türk dış politikası yeni bir arayış içinde mi? kısa vadede rota değiştirmek mümkün mü? suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler ve 15 temmuz sonrası süreçte türkiye’nin dış politika seçeneklerini ele alıyoruz.
beşinci inceleme: iran

derleme: can pürüzsüz/140journos, umut koray imamoğlu/ 140journos stajı
bunu da okuyuntürk dış politikasında alternatif güzergah arayışlarıinceleme serisindeki diğer dosyalar↗türkiye-iran ilişkileri son 10 yıldır abd’nin bölge politikaları, iran’ın nükleer programı, suriye iç savaşı, ırak’ın toprak bütünlüğü ve türkiye’nin doğalgaz alımı gibi konular üzerinden şekilleniyor.
140journos’tan “şark komşusu”: iki ülke ilişkilerinin inişli çıkışlı seyri
ilişkilerin geçmişi
- iran, ortadoğu’da kendi hedefleri olan ve bu hedefler doğrultusunda politikalar üreten bir ülke. türk-iran sınırı 1639 yılında kasr-ı şirin anlaşmasıyla belirlendiğinden beri değişmedi. daha önce düşmanlığa varan rekabet, 19.yüzyılda beliren rus tehditiyle birlikte yerini işbirliğine bıraktı. türkiye’de cumhuriyet’in kurulması ve iran’da pehlevi hanedanı’nın başa geçmesiyle iki ülke için de yeni bir döneme girilmiş oldu. türkiye ve iran hemen hemen aynı dönemlerde modernleşme ve ulus-devlet olma yolunda ilerledi, bu süreç iki ülkenin birbirine yakınlaşmasına zemin hazırladı. bununla birlikte sorunlar da yaşanıyordu. ajturk tarafından iki ülke ilişkilerine dair yapılan incelemede konuya ilişkin şu tespite yer veriliyor: “1925’ten sonraki dönemde türk — iran ilişkilerindeki sorunların ana eksenini doğu anadolu’daki kürt isyanları oluşturdu. türkiye, iran’ın kürt ve ermeni milliyetçiliği hareketlerine gösterdiği tolerans konusunda endişeliyken, tahran yönetimi de iran azerbaycanı’na karşı türkiye’nin yaklaşımına şüpheyle bakıyordu.”
- bağdat paktı (türkiye, iran, pakistan, ırak) ve cento (türkiye, iran, pakistan, abd) oluşumları, soğuk savaş döneminde iki ülkenin batı bloğunda beraber hareket etmesini sağladı. son olarak da 1969’da kurulan islam konferansı örgütü türkiye-iran işbirliğine önemli katkıda bulundu.
- 1979 iran devrimi sonrası iki taraf da birbirine temkinli yaklaşmasına rağmen iran’daki yeni rejimin sovyetler birliği karşıtı tutumu abd ve türkiye tarafından olumlu karşılandı. ancak iran islam cumhuriyeti’nin kurucusu olan ayetullah humeyni’ye göre türkiye’nin laik devlet modeli kendi rejimi açısından bir tehditti. bu nedenle iran islam cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana türkiye’ye temkinli yaklaştı. (kaynak)
- sovyetler birliği’nin dağılmasından sonra iran abd ve türkiye’ye karşı, rusya ile işbirliğine gitti. 1991 yılından beri iran dış politikada rusya ile ittifak halinde olarak görülüyor.
- 1990’lı yıllar ve 2000'lerin başı, türkiye’de laiklik tartışmalarının ve “türkiye, iran olur mu?” sorusu sorularak “iranlaşma” korkusunun arttığı yıllar oldu. dış politikada ise gerek bu endişeler, gerek pkk saldırıları nedeniyle inişli çıkışlı bir ilişki yaşandı. 2002 yılından itibaren türkiye’deki iktidar değişimi sonrası iran’la ilişkiler gelişmeye başladı. ancak bu dönemde de, türkiye topraklarına yerleştirilen “nato füze kalkanı” ile suriye iç savaşı’nda iran’ın rejimden yana desteği iki ülke arasında başlıca kriz durumları oldu.
ak parti iktidarları boyunca uzlaşı içerisinde olunan konular
- abd’nin ırak’ı işgali sonrası kuzey ırak bölgesel yönetiminin güç kazanmasından duyulan endişe, iki ülkeyi zaman zaman beraber hareket etmeye zorladı. barzani yönetiminin referandum kararının tartışıldığı günlerde, atv ve a haber ortak canlı yayınına katılan erdoğan’a sunucu “kandil’e bir operasyon var mı-yok mu merakı da var. iran’la bu konuda aynı çizgide duruyoruz gibi görünüyor en azından dışarından temaslara baktığımızda. merak edilen konu başlıklarından biri de bu.” sorusunu yöneltti:
“şu anda iran’la bir olumlu adımlar var, dolayısıyla bu kandil olur veya farklı yerler olur, şu anda bu görüşmelerimiz devam ediyor. hassas olan ırak ve suriye konusu, terörle mücadele önem arz ediyor. iran-türkiye arasındaki bu ilişkiler çok daha canlanmış vaziyette, neticesi de isabetli olur diyorum.” — cumhurbaşkanı erdoğan, 16 eylül 2017
- iran’ın nükleer faaliyetleri pek çok ülke tarafından tehdit olarak algılanıyor. endişelerin giderilmesi için 2000’li yıllarda çeşitli ab ülkeleriyle iran arasında nükleer müzakereleri yapıldı. hatemi döneminde (1997–2005) iran, daha uzlaşmacı bir dış politika güdüyordu ve ab ile diyaloğu iran’ın nükleer programının meşruiyetini sağlıyordu. 2005 yılında ahmedinejad’in cumhurbaşkanı olmasıyla iran’ın nükleer programı hız kazanmış, meşruiyet kazanma çabası yerini “meydan okuyan” bir dış politikaya bırakmıştı. bu dönemde iran’ın ab ile diyaloğu sorunlar yaşarken, çin, rusya ile latin amerika ülkeleri ile daha iyi ilişkiler gelişmeye devam etti. iran’a karşı uluslararası arenada gündeme gelen yaptırım kararları türkiye tarafından onaylanmadı ve türkiye ambargoya katılmadı:
“obama’ya iran’a ambargo koymamızın mümkün olmadığını anlattım. her yıl oradan temel ihtiyacımız olan 10 milyon metre küp gaz aldığımızı, bu gazı almak zorunda olduğumuzu da söyledim. obama bu konuda hak verdi. davadan (*) ne çıkarsa çıksın biz doğru olanı yaptık. ambargoyu ihlal etmedik. biz abd’ye böyle bir taahhütte bulunmadık. dünya abd’den ibaret değil. bizim iran ile ticari ve enerji (**) konularında ilişkimiz var.” — cumhurbaşkanı erdoğan, 30 kasım 2017
- 2010 yılında türkiye, iran ve brezilya’nın katılımıyla tahran’da bir zirve gerçekleşti. bu dönemde türkiye ve brezilya, iran’ın batıyla olan diyaloğunda köprü görevi gördü:
17 mayıs 2010’da brezilya, türkiye ve iran arasında imzalanan uranyum takas anlaşmasının metnine göre iran, stokundan çok düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum verip, karşılığında nükleer enerji için yakıt olarak kullanabileceği yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum almaya razı oldu. bm güvenlik konseyi, 9 haziran 2010’da, türkiye ve brezilya’nın olumsuz ve lübnan’ın çekimser oyuna karşı 12 olumlu oyla iran’a yeni ve daha kapsamlı yaptırımların uygulanmasını öngören 1929 sayılı kararı kabul etti. bu gelişme, iran-brezilya-türkiye anlaşmasını da dinamitlemiş oldu. (kaynak)
- temmuz 2015'te kabul edilen iran nükleer anlaşması, abd-iran ilişkilerinde yumuşamayı ve iran’ın küresel ekonomiye entegre olma hazırlıklarını beraberinde getirdi. ancak, trump anlaşmaya yönelik geri adım sinyalleri verdi.
“2010 yılında mayıs ayında tahran deklarasyonu olarak brezilya’yla beraber türkiye’nin ortaya koyduğu müzakere çerçevesi şu anda kabul edilen nükleer anlaşmanın da ana gövdesini oluşturmaktaydı. keşke o zaman bu anlaşma esas alınıp hayata geçirilseydi, belki bir 5 yıl kaybedilmemiş olacaktı.” — cumhurbaşkanı sözcüsü ibrahim kalın, 15 temmuz 2015
- 15 temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi, türkiye ve iran arasında yakınlaşma görülen bir diğer olay. dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, darbe girişimi gecesi iran dışişleri bakanı cevad zarif’in sabaha kadar 4–5 defa kendisini aradığını, son durumlar hakkında bilgi aldığını açıklamıştı.
“türkiye’deki darbenin abd tarafından tasarlanıp hazırlandığına dair güçlü şüpheler var. bu ispat edilirse abd adına büyük bir rezalet olacak.” — ayetullah ali hamaney, 1 ağustos 2016
- iran’da 28 aralık 2017 tarihinde başlayan kitlesel protesto gösterileri hakkında yapılan dışişleri bakanlığı açıklamasında, “biran önce ülkede sükunetin sağlanmasını ve sağduyunun hakim kılınarak olayların tırmanmasının önüne geçilmesini, gelişmeleri kışkırtıcı söylem ve dış müdahalelerden kaçınılmasını temenni ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“siz bazı sorunlar yaşıyorsanız, yaşadığınız sorunlar aslında rakipleriniz tarafından kaçınılmaz olarak bir rekabet avantajına dönüştürülüyor, onlar tarafından maniple ediliyor. şu an iran bunu yaşıyor yani amerika’nın, özellikle trump’ın açıklamalarına baktığımızda çok ciddi bir manipülasyonla karşı karşıya. ruhani’nin açıklamaları bu durumu fark ettiklerini açık bir şekilde ortaya koydu. iran’da böyle bir istikrarsızlığın, belirsizliğin ortaya çıkması tabii ki türkiye’nin asla arzu etmediğini bir durum olur.” — ak parti genel başkan yardımcısı mahir ünal, 2 ocak 2018
- iran ile türkiye futbol takımları, son olarak 20 ocak 1974'te maç yapmıştı. türkiye futbol federasyonu, 3 ocak 2018'de iki ülkenin arasında bir hazırlık maçı oynanacağını duyurdu: “iran futbol federasyonu ile türkiye futbol federasyonu arasında yapılan görüşmeler neticesinde a milli takımlar arasında 2018 fifa dünya kupası finalleri öncesi özel bir maç yapılması için prensip anlaşmasına varıldı. iki ülke en geç mayıs ayının son haftasında karşılaşacak.”
- gerek suriye iç savaşı, gerekse de suudi arabistan-iran arasında seyreden gerilimli ilişkiler, ortadoğu’da mezhepsel fay hatlarını tetikliyor. suudi arabistan, bahreyn, birleşik arap emirlikleri, mısır ve yemen, haziran 2017'de katar ile diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurdu. arap ülkelerinin ambargosu altındaki katar’a türkiye’de üretilen malların iran’dan girişini kolaylaştırmak üzere iki ülke arasında kasım 2017'de anlaşma imzalandı.
(*)
türkiye-iran ilişkilerinin seyri açısından kilit konumdaki gelişmelerden birisi de 17–25 aralık süreci (2013)oldu. ismi reza zarrab’ın ortağı olarak duyulan babek zencani hakkında mart 2016'da iran’da idam kararı verilirken; aynı ay reza zarrab, abd’de “abd’nin iran’a yönelik ambargosunu delmek” suçlamasıyla gözaltına alındı. mart 2017'de bu kez halkbank genel müdür yardımcısı mehmet hakan atilla abd’de gözaltına alındı. 27 kasım 2017–3 ocak 2018 arasında abd’de görülen ambargo davasında zarrab, tanık olarak aleyhte ifade verdi ve attila, kendisine yöneltilen suçlamaların bir kısmından suçlu bulundu.
(**)
bp raporuna göre (2014), iran 33.6 trilyon metreküp ile dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinin sahibi. ancak iç tüketimin fazlalığı ve ambargolar nedeniyle ihracat yaptığı ülke sayısı sınırlı. iran’ın en büyük doğalgaz müşterisi türkiye. cumhurbaşkanı erdoğan, 7 nisan 2015'te iran’da yaptığı basın açıklamasında “iran’ın doğalgaz ihracatının yüzde 95'ini biz alıyoruz ama fiyat bakımından en pahalı gazı ithal ediyoruz. bu fiyat aşağı çekilmiş olsa alacağımız doğalgazı çok daha artırırız.” ifadelerini kullanmıştı.
suriye iç savaşı, ırak’taki gelişmeler ve iki ülke ilişkilerinde gelgitler
- iran, suriye’deki savaşın kendilerine karşı olduğu ve bölgede kendi nüfuzlarını kurmak isteyen diğer ülkeler tarafından körüklendiğini düşünüyor; devrim muhafızları birlikleri’nin suriye ordusuyla beraber muhalif birliklere karşı sıcak çatışmalara girdiği iddiaları sık sık gündeme geliyor. türkiye-iran ilişkileri 2011–2016 yılları boyunca suriye iç savaşı’nın getirdiği koşullarla zedelenirken, 20 aralık 2016'da türkiye, rusya ve iran, suriye konusunda mutabık kaldıkları adımlara ilişkin ortak açıklama yaptı. ocak 2017’de başlayan astana görüşmeleri’nde ise bu üç ülke, suriye’deki ateşkes ihlallerini üçlü ortak mekanizmayla izleme ve uygulanmasını sağlama konusunda uzlaştı. buna karşın iran kanadından, türkiye’nin afrin harekatı sırasında “durumdan kaygılandığına” dair açıklamalar geldi.
- iki ülke ilişkileri için sarsıcı nitelikteki bir diğer konu, ırak’taki şii-sünni gerilimine ve terörle mücadeleye ilişkin türkiye’nin aldığı pozisyon oldu. 6 ocak 2017'deki açıklamasında “orada da bir pers milliyetçiliği var. yazık. bunların olmaması lazım. biz müdahale edince de, hemen ‘ırak’ın egemenlik hakları’ denilerek, sahadan çıkarılmak isteniyoruz.” diyen erdoğan, 4 nisan 2017 tarihinde katıldığı star tv-ntv ortak yayınında bir kez daha iran’ı eleştirdi:
“iran’ın da burada ne yazık ki haşdi şabi adıyla müsemma bir terör örgütü var. bu terör örgütü ırak meclisinden terör örgütü olmadığı şeklindeki bir oylamayla geçti. gerek sayın başbakan ve gerekse bizler, yani ‘haşdi şabi’yi eğer bu bölgede aktif olarak kullanmaya devam edecek olursanız bu sıkıntı yaratır’ diye de uyarılarımızı yaptık. çünkü bu orada bir istila hareketinin, bir işgal hareketinin aslında kuvvetleri olacak. çünkü telafer’de 400 bin türkmen var. bunlar sünni’dir, şia’dır, olabilir. ama öbür tarafta sincar var ki onun durumu çok daha berbat. çünkü sincar’da ikinci bir kandil oluşturmanın gayretleri var. bu ikinci kandil oluşturma gayretlerinde orada da 2 bin 500 kadar pkk’lı var. tümüne baktığımız zaman ırak’ta aslında mezhebe dayalı bir pers milliyetçiliğine yönelik iran’a bir destek oluşturuluyor.”
