araştırma arşivi · 2017-10-27

“vergi cehennemi”

maliye bakanı naci ağbal’ın 2018–2020 dönemini kapsayan orta vadeli programı açıklamasının ardından vergi zamları yeniden gündeme geldi…

maliye bakanı naci ağbal’ın 2018–2020 dönemini kapsayan orta vadeli programı açıklamasının ardından vergi zamları yeniden gündeme geldi. peki nedir bu vergiler? üretimin içindeyiz veya değiliz, çalışıyoruz ya da öğrenciyiz, hangi vergileri ödemekle mükellefiz ve hangi vergiler en çok cebimizi yakıyor?

(ilgili whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşlerin derlemesini okumak için sayfanın sonuna ininiz.)

video: azra maryem tosuner/140journos stajı, sanat yönetmeni: berkant akarcan/140journos, editör: can pürüzsüz/140journos, katkı sunanlar: özgür öziri/140journos stajı

vergi nedir?

1981 yılında uğur dündar’ın trt’deki programına konuk olan istanbul defterdarı adnan barlas, vergiyi “kamu giderlerine vatandaşların mali iktidarları nispetinde iştirak paylarıdır” şeklinde tanımlıyor.

“verdiğine iyi bak” proje yöneticisi nisa bahçeli, vergiyi tarif ederken “biz vatandaş olduğumuz için devlete bir kira ödüyoruz” benzetmesini yapıyor ve ekliyor: “iki gofret yiyoruz, iki gofret yiyeceğiz mesela, üçüncü bir gofret almak zorunda kalıyoruz, o da devlete gidiyor.”

“biri cebimizden beş lira alsa bunun hesabını sorarız, deriz ki ne yaptın, niye kullandın, ama aynı şeyi devlet bize yaptığında biz bunu bilemiyoruz o 5 liranın nereye gittiğini, bizden neden alındığı, geri bize nasıl döneceği hakkında hiçbir fikrimiz yok. insanlar bu fikirleri edinmedikçe karar mekanizmalarına katılmıyorlar, tepki de göstermiyorlar.” — nisa bahçeli
bunu da okuyun · mediumNedir: Verdiğine İyi Bak!Bireylerin ekonomik ve sosyal haklarını bilmesi ve benimsemesi için, devlete ne kadar vergi verdiklerinin ve bu…

gelen yoğun tepkiler motorlu taşıtlar vergisi’nde 2018 için planlanan %40’lık zam oranının düşürülmesini beraberinde getirse de vergi zamları bizi bekliyor.

“icap ettiğinde vergi artışı yapılmaz mı, elbette yapılır. ama bir şartla, ortaya çıkan yükü doğru hesaplayarak, millete bunu en başta izah etmemiz, insanları, yapacakları fedakarlıkla elde edilen kaynağı nereye kullanacağımıza ikna etmemiz şartıyla tabii ki bunu yapabiliriz.” — recep tayyip erdoğan

“vergilerimizin gittiği yer”: genel bütçe içinde kullanım

türkiye’de 2017 itibariyle 211 çeşit vergi türü mevcut ve diğer ödemelerle beraber 289 kalem vergi ve vergi benzeri gelir bulunmakta. istanbul serbest muhasebeci mali müşavirler odası başkanı yahya arıkan 2011 yılında vatandaşların 299 çeşit vergi türü ile karşı karşıya kaldığını açıklamış, bu sayı azaltılmalı demişti.

devlete verdiğiniz vergi, harç, pul gibi devletin bütün gelirleri, tek bir yerde, hazinede toplanıyor ve bundan sonra o toplu para oluşturulan bütçelerle dağıtılmaya başlanıyor:

“bütçeye giren tüm gelirler devlet gelirleridir ve devlet gelirleri de yıllık olarak düzenlenen bütçe kanunlarıyla harcanır.” — dünya gazetesi yazarı zeki gündüz

zeki gündüz, 2011'de katıldığı cnn türk yayınında, “‘harcamalar ne kadar yerindedir’in denetimini bizlerin de (vatandaş olarak) sorma hakkı var. yerindelik denetimiyle ilgili sorun var.”tespitinde bulunuyor. gündüz, “bütçe denetiminin kanunlaşma süreci içerisinde meclis’te yapılabileceğini ancak siyasi irade nerede tecelli ederse bütün bütçe kalemlerinin harcamasını istediği gibi belirleyebildiğini” söylüyor.

diğer bir denetim yolu, harcama yapıldıktan sonra kesin hesap denilen teknik çerçevede o yıl bittikten sonra o hesapların üzerinden kanunla denetim ve bu da oy hesabıyla.” diyen gündüz, üçüncü seçeneğin ise sayıştay raporları olduğunu belirtiyor.

2018 için beklenen bütçe açığı, 65.9 milyar lira olarak öngörülüyor. bu da yeni yılda yeni vergi zamları olasılığını beraberinde getiriyor.

deprem vergisi tartışmaları: “özel iletişim”

gelirin hangi adla toplanırsa toplansın, tek bir havuza gitmesi ve bütçe kanunu çerçevesinde harcanması beraberinde “x için verdiğim vergi nereye gitti?” sorularını da getiriyor. örneğin çöp vergisi verdiğimiz zaman bu çöp vergisinin hangi belediyeye gittiğini, kimler tarafından harcandığını, gerçekten çöpün toplanması için kullanılıp kullanılamadığını bilemiyoruz.

bunu da okuyunvan: yıkımın portresi [visual essay]ekim 2011'de yaşanan van depremi sonrası kürşad bayhan’ın kaydettiği fotoğraflar eşliğinde yıkımın bir portresi.

kamuoyu bu tartışmaları 2011 van depreminin ardından yoğun şekilde yaşamış, van depremi ve ardından yaşanan yetersizlikler akıllara “deprem vergileri nereye gitti?” sorusunu getirmişti. dönemin maliye bakanı mehmet şimşek, “sonuçta bunlar 74 milyonun servetidir. 44 milyarlık vergi topladınız nereye gitti? sadece bir yıllık, vatandaşımızın sağlığı için yaptığımız harcama 44 milyar lira. bu duble yollara demiryollarına, havayollarına, çiftçimize, eğitime gidiyor. şu vergiyi şuradan almıştık da sadece şuraya kullanalım yaklaşımı zaten geçmişte de yoktu.” yanıtını vermişti.

bunu da okuyun45 saniye: 17 ağustos 1999 depremi

marmara depremi sonrasında depremin geride bıraktığı hasarın giderilmesi ve depreme dönük çalışmalar yapılması amacıyla 26 kasım 1999 tarihinde 4481 no’lu kanunla ek vergiler ve iki yeni vergi yürürlüğe girdi. bu iki yeni vergiden özel işlem vergisi 2003 yılında kaldırılırken, özel iletişim vergisi kalıcı hale getirildi.

“bu dönem mobil iletişimin çok hızlı geliştiği bir dönem. onun üzerine bu vergilerden devlet vazgeçmememiş ve kalıcı hale getirilmiş” — zeki gündüz
bunu da okuyun · mediumİstanbul 17 Ağustos Depreminden Ders Çıkardı Mı?

maliye bakanı naci ağbal, ekim 2017'de özel iletişim vergisi’nin tek oranda sabitleneceğini açıkladı: “ister cep telefonu ister sabit telefon görüşmesi, ister data ve internet hizmeti alın tek bir oran yüzde 7,5 oranında vergiye tabii tutulacak.” vergi, cep telefonu görüşmelerinden yüzde 25, sabit telefon görüşmelerinden yüzde 15 ve data hizmetlerinden yüzde 5 oranında alıyordu. habertürk gazetesi’nin konuya ilişkin haberine göre, maliye bakanlığı’nın bu kararı almasının nedeni, “telefon görüşmelerinin artık whatsapp, facetime, viber gibi uygulamalar aracılığıyla internet üzerinden yapılmaya başlaması.”

vergi adaleti

cnn türk ekonomi müdürü emin çapa, 3 ocak 2014'te yaptığı değerlendirmede “dolaylı vergiler yani zengin fakir ayrımı gözetmeyen vergiler %70’e geldi, doğrudan vergiler yani zenginle fakir arasında ayrım gözeten vergiler 30’a indi” ifadelerini kullanıyor.

faal vergi mükellefi sayısı, eylül 2017 itibarıyle 10 milyon 535 bin 177'ye ulaştı. 2016 yılı toplam vergi geliri 458.7 milyar tl ve bunun yaklaşık 251 milyarı özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi’nden oluşuyor. 2016'daki kurumlar vergisi kazancı 43 milyar lirayken, alkol ve tütünden elde edilen ötv ise 40 milyar.

“100 liralık bir mal aldık, buna da 10 liralık bir ötv ödedik, malın fiyatı 110 liraya çıktı, devlet diyor ki şimdi de kdv ödeyeceksin, malın fiyatı 100 liraydı, ondan kdv al, hayır, öyle değil, 10 lira da vergi ödemiştin, fiyat 110 liraya çıktı, 110 liradan kdv alacağım.” — emin çapa

ozan bingöl, katıldığı habertürk yayınında “kazançtan vergi toplanması gerekir; harcayandan, tüketimden topladığımız sürece, neticede gelir gruplarına ayıramadığımız sürece vergi adaleti tesis edilemez hale gelir” diyor ve yine katıldığı halk tv yayınında da “10 liralık bir sigaranın 8 lira 16 kuruşu vergi, yani bir sigara paketinin %82’si vergi; bir pakette 20 dal sigara varsa 16 dalı vergi” tespitinde bulunuyor.

“bu ülkede gerçek vergi rekortmeni aslında arabası olan, sigara içen, alkol tüketen ve cep telefonu kullanan vatandaştır” — vergi uzmanı ozan bingöl

vergi uzmanları, özel tüketim vergisine tabii tutulan ürünlerin bir kısmının ise lüks ürünler olmadığı görüşünde. bunlardan birisi tıraş köpüğü.

sigortalılık ve asgari ücret

“verdiğine iyi bak” proje yöneticisi nisa bahçeli, “bir işveren çalışanlarının sgk’larını tam yatırmak istiyor çünkü böyle etik görüyor. ancak çalışanlarının sgk’larını tam yatırdığı zaman, bir de işveren maliyeti var bunun, kendi karından kesmek zorunda kalıyor ve bunu kimse yapmıyor.” diyor. vergi uzmanı ozan bingöl, asgari ücretli birisinin çalışırken 2017’de net 1404 lira alıyorsa da bunun işverene maliyetinin 2088 lira olduğunu belirtiyor.

“işveren olarak 2000 lira mı ödeyeyim, 2500 mi yatırayım, 2000 yatırabiliyorsam 2000 yatırıyorum ve denetlenmeyen, peşinde koşulmayan bir olay olduğu için gayet insanların hakları sömürülüyor.” — nisa bahçeli

brüt 1.777,50 lira olan asgari ücretin vatandaşın eline geçen net tutarı 1.404 lira. ozan bingöl’ün “asgari ücretlinin kalem kalem ödediği vergiler” başlıklı yazısında dile getirdiği vergi kesintileriyle bu tutarın da 769,29 lirası vergi olarak devlete geri dönebiliyor.

trt payı

tartışmalı bir diğer ödeme, elektrik faturalarındaki trt katkı payı.

bunu da okuyun · mediumTRT Katkı Payının İptal ve İade Talebi ReddedildiKamu Denetçiliği Kurumu, elektrik tüketicilerinden tahsil edilen Türkiye Radyo Televizyon Kurumu katkı payına ilişkin…

28 haziran 2016'da internete bağlanan cep telefonlarının yüzde 6 ve 7 oranında, tablet ve bilgisayarların yüzde 2 ve 3 oranında trt bandrol uygulamasına tabi tutularak bu cihazlardan bandrol ücreti alınması kararlaştırıldı. 8 ağustos 2017'de cep telefonu ithalatında trt bandrol oranı yüzde 6 ve yüzde 7'den yüzde 10'a çıkarıldı.

bunu da okuyun · mediumTürkiye, Almanya ve Birleşik Krallık’ta “Kamu Yayıncılığı” Uygulamaları ve TRT ÖrneğiKamu Denetçiliği Kurumu, elektrik tüketicilerinden her ay tahsil edilen TRT katkı payının iptal ve iade talebini…

2009 yılında alınan karar ile içinde radyo-tv olan banyo sistemleri, koşu bandı, ışıldak, buzdolabı gibi ürünler trt’ye devamlı ve yeterli gelir kaynağı sağlamak gerekçesiyle trt payı’na tabi tutulmuştu.

bunu da okuyun · medium140journos whatsapp tartışma grubu: kamu yayıncılığı ve trtkamu yayıncılığı, “halk için yapılan, halk tarafından finanse edilen ve halk tarafından kontrol edilen” yayıncılığa…

düşen göktaşının parçalarının toplanması sonrası vergi tartışmaları

2 eylül 2015'te gerçekleşen meteor yağmuru sırasında vesta asteroidinden parçalar, bingöl sarıçiçek köyü’ne düştü. köylüler 2 gramdan 1470 grama kadar farklı ağırlıklarda en az 250 meteor parçası topladı.

çevre illerden de katılımın olduğu meteor parçası aramaları, taşların ışıkla temas ettiğinde parlamalarından dolayı gece saatlerinde de sürdü.

göktaşından gelir elde edenlerin vergi ödemelerine yönelik tartışmalar devam ederken maliye bakanı mehmet şimşek, “bingöllülerin göktaşı satışına vergi yok ama ticari amaçla başka illerden gelerek bu işi yapanlar vergiye tabi” değerlendirmesinde bulundu.

140journos’un “vergi cehennemi” başlıklı whatsapp tartışmasına gelen yorumlar ve sosyal medyada konuya dair öne çıkan paylaşımlar

whatsapp tartışması moderasyonu: özgür öziri/140journos stajı, ayşenur karabulut/140journos

(❓ emojisi whatsapp tartışma grubunda 140journos tarafından sorulan soruları; her bir paragraf, tartışmadaki cevapları gösterir.)

ödemek zorunda olduğumuz vergiler dolaylı ve dolaysız vergiler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. kdv ve taşıt alım vergisi gibi dolaylı vergiler tüketimi hedef almakla beraber gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi dolaysız vergiler üretim süreci ve varlık üzerinden kesilir. mtv gibi tartışmalı zamları düşünürsek yakın zamandaki vergi uygulamalarıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

üretim sürecinde dahil olmasak dahi tüketim üzerinden kesilen dolaylı vergilerin başında mal ve hizmetlerden alınan vergiler, dahilde alınan katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, gümrük vergisi taşıt alım vergisi gibi vergiler gelmektedir. sizce bu vergiler gündelik üretim sürecinde olmayan bireylerin tüketim biçimini nasıl şekillendirmektedir?

üretim ve iş dünyası üzerinden gidilecek olunursa kurumlar vergisi, ithalat ile uğraşılıyorsa bunların başında gümrük vergisi sayılabilir. bu vergiler sizce bir iş kurup üretime, ticarete veya hizmet sektörüne dahil olmanın önünde herhangi bir zorluk yaratmakta mıdırlar? gümrük vergisinin iç piyasayı ve üretimi korumak amaçlı uygulandığını düşünürsek bunun bizlere avantajları ve dezavantajları neler olabilir?

ithal edilen bazı ürünlerin satış fiyatı, üretildikleri ülkelerdeki alım gücü ve satış fiyatı oranıyla kıyaslandığında ortaya büyük bir fark çıkabiliyor. teknolojik ürünlerin veya motorlu araçların asgari ücret veya ortalama gelir seviyesine göre alım gücünü zorladığı aşikar. örneğin, asgari ücretin 1800 $ civarında olduğu amerika’da iphone 7 plus 750$ iken asgari ücretin 1.777 ₺ olduğu türkiye’de, 2.878₺ gümrük girişi olan telefon, trt bandrolü, ötv, kdv gibi vergilerle yaklaşık 4.450 lirayı bulmaktadır. ithal tüketim malları üzerine konan vergilerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

1999 yılında yaşanan depremin ardından gelen özel iletişim vergisi öiv 31.12.2000 tarihine kadar uygulanmak üzere sisteme girdi. günümüz de hala uygulanan bu vergi cep telefonu, ev telefonu, internet, televizyon hizmetleri alanlar üzerinden kesilmeye devam ediyor. ayrıca yine o dönemde geçici olacağı söylenerek yürürlüğe giren deprem vergisi günümüzde hala uygulanmakta. bu vergilerin iddia edildiğinin aksine hala kaldırılmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?