araştırma arşivi · 2017-04-26

uçan süpürgeler yeryüzünde: muggle quidditch

bir neslin ortak çocukluk anısı, spor olarak gerçekliğe taşınıyor. büyüsüz dünyanın sıradan insanları, yani ‘muggle’lar harry potter’da…

boun centaurs’dan bir chaser, metu unicorns’a karşı oynanan dostluk maçında sayı yapıyor.

bir neslin ortak çocukluk anısı, spor olarak gerçekliğe taşınıyor. büyüsüz dünyanın sıradan insanları, yani ‘muggle’lar harry potter’da uçan süpürgelerle oynanan quidditch’i yeryüzüne indiriyor.

yazı ve fotoğraflar: cihan demiral/140journos

odtü’de, bilim kurgu ve fantezi topluluğu’nun odasında uçsuz bucaksız bir geyik dönüyor. tarih 2013’ün kasım’ı ve konu, gruptaki birinin hiçbir şekilde hiçbir sporu yapamayacağını söylemesi. türkiye’nin ulusal ve uluslararası istatistikleri itibarıyla en başarılı quidditch takımı metu unicorns’un oyuncu ve koçu kaan bolat’ın ‘her şey nasıl başladı’ soruma yanıtıyla bu öyküden haberdar oluyorum. muhabbet sürerken, o an akıllarına gelen tüm sporlar ile ihtimalleri tartıp değerlendiriyorlar: peki ya şu spor? hayır, onu da yapamam. grubun ortak kafası, gerçeklikteki ihtimalleri tüketince fanteziden bir örnekle çıkageliyor: ya quidditch, onu da mı yapamazsın? i̇yi fikir, biraz da ortaya çıktığı an ile ilgilidir. gruptakiler quidditch’in gerçekten oynanıp oynanmadığını o an orada araştırmaya başlıyorlar. vermont’ta, 2005 yılında benzer bir üniversite muhabbeti sonrası ortaya çıkan ve ciddi ciddi oynanan muggle quidditch’in youtube videolarını buluyorlar. birkaç saat sonra, sporu türkiye’ye getirme fikri somutlaşıyor.

sol: itu honeybees’den oyuncular, oyunun başlamasıyla birlikte quaffle hakimiyeti için hamle yapıyor. sağ: itu honeybees’den selin (chaser), bludger ile vurulmasının ardından oyuna dönebilmek için takımının hoop’una dokunmak üzere savunmaya koşuyor. |

bir quidditch maçına gidelim. i̇tü stadyumundayız ve tribünler o kadar da dolu değil. acaba quidditch bir noktada bilet satmayı başarabilir mi? bu pek kolay sayılmaz çünkü sporun kendisi ve türkiye’deki lig henüz yeni. i̇lk türkiye kupası 2015 mart’ta başlıyor ama bolat’a göre gerçek bir lig 2016’da oluşuyor. her şeyi görebileceğimiz bir yere oturalım, sahada olup biteni anlatacağım:

itu honeybees’den hazal (beater), ayak bileğini sakatlamasının ardından takımıyla oyuna devam edip edemeyeceğini konuşuyor. takım kenarda dinlenmesine karar veriyor.

istanbul teknik üniversitesi’nin ayazağa kampüsünde itu honeybees’in ilk resmi başkanı levent gerçeker ve takımın kurucularından alara uzun ile oturuyoruz. quidditch’e dair hiçbir şey henüz başlamamışken, 2012’de “biz de mi oynasak” deyip, 2014’te ankara’da takımların oluştuğunu duyar duymaz işin i̇tü ayağını organize eden kişiler. bu sporu tam olarak kimlerin yaptığını soruyorum; kim bu insanlar? aynı anda verdikleri yanıt biraz açıklama gerektiriyor, çünkü herkes diyorlar. yaz tatilinde quidditch kursuna giderek yetişmiş çocuklar henüz var olmadığı için, takımlar farklı disiplinlerde spor yapan oyuncularla dolu. milli hentbolcular, basketbolcular, voleybolcular, futbol kalecileri, eskrimciler ve cimnastikçiler. i̇yi karışım. sporla hiçbir noktada alakası olmamış ama harry potter sevgisiyle bir şekilde quidditch’e girişip, aslında ne kadar çevik olduğunu fark eden ve takım için kıymetli bir oyuncuya dönüşen insanlar da var. akışkan stratejilerle oynanan bir oyun olduğunu ve bu yüzden her türden karakterin spora katkı sağladığını aktarıyorlar: güçlü, hızlı, akıllı… belki metrobüsteki gibi bir herkes değil ama, belli bir tür herkes bu oyunu oynuyor gerçekten.

sol: metu unicorns (beyazlılar), itu honeybees’in yarı sahasında quaffle’ı kovalıyor. (19 mart 2016, itü stadyumu) sağ: metu unicorns’dan bir seeker, snitch’i yakalamaya çalışıyor.

quidditch’i hayatımda ikinci kez gördüğüm güne dönelim. itu honeybees’in metu unicorns ile yapacağı maçı sahada izleyip, quidditch’in anlarını belgelemek için i̇tü stadyumundayım. soyunma odalarına geçmeden önce takımdakilerle muhabbet ediyorum. quidditch benim için o ana kadar harry potter’da gördüğüm aksiyonlu birkaç sahneden ibaret, çünkü kitapları hiç okumadım — bizim neslin popüler fantezi romanı the lord of the rings’ti, harry potter’lı kahve fincanı olan kişi kardeşimdi. birazdan muggle versiyonuna şahit olacağım sporda görmek isteyeceğim kısımları anlamaya çalışıyorum. sayının nasıl gerçekleşeceğini (“şu hoop’lara doğru uçtuğumuz anlar olacak”) ve sahadaki insanların neler yapacağını o sırada öğreniyorum. “hadi artık dayak başlasın” diyen birinin ardından, bir diğeri sahada sakatlanan oyuncu sayısına şaşırabileceğimi söylüyor. “i̇şime gelir, güzel fotoğraf olur” diye takılıyorum ama ciddiler. oyunculardan biri antrenmana doğru koşarken bana dönüp herkesin bilmesinin hiçbir önemi olmayan bir sırrı söylüyor: “biliyor musun, harry potter’ı bir kere bile izlememiştim.”

aylar sonra, bu sporu ve oynayanları bir parça daha iyi anlamamı sağlayacağını düşündüğüm üç tane soru hazırlayıp kendilerine ulaştırıyorum: itu honeybees’dekilerin anonim yanıtları, türkiye dahil 26 ayrı ülkede oynanan quidditch ruhunun pekala özeti olabilir.

harry potter serisi ile ilişkini bir cümlede özetler misin?

1. quidditch.

2. uyunan filmler.

3. ne zaman depresyona girsem, bütün seriyi [tekrar] izlerim.

4. hala hogwarts mektubumu bekliyorum.

5. apartmandaki eski arkadaşlarımla en büyük ortak noktamız!

6. sayfaların bazıları yapışık.

7. çocukluğum, gençliğim, yetişkinliğim.

8. kitap okumayı sevme nedenim.

9. filmlerini izledim.

10. otuz kere izledim: fuck harry, go weasley!

11. babayla film gecelerinin bir numaralı serisi.

12. benimle büyüyen ve benimle yaşlanacak ikinci dünyam.

13. quidditch la’.

14. yeterli.

kompetitif quidditch oynamaya nasıl karar verdin?

  1. arkadaşımın verdiği gazla.

2. arkadaş tavsiyesi.

3. eğlenceli bulup denemek istedim; sonra hem oyunu, hem [de] ortamı çok sevdim.

4. madem oynuyoruz, adam gibi oynayalım dedim.

5. kompetitif quidditch oynamaktan bahsediyoruz sanıyorum. henüz karar vermedim. ama kompetitif ya da rekabetçi quidditch oynamaya başlarsam haber veririm.

6. kötü arkadaş çevresi.

7. davetiye mektubu ile.

8. [takım arkadaşı] sayesinde.

9. arkadaşımın önerisiyle ama aslında ilk antrenmandan sonra oldu diyebilirim. antrenmanda o kadar eğlenmiştim ki, mezun olana kadar oynayacağım dedim.

10. kızlar çekti.

11. böyle bir sporun var olduğunu duyduğumda fikir olarak bile harika olduğunu düşündüm. daha nasıl bir oyun olduğunu görmeden karar verdim.

12. karar vermek doğru kelime mi emin değilim, bir gün antrenman dediler, sonraki gün hadi turnuva. seve seve gittim.

13. [takım arkadaşı] zorladı. :)

14. i̇lgimi çekti.

quidditch ile ilgili en sevdiğin şey nedir?

  1. arkadaşlık.

2. her şey.

3. cinsiyet ayrımı olmadan, hep birlikte eğlenebilmek.

4. takım ruhu.

5. dostluklar, antrenman, eğlenmek.

6. beat.

7. quidditch’in ta kendisi.

8. hiç durmayan karmaşık oyun tarzı, insanların bakarken hiçbir şey anlamaması.

9. diğer sporlardan daha eğlenceli olması.

10. face beat.

11. sadece güç, vücut ve yetenek ile sınırlı olmayıp, takım ruhu, zeka ve birlik ile başarılı ol[una]bilmesi.

12. kesinlikle arkadaş çevresi.

13. kadın erkek ayrımı gözetmeksizin oynanması.

14. arkadaşlık ortamı.

karşılaşmaların sonunda, itü stadyumundaki quidditch hoop’ları ve sahaya bırakılmış broom’lar.
bunu da okuyun · mediumHarry Potter’ın Ülkemiz Üniversite Kampüslerine Kazandırdığı Spor: Muggle QuidditchQuidditch bir süredir ülkemizdeki bazı üniversitelerde oynanıyor. 140journos ekibinden Cihan Demiral da İTÜ Stadyumu’na…bunu da okuyun · mediummuggle quidditchuçan süpürgelerle oynanan spor. bir neslin ortak çocukluk anısı, bir spor olarak gerçekliğe taşınıyor. harry potter’da…