paket servis hizmetinin giderek büyüyen bir pasta haline dönüşmesi motokuryeciliğin de bir sektör haline gelmesini sağladı ancak ne yazık…
insanoğlu rahatına düşkün malum. hayatımıza giren her kolaylığı çabucak özümseyebiliyor ve kolayca hayatımızın bir parçası haline getirebiliyoruz. yıl 2017, artık istediğimiz yemek iki tık ya da bir telefon uzağımızda. hatta yemeği bırakın, ilacından tutun da şampuanına kadar bir çok ürünü ayağımıza kadar getirtme şansına yavaş yavaş erişiyoruz. bunu tercih etmemiz bir tek rahatlıktan ötürü değil tabii ki. insanların kendilerine ayırabildiği zaman, özellikle büyük şehirlerde, giderek düşüyor. günlük işlerden başımızı kaldıramadığımız günlerde yemeğe ayıracak vakti de minimize etmemiz gerekebiliyor.
“restorancılıkta son 10 yılda değişen bir durum var. bir internet sitesi var, bu site daha aktif hale geldikçe paket servis giderek arttı. bir fast food restoranının paket servissiz kendi işini yürütebilmesi artık çok zor. çünkü son dönemde insanların artık yaşamda kendilerine ait daha az vakti kaldığı için eve servis istiyorlar. restoranda yiyip vakit kaybetmek istemiyorlar. hatta bazı müşterilerimiz daha eve varmadan yoldan sipariş veriyor ve o bekleme süresini yolda geçiriyorlar. bazen sipariş tesliminde eve daha yeni gelen müşterilerle karşılaşıyoruz”halis özgün, işletmeci
hal böyleyken bize bu imkanı sağlayan moto kuryecilik de hızla büyüyen bir sektör haline geldi. artık “a2 ehliyetli sürücü aranıyor” ilanına gözümüz aşina oldu. ancak bu kadar hızla büyüyen bir sektörde talep giderek artarken arz buna yetişmekte zorlanıyor. moto kuryecilik her ne kadar yaygınlaşan bir meslek haline gelse de özellikle kış aylarındaki zorlu hava koşulları ve düşük maaş bu mesleğe olan ilginin yeterince artmamasına neden oluyor. moto kuryeciler ise meslektaşlarının düşük maaşları kabul etmelerinden son derece şikayetçi. bu durum yüzünden paket servis işinin demirbaşlarından olmalarına rağmen hak ettikleri parayı alamadıklarını düşünüyorlar.
“paket servis elemanlarını en çok zorlayan mevsim de kışın, yağmur çamur kar. biz ilk restoran açtığımızda paket servis elemanı bulamadığımız için ortağımla biz kuryelik yaptık”halis özgün, işletmeci
“1400 liraya bu işi yapacaksan kardeşim ekipmansız, 3–5 tane paket alıp 30 dakika içinde götür kuryesi olacaksan yapma yani su sat, bulaşık yıka ama bu mesleği yapma, değmez. sizin gibiler yüzünden hem piyasa düşüyor, hem insanlar rahatsız, hem statü düşmüş, bu meslekten bile sayılmıyor. ne gereği var yani? bu işin ederi kesinlikle asgari ücret değil”burçak erçelik, motokurye
“mesela ben 1200 liraya 1400 liraya çalışmam, çalışamam. neden çalışmam? çünkü evimi geçindiremem”serhat ogdum
“hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum, bütün frenchise şirketlerinin kapısında ‘a2 ehliyetli sürücü aranıyor’ diye ilan vardır. çünkü maaşlar çok düşük, baskı çok fazla”tuğrul katkak
peki a2 ehliyet sınavının zorluk durumu nedir? ‘bakkaldan mı aldın ehliyetini?’ sözünü akıllara getiren bazı motosiklet kullanıcılarını gördükçe, sınavın yeterliliği konusunda bir şüphe uyanıyor içimizde. motosiklet kullanımının artmasıyla bu konuda önlemler alınmaya başlandı, sınavlar da giderek zorlaşıyor.
“şahsen ben bir araba gördüğümde, yaya geçidinde mesela, önüne atlayıp karşıya geçebiliyorum ama motosikletin geldiğini görüyorsam, mutlaka bekliyorum. neden bilmiyorum daha dikkatsizlermiş gibi bir algı oluştu bende”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
“ben bundan 10 yıl önce motosiklet ehliyeti aldığımda benim pratik sınavım 18 saniye sürdü. saydım, 18 saniye. ama artık yarım saat zorunluluğu geldi. yarım saat boyunca motosiklet sürmeniz lazım, ayağınızı yere değdiremiyorsunuz, yapmanız gereken 3 farklı hareket var. eğer yarım saatten önce bitirirseniz, ayağınızı yere koyarsanız veya düşme tehlikesi geçirirseniz otomatikman geçemiyorsunuz sınavdan. şöyle bir detay paylaşayım sizinle; almanya’da motosiklet ehliyetine başvurup, ehliyet almaya hak kazanan insanların sayısı 10’da 4, türkiye’de 10’da 9. bu bence her şeyi özetliyor”tuğrul katkak, motosiklet eğitmeni
“çok kalitesizdi benim aldığım eğitim. sadece motora bin, işte karşıdan dön, gel sonra durdur, kalk ‘tamam sen oldun”burçak erçelik
moto kuryecilik için istenen şartlar genellikle a2 ehliyet olması ve sabıka kaydının bulunmaması. ancak bazı firmaların bu kriterleri bile aramadıklarına üzülerek şahit olmaktayız.
“ben iş bakıyordum, işsizdim. gayrettepe’de bir yere iş başvurusunda bulundum. iş başvurduğum yer ise bana kuryecilik teklifinde bulundu. yaşım o zamanlar 16, ehliyetim de yok. motor kullanmasını da pek bilmiyordum açıkçası. yani ilgi ve alakam olsaydı, direk işe girip başlardım. zaten çoğu insan kask takmıyor. kask takmadıkları için adamın yaşını ya da suretini gayet iyi görebiliyoruz. zaten paket servis elemanlarının çoğu küçük”yunus emre çetin, aşçı
“benim bir arkadaşım yazın iş olarak bir çiğ köftecide moto kuryelik yapmıştı ve a2 ehliyeti yoktu. işe alan yer de bunu sorun etmemişti. her şeyden önce böyle bir durum engellenmeli bence”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
aranan şartlara baktığımızda herhangi bir eğitim alt sınırının da bulunmadığını görüyoruz. moto kuryecilik mesleğini yapan insanların da ortalama eğitim seviyesi düşük oluyor doğal olarak. bu durum işverenlere zaman zaman sıkıntı yaşatabiliyor. sonuçta bir paket servis elemanı çalıştığı firmayı da temsil ediyor. bir sipariş geldiğinde müşteriyle iletişime geçecek kişi de moto kuryeci oluyor. bu yüzden işverenler için bu elemanların müşterilerle etkileşimleri de son derece önemli. ancak bir başka açıdan değerlendirmek gerekirse yemek söylediğimizde aç ve normal zamanlara göre biraz daha sinirli olabiliyoruz. eve yemek sipariş vermekle, bir restorana gitmek arasında yadsınamayacak bir fark var. gelen çalışan evimize geliyor ve biz de onu ev halimizle karşılıyoruz. dolayısıyla yaşanan diyaloglar da restoranlarda olanlar kadar sağlıklı olmayabiliyor.
“kurye denildiği zaman insanlar ne güzel falan meslek demiyorlar, pislik insanlar gözüyle bakıyorlar açıkçası. sevilmeyi hak etmiyor kuryeler çünkü eğitimsizler, kural tanımazlar, çok cahiller, gençler, terbiyesizleri de oluyor arada sırada”burçak erçelik
“hobi motorcuları ve kuryeler olarak ikiye ayırırsak; hobi motorculuğunda o kadar düşük değil eğitim seviyesi, gelir seviyesi de o kadar düşük değil. ama para kazanmak için bu işi yapanların tabii ki eğitim seviyesi de düşük oluyor, geliri de düşük oluyor, sosyoekonomik durumu da düşük oluyor”tuğrul katkak
“paket servisi çok operasyonel ve zor bir iş. aracı internet sitesinden devamlı yorum alabiliyorsunuz, size devamlı eleştirebiliyorlar, her şeyi yazabiliyorlar. böyle bir ortamda bu işi yürütebilmek zor. paket servis neticesinde kapıda ödeme alınan ve müşteriyle iletişime geçilen bir hizmet. ama siz restoran veya firma sahibi olarak bu süreci göremiyorsunuz. yani müşterinin kapısına gönderdiğiniz kişi sizi temsil ediyor. ‘peki temsil ederken bunu ne kadar doğru yapıyor?’ sorusu öne çıkıyor. bizi en zorlayan kısım da bu. o yüzden paket servis elemanları bizim için çok önemli ve elemanlarımızı bu doğrultuda çok iyi seçmeye çalışıyoruz”halis özgün, işletmeci
“siparişi 5–10 dakika sonra getirdiğinde kuryelere düşman gözüyle bakılabiliyor”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
evet, moto kurye elemanı olmak için fazla kriter gerekmiyor. ancak paket servis hizmetinin hızla yaygınlaşması piyasada motokuryeci açığına neden oldu. bu durum işverenleri zor duruma sokabiliyor. çünkü paket servis elemanları restoranların kendilerine bağımlı olduğunun bilincinde ve başka bir yerde rahatlıkla iş bulabileceklerinin de farkındalar. bu yüzden piyasada sık sık yer değiştirmeler yaşanıyor. firmalarsa bu durumun önüne geçmek için bazı tedbirler almaya başladı. bunlardan, ilki internetteki kariyer sitelerinde paket servis eleman ilanını her daim açık tutarak bir havuz oluşturmak. bu sayede elemanlarının işi bırakma ihtimaline karşı hemen yeni çalışan bulma şansları artıyor.
“paket servis eleman ilanımızı hep açık tutuyoruz, başvuru geldiği zaman da havuza kaydediyoruz. talep fazla arz az olduğu için her eleman işine gelmediği an size bırakıp gidebiliyor. bir bölgede hemen hemen bütün motorcularıyla çalışmıştır bizim restoran. çünkü herkes geziyor, işine gelen yerde kalıyor. biz de bu işi profesyonelce yapmak isteyen, evini geçindirmek isteyen ve bir meslek olarak kabul eden insanı bulduğumuz zaman kaçırmak istemiyoruz. ama yine de bazı problemler çıkabiliyor”halis özgün, işletmeci
bazı firmaların aldığı bir diğer tedbir de performansı iyi çalışanların mevkisini yükselterek, onlara bir kariyer fırsatı sunmak. bu sayede çalışanların firmaya olan aidiyet duygusu artıyor dolayısıyla işi bırakma riskinin de önüne geçilebiliyor. ayrıca deneyimli, kalifiye eleman da yetiştirebiliyorlar.
“sorunlarımız genelde arz az olduğu ve elemanlar sürekli yer değiştirdikleri için işe gelmemelerden kaynaklanıyor. artık firmanın belirlediği kriterlere bir de işe zamanında gelmeyi ve bunu meslek olarak kabul etmeyi de eklemek durumunda kalıyoruz. biz de bütün bunların önüne geçmek ve bir kazanım sağlamak için şöyle bir şey yaptık; müşterilerle düzgün iletişime geçen, iyi çalışan elemanları yükseltmek istiyoruz. örneğin mecidiyeköy şubemizin müdürü daha önce kuryelik yaparak başlamış, sonra iyi bir firmada vardiya amirliği yapmış, şimdi de bizim şubede müdür olarak çalışıyor. biz böyle birisiyle çalışmayı çok istedik. çünkü kendisi daha önce bu işi yaptığı için onlarla daha iyi diyalog kurabiliyor, onların halinden daha iyi anlıyor ve daha hızlı motorcu bulabiliyor. gördüğü zaman piyasayı bildiği için problemli insanları seçebiliyor”halis özgün, işletmeci
moto kuryeciler açısından ise ekipman yetersizliği büyük problemler yaratabiliyor. restoranların kullanım için verdiği motorsikletler bakımı yapılmamış veya arızalı olabiliyor. bu durum hem kuryenin hem de trafikteki insanların hayatını tehlikeye atıyor.
“sen bir işverensin, motosiklet kullanıyor senin elemanın. sen ona ekipman sağlayacaksın, sağlamak zorundasın. araçların freni tutmuyor, yağ atılmamış ötüyor cik cik cik, balatalardan ses geliyor, gaz almıyor, duruyor, tekliyor falan… bir motor var ama yani nasıl bir motor var?” burçak erçelik
“bu kaskı (elinde üstü çatlak bir kask tutarak) bir iş veren çalışanına ‘al bunu kullan’ diye vermiş. buraya gelen bir kurye arkadaş dedi ki ‘siz bana nasıl olsa kask veriyorsunuz, ben bu çatlak kaskı buraya ibret olsun diye bırakıyorum, lütfen gelenlere gösterin.’ dedi”tuğrul katkak
bir diğer sorun da zaman sınırlaması olduğu için moto kuryecilerin kendini baskı altında hissetmesi. bu durum doğal olarak hız yapmalarına neden oluyor ve yine hem kendi hem de trafikteki insanların can güvenliğini tehlikeye atabiliyorlar. üzerlerinde bu kadar baskı varken güler yüz de beklenemez oluyor haliyle. sonuç olarak hem müşteri hem çalışan mutsuz oluyor.
“moto kuryeci dediğimiz şahıs bir paketi bir objeyi a noktasından b noktasına alıp götürmek için para kazanan insanlardır. e şimdi istanbul gibi bir yerde, trafiğin çok tehlikeli olduğu bölgelerde moto kuryeler kendi hayatlarını tehlikeye atıyorlar, ama farkında olmadan başkalarının da hayatını tehlikeye atabiliyorlar”tuğrul katkak
“bir pizzacıda çalışıyordum beşiktaş’ta. her geldiğimde 4 paket alıp gidiyorum 4 paket 4 paket… yemek yiyemiyorum, su içicem içemiyorum, af edersiniz tuvalete bile gidemiyorum. sürekli ‘bunları hemen yetiştirmen lazım.’ deniliyor”burçak erçelik
“kesinlikle baskı var ve gideceğiniz adrese göre bunlar double stres oluyor. genellikle yakın yerlere gidenler 30 dakikayı kafasına takmaz fakat trafik/ek paket varsa bu işler daha da zor. ben bu sloganın tek anlamda olmadığını düşünüyorum. o zorlukta kuryeci olan her kimse trafik kurallarına %80 uyamaz”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
“yemek şirketlerinin mutfakta/dükkanda süre kaybetmesinin etkileri bazı durumlarda haksız yere bu moto kuryelere yansıyor bence”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
“bu kadar baskı ile çalışan bir insandan iyi bir tavır da beklemek de zor”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
bu baskının oluşmasından bazı firma ve çalışanlar dominos’u sorumlu tutuyor. 30 dakikada teslim garantisi vermesi bu sektördeki rekabeti de bir o kadar kızıştırdı. kurye elemanları ise bu tempoya yetişebilmek için yoğun strese maruz kalabiliyorlar.
“dominos zaten 30 dakikada teslim edeceğiz diyerek kaosun içine tekrardan başka bir kaosu yaratmayı başardı. hiç bir firmanın 30 dakika teslim sözü vermemesi lazım, hatta bu sürenin 1 saate çıkması lazım”burçak erçelik
motosikletli çalışan serhat ogdum ise bu güvenceyi verecek gerekli altyapının restoranlarda bulunduğunu, bu siparişin 30 dakika içinde gerekli adrese ulaşabilecek şekilde bir paket servis alanı seçtiklerini belirtiyor.
“özellikle ben çalıştığım şirketle ilgili konuşmak istiyorum. sosyal medyada dolaşan şey ‘dominos 30 dakikayı çıkardı, mertlik bozuldu.’ diyorlar. dominos kendi etrafında 1.2 kilometre (uzaklığa) sipariş gönderiyor. bir sipariş alıyorsun, 6 dakikada siparişin pişmiş hazır. daha 24 dakika kalıyor siparişi teslim etmen için”serhat ogdum, motosikletli çalışan
bütün bu sorunları bir bütün olarak ele alıp ‘ülkemizin sosyal yapısının doğal sonucu’ olarak değerlendirenlerde mevcut. daha önce belirttiğimiz gibi bu meslekte genel olarak eğitim seviyesinin düşük olması, bunun getirdiği bilinçsizlik ve yoğun stres ister istemez daha problemli bir atmosfer oluşmasına neden oluyor.
“her sektörde olduğu gibi bu sektörde de problemli insanlar var. çok az kişi bu işi yapmak istediği için ve zor bir iş olduğu için problemli insan sayısı fazla. bu yüzden doğru elemanı bulabilmek bunun bir sektör haline gelmesiyle oluşabilir. biz de firma olarak en iyi elemanı bulmaya çalışıyoruz. ancak türkiye’de ki sosyal yapı belli. biz de avrupa’dan eleman bulmuyoruz, herkesin sokakta gördüğü insanlardan bir eleman buluyoruz”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
“herkes ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini çok iyi biliyor, olay kişide bitiyor”140journos whatsapp tartışması katılımcısı
