’de düzenlenen grup toplantısında reform hakkında açıklamalar yaptı. açıklaması doğruluk payı tarafından ayrıntılı incelenen yıldırım, “meseleyi doğru açıdan görmek gerektiğini” vurguladı.

sanayi bölgesinde zeytin alanlarının 3 kilometre yakınına kadar asla hiçbir tesis yapılmayacak; ancak 3 kilometre daha fazla mesafeden bu tesisler kurulabilecek. önce kurula gelecek, karar alınırsa ilgili bakanlığa gelecek. bakanlık ‘olur’ verirse bu şekilde olacak. eğer bu işin yapılmasında üstün kamu yararı varsa bu gerçekleşecek. türkiye’nin geleceği açısından zeytin mi daha önemli yoksa yapılacak tesis mi daha önemli? meseleyi doğru açıdan görmek lazım. bir kaşık suda fırtına koparmamak lazım.”

koruma/korumama kurulu?

zeytinlik sahaları koruma kurulu, vali başkanlığında yapılacağı ve bakanlıklardan üyelerden oluşacağı için, tarafsızlık konusunda kamuoyunda şüphe uyandırdı. tema’nın milletvekillerine yaptığı çağrıda yer alan ifadeler, kurulun üyelerinin yanlış birimlerden seçildiğini içeriyordu.

“bu kurulu ‘zeytin sahaları koruma kurulu’ değil, ‘zeytin sahalarını yatırıma açma kurulu’ olarak adlandırmak daha doğru görünmektedir. amaç zeytin sahalarını korumak olsaydı, kurul üyelerinin doğrudan gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlükleri, ziraat fakülteleri, tarım ve zeytin ile ilişkili üretici örgütleri ile konuyla ilişkili stk’lardan oluşması gerekirdi.”

çiğdem toker ise, cumhuriyet’te yayınlanan yazısında, kurulun bağımsızlığıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

“sanayi ve teknoloji bakanı faruk özlü’ye göre, bu kurul bağımsız olacakmış. bir daha söyleyeyim: içinde tarım, çevre ve şehircilik, sanayi, orman ve su işleri, maliye bakanlıkları temsilcilerinin, yani atanmış bürokratların yer aldığı kurulun bağımsız olacağını söylüyor bakan.”

chp denizli milletvekili kazım aslan, mecliste düzenlediği basın toplantısındaki açıklamalarında, kurul için “zeytini koruma değil, zeytine kıyma kurulu” ifadelerini kullandı.

tasarı süreci nasıl ilerledi?

bundan bir yıl önce, tasarı 736 işveren örgütüyle paylaşıldı. gündeme gelmesi ise, 26 mayıs 2017 tarihinde oldu. 30 mayıs’ta üretim reform paketi, tbmm sanayi komisyonunda görüşülmeye başlandı. tasarının 7. kez meclise sunulması nedeniyle milletvekilleri arasında birçok tartışma yaşandı.

31 mayıs günü, zeytinlik saha tanımını “orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 15 kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan” olarak yapan 2. madde iktidar ve muhalefetin verdiği önergelerle tasarıdan çıkarıldı. konut ve turistik tesis ifadeleri de tasarıdan bugün çıkarıldı. aynı zamanda zeytin üreticileri, söz hakkı kullanamadıklarını belirterek komisyonu terk etti.

3 gün süren tartışmaların ardından tasarı, 1 haziran’da komisyondan geçti. ancak 8 haziran günü, tasarı komisyona geri çekildi.

tasarıya tepkiler ve açıklamalar

zeytin üreticileri, siyasiler, sivil toplum örgütleri ve ünlü isimler, tasarıya tepki gösterenler arasındaydı.

ulusal zeytin ve zeytinyağı konseyi icra direktörü mustafa tan

“bizim sıkıntımız yaklaşık 750 bin aileyi çoluğu çocuğu ile birlikte 1.5–2 milyonu, diğer etki alanıyla 10 milyon kişinin görüşü alınmadan yapılan değişikliğe anlam veremiyoruz. zeytin kanunu’ndaki bir önceki değişiklik hakkında danıştay, 14.5 ay sonra yürütmeyi durdurma kararı verdi. ancak bu sürede kanuna aykırı olarak birçok usulsüz ruhsat alındı. bölgemizdeki bazı madenler 3 kilometre sınırındadır. bu madenlerin etkisiyle bazı zeytin tutumlarında farklılıklar yaşamaya başladık. verim kaybımız var”
“kamuoyunda tartışılan dekarda 15 ağacın altıdaki alanların zeytinlik sayılmaması ve hayvandan zeytin ağaçlarını koruma ile ilgili olan maddeleri geri çektiler ama 6 defa çıkarılmasını talep edilen zeytin kanunun omurgası niteliğindeki 20. maddeyi, bu yasa taslağındaki 4. maddeyi değiştirmediler. önce öldürdüler, sonra sıtma olmaya razı olduk. talebimiz şu, 3 maddenin 76 maddelik bu torba yasadan geri çekilmesi…”

edremit ticaret borsası ve edremit körfezi zeytin ve zeytinyağı üreticiler federasyonu başkanı tarkan denizer

“…bu olayı nasıl hissettiğimi şöyle açıklayayım; kızımı evlendiriyorlar. haberim yok. hanımın da haberi yok akrabalarımın da. edremit’te tanıdıkların hiçbirinin haberi yok. ne oldu? bakanlar kurulu, ‘efendim şu yaşa gelmiş kızları valilik emriyle veya bakanlık oluruyla istediğiniz kişiyle, istediğiniz everebilirsiniz diyorlar. onu da bırak damadın da haberi yok …”1

zeytin üreticisi ali kürşat

“zaman yeni yaralar açma zamanı değil. artık verdiğimiz tahribatı bir şekilde geri çevirme zamanı. bu hatalardan dolayı her gün günlük hayatımızı etkileyen bir iklim değişikliği söz konusu. bizim aşkımız zeytin, bizim işimiz zeytin. zeytin varsa hayat var. zeytin altından değerlidir. zeytin ağaçlarının binlerce yıldır var olduğu, doğduğu bu topraklarda ölüm fermanını imzalamak istemiyoruz.”

kemal kılıçdaroğlu

“yiyorlar doymuyorlar. ya siz zeytinden ne istiyorsunuz? zeytin, kur’an-ı kerim’de de ismi geçen ağaçlardan biridir. yağı anne sütünden sonra en değerli sıvıdır denir. 1939 yılında zeytinle ilgili kanun çıkarıyor, gazi mustafa kemal atatürk ve arkadaşları. korunmak isteniyor. şimdi ‘nasıl yok ederiz?’ çabasının içindeler. 826 bin dekarda 162 milyon zeytin ağacımız var. zeytinde dünya üretiminin yüzde 10, zeytinyağında dünya üretiminin yüzde 6’sını yapıyoruz.”

hdp’nin muhalefet şerhi

“önemle vurgulamak gerekir ki; zeytinlik sahalarına dair yapılmak istenen benzer düzenlemeler defalarca gündeme gelmiş, hatta 6 kez meclise getirilerek reddedilen değişiklikler ile zeytincilik yönetmeliğinde yapılmak istenen değişiklikler, danıştay tarafından hukuka aykırı olduğu ifade edilerek iptal edilmiştir. buna rağmen hükümet herkesin karşı çıktığı bu düzenlemeleri yeniden yasalaştırma çabasına girmiştir. zeytinlik sahalarının bugüne kadar olduğu gibi yasa ile korunması esastır. gücünü yasadan almayan bir koruma anlayışının kurul kurularak sağlanması mümkün olmayacaktır. bu nedenle “zeytincilik sahaları koruma kurulu” na ilişkin düzenlemenin kaldırılması, bunun yerine yasa metnine koruyucu objektif hükümlerin konulması yararlı olacaktır.”

mhp’nin muhalefet şerhi

“zeytincilik ile ilgili maddelerin komisyon görüşmeleri sırasında; zeytinciliğin geleceğini baltalayacak söz konusu düzenlemelerin tasarı metninden çıkarılması için vermiş olduğumuz önergeler ve ısrarlı tutumuz karşısında bakanlık geri adım atmak zorunda kalmıştır.”

ödp’nin açıklaması

“işcilerin, emekçilerin, üreticilerin, suyun, zeytinin, doğanın hakları için bu politikaları durdurmaya kararlıyız”

greenpeace’in açıklaması

“alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına gıda, tarım ve hayvancılık bakanlığı tarafından” izin verilebileceğini söylüyor. bir başka deyişle zeytinlik alanlara ya da hemen yanına toz ve duman çıkaran, kimyevi atık bırakan tesislerin yapılmasının önünü açıyor.
bu tesislerin neden olduğu hava kirliliği zeytin ağaçlarında ağır metal birikmesine ve bu ağır metallerin besin zincirine katılarak zeytinlerle birlikte insanların da sağlığını tehdit etmesine neden olacaktır.”

tema’nın milletvekillerine çağrısı

“…belirttiğimiz sebeplerle, zeytincilik, meralar ve kıyılar başta olmak üzere, doğal varlıklarımızla ilgili düzenlemelerin “sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı’ndan çıkarılmasını talep ediyoruz.”

tarkan

“bir ülkenin en büyük nimeti, değeri onun doğasıdır. zeytin ağaçları anadolu’nun hazinesidir belleğidir. rant için zeytin ağaçlarına kıymayın.”

fazıl say

“zeytin dalı uzatmak diye bir deyim vardır. barışın sembolüdür aynı zamanda. nazım oratoryosunda en etkilendiğim yerlerden biri; nazım hikmet’in şiirlerinde yaşamaya dair’de der ki ‘70’inde bile zeytin dikeceksin mesela. ölmekten korktuğun için değil, ölüme inanmadığın için’ şimdi ne bileyim ege’nin zeytinleri malatya’nın elmaları ya da malatya’nın kayısısı olabilir bütün bunlar. önemli olan doğadaki en büyük erdem yaşatmaktır. yıldırmak veya öldürmek, kesmek, biçmek değil. zeytin dalı o yüzden aslında bir semboldür. hepimizin önem verdiği şey o sembolün yitmemesidir”

kuzey ormanları savunması’nın basın açıklaması

“sermayedarların projelerine yol vermek için topraklarımızın geleceğini karartarak, zeytincilikle geçinen aileleri işsizliğe mahkum edecek hiçbir yasa kabul edilemez. madencilik faaliyeti yürüten şirketlerin sanayi çalışmaları adı altında bu yasayı kullanarak zeytinlik arazilerin altını oymasına izin verilemez. 3 yıl önce soma’nın yırca köyü’nde bir gecede 6 bin zeytin ağacının katledilmesi gibi uygulamaların yasal hale gelmesi kabul edilemez. kıyılara, meralara, zeytinlikler üzerine enerji aç gözlülüğü doysun diye enerji santralleri yapılamaz. zeytincilik yasası’nı 7’inci kez gündeme getirmek ohal fırsatçılığıdır. kamu yararı adına kamuyu ortadan kaldırmaktır.”

canan karatay

“temcit pilavı gibi, ayıptır, günahtır. hes’lerin (hidroelektrik santral) ömrü 50 yıldır, bunun için zeytinlikler gitmez, maden ocağının ömrü de 50 yıldır, 2 bin yıllık ağacı nasıl bunlar için feda edebiliriz, nasıl bir canlıyı öldürebilirsiniz. bunun bir daha gelmemek üzere geri çekilmesi lazım”

tasarının komisyona geri çekilmesi

tasarının meclisteki ilk incelemesini “tali komisyon” olarak yapan milli eğitim komisyonu’nda hem muhalefet hem de ak parti üyeleri zeytinliklerle ilgili “sırıtıyor, tasarıdan çıkarılsın” yorumunu yaptı. tasarı, 8 haziran günü sanayi komisyonu’nda değerlendirilmek üzere geri çekildi.

başbakan yardımcısı nurettin canikli başkanlığında toplanan ak parti grup yönetim kurulu toplantısında, yönetimdeki ak partililerin önemli bölümü zeytinlik düzenlemesine itiraz etti. “her seferinde niye bu madde getiriliyor. altında ne var?” diye soran yetkililer, seçim bölgelerinde zor durumda kaldıklarını belirtti. canikli, sorulara düzenlemenin amacının sanayi yatırımlarını teşvik etmek olduğu yönünde yanıt verdi. ak parti grup başkan vekili mustafa elitaş ise, sanayi üretim paketinin doğru olmayan bir şekilde “zeytin yasası” haline getirildiğini savundu.

görüşmeler sırasında hükümet tarafından ara verilerek ankara’ya davet edilen zeytin sektörü temsilcileriyle görüşüldü. bunda, cumhurbaşkanı tayyip erdoğan’ın, partisinin myk toplantısında gündeme gelen tasarıyla ilgili “anlatmakta mı bir eksiklik oldu, taraflarla görüşüp ikna edin” talimatı etkili oldu.

(kaynak)

tbmm sanayi komisyonu’nda 13 haziran 2017 salı günü yapılan görüşme sonrası ise düzenleme tasarıdan çıkarıldı.

zeytinlik konusunda geçmişte atılan adımlar

tasarı 2002 yılından beri 6 kez tbmm gündemine geldi ve her defasında reddedildi. dünden bugüne tasarı metinleri farklılıklar gösterse, odak noktası zeytinlik alanların imara açılmasıydı.

mevcut kanun ile tasarı arasındaki en büyük fark 20. maddede. 1939 yılına ait ve 1995 yılında değişikliğe uğrayan mevcut kanunda zeytinliklerin altyapı ve sosyal tesisler dışında ve alanın yüzde 10'undan fazla olmamak üzere imar izni bulunuyor.

(kaynak)

türkiye’de zeytin

zeytincilik alanında dünya çapında hükümetler arası tek organizasyon uluslararası zeytin konseyi (ioc) ve türkiye bu organizasyona 2016 yılından beri üye. konsey üyesi ülkeler, dünya zeytin üretiminin %98'inden sorumlu ve oluşuma üretim değerleri konusunda direkt veri temin ediyor. bu verilere göre türkiye, 1990–2001 arasına dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci sırada. ancak 2002'den beri dönem dönem ikinci veya üçüncü sırada yer alıyor. 2002'den bu yana türkiye’de yılda ortalama 306 bin ton sofralık zeytin üretiliyor.

ispanya, italya ve yunanistan’ın ardından dünyada en büyük 4. zeytin üreticisi olan türkiye’de 750 bin aile, zeytincilikten geçimini sağlıyor. (kaynak)

gıda, tarım ve hayvancılık bakanlığı verilerine göre, 2000 yılında 97 milyon zeytin ağacı bulunan ülkede, 2016 itibariyle bu sayı 173 milyon.

2000 yılında 490 bin ton yemeklik ve 1.31 milyon ton yağlık zeytin üretimi yapılırken, 2016 yılında ağaç sayısındaki artışa rağmen üretim oranı yemeklikte 430 bin, yağlık üretimde 1,3 milyon tona düştüğü gözlemleniyor.

diğer tartışmalar

odak zeytinlikler üzerine olsa da tasarı, meralar ve kıyılar üzerinden de tartışma konusu oldu. düzenlemenin sonucunda mera alanlarında ve kıyı şeritlerinde doğal alanların tahribata uğrayacağı endişe tartışmalar süresince dile getirildi.

trabzon tabip odası, kıyı kanunu’ndaki düzenlemelere karşı çıkarak “karadeniz’in içinde dolgu alanının üzerine, uzun yıllar yüksek miktarlarda borçlanarak yapılacak bir hastaneyle trabzon’a hizmet edilmiş olmayacaktır.” açıklamasında bulundu.

chp genel sekreteri ve izmir milletvekili kamil okyay sındır, 10 haziran 2017 tarihinde “patlamaya hazır başka bir bomba var bu kanun tasarısında; mera kanunu’nda değişiklik yani mera alanlarının aynı şekilde sanayi sitelerine açılmasının önü açılacak. mera alanının yok olması demek hayvancılığın sonunun başlangıcı demektir. endüstriyel tarım yapan büyük kapalı işletmeler, besi sığırcılığı yapan işletmeler, kaba yem ihtiyacını karşılar. ama meraların yok olması, 15–20 koyunu, 3–5 sığırı olan küçük çiftçinin yok oluşu olur. bu alanlar çevre ve ekoloji açısından da önemli ve korunması gereken alanlardır. devletin görevi bu alanları ıslah etmektir. bu madde de maalesef kanun hükmünde yer alıyor. bu bir siyasi parti meselesi değil, memleket meselesidir. meraların ortadan kaldırılmasına neden olan bu yasa geri çekilmelidir.” açıklamasında bulundu.