araştırma arşivi · 2017-09-08

üçüncü köprünün birinci yılında kuzey

3. köprünün inşası ve açılmasıyla istanbul’un kuzey bölgesinde neler değişti; kamuoyu inşaat süresince ve köprünün faaliyetteki ilk yılında…

üçüncü köprünün birinci yılında kuzey

3. köprünün inşası ve açılmasıyla istanbul’un kuzey bölgesinde neler değişti; kamuoyu inşaat süresince ve köprünün faaliyetteki ilk yılında neleri tartıştı?

köprü güzergahında artan ses kirliliği

yavuz sultan selim köprüsü, tır ve kamyonlar için zorunlu güzergah. kamyon, tır ve motosiklet geçişleri kaynaklı gürültü, gerek ormanlık alan içerisinde gerekse de yerleşim yerlerindeki evlerin içinden duyuluyor. sarıyer’e bağlı mahallelerden zekeriyaköy, uskumruköy, demirciköy’de oturanlar, özellikle akşam ve gece saatlerinde yüksek ses nedeniyle pencere açamamak ve uyuyamamaktan şikayetçi. soruna çözüm bulunması talebiyle change.org üzerinden imza kampanyası başlatan vatandaşlar, yetkili kurumlardan viyadüklere ve yol kenarlarına ses bariyeri/paneli konulmasını talep ediyor.

demirciköy muhtarlığı, 1 yıldır ses panelleri yapılması konusunda ilgili makamlarla yazışma halinde olunduğunu belirtiyor. köyün muhtarı nebahat imamoğlu, büyükşehir belediyesi ses ölçüm ekibinin 2017 kurban bayramı öncesi bölgeye geldiğini ancak ters esen rüzgar ve hava şartları nedeniyle uygun ölçümün yapılamadığını aktarmakta.

muhtarlığın kendi yaptırdığı ses ölçümleri ise 6'nın üzerinde. 2013 yılında yayınlanan “istanbul ses haritası” araştırma sonuçları ise şu şekildeydi:

yıldız teknik üniversitesi, i̇tü, mimar sinan ve beykent üniversitesi öğrencileri, i̇stanbul’un ses haritasını çıkardı. 42 öğrenci, 7 grup olarak 7 farklı bölgeye ayrılıp kadıköy, üsküdar, i̇stiklal caddesi, maslak büyükdere caddesi, eminönü-karaköy, laleli-beyazıt ve sarıyer’de 30 dakikalık ses kayıtları aldı. kentin en gürültülü yeri maslak, en sessizi ise sarıyer oldu.
bölgelerin ses sıralaması şöyle:
i̇tü — levent — zincirlikuyu hattı: 5.00
kadıköy — moda hattı: 3.58
i̇stiklal caddesi: 3.46
karaköy — galata köprüsü — eminönü hattı: 3.18
kuzguncuk — üsküdar — salacak hattı: 3.16
kumkapı — beyazıt — laleli hattı: 2.16
sarıyer hattı: 1.98
“evvelden biz kuş sesleriyle uyanırdık, kuş sesleri duyardık. şimdi tır sesleri duyuyorum.” — mustafa imamoğlu, demirciköy sakini ve arıcı
bunu da okuyunkuzey: rahatsızlıkistanbul, yözülçümünün her bir köşesini hiç kimsenin tam olarak bilmediği planlarına yetişmeye zorluyor.

köylerdeki arıcılık ve hayvancılık faaliyetleri & karşılaşılan sorunlar

bölgede arıcılık yapan mustafa imamoğlu, köprü inşaatı başlamadan önce 6 arkadaşıyla beraber yaklaşık 70 kovan arıya sahip olduklarını; kovanlarının bulunduğu yerden köprü yolu geçerken dağıldıklarını ifade ediyor. kendisi küçük bir yerde yeniden arıcılığa başlarken diğer arkadaşlarının kovanlarının öldüğünü belirtiyor ve ekliyor: “daha önce kovan başına 15 kilo falan alırken şimdi 5–6 kilo ancak alıyoruz.”

“çok gürültü var. gürültüde arılar uyku moduna giremiyorlar. uyuyamayınca yaşam süreleri daralıyor. bu da onların verimini etkiliyor. bahar gelince kovan terki yapıyorlar. ana arılar iyi beslenemediği, iyi korunamadığı için kaçmak durumunda kalıyorlar, bu da etkiliyor. örneğin anadolu’da %10 kışlık fire verilir, bizim burda %50'nin üzerinde yani 10 kovanımız varsa 5 tanesi ölüyor.’’ — mustafa imamoğlu

mustafa imamoğlu’nun bir diğer şikayeti, sarıyer’de artan yapılaşma neticesinde artık mera alanlarının kalmamış olması. “mera kalmayınca çiçek yok, çiçek olmayınca baharda arılar beslenemiyor yani kendini geliştirecek beslenmeye ulaşamıyor.” diyen imamoğlu’na zekeriyaköy-bahçeköy yolu üzerinde gördüğümüz, refüjde otlamaya çalışan manda sürüsünü soruyoruz. yanıtı “bu mera alanlarının yok oluşu, köylerin hayvanlarını da etkiledi. yumuşak ot yiyecekler, yok oldu. hayvanlar ne yapsın, ot bulmak için bir yerlere gidiyorlar. en son bizim arkadaşımızın yedi tane ineğini kafalarını kesip, kamyona atıp götürmüşler” şeklinde.

“herkesin özlemle baktığı yerlerden bir tanesiydi demirciköy. havasıyla, suyuyla, deniz kıyılarıyla. sadece bizim demirciköy’de değil, diğerler köylerde de çok gölet dolduruldu. bu hayvanlar ve göçmen kuşlar yaşam alanları o göletlerde durup, dinlenip besleniyorlardı.” — mustafa imamoğlu

2013–2014 kışında demirciköy’de 3.köprü inşaatı sırasında doldurulan gölete dair görüşlerini sorduğumuz imamoğlu, “hafriyatı götürmek zor geldi. çünkü bir mesafe katledecek kamyonlar, benzin parası harcayacak. boş yer buldu, doldur. göleti doldurdular. şimdi tepeler kaldı, göletin dibinde birkaç sazlık görünüyor. yani düşünün, bir göl olmayınca, bir su olmayınca insan yaşamı bile etkilenirken, doğal yaşam niye etkilenmesin?” diyor.

demirciköy sakinleri 2014 mart’ta göletin doldurulmasını ve bölgeye bir kimyasal madde kontrol istasyonu kurulma planını protesto etmişti.

bunu da okuyun · mediumKöprü ve Havalimanı İnşaatları Sonrası Uydu Görüntüleriyle Kuzey Ormanlarıİstanbul’un kuzeye doğru genişlemesi 19. yüzyıldan beri devam ediyor. Son yıllarda İstanbul’un Kuzey Ormanları’nı içine…

havalimanı inşaatı nedeniyle acele kamulaştırma yapılmak istenen eyüp’e bağlı ağaçlı köyü’nde de 2014 ocak’ta “acele kamulaştır kimse görmesin”, “selanik’ten buraya sürüldük buradan nereye sürüleceğiz?”, “istanbul manda sütünü çok özleyecek” pankartlarıyla bir protesto eylemi düzenlenmişti.

köylülerin basın açıklamasında “150 yıldır başta mandacılık olmak üzere tarım ve hayvancılıkla geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. türkiye genelinde toplam 80 bin baş mandanın 5 bini istanbul’un dibindeki bu köylerde yetiştirilmektedir. bununla birlikte her geçen yıl büyüyen ve genişleyen istanbul sınırları en çok bizi tehdit etmektedir” denilmişti.

“toki’den bir yazı geldi, gelin size şu kadar para çıkardık, paranızı alın. direkt el koymak, sahiplenmek… bizi burdan atmaya çalıştılar, toprağımızı sahiplenmeye çalıştılar. para peşinde, rant peşinde olan aileler değiliz. bize çok yüksek rakamlar bile teklif etseler, biz verme taraftarı olmadık hiçbir zaman. onların verdikleri parayı istemiyoruz. bizim derdimiz burdan gitmemek çünkü burası bizim ata toprağımız.” — cenk çalışır, ağaçlı sakini ve kuzey ormanları savunması üyesi

görüştüğümüz ağaçlı köyü sakini cenk çalışır, “inşaatlar başlamadan önce köyümüzün etrafı, ormanı daha güzel, kendine özgü gölleri olan, daha sakin bir köydü. bu havaalanı, köprü inşaatları başladıktan sonra şantiyeler çoğaldı, hafriyat kamyonları çoğaldı. hafriyat kamyonlarıyla ilgili büyük sıkıntılar yaşıyoruz çünkü burada taş ocakları açılıyor çevrede. mandacılık artık eskisi kadar yapılamıyor. hafriyat kamyonları çok aşırı trafik oluşturuyor, gidip gelmelerde insanlar bunun sıkıntısını yaşıyor. havaalanı ve üçüncü köprü birbirleriyle ilintili olduğu için hepsinin bize büyük zararı oldu” değerlendirmesinde bulunuyor.

son olarak 27 ağustos 2017 tarihinde cumhuriyet gazetesi’nde yayınlanan haberde, inşaat şirketlerinin, 3. havalimanına malzeme ihtiyacı gerekçesiyle ışıklar ve ağaçlı köylerindeki taş ocaklarında kapasite artışı talebiyle başvurular yaptığı bilgisi paylaşıldı.

bir dinamit deposu yaptılar, köylünün haberi yok. köylüden izin almadan, bir sabah bir uyandık ki orda bir dinamit deposu yapmışlar. inşaat sırasında gidip soruyorduk bize şey diyorlardı, şantiye işte burada bir şey olcak.sonra bir öğrendik ki dinamik deposu.” — cenk çalışır

cenk çalışır, “köyün sahili de çok etkilenmiş vaziyette. sahilden kum çekiyorlar. geçen seneye kadar denize giriliyordu, bu sene girilemiyor. çok şahane bir kumu vardı, insanlar faydalanıyordu, şimdi hiçbir şekilde giremiyorsun. bildiğin çamur olmuş sahil” ifadelerini kullanıyor. kuzey istanbul a.ş’nin temmuz 2014'te sahiline paravan çektiği ağaçlı’dan hafriyat kamyonlarıyla kum taşıdığı bilgisi kamuoyuna yansımıştı.

bunu da okuyunkuzeyistanbul kuzeye doğru genişliyor. şehrin kuzey ormanları’nı içine alan bölgede 3. köprü tamamlandı, kuzey marmara…

mevcut ve olası yapılaşmanın göçmen kuşlara etkisi

3.havalimanı ve 3.köprüye yönelik itirazların bir kısmını da bu projelerin kuş göç rotaları üzerinde yer almalarından kaynaklı kaygılar ve kuzeyde yapılaşmayı tetikleyeceği yönündeki endişeler oluştuyor.

ulaştırma, denizcilik ve haberleşme bakanı ahmet arslan, köprü açılışından iki gün önce verdiği röportajda “hiçbir şekilde bu güzergahta yeni imar alanının oluşturulması söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.

görüştüğümüz doğa derneği üyesi levent erkol, “kuzey ormanları’nın dinlenme ihtiyacı duyan göçmen kuşlara refah içerisinde geceleyebilecekleri alanlar sağladığını” söylüyor. kuş gözlemcisi dilek geçit de leyleklerin dinlenme anlarında tarlalarda ve ağaçlarda konakladıklarını aktarıyor. sarıyer ve eyüp’ün köyleri, riva çayırları, silivri leylekel bölgesindeki tarlalar leyleklerin tercih ettiği bazı alanlar. ancak şehir içindeki ve bölgedeki yapılaşmanın artmasıyla beraber, leyleklerin binaların çatılarında ya da otoyol kenarlarındaki aydınlatma direklerinde konaklamak zorunda kaldıkları gözlemlenebiliyor.

dilek geçit, göç mevsimindeki leyleklerin konaklayabilecekleri arazilerin kaybını şu benzetmeyle açıklıyor: “bir örnekle anlatmak gerekirse, buradan istanbula seyahat edeceksiniz kendi aracınızla, benzin deponuzun azalmaya başladığınızı görünce her zaman benzin aldığınız istasyona uğramak istediniz ama o istasyonun orada olmadığını gördünüz. işte leyleklerinde başına gelen ya da diğer bütün kuşların başına gelen de bu olacak.”

“hızla büyüyen, hızla göç alan bir şehir var karşımızda. asıl sorun, bu dengeyi nasıl kurucağımız, büyüme dengesiyle ekolojik denge diyebileceğimiz yaban hayatının ilişkisini nasıl kuracağımız.” — levent erkol

levent erkol, “bir yere şehir taşıyorsanız, oraya elektrik götürüyorsunuz ve elektriği götürdüğünüz yer, binlerce yıldır kuşların göç rotası üzerinde olan bir yer. süzülerek göç eden kuşlara yönelik en büyük tehlikelerden birisi, elektrik çarpması ve yüksek gerilim hatlarına çarparak ölme. göçün rotasını şehirleşerek değiştiremezsiniz ve göç böyle devam edecek. üzücü bir şekilde de ölümlerin artacağından şüphe ediyoruz.” şeklindeki tespitini paylaşırken dilek geçit de peyzajda ya da evlerin bahçelerinde kullanılan ilaçların leylekleri zehirleyebileceği uyarısında bulunuyor.

3. köprü yakınındaki orman yangınları

24 nisan 2016 tarihinde sarıyer rumelifeneri ve demirciköy’de iki ayrı yangın çıktı. 26 ağustos 2017'deki köprü açılışı sonrası, 1 eylül 2017 tarihinde garipçe bölgesi’nde; 14 ağustos 2017 günü rumelifeneri marmaracık koyu mevkiinde yangın çıktı. yangınlar aynı gün kontrol altına alındı.

bunu da okuyun · mediumYavuz Sultan Selim Köprüsü Yakınında Orman Yangını ÇıktıYavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Avrupa ayağı yakınındaki Sarıyer Garipçe’de saat 14.15 sıralarında orman yangını çıktı.…

köprünün açılışı sonrası sebze ve meyveye zam

nakliyeciler istanbul’a ulaştırdıkları ürünlere yavuz sultan selim köprüsü’nden geçiş ücreti ve uzayan mesafe gerekçesiyle %20'ye varan oranda fiyat artışı gerçekleştirdi.

tüm bostan sebze meyve komisyoncuları ve tüccarları federasyonu başkanı burhan er, zammın gerekçesini şu şekilde anlatmakta: “antalya’dan istanbul hali’nin kapısına 1500 liraya gelen araç bugün 3.köprü nedeniyle 1800 liraya geliyorsa bu durumu ürüne yansıtmak zorundayım. artan mazot da olsa, köprü de olsa yol da olsa değişmez. bu fiyat artışı ürüne yansır.”

geçiş ücreti, gişe yoğunluğu ve yolculuk süresi şikayetleri

köprünün açıldığı ilk haftalarda gişelerde nakit ödemenin kabul edilmesi kaynaklı uzun kuyruklar ve yüksek geçiş ücretleri sürücülerin tepki gösterdiği konu başlıklarından oldu:

bunu da okuyun · mediumYavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Bağlantı Yollarında Uzun Araç Kuyrukları Oluştu26 Ağustos tarihinde açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün bağlantı yollarında bariyerli sisteme sahip gişelerde uzun…bunu da okuyun · mediumÜcretli Geçişin İlk Gününde Yavuz Sultan Selim Köprüsü26 Ağustos Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açılışı yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu…

otobüs dernek ve federasyonları, 3 eylül 2016 tarihli basın açıklamalarında yavuz sultan selim köprüsü’nün şehirler arası otobüslere zorunlu olması ile sektörün zarar gördüğünü, maliyetlerinin yükseldiğini, yolcuların zaman kaybına uğradıklarını belirtti:

bunu da okuyun · mediumOtobüs Dernek ve Federasyonlarından ve Sürücülerden Yavuz Sultan Selim Köprüsü AçıklamalarıTürkiye Otobüsçüler Meclisi Federasyonu, Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüleri Derneği, Tüm Otobüsçüler…

kamyon sürücülerinin ve otobüs firmaların bulduğu alternatifler

bazı kamyoncular, ağır vasıtalar araçlar için sunulan yavuz sultan selim köprüsü’nün ücretini fazla buldukları için kullanmak istemeyerek ve onun yerine 92 lira ceza parası ödeyerek fsm’den geçmeyi tercih etti. sürücülerin savunmaları “3. köprüde ben 160 lira ödeyeceğime 2. köprüde ben 92 lira öder geçerim.”, “92 milyon ceza yerim, 70 milyon cebimde kalır” şeklinde oldu.

öte yandan, fsm’den geçişleri önlemek üzere kesilen her cezanın yanında ceza puanı olarak ehliyetlerine 20 ceza puanı da uygulanmaya ve ağır vasıtaların 5 kez bu geçiş yasağını ihlal etmesi durumunda da ceza puanı 100 puana ulaşmasıyla sürücünün ehliyetine el konulmaya başlandı.

kamyoncuların maliyetleri düşürmek için köprüden geçmek yerine seçtiği bir diğer yol da harem sirkeci hattında bulunan arabalı vapurlar oldu. yavuz sultan selim köprüsü’nden geçişte gidiş-geliş maliyetleri 300 tl’ye yaklaşan kamyoncuların tek yön geçiş ücreti olarak 17 tl ödedikleri bu çözüm modeli, feribot seferleri öncesi/sonrası harem’de, tarihi yarımada’da ve sahil yolunda trafiğe neden oluyordu. haziran 2017'de ibb tarafından ağır tonajlı araçların arabalı vapur kullanımıyla ilgili düzenlemeye gidildi. düzenlemeye göre; tır ve kamyon gibi ağır tonajlı araçların sirkeci-harem ile çubuklu-istinye arabalı vapurlarını kullanım izinleri kaldırıldı.

bunu da okuyun · mediumdünyanın ilk arabalı vapuru suhulet’ten istinye-çubuklu arabalı vapur hattına istanbul’da deniz ulaşımıistanbul’da deniz ulaşımında geçmişten bugüne ne değişimler oldu?

otobüs firmaları ise uzayan yolculuk süreleri nedeniyle bazı kalkış/ duraklama noktalarını güzergahtan çıkartmayı tercih etti.

yap işlet devret modeli ve araç geçiş garantisine ilişkin tartışmalar

köprünün ilk 1 yılında günlük araç geçiş sayısı ortalama 100 bini buldu. devletin işletmeye vermiş olduğu günlük araç geçiş garantisi ise 135 bin. ulaştırma, denizcilik ve haberleşme bakanı “3 yıl içerisinde bağlantı yolları tamamlanacak, kullanıcı alışkanlıkları değişecek ve o rakamlara ulaşılacak” açıklamasında bulunurken muhalefet partileri ise hazineden işletmeci firmaya ödenecek fark nedeniyle hükümeti suçluyor:

bunu da okuyunyap işlet devret modeli uygulanan projelerde geçiş sayıları ne?yap işlet devret modeli, büyük altyapı projelerinin inşaatı ve işletmesinde özellikle ak parti hükümetlerinin sıklıkla…bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: yap işlet devretson dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayatımıza giren projeler, bu modelin kullanışlı olup olmadığı tartışmaların…