araştırma arşivi · 2018-10-01

türkiye’de tutukluluk ve mahkumiyet

140journos, devam eden genel af tartışmalarının perde arkasında türkiye’nin cezaevi karnesini ve af tarihini istatistiklerle inceliyor.

140journos, devam eden genel af tartışmalarının perde arkasında türkiye’nin cezaevi karnesini ve af tarihini istatistiklerle inceliyor.

veri derleme: eren cerrahoğlu/140journos stajı

24 haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin arifesinde, devlet bahçeli’nin “kader mahkumlarını afla taltif etmek neden akıllara gelmez?” demeciyle gündeme oturan genel af tartışması, türkiye’deki tutuklu/hükümlü cezaevi nüfusunun ohal koşulları altındaki değişimine ve ceza infaz kurumlarının güncel durumuna dair birçok soruyu daha beraberinde getirdi.

her ne kadar bahçeli’nin söz konusu ifadesiyle kamuoyunun hafızasında yer etmiş olsa da, yazılı basında genel af teklifini ilk dile getiren kişi cumhurbaşkanı başdanışmanı yiğit bulut’tu. 2 mayıs 2018 tarihli star gazetesindeki köşe yazısında bulut, başkanlık sistemine geçilirken — bazı suçlar hariç tutulmak kaydıyla — her vatandaşın “yeni başlamış”, temiz bir sicilinin olmasını ve vatandaşın malî sicilinin de bu kapsamda “sıfırlanmasını” teklif ediyordu. keza, yazının yayınlandığı tarihten bir önceki gün başbakan binali yıldırım tarafından açıklanan bakanlar kurulu kararları arasında yer alan ceza, borç yapılandırmaları ve imar barışı gibi düzenlemeler de, mhp’nin seçim vaatlerinden haftalar önce hükümetin bir dizi konuda bulut’un yazısını doğrular nitelikte bir niyeti olduğuna işaret ediyordu.

takip eden günlerde chp istanbul milletvekili gamze akkuş ilgezdi’nin hazırladığı 31 mayıs 2018 tarihli rapora göre, 15 mayıs 2018 tarihi itibarıyla türkiye’deki ceza infaz kurumlarında 95 bin 390'ı tutuklu olmak üzere 246 bin 416 kişi bulunuyor. söz konusu tutuklu nüfusun 28 bin 488'ini hükümözlü, yani ilk derece mahkemesi tarafından hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ve tutukluluk hâlinin devamına hükmedilmiş kişiler oluşturuyor.

bu rakam cumhuriyet tarihinin en yüksek cezaevi nüfusuna işaret ediyor ve adalet ve kalkınma partisi’nin iktidara geldiği 2002'den bu yana, 16 sene içerisinde, cezaevi nüfusunda %315'lik bir artış olduğunu gösteriyor.

mahpusların hüküm giydikleri yahut tutuklu yargılandıkları suç grubuna göre dağılımına bakıldığında ortaya çıkan tabloya göre, cezaevi nüfusunun takriben %20'sini türk ceza kanunu’na (tck) göre terör suçundan hüküm giymiş yahut yargılananlar oluşturuyor. 2016 temmuzunda gerçekleşen darbe teşebbüsünden bu yana tutuklu nüfusun — 2015 sonu-2018 mayıs aralığı baz alındığında — 25 bin 220'den 95 bin 390 kişiye %280 oranında artış gösterdiği görülüyor.

kaynak: chp hapishane raporu, gamze akkuş ilgezdi, 31 mayıs 2018

londra merkezli world prison brief’in istatistiklerine göre; türkiye, ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü (oecd) üyesi ülkeler arasında haziran 2018 itibarıyla abd’den sonra en yüksek ikinci cezaevi nüfusuna sahip ülke.

aynı tabloya oecd üyesi olmayan çin, rusya, brezilya, hindistan, endonezya ve tayland gibi ülkeler de eklendiğinde, türkiye toplam cezaevi nüfusuyla dünyada sekizinci sırada yer alıyor.

cezaevlerindeki mahpus kadınlar ise toplam hükümlü/tutuklu nüfusun %4'ünü oluşturuyor.

kaynak: chp hapishane raporu, gamze akkuş ilgezdi, 31 mayıs 2018

ohal altında tutukluluk süresi

ceza muhakemesi kanunu’nun (cmk) 100. ve takip eden maddelerine göre tutuklama, başlı başına bir ceza olmayıp, zorunlu hâllerde başvurulması gerekli, istisnaî nitelikte bir tedbir olarak değerlendirilmiştir; tutukluluğun, şartların varlığı hâlinde dahi mecburî değil, hüküm makamı nezdinde ihtiyarî bir nitelik taşıdığı vurgulanmıştır.

cmk’nın tutuklama gerekçelerini belirten 100. maddesi

cmk’nın “tutuklulukta geçen süreyi” düzenleyen 102. maddesine göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresinin en fazla 1 yıl olabileceği, bu sürenin ancak zorunlu hâller gerekçe gösterilerek 6 ay daha uzatılabileceği belirtilir.

normal şartlarda ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıl olan tutuklu süresi, kanuna göre en çok 3 yıl daha uzatılabilirdi; ancak 15 ağustos 2017 tarihli 696 sayılı kanun hükmünde kararname ile belirli suçlar için bu “3 yıl” ibaresi “5 yıl” olarak değiştirildi ve toplam tutukluluk süresinin 5 yıldan 7 yıla uzamasının önü açıldı. bu hüküm, 1 şubat 2018 tarihli ve 7078 sayılı kanunun 136. maddesiyle de aynen kabul edilerek kanunlaştı.

cmk’nın tutukluluk süresini düzenleyen 102. maddesi

türkiye’deki ceza infaz kurumları

temmuz 2018 itibarıyla türkiye’de 287'si kapalı, 74'ü müstakil açık, 10'u kadın kapalı, 7'si kadın açık, 7'si çocuk kapalı ve 4'ü çocuk eğitim evi olmak üzere 389 ceza infaz kurumu bulunmaktadır. Bunların toplam mahpus kapasitesi 210 bin 882 kişi olup, mayıs 2018 istatistikleri ışığında değerlendirildiğinde mevcut doluluk oranlarının türkiye genelindeki kontenjanın 35 bin 534 kişi üzerinde olduğu çıkarımı yapılabilir.

nitekim hükümlü/tutuklu nüfusun 2000'lerin başından beri hızlı bir ivmeyle arttığı türkiye’de, 2006–2018 yılları arasında — 133 bin 916 kişi kapasiteli — 155 adet yeni ceza infaz kurumu açıldı. bunlara ilave olarak, adalet bakanlığı 2023 yılına dek — 137 bin 687 kişi kapasiteli — 228 cezaevi daha açmayı planlıyor.

ceza infaz kurumlarındaki sağlık personelinin sayısına ve kadro durumuna ilişkinse, tbmm insan haklarını inceleme komisyonu’nun şubat 2018'de paylaştığı verilere göre türkiye’deki cezaevlerinde sadece 8'i kadrolu toplam 279 doktor görev yapmaktadır. bu da 845 mahkum başına bir, ceza infaz kurumu başına ise birden az doktor düştüğü anlamına gelmektedir.

1960'tan günümüze türkiye’nin af tarihi

yasama organı olarak genel ve özel af olmak üzere iki farklı af yetkisine sahip olan tbmm’den, cumhuriyet tarihi boyunca 10 genel af yasası ve 4 genel af ek yasası çıkarılmıştır.

genel af, kamu davasının düşmesi veya ceza mahkumiyetinin tüm neticeleriyle birlikte ortadan kalkması sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur (tck m.65/1).
özel af, kesinleşmiş hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden vazgeçilmesi veya cezaevinde infaz edilecek sürenin azaltılması veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini sağlayan bir ceza hukuku kurumudur (tck m.65/2).

anayasaya göre af yetkisi, 87. ve 104. maddeler ile tbmm ve cumhurbaşkanlığı makamıyla sınırlandırılmıştır. 87. maddeye göre tbmm, beşte üç çoğunluk ile genel af çıkarma yetkisine sahip yegâne mercidir; özel af ise, yine beşte üç çoğunluk ile tbmm yetkisinde olmakla birlikte, anayasanın 104. maddesine göre cumhurbaşkanlığı makamının da yetkisi dahilindedir.

cumhurbaşkanının af yetkisi; — hekim raporu kaydıyla — sürekli hastalık, sakatlık veya bunama gibi mahkumiyetini sürdürmekte güçlük çekecek mahkumlarla sınırlandırılmıştır. eski cumhurbaşkanlarından ahmet necdet sezer 261, abdullah gül 2 kez; cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ise bugüne dek 4 kez özel af yetkisini kullanmıştır.

anayasa’nın 169. maddesine göre orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. nitekim, bu anayasal sebepten ötürü, cumhuriyet tarihi boyunca birçok kez — ’54, ’58 ve ’73 senelerinde — genel/kısmî af kararlarının öncesinde yahut takip eden süreçte orman suçlarının affı için ayrı kanunlar çıkarılmıştır.

24 haziran’dan sonra 27. dönemle birlikte milletvekili sayısı 600'e çıkan tbmm’nin, genel af yetkisine salt çoğunlukla mı yoksa anayasada belirtildiği üzere beşte üç çoğunluk aranarak mı sahip olacağı son günlerde hukukçular arasında tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

buna karşılık, bir diğer ceza indirimi düzenlemesi olan — “örtülü af” olarak da adlandırılan — şartlı salıverme ve denetimli serbestlik yasaları, tbmm onayından geçmeksizin, bakanlar kurulu kararıyla çıkarılabilirler. kamuoyunun hafızasında “rahşan affı” ismiyle yer edinmiş olan 21 aralık 2000 tarihli, 4616 sayılı şartlı salıverme ve erteleme yasası bunun yakın tarihteki bir örneğidir.

bülent ecevit’in başbakanlığında 57. hükümet tarafından çıkarılan yasa, devlete karşı işlenen suçlar haricindeki suçlar için ceza erteleme veya şartlı salıverilme imkânı tanıyordu. başlangıçta 23 bini aşkın hükümlü ve tutukluyu kapsayan yasa, anayasa mahkemesi’nin bazı maddeler için verdiği iptal kararıyla kapsamının genişlemesi sonucunda yaklaşık 45 bin kişinin cezaevinden tahliye olmasına yol açtı; 4 bin 715 kişi hakkındaki dava ise af yasası çerçevesinde ertelendi.

27 mayıs 1960 darbesini takip eden süreçte çıkarılan af kanunu, kaynak: 27.10.1960 tarihli milliyet gazetesi
talât aydemir’in başında olduğu cuntanın 22 şubat 1962'deki (ilk) darbe girişiminin ertesinde cuntacılar için çıkarılan af kanunu. 21 mayıs’ta ikinci bir (başarısız) teşebbüste bulunan aydemir, 15 eylül tarihinde idama mahkum edildi. söz konusu af, aynı zamanda 27 mayıs’tan sonra askerî idareyi eline alan millî birlik komitesi tarafından üniversiteden ihraç edilen 147 kişiye haklarını iade etti. kaynak: 06.04.1962 tarihli milliyet gazetesi
kayseri cezaevi’nde yatmakta olan demokrat parti’liler için çıkarılmış af kanunu, kaynak: 18.10.1962 tarihli milliyet gazetesi
kaynak: 12.01.1966 tarihli milliyet gazetesi
kaynak: 19.05.1974 tarihi milliyet gazetesi
cumhuriyet’in 50. senesi münasebetiyle ilk olarak ’73 senesinde gündeme gelen genel af tartışması, ocak ‘74’de kurulan bülent ecevit başbakanlığındaki chp-msp koalisyon hükümeti tarafından 15 mayıs 1974'te yürürlüğe kondu. öncelikle 12 mart ’71 muhtırası’nı takip eden sıkı yönetim döneminde mahkum edilen solcular gözetilerek çıkarılmak istenen af kanunu, erbakan liderliğindeki msp’nin meclis’te azınlık konumundaki demirel’in adalet partisi ile ittifak yaparak solcuların hüküm giydikleri — düşünce suçları olarak da bilinen — maddeleri af kapsamı dışında bırakmasının akabinde yasalaştı. af kanunu, 7 şubat 1974 tarihinden itibaren uygulanmak üzere geriye işletilebilir mahiyetteydi. chp, kanun çıktıktan sonra anayasa mahkemesi’ne başvurarak, af kapsamının eşitlik ilkesi uyarınca solcuları da içine alacak şekilde genişletilmesini talep etti; anayasa mahkemesi’nin de onayıyla öncelikle genel af kapsamında olmayan 141, 142 ve 149. maddeler de kanuna dahil edilerek 12 mart’ta hapse girmiş binlerce kişi özgürlüğüne kavuştu. msp’nin söz konusu tavrı, kısa ömürlü (26.1.1974–17.11.1974) “laik-dinci koalisyonunu” kırılganlaştıran önemli duraklardan biri oldu.
osmanoğulları hanedanı fertlerinin türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılması da ’74 genel affı kapsamındaydı. döneminin basınından birçok isim, cumhuriyet’in 50. yılında yapılacak böylesi bir “jestin” yeni rejimin kendine olan güvenini yansıtacağını düşünüyordu. kaynak: 21.05.1974 tarihli milliyet gazetesi
genel af kapsamında mayıs ‘74’te tahliye olanlar arasında, sanat dünyasından solcu birçok sima ile birlikte, yönetmen yılmaz güney de vardı. kaynak: 21.05.1974 tarihli milliyet gazetesi

bahçeli, 30 eylül 2018 tarihinde yaptığı açıklamada “af teklifleriyle, iç barış ve huzur ortamına katkı sağlamayı, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ne geçişte sosyal, ekonomik ve toplumsal kucaklaşmayı bir nebze de olsa sağlamlaştırmayı, cezaevlerinde insani olmayan birikme ve yığılmaları sadeleştirmeyi, fetöcü hakim ve savcıların adalet ve hukuka vermiş olduğu tahribatları gidermeyi amaçladıklarını” söyledi.

kaynaklar:

ilginizi çekebilir: “bırakmadılar yaşayayım”

mehmet c., bir gün bilmediği bir suçla tutuklanıyor ve 33 yıl 9 ay 17 gün 11 saat sonra gelen özür yazısıyla tahliye ediliyor. kafkaesk bir bürokrasi çıkmazı.

140journos’tan “bırakmadılar yaşayayım”
bölüm 1: 33 yıl 9 ay 17 gün 11 saat

ilginizi çekebilir: 140journos’un konuyla ilişkili veri derlemeleri

bunu da okuyun · mediumTürkiye ve Dünya Ülkelerinin Hapishanelerinde Kaç Mahpus Var?Türkiye’de ve dünyadaki diğer ülkelerdeki hapishanelerde kaç mahpus bulunuyor?bunu da okuyun · mediumTürkiye’nin Ünlü “Mafya Babaları” ve KabadayılarıOHAL kapsamında Ağustos 2016'da yayımlanan ve denetimli serbestlik süresini 1 yıldan 2 yıla çıkaran Kanun Hükmünde…bunu da okuyunohal’in bilançosu15 temmuz darbe girişimi’nin ardından ilan edilen ve iki yıl süren olağanüstü hal uygulaması süresince en sık gündeme…

ilginizi çekebilir: 140journos’un benzer haber dosyaları

bunu da okuyunözgürlük nerede?türkiye’de farklı profillerden insanlar özgürlüğü nasıl tanımlıyor? kim, kendini ne kadar özgür hissediyor, özgürlüğünü…bunu da okuyun‘hayata dönüş operasyonu’ndan ‘yaşama dönüş projesi’ne: bayrampaşa cezaevicumhuriyet gazetesi’nden hazal ocak’ın haberine göre, bayrampaşa belediyesi resmi internet sitesinde yer alan metinde…bunu da okuyun · mediumTCK 158'den TCK 299'a: Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davalarının Son 30 Yılı1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin Egemenlik Alametlerine ve…