araştırma arşivi · 2018-08-10

yeni salgın: obezite

dünya sağlık örgütü’nün 2018 istatistiklerine göre, türkiye nüfusunun %32.1’i obez ve bu oranla ülke, avrupa’nın en obez ülkesi konumunda…

yeni salgın: obezite

dünya sağlık örgütü’nün 2018 istatistiklerine göre, türkiye nüfusunun %32.1’i obez ve bu oranla ülke, avrupa’nın en obez ülkesi konumunda. nüfusun üçte birinin obez, üçte birinin aşırı kilolu kaydedildiği türkiye; dünyanın da en obez 4. ülkesi.

gıda endüstrisinin etkisi, medyadaki dezenformasyon, zayıflama yöntemleri arasındaki çelişkiler ve obezitenin yarattığı sektörleri sorguladığımız “yeni salgın: obezite”nin birinci bölümünde, hastalığın boyutlarını anlamaya çalışıyoruz.

obezite oranı yükseldikçe, kendine ait bir sektör yaratıyor. tutarsız diyet reçeteleri, cerrahi operasyonlar ya da alternatif tıp; öne çıkan tedavilerden yalnızca birkaçı. sağlıklı bir bedenin formülü var mı?

140journos, ’yeni salgın: obezite’nin 2. bölümünde, farklı tedavi yöntemlerini ve beraberinde getirdiği psikolojik süreçleri araştırıyor.

obezite nedir?

günümüzün en büyük sağlık problemlerinden biri olan obezite, kısaca hastalık ölçüsüne ulaşan şişmanlık olarak da tanımlanabilir. vücut kitle endeksiyle hesaplanılan bu hastalık, vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanır. 18–25 arası normal, 25–30 arası kilolu, 30–40 arası 1. derece obezite ve 2. derece obezite, 40 ve üzeri ise aşırı obez şeklinde hesaplanır. obezite hesaplamasında kullanılan bir diğer yöntem, eskisi kadar kullanmıyor olsa bile bel çevresi ölçümüdür.

birey neden obez olur?

bir insanın obez hastası olabilmesi için bir çok neden vardır. ama bunlardan en önemlileri; sosyo-ekonomik sıkıntılar, hormonal ve genetik bozukluklar ve psikojen yeme bozukluklarıdır.

obezite nasıl tedavi edilir?

obez bireyler için bir çok tedavi çeşidi vardır, bunlardan en basiti diyet tedavisiyle, obez bireyin yeme-içme alışkanlıklarının kısıtlandırılıp değiştirmesiyle olur. genelde diyet tedavisiyle, bireylerin günlük hayatına spor ve hareketlilik katmayı amaçlayan egzersiz tedavisi beraber uygulanır. başka bir tedavi türü ise davranış değişikliği tedavisidir, obezite hastalığının psikolojik tarafına önem veren bu tedavi çeşidi obezite hastalarının günlük yaşamında yaşadığı temel motivasyon eksikliği, sosyal korkular ve bu problemlerin yarattığı aşırı gıda tüketimi ve aktivete azalmasına yoğunlaşır. en son tedavi çeşidi olarak başvurulan ve aynı zamanda en efektif çözüm yöntemi olan medikal ve cerrahi tedavi, obezite hastalarının gıda alımlarının veya besin emilimlerinin azaltılması amacıyla sindirim sistemlerine ya medikal destekle ya da cerrahi müdaheleyle yapılan tedavi yöntemidir. iki çeşit ameliyat şekli vardır, kısıtlayıcı ameliyatlatlarda amaç obez bireyin yediği yemek miktarını azaltmaya odaklanır ve mide hacmi küçültülür. emilimi azaltan ameliyatlarda ise, besin emilimini azaltmak için bağırsakların bir kısmı alınır. bu cerrahi yöntemler, her obezite hastası için uygulanmaz 18–56 yaşları arasında olmak, vücut kitle endeksinin 40 veya yukarısında olması, kişinin hormonlarıyla ilgili bir sorunun ve alkol veya uyuşturucu bağımlılığının da olmaması gerekir. en önemlisi ise hastanın 5 yıldan fazla obez olması ve diğer tedavi yöntemlerini deneyip başarıya ulaşmamasıdır.

türkiye’de obezite ve tedavisi

sağlık bakanlığının 2010 yılında yaptığı araştırmaya göre türkiye genelinin obezite sıklığı erkeklerde %20,5;kadınlarda % 41,0 ve toplamda % 30,3’idir. bu sıklık, çok daha fazla cerrahi tedavi ihtiyacını doğurarak sağlık ticaretinde önemli bir yer ediniyor. bu ihtiyacı bir ticaret fırsatı olarak gören bazı doktorlar, obezite cerrahisi reklamları ile billboardlar süsleyerek bunu bir pazarlama yöntemi olarak kullanıyor. yoğun bakımı ünitesi ve tomografi cihazı olmayan hastanelerde mide kelepçesi ve tip mide ameliyatı gibi ciddi riskleri olan ameliyatlar yapılıyor.

obezite psikolojisi

obezite hastası olmanın belkide en etkili tarafı, psikolojik tarafıdır. obez psikolojisi, bireyin gıda tüketimi üzerinde çok önemli bir rol oynar. yemek yemenin verdiği haz, bir müddet sonra obezite hastasında bir savunma mekanizmasına dönüşerek, stres altındayken tekrar ettiği bir alışkanlığa dönüşür. bu davranış fark edilip, önüne geçilemediğinde ise obezite kaçınılmaz bir son olur. günümüzde belli sosyokültürel ve teknolojik şeylerin değişimlerinin çok hızlı yaşanması, moda, pop kültürünün ve genel eğilimlerin aşırı değişimi yemek bozuklukları ve obezite oranının artışına neden olmaktadır. obezite hastaları “benlik” duyguları çok düşük olan bireyler oldukları için, hangi tedaviyi görürlerse görsünler, yanlarında tamamlayıcı olarak “psikolojik destek yönelimli obezite tedavisi” ve “psikoterapi tedavisi” gibi ve benzeri psikolojik destek almak zorundadırlar.

obeziteye ilişkin istatistikler ve 140journos whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşler

bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: obeziteobezite hiç şüphesiz yeni çağın hastalığı. istatistikler gösteriyor ki önlenebilir ölümlere birinci sebebiyet sigara, ikincisi ise obezite…

uzman görüşlerinin mukayesesi

doktorların obezitenin tedavisi konusundaki farklı görüşlerini dört başlık altında karşılaştırdık:

“ameliyat ömür uzatır”

1profesyonel görüşler temel alınarak bakıldığında “diyet ve sporla kalıcı kilo verememiş ya da durumu kontrol dışına çıkmış hastaların ameliyatı değerlendirmesi gerekir.” ameliyat sonrası kontrollü yemek yiyerek ve hareketli kalarak ameliyatın etkisiyle beraber ömürlerini de uzatabilirler:

“obezite cerrahisi ortalama 13 yıl kadar ömrü uzatıyor bunun da bazı kanserlere yakalanmayı engelleyerek ve başta da damar sertliğini engelleyerek oluşmasının başlamasını öteleyerek, hipertansiyonu düzelterek tipik şekeri düzelterek uyku apnesini düzelterek yapıyor, bu kesin.” — prof.dr.mehmet ali yerdel
“ kamuoyundaki yaygın kanının aksine mide küçültme ameliyatları aslında ömür uzatıcı ameliyatlardır. bu ameliyat ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi.” — genel cerrahi uzmanı doç. dr. manuk manukyan

“ameliyat pişmanlıktır”

1 psikolojik ve fiziksel açıdan değerlendirildiğinde, “mide ameliyatı sonrasındaki süreç hasta için çok tehlikeli olabilir.” ameliyattan sonra hastanın midesi küçülmüş olsa da vücudunun yeme alışkanlıkları aynıdır. eğer bu alışkanlık ortadan kaldırılamazsa hastayı travmatik bir dönem beklemektedir çünkü ameliyat sonrası hareketsiz kalmaya devam edemez ve her zaman yediği miktarları azaltması gerekir:

“kişi ameliyat oluyor, istediği başarıyı gösteremiyor. veya bir süre sonra yeniden kilo almaya başlıyor. düşünsenize; son şans olarak ameliyat olmuş, o günü doğum günü olarak kutluyorlar, “yeniden dünyaya geldim” diyorlar. ondan sonra yeniden kilo alınması büyük değil, çok büyük bir depresyona yol açar. o zaman nereye gidecekler? mesela cerraha gidiyor, ‘ben senin mideni ameliyat ettim, beynini ameliyat etmedim’ diyor cerrah. çok acımasızca. ‘ben yapacağımı yaptım, iradeli olsaydın, tutsaydın ağzını’ diyor.” — psikiyatr güzin sevinçer

“akupunktur tedavisi yeni umut”

2akupunkturla ilgilenen ve çalışmalar yapan doktor faruk öncel’in görüşleri ele alındığında, “akupunktur vücudu ameliyat sürecine sokmadan ve kimyasallarla doldurmadan obeziteyi iyileştirebileceği savunulan bir tedavi türü.” buna bel bağlamış bir çok insan var:

“ vücudumuzdaki kendi kimyamızı da eğer biz düzene koyarsak o zaman hiçbir cerrahi operasyona, hiçbir kimya vermeye, hiçbir otla motla veyahut ilaçla tedaviye gerek kalmadan, vücudumuzu regule edip düzene koyma imkanımız var. bu imkanımızı eğer gerçekten düzeltmek istiyorsak kullanabiliriz. düzeltmeye çalıştığımız vücudumuzdaki kimyayı, bu sefer kendi vücudumuza uygun noktaları kullanarak, akupunkturu bu şekilde kullanarak. son zamanlarda akupunktur da yanlış kullanılıyor. üç noktaya raptiye takılıyor yoğurt, salata veriliyor. bu çok yanlış bir yaklaşım. diyettir bu, rejimdir bu, aç bırakmaktır bu, tüketmektir bu. biz bunu akupuntur olarak kabul etmiyoruz.”— dr. faruk öncel

“akupunktur yetersiz kalıyor”

2hastanın psikolojisinin el üstünde tutulduğu bir tedavi olan akupunktura herkes umutla bakmıyor. bir çok hasta memnuniyetsiz kalıyor. daha kesin ve hızlı tedavilerin peşinden gidiyorlar. irade ve motivasyonun oldukça yüksek olması gerekebiliyor:

“ bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarda akupunkturun zayıflatıcı etkisi olduğu ortaya konulamamıştır. uzmanlar bu konuda yaşadıkları başarı hikayelerini kulaktan kulağa yaysalar da hiçbir bilimsel dergide yayınlanmış güvenilir bir ‘akupunktur ile zayıflama’ çalışması yoktur.” — osman müftüoğlu

“spor ve diyet ilk başvurulacak yol olmalı”

3profesör doktor mehmet ali yerdel’in de uyguladığı ameliyat şartları baz alındığında “spor ve diyet ilk adım olarak benimsenmelidir; obezite genetik problemler göz önünde bulundurulmadığında hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıklarından geçer.” bu iki sorunun çözümü de doğru beslenmek, bu durumda diyet ve hareketlilik, yani spordur. bu ikiliye bir kaç defa şans vermeden kimse ameliyat masasına yatmamalı:

“ diyetlerle kilo vermemek imkansız, bütün obezler diyet yaptıklarında 20 30 hatta 40 kilo bile verebiliyorlar fakat genellikle bunu tutamıyorlar ve gerisin geriye bu kilolaları geri alabiliyorlar. fakat her morbid obez bu duruma düşüyor mu? düşmüyor. morbid obezlerin %3ü %4ü kimilerine göre %2si diyetlerle kalıcı kilo kaybedebiliyorlar. dolayısıyla biz bir morbit obezle cerrahi ekip olarak karşılaştığımız zaman mutlaka diyet hikayesini sorguluyoruz. hiç diyet yapmadığını söyleyen insanları ameliyata kabul etmemiz gerekiyor.” — prof. dr. mehmet ali yerdel
“azalmış enerji alımı ile kombine edildiğinde egzersiz yalnızca diyet ile kaybedilen kilodan daha fazla kilo kaybını sağlar ve kas kütlesini de korur. en önemlisi egzersiz kilo kaybının daha uzun süre korunmasını sağlar. bu sebeplerle vücut ağırlığını azaltmaya yönelik programlara egzersiz dahil edilmelidir.” — prof. dr. ilhan yetkin, uz. dr. ali rıza çimen

“diyet ve sporla kilo kalıcı olarak verilmez”

3hastaların tecrübesine dayanarak konuşulduğunda “diyet ve sporla verilen kiloların geri alındığı görülüyor. her ne kadar bir süre için hastaya yararlı gelse de kalıcı bir çözüm olamaz. fazla motivasyon ve istikrar gerektiren bir süreç olduğu için genelde vazgeçmekle sonuçlanır.”

“diyetle rejimle aç bırakmakla insan vücudunu zayıflatamazsınız. bu imkansız. hoplama zıplamayla da asla zayıflama olmaz. öyle olsaydı kangurular iskelete dönerdi. yürümelerle hoplama zıplamalarla olsaydı postacılar incecik olurdu. böyle bir kaide yok.” — dr. faruk öncel
“ diyetisyen de denedim. diyetisyene gittim, çok güzel işte özel cihazlar tutuyor işte yağ kas oranını ölçüyor işte ne kadar kilo veriyorsun ama ne kadarını sudan verdin ne kadarını yağdan verdin baya böyle bir haftada bir gidip görüşmelerimi yaptım diyetisyen sürecim de oldu. verdim 8–10 kilo kadar verdim. ama sonra tekrar gitti. yani bir süreden sonra bir kırılma noktası oluyor ve sıkılıyorsun.” — özlem çankaya
“spor salonu da çözüm değil, ambalajlı ürün de çözüm değil, bir light ürün almak da çözüm değil ama her birini teşvik eden yöntemler ekonomiyi canlı tutmayı sağlıyor onun için obezite gelişmekte olan ülkelerde ciddi anlamda bir fırsat olarak görülüyor ve daha çok obez sayısı daha hızlı ekonomi olarak algılanıyor. ” — halil kargulu

“sağlık sektörü obeziteye fayda amaçlı yaklaşıyor”

4türk obezite cerrahisi derneği başkanı prof. dr. mustafa taşkın türkiye’de yılda yaklaşık 15 bin mide küçültme ameliyatı yapıldığını belirtti. marketlerde de en çok tüketilen besinler şekersiz ve hafif denilerek satılan diyet ürünleri. bütün bunlar göz önüne alındığında obezitenin bir ekonomi haline geldiği ve sağlık sektörünün bu durumdan yararlandığı söylenebilir:

“türkiye obezite araştırma derneği’nin verilerine göre türkiye’de obez sayısı 20 milyona yaklaştı. bu da diyet pazarını dev bir sektör haline dönüştürdü. 2 bin 500 diyetisyenin aktif olarak görev yaptığı türkiye’de zayıflamak için spordan sağlıklı ürünlere kadar yılda 5 milyar dolar harcanıyor. bir kişinin yıllık zayıflama harcaması 4–5 bin tl’yi buluyor.” — op.dr.murat.üstün
“bütün dünyada obezitenin patlamasının da altında bu var. obezite başlangıcı biz size sağlıklı besini ucuza temin ederiz siz de işe gidersiniz böylece biz sizin için yemek yaparken siz de çalışırsınız ve zengin olursunuz gibi bir mantıkla başladı.” — alp sirman

“sağlık sektörü obeziteyle savaşıyor”

4sağlık bakanlığının son söylemleri incelendiğinde “türkiye’de obezite artış oranlarıyla yüzleşen sağlık sektörü bu konuya çözümlerle yaklaşmaya başladı. obezite hakkında farkındalık yaratıp doğru beslenmeyi öğretmek adına adımlar atıyorlar.”

“türkiye’de ciddi bir obezite sorunu var ve çocuklarda obezite oranı yüzde 10’lara ulaştı. bu programla, bugünden yarına bu sorunu çözmeyi hedeflemiyoruz. uzun vadede insanların beslenme alışkanlıklarını sağlıklı hale getirmek ve bunu bir toplum bilinci olarak yerleştirmek gibi bir hedefimiz var.” — sağlık bakanı ahmet demircan
editör
kürşad bayhan/140journos 
dilan karadağ/140journos 
eren cerrahoğlu/140journos
görüntü
kürşad bayhan/140journos 
çağdaş erdoğan/140journos 
mail murad/140journos
kreatif direktör
cem aydoğdu/140journos
video editing
helin j.tube/140journos 
berkant akarcan/140journos
mastering
ege tatlıcı/140journos
renk
m.sercan subaşı/140journos
ses miksajı
(1.bölüm) barış mert peker/140journos için
(2. bölüm) ahmet türk/140journos için
illustrasyon
ozan aktuna/140journos
grafik
cihan can/140journos yaz stajı
araştırma
can pürüzsüz/140journos
begüm say/140journos stajı 
ezgi aktuğ/140journos stajı
zeynep uzmen/140journos stajı
melissa nil özkarakaya/140journos stajı
ilayda kulaksızoğlu/140journos stajı
katkıda bulunanlar
aydan er/140journos stajı
damla barın /140journos stajı
dilara sönmez /140journos stajı
burak rami narin /140journos stajı
anıl yüncü/140journos stajı
mert harmandar/140journos staj
senem ırmak/140journos stajı
larissa saydı /140journos
fem fahralı /140journos