140journos “seküler göç” video serisiyle türkiye’den ayrılanların neden gittiğine ve “motivasyon”larına odaklanırken; yazılı olarak…
ARAŞTIRMA NOTLARI
bölüm 2: gittikten sonra
140journos “seküler göç” video serisiyle türkiye’den ayrılanların neden gittiğine ve “motivasyon”larına odaklanırken; yazılı olarak derlediği istatistikler, demeçler, örnekler üzerinden türkiye’deki beyin göçü olgusunu incelemeye ve açılan whatsapp tartışma grubunda da beyin göçünün nedenlerini kapsamlı şekilde ele almaya devam ediyor.
türkiye’nin sosyal ve siyasal dönüşümünün hayat tarzları, kariyerleri ve hayallerini çıkmaza sürüklediğini düşünen insanlar, bugüne kadar maddi ve manevi tüm yatırımlarını ülkelerinde gerçekleştirmelerine rağmen göç ediyorlar. “seküler göç” serimizin ilk bölümünde göç eden ya da hazırlananlardan bu kararı alma gerekçelerini dinliyoruz.
gittikten sonra ne yaşıyorlar? “seküler göç” serimizin ikinci bölümünde, göç edenlerin yerleştikleri ülkelerde yaşadıklarını, henüz gitmeye hazırlananların ise yeni hayatlarına dair hayallerini dinliyoruz.
ilgili whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşlerin derlemesini okumak için sayfanın ortasına ilerleyiniz.
genel anlamda yüksek eğitimli veya kalifiye bireylerin daha iyi eğitim, çalışma veya yaşam olanakları sunan ülkelere gitmesi olarak tanımlanan beyin göçü türkiye’de ilk olarak 1960’larda doktor ve mühendislerin göçüyle başladı.
1990–2000 yılları arasında oecd ülkelerine olan göçler içerisinde, niteliksiz olarak değerlendirilen göçmenlerin payı %28 artarken, nitelikli işgücünün göçü %70 oranında artış sergilemiştir. (kaynak)
ekonomik yönden ülkenin eğitimli kesiminin üretim yapmasının beklenildiği bir zamanda başka bir ülkeye gitmesi olarak algılanan beyin göçünün genellikle gerek yöneticiler gerekse halk tarafından önlenmesinin gerekliliğine inanılmaktadır.
milli eğitim bakanlığı’nın 2015 verilerine göre türkiye’den öğrenim görmek için yurtdışına giden öğrenciler sırasıyla abd, ingiltere ve almanya’yı seçiyor. (kaynak) ayrıca 2008-2009 verilerine göre türkiye abd’ye en çok öğrenci gönderen 8. ülke konumunda.
mekansal bağlamda göçün belirli coğrafyalara yoğunlaşmasını söz konusu ülkelerdeki eğitim ve iş olanaklarının nitelikli olmasına, ülkedeki refah seviyesinin yüksek olmasına bağlamak mümkün. hatta benzer bir yönelim ülke içindeki beyin göçünde de görülüyor.
türkiye istatistik kurumu (tüik) verilerine göre geçen sene 16 bin 129 kişi istanbul’dan izmir’e taşındı. izmir böylece en yüksek göçü istanbul’dan almış oldu. hugent genel müdürü özlem veryeri taşkaya göçün sebebini istanbul’daki trafiğe, aşırı betonlaşmaya ve yavaşlayan sosyal etkileşime bağladı. taşkaya “son 6 aydır hızlanan bir eğilimle istanbul’dan ayrılmak isteyen ve izmir’de iş pozisyonları arayan 40 yaş üstü yöneticilerde artış gözlemliyoruz” dedi. (kaynak)
adana’da yaşayan birçok mühendis şehirdeki yüksek işsizlik oranından dolayı ırak’a çalışmaya gidiyor. ibrahim tuğcu bu durumu “adana’yı çok sevmeme ve adanalı olmama rağmen şimdiye kadar adana’da mühendis olarak hiç çalışmadım. çalışmamam için birçok neden vardı. yeni mezun bir mühendis çok uzun saatler ve çok düşük ücretlere, 800 liradan başlayan ve genelde 1500 lirayı geçmeyen ücretlere çalıştırılıyor.” sözleriyle anlatıyor. özel sektörde iş bulamama, ücretlerin doyurucu olmaması, azami sınırı aşan çalışma saatleri, kpss’yi kazanmanın çok zor olduğu yönündeki kanı kişilerin afrika ve ortadoğu ülkelerine yaptığı göçünün nedenleri arasında. (kaynak)
beyin göçü, ülke gündemini sıklıkla meşgul etmekte ve birçok tartışmanın fitilini ateşlemekte. akademisyenlerin ve öğrencilerin yurtdışına gidişi ile tersine beyin göçü kavramı ve türkiye’deki kurumların tersine beyin göçüne katkısı bu konunun öne çıkan alt başlıklarından.
“en başarılı çocuklarımızı, en parlak beyinlerimizi batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz. günümüzün en önemli güç kaynağı olan enformasyon ve bilgi teknolojileri konusunda üreten değil, tüketen konumundayız. bu durum bizi milli güvenliğimiz başta olmak üzere, birçok açıdan kırılgan hale getiriyor. altını çizerek ifade etmek isterim ki, dün olduğu gibi bugün de güçlü ülke olmak, bilgiyi üretmekten ve bilgiyi en iyi şekilde işleyebilmekten geçiyor.” — cumhurbaşkanı erdoğan, 10 eylül 2017
2013 yılında bir ödül töreninde konuşan dönemin cumhurbaşkanı abdullah gül ibn-i sina’nın “bilim ve sanat, takdir edilmediği yerden göç eder.” sözünü anımsatarak bilim ve sanatın takdir, teşvik edildiği yerlerde yeşerdiğini, büyük başarıların ortaya çıktığını belirtmiş ve türkiye adına özeleştiri yapmıştı.
“üniversitelerimiz kendini yenilemeyince, sanayimiz de gelişmedi. en zeki çocuklarımız, en yetişmiş insanlarımız, kendi vatanlarında önleri kesilince, amerika’ya, avrupa’ya, farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı. kimi zaman da batı başkentlerine eğitim için gönderilen evlatlarımız, ülkelerine, kendi halkından, kendi değerlerinden utanç duyan yabancılar olarak döndü. ‘beyin göçü’ hayat damarlarımızın kurumasına yol açtı. maalesef bugün kendi çocuklarımız, bırakın fen ve mühendislik bilimlerini kaliteli ilahiyat eğitimi için dahi islam ülkelerine değil, batı üniversitelerine gidiyor.”” — cumhurbaşkanı erdoğan, 28 nisan 2016
ihraçlar, kesilen burslar, her an işsiz kalma endişesi gibi gelişmeler akademiden batı ülkelerine yönelik göçü de beraberinde getiriyor. barış için akademisyenler imzacısı halil ibrahim yenigün, durumu “başka ülke vatandaşlarından doktoraya abd’ye giden orada kalmaya devam ediyor genellikle. türkiye’nin kendisine özel durum, türkiye’de akademisyenlere has bir durum, geri dönmek yönündeydi. türkiye ne olursa olsun kendi vatandaşlarını döndürebilen, döndürecek kadar cazibe sahibi olan bir ülkeydi. bu durum değişti.” sözleriyle açıklıyor. (kaynak) (kaynak) benzer şekilde sabancı üniversitesi öğretim görevlisi ilker birbil asıl sorunu öğrencilerin artık köprüleri yakıp gitmesi olarak yorumluyor. birbil’e göre öğrenciler daha önce de yurtdışına gidiyorlardı fakat 15 temmuz’dan sonra eskisinden farklı olarak gittikleri ülkede uzun süre yaşamak istiyor. (kaynak)(kaynak)
yök tarafından 1987–2002 yılları arasında 29 değişik ülkeye toplam 3631 öğretim üyesi adayı göndermiş olup, bunların % 50’si abd, % 38’i i̇ngiltere’de öğrenim görmüştür. gönderilen adaylardan yalnızca 1667 kişi doktora derecesi alarak yurda dönmüştür. (kaynak)
temelde ülke dışında çalışan ya da öğrenim gören iyi eğitimli-kalifiye vatandaşların ülkeye geri dönmeleri olarak tanımlanabilecek tersine beyin göçü yeni bir kavram olmamakla birlikte son yıllarda sıkça konuşulur hale geldi. otoriteler tersine beyin göçünün bir gereklilik olduğunu düşünmekte ve zaman zaman bu konuyla ilgili çalışmalar yapmaktalar.
2015 yılında dönemin bilim sanayi ve teknoloji bakanı fikri işık “tübitak çağrısıyla toplam 595 bilim insanımız ülkelerine dönerek çalışmalarını burada yapacaklar” açıklamasını yaptı. 2017'de ise çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı müsteşar yardımcısı mazhar yıldırımhan amerika’daki green card benzeri yerli turkuaz kart hakkında “bu ülkede yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımıza belirli bir zaman sonra turkuaz kart ayrıcalığını tanıyor ülkemiz. amerika’da nasıl bir green kart uygulaması varsa ülkemizde de turkuaz kart uygulaması var. bu büyük devlet olmanın esaslarından biridir.” dedi. yıllardır dışarıya beyin göçü veren türkiye’nin turkuaz kartla birlikte yeni bir dönem içine gireceğini ve beyin göçünün tersine döneceğini de sözlerine ekleyen yıldırımhan turkuaz kart için “cumhuriyet tarihinin en kapsamlı istihdam projesi” yorumunu yaptı. (kaynak)(kaynak)(kaynak) (kaynak)
türk amerikan bilim insanları ve akademisyenler derneği(tassa) başkanı prof. haluk ünal 2015 yılında türkiye’ye dönmeme sebebini “amerika’dayken artık uluslararası arenada yarışabilir hale gelmiştim. türkiye’ye dönmenin en önemli riski bu yarıştan kopma riski. yarış da düz 1500 metre veya maraton falan değil. bu bir bayrak yarışı yani ekip işi. ekip olarak yarışıyor ve kazanıyorsunuz. buradaki ekibi türkiye’de yakalayabilmek çok zor.” sözleriyle açıklamıştı. (kaynak)
sahibinden.com, hepsiburada.com gibi dev şirketler yurt dışında tecrübe edinmiş kişileri şirketlerine transfer etmek için çalışmalar yapmaktalar. sahibinden.com yöneticisi burak ertaş “silikon vadisi’nde çalışan türklerle bir araya gelerek, orada kazandıkları tecrübeleri türkiye’de değerlendirmeleri için onları kendi ülkelerinde çalışmaya davet edeceğiz.’’ sözleriyle şirketin tersine beyin göçü politikasını açıklamıştı. benzer şekilde doğan online ve hepsiburada.com yönetim kurulu başkanı hanzade doğan boyner geçtiğimiz yıl “hepsiburada.com olarak amerika’dan türkiye’ye tersine beyin göçü yaratmak istiyoruz. buradaki arkadaşlar çok değerli deneyimler kazandılar. artık türkiye’de bu deneyimlerini uygulayabilecekleri bir ortam var. hepsiburada.com olarak onlara bu ortamı sağlıyoruz.” açıklamasını yaparak şirketlerinin tersine beyin göçü konusundaki kararlılıklarını ortaya koymuştu. (kaynak) (kaynak)
140journos’un beyin göçü konulu whatsapp tartışma grubundan öne çıkan görüşler
whatsapp tartışmamızda beyin göçünün nedenlerini, akademideki yankılarını ve tersine göçün mümkün olup olmadığını konuştuk, öne çıkan görüşleri sizin için derledik.
(❓ emojisi 140journos tarafından sorulan soruları; → işareti, tartışmadaki bir katılımcıdan gelen bir yoruma başka bir katılımcının cevap verdiğini gösterir.)
❓ size göre beyin göçünün nedenleri neler? ailenizde ya da çevrenizde okumak veya çalışmak için yurt dışına giden birisi var mı?
“ülkedeki yaşam standardının git gide düşmesi. alınan maaşlar sadece günlük ihtiyaçları karşılıyor. herhangi bir kültürel etkinliğe katılmak bile lüks sayılmaya başladı.”
“mobbing, doyurucu olmayan maaşlar, yetersiz sigorta, köle bulma arayışı…”
→ “islami değerlere sahip olmama sebebiyle mobbinge uğrayan insanlar var. çalışma arkadaşları tarafından besmele çekmediği için hor görülenler… seküler değerlere sahip eğitimli insanlar bu sebeple göçmeyi istiyorlar. çünkü diğer ülkelerde çok daha rahat yaşayabiliyorlar.”
“türkiye, yüksek teknoloji ve diğer bilimsel alanlarda yerinde saymayı tercih ediyor. insanları desteklemiyor, yönlendirmiyor. özel teknoloji girişimi yok denecek kadar az. üzücü ama devlet yeteri kadar elemanım kalifiye olsun yeter diyor. yani 10 tane x yazılım dilini bilen adam lazım diyor, o 10 taneyi yetiştiriyor sadece. bir de özel sektör şartları çok ağır türkiye’de. sosyal ekonomik ve eğitim şartlarını da düşününce el birliğiyle insanı ülkesinden ediyorlar.”
“mühendislik yapmanız için mühendisliği kullanan bir ülkede çalışmanız gerek. biz mühendislikte sadece yan sanayi hizmeti veren bir ülkeyiz. tıp alanında ise saç ekim merkezi olmaktan öteye geçemiyoruz maalesef. çünkü ileriye odaklanan kimse yok. herkes ay sonunu görme derdinde, bilimin böyle bir toplumda ilerlemesi mümkün değil. telefon yapmayı bırakın, plastik kılıflarını bile çin’den için ithal ediyoruz.”
yapılan bir araştırmaya* göre türkiye’deki beyin göçünün başlıca nedenleri ülke dışında okumanın prestiji, ihtiyaçlardaki değişim, hayat stili tercihleri, türkiye’deki araştırma olanaklarının niteliksizliği şeklinde sıralanmakta. (*brain drain from turkey: the case of professionals abroad — nil demet güngör, aysıt tansel)
“en büyük sorun ekonomik refah. ülkemizde bu hiç olmadı. patronların çoğu ilkokul lise mezunu. değer yok.”
“çevremde kanada’ya, ingiltere’ye, almanya’ya master ya da doktora yapmaya giden çok fazla insan var. çoğu da bu ülkelerde hayatını sürdürmeyi düşünüyor.”
“ben kimyagerim, 6 senedir laboratuvar sektöründe çalışıyorum. bir şeyleri kurarken harcadığınız bedensel ve zihinsel emeğiniz (ki yatırımcı her zaman fazlasını ister: mesailer, ek işler vs.) hiçbir zaman yetmez. evet yurt dışında kral olmuyorsunuz ama bu kadar da emek sömürülen bir ortamda kalmak da çok zor. şahsen kurduğumuz sistemler yeni ve ileri teknolojiyi barındıran sistemler ama artık bu iş burada, bu tarz bir zihniyetin egemenliği altında zor. bir kere soğuyorsun. hayatında kendine ayırdığın zamanı düşündüğünde depresyona giriyorsun. amaç ve hayallerinden sapıyorsun. ben gidenleri haksız bulmuyorum. en azından burada bu saçma zihniyetle yaşlanıp karşılığını alamayacaksa yurt dışında harap olsun da haklarını alsınlar. insana verilen değeri düzeltemiyoruz maalesef.”
“bence beyin göçünün en önemli nedenlerinden biri bilim insanı olma yolunda kişilere sağlanmayan fonlar ile burslar bir de devletin sağlamadığı çalışma ortamı.”
“ben türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde okuyorum ama ülkenin durumu ne yazık ki bana umut vermiyor ve dünyaya bir kez geliyoruz. göçmemek için tek sebebim buranın vatanım olması ve sevdiklerimin burada yaşaması. bunlar hariç her şey beni göçmeye itiyor.”
“türkiye’deki beyin göçü sorunu çalışma koşullarından ve ekonomik durumdan ziyade toplumsal huzurdan kaynaklı diye düşünüyorum. şöyle ki bir doktor 21.yy da hastayı kurtaramadı diye şiddet görüyor bu ülkede. benzerleri diğer sektörlerde de var. insanlarda bu haberleri olayları görünce o kadar emek verdikten sonra bu değeri göreceksem neden bu ülkeye emek vereyim düşüncesi hâkim oluyor. dolayısı ile göç ettiği ülkede yarı fiyatına olsa çalışmayı kabul ediyor.”
“bir diğer sebep de burada özellikle sosyal bilimlerde çalışan akademisyenlerin siyasi fikirlerini rahatça tartışamamaları. çünkü bunu tartışmaya açtıkları anda üniversite kadrolarının kendilerine kapanacağını ve alternatiflerinin çok az olduğunu biliyorlar.”
“beyin göçünün en önemli nedenleri daha üniversite sıralarında başlıyor. türkiye’de en iyi üniversitelerin bile eğitimleri kâğıt üzerinde; pratiğe, reel anlamda üretime ve gelişime kapalı. yeni fikirler ve yeni oluşumları üretmeniz birtakım kişilerin çıkarlarına ters düştüğü anda engelleniyor. oryantal bir ruha sahibiz, içimizdeki ortadoğu ruhunu kıramıyoruz. toplum çıkarı değil şahsi çıkarlar işin önüne geçiyor ve engelleniyorsunuz.”
“sektörlere yeterince değer verilmemesi hatta bazı bölüm ve mesleklerin yok edilmesi beyin göçü için en önemli neden bence. ailem yıllarca yurt dışında eğitim görüp çalıştı ben de ilk fırsatta ayrılacağım türkiye’den.”
“kalitesiz eğitim ve değersiz iş ortamı. değersiz hissetme, beyin göçü için en önemli neden”
→ “kesinlikle doğru bir yorum. ben makine mühendisiyim, üstüne mba yaptım ancak karşımda benim yarım kadar eğitimli biri benim çalışırken pozisyonuma karar veriyor ve genel değerlendirmemi yapabiliyor. en iyi eğitimleri alan meslekler olmanıza rağmen toplumda değeriniz, itibarınız olmadığı gibi iş alanınızda da itibarınız yok.”
“microsoft gibi bir dev çalışanlarına düşük de olsa bir hisse bile verirken bizde 3 kuruş maaş veren patron sigortayı asgariden yatırıyor. köle gibi oluyorsun. 10 yıl çalışıp ev, 3 yıl çalışıp bir araba alabiliyorsun. bir de senede bir tatile gidebilince insan gibi yaşadığını zannediyorsun. üzücü…”
“ülkemizde beyin göçünün birinci nedeni doktorların, akademisyenlerin, mühendislerin, bilim insanlarının yeterince değer görmemesidir zannımca.”
“ülkede liyakat sisteminin çökmesi de büyük bir etkendir. özellikle akademisyen alımlarında görüyoruz bunu. akademisyen olmanın dahi artık temel şartı torpil olmuş durumda.”
“meritokrasiden ziyade nepotizmin ülke insanın ruhuna yerleşmesi de çok önemli bir etken bence”
“beyin göçünün birincil nedeni, ülkede genel olarak bir işi yapabilme kapasitesinden (liyakat) ziyade torpille işte ya da akademide yükselme olarak görülebilir. özellikle akademide açılan bir sürü yeni kadroya torpille akademisyen denilmeyecek, tüm yayınlarında yüksek oranda intihal olan insanlar atanıyor.”
“en önemli sebeplerinden biri iş gücüne ve üretim araçlarına sahip insanların akademik anlamda genel olarak yetersiz olması. bu da otomatik olarak kendini bilim, sanat veya diğer alanlarda geliştirmiş insanların hak ettiği saygı ve değeri görmemesine neden oluyor. sizden daha yetersiz, size saygı göstermeyen insanlara çalışıp bir şeyler üretmek yerine sizin fikirlerinize önem veren insanların yanına gidip çalışmak fikri daha cazip geliyor.”
→ “kanada’da 10 ay yaşadım. sosyal bilimler açısından bakacak olursak beyin göçünün en önemli sebepleri yüksek ücret ve akademik anlamda daha iyi bağlantılara erişme imkânı. yoksa türkiye akademisinde vuku bulan her olay orada da cereyan ediyor. adam kayırma bunların en başında geliyor.”
“ben türkiye’de ilk onda olan bir kuruluşun mülakatına girdim ve bana sorulan ilk soru ‘dünkü beşiktaş maçı kaç kaç bitti?’ oldu. kim nereye nasıl alınıyor sorusuna en büyük gösterge bu. her şey formaliteden ibaret.”
“hakikaten torpil denen şey ülkede düzgün işleyecek sistem bırakmamış. sürekli gündeme gelen kadrolaşma hareketleri buna delil mahiyetinde. geçtiğimiz senelerde nobel ödülü kazanan aziz sancar yıllardır devam edegelen bu durumdan mağdur olup amerika’ya göç edenlerden. kendisi istanbul’da tıp eğitimini bitirdikten sonra gittiği dicle üniversitesi’nde kabul görmemiş. bunun hangi sebeplerden olduğu tahmin edilebilir. evvela kalmaya niyetlenmiş fakat amerika’dan teklif gelince gitmiş. aynı durum simdi de devam ediyor.”
“öncelikle güvenlik sorunlarına el atılmalı, refah seviyesinden bahsederken bunu unutmamak gerek. bizim ülkemizi örnek verecek olursak güvenli bir ortam sağlanmıyor. güvenlik kaynaklı kaygılar had safhada.”
→ “kesinlikle katılıyorum. çok yakın bir zamanda insanlar sokağa çıkmaktan korkuyordu. tabii bu bitti demek değil; yalnızca daha az korkuyoruz.”
“ben eşcinselim. eşcinsel görünürlük iyi eğitim almış insanlarda veya iyi eğitim veren üniversitelerde daha güçlü. ileride bu ülkede partnerimle beraber yaşayamayacağım, görünür olamayacağım. üniversitemde kısmen yakaladığım rahat ortamı, istediğim gibi sevgilimle el ele tutuşmayı yapamayacağım. bu da hayat stili nedeniyle göçüşe örnek verilebilir, görünür eşcinseller daha rahat bir hayat istiyorlar.”
“dün bir arkadaşla tanıştık, sosyal medya hesabından bir yazı paylaşmış yazının sonuna doğru hükümet aleyhine eleştiri yapmış ve bu paylaşımından dolayı türkiye’deki eğitimini tamamladıktan sonra yurt dışında hayatına devam etmek istediğini söyledi. şu anda türkiye’den göç nedeni önemli oranda ifade özgürlüğü ve adalet gerekçeleriyle gerçekleşmekte.”
❓sizce ohal süresince yapılan ihraçlar ile beyin göçü arasında bir ilişki olabilir mi? akademik ihraçların geleceğe yönelik etkileri neler olabilir?
“okulumuzun sosyal bilimler bölümlerinde ders veren hocaların yarısı belki de yarısından fazlası barış imzacısı. şu ana kadar khk ile hiçbir hocamız ihraç edilmese de (yarı zamanlı üyemiz murat sevinç hariç) iki yabancı uyruklu hocamız yök tarafından iş sözleşmeleri sonlandırılarak fiilen ihraç edildi. sadece bir konu hakkında fikirlerini belirttiği için kamu çalışmalarından tamamen atılan, toplumca mimlenen ve hedef gösterilen insanlar oldu. ihraç edilen akademisyenlerin yerine vasıfsız insanlar ders vermeye başladı, ve öğrenciler eğitimlerine odaklanamadı.”
“bu süreç de benim yurtdışını daha çok düşünmeme sebep oldu. geçtiğimiz dönemde lisans mezunu oldum ve şu an yüksek lisans yapıyorum. doktoramı asla türkiye’de yapmayı düşünmüyorum. akademisyen olmayı düşünen birçok öğrencinin de bu ihraçların etkisiyle göçmek istediğini ya da göçtüğünü düşünüyorum.”
“ciddi anlamda donanımlı akademisyenlerin işsiz kalması ve yerlerine yeterince deneyim kazanmamış kişilerin gelmesi üniversitelerde ciddi boşluklar yarattı, geride kalan çoğu öğrencinin eğitim hakkı sekteye uğradı bu yüzden de yurt dışına eğitim için gitmek isteyen çok sayıda arkadaşım var. bir de ülkemizde maalesef eğitimli insanlara gereken önem verilmiyor.”
“bizim üniversitedeki hocalar yavaş yavaş yurt dışına gitmeye başladı. en gitmem diyen kişiler bile ‘iki yıllık şöyle bir program varmış avrupa’da bir ona gider gelirim’ diyor. hepsi korkuyor mantıklı olarak”
“ohal’e gerek yok ki. hocanın rektörle fikri farklıysa gene gönderiliyordu. şimdi işlemler hızlandı sadece.”
“akademisyenlerin hiç mi sucu yok sizce? gidişlerinde hata payları yok mu?”
→ “hiç yok. ifade özgürlüğü diyoruz biz buna. ‘şehirleri bombalamayın, insanlar yerinden yurdundan göçmesin’ diye barış isteği bildirgesi yayınlayan duyarlı insanlar onlar.”
→ “olayı sadece siyasi çevrede inceliyorsunuz. ben mühendislik fakültesi mezunuyum. fakültemde gereksiz koltuk işgali yapan onlarcasını sayabilirim. ya da haksız yere öğrencilerin onunu kapatanları…”
→ “üniversitede öğrencilerine bir şey aşılamadan, dersini anlatıp çıkan birçok akademisyen var. tabi ki bunlar da suçludur.”
→”fakültede yıllarca ayni ders notunu noktasına virgülüne dokunmadan okuyan hocalar var bu memlekette. bilim ne arasın burada?”
→ “inşaat mühendisliği öğrencisiyim. akışkanlar mekaniği dersi aldım geçen dönem. sizin dediğiniz gibi 2017 yılında işlediğimiz ders notları 2007 yılıyla noktası virgülüne kadar aynıydı ve bunları bize öğreten akademisyen prof. sıfatında.”
→ “tabi gereksiz, iş yapmayan akademisyenler de var. değindiğim konu sadece bir bildiri için işinden edilmeleri.”
❓siz tersine beyin göçüne nasıl bakıyorsunuz? sizce eğitimli & kalifiye vatandaşlarımızın ülkeye geri dönmesi mümkün müdür?
“son ihraç döneminden sonra kimsenin döneceğini düşünmüyorum ben. ülkedeki akademisyenler daha büyük bir çabayla yurt dışına gidiyor.”
“kim 2017’den 80 dönemi eğitim şartlarına dönmek ister ki? az sayıdaki idealist kişiler belki.”
“ülkenin gidişatı geri dönüş zamanının henüz gelmediğini, uzun zaman da gelmeyeceğini gösteriyor.
“bir ara yardımcı doçentliği kaldıracağız dediler sonra ‘ya biz ne yapıyoruz?’ diye bıraktılar. bu kadar kopuk bir politika varken kim neden dönsün?”
“dini, dili, rengi, fikri, zikri ne olursa olsun başkalarının haklarını savunan bireyler yetiştirilirse göç engellenmezse de azalır ama herkesin empati yapması gerek.”
“boğaziçi üniversitesi’nde okuyorum ve okuduğum bölümde bazı hocalarımız 1997–2002 yıllarında harvard’da doktorasını almış kişiler. bunlardan bir hocamız türkiye’nin o dönem yurt dışında çalışan akademisyenlere cazip geldiği, liberalleştiği ve demokratikleştiği yönünde kanı oluştuğunu söyledi. tabii bunları söylerken şu an böyle bir ortamın olmadığını ve türkiye’nin özellikle akademisyenler için cazip bir ülke olmadığını da belirtti.”
“ülke birilerinin çıkarcılığı yüzünden birçok değerinden oluyor, bunların başında refah bir şekilde yaşamak hakkı geliyor. insanlar da haklı olarak rahat gördükleri yerlere gidiyor çünkü burada değiştirebilecekleri bir şey yok maalesef.”
“kanada’da oturma ve çalışma iznim var ve türkiye’deyim. pek çok neden var aslında ama temel sebep aradığımı bulamamam diyebilirim. gidilen ülke kanada bile olsa gideni memnun edecek diye bir şey yokmuş”
“gitme imkanınız olsa burada kalır mıydınız?”
→ “çok kişi giderdi belki ama kardeşim biz niye gidiyoruz bu zihniyet gitse güzel ülkemizden bunları göndersek daha iyi olmaz mı?”
→ “ben kalmak isterim ama bu imkanlar harika olduğu için değil, sadece burada olmaktan mutlu olduğum için. mutlu olmam da şu yüzden; anadilimin konuşulması ve sevdiğim insanların burada olması.”
❓2016 yılında cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan suriyelilere vatandaşlık verileceğini açıkladı. bu süreçte doktor, mühendis gibi beyaz yakalılara öncelik verilmesi türkiye’ye beyin göçü çekme çabası olarak yorumlanıyor. sizce alınan bu karar türkiye’nin, bilimsel çalışmalarda etkili olabilecek suriyelileri ülkede bulundurmasını sağlayabilir mi?
“tanıdığım sığınmacı kategorisinde bulunan birçok doktor, mühendis ve benzeri mesleklere sahip arkadaşlarım burada çalışamadıkları için kanada ve amerika’ya göç ettiler.”
“suriye’den buraya gelen eğitimli insanlar da çoğunlukla siyasi bir ortamın içine çekilmeden bilim yapmaya, iş yapmaya çalışıyorlar.
“aynı zamanda ülkede birçok vasıfsız suriyeli işçi olması nedeniyle suriyelilere bakış genelde olumsuz. ‘suriyeli bir doktora mı yoksa türk bir doktora mı muayene olmak istersiniz?’ diye sorulsa çoğu insan türk diyecektir, liyakate bakmadan. bu sebeple suriyeli eğitimli insanların da burada kalmak istediğini sanmıyorum. çünkü yurtdışında çok daha fazla imkan sunulacak onlara.”
“ingiltere’ye kanada’ya gidebilseler keşke. en azından onlar kurtulurdu bu ülkeden.”
“suriyeli öğrencilere türk öğrenciden daha fazla hak tanınıyor, bizim tırnaklarımızla tırmandığımız yerlere el bebek gül bebek getiriliyorlar.”
→ “bu konuda proje yaparken bolca araştırma yapma imkanım oldu, bu gerçekçi bir veri değil. daha çok tüm yabancı öğrencilere verilen burslar var. bir de sivil toplum kuruluşlarının verdiği burslar var.”
“kendi beyaz yakalılarına sahip çıkamayan bir ülke ne demeye suriyelilere bu hakkı tanısın ki? bizlere haksızlık.”
“ülkemizde eğitime gerekli özen gösterilse, atatürk’ün eğitim politikası izlense, ne suriye ne de başka ülkeden tersine beyin göçü ihtiyacımız kalmayacak zaten.”
❓2013 yılında yök başkanı prof. dr. çetinsaya yüksek öğretim ve bilim alanının kalitesini arttırmak için “öğretim elemanları hiçbir baskıya maruz kalmaksızın ve engellenmeksizin akademik özgürlükten azami ölçüde yararlanma, kendi tercih ve ilgileri doğrultusunda araştırma ve inceleme yapma ve bunu öğretme hakkına sahiptirler,” maddesini de içeren akademik özgürlük bildirgesini yayınladı. bildirgeye rağmen akademik çevrede var olan endişe atmosferi ve hali hazırda görev yapmakta olan akademisyenlerin yurt dışındaki olanaklara yönelme isteği bildirgenin etkililiğini tartışılır kılıyor. siz bu bildirgenin beyin göçünü engellemek ve/ya akademideki endişeleri dindirmek için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
beyin göçünü engellemeye yönelik neler yapılabilir?
“asla engellemiyor, lafla peynir gemisi yürümez. barış için akademisyenler bildirisine imza attıkları için ihraç edilen insanlar işlerine dönse bile oluşacak bir güven ortamı sağlamak mümkün değil. her şeyden önce somut bir adım olarak rektör ataması kaldırılmalı ve seçim sistemi geri getirilmeli.”
“söylenen hiçbir söz sergilenen davranışlardan daha fazla ciddiye alınacak değildir.”
“düzenli eğitim sistemine ihtiyacımız var. eğitim sistemini belli bir düzene koymalılar. her yıl değişen, içeriği boş, ezberci bir eğitim sistemi beyin göçünü çekici hale getiriyor.”
“toplumun üzerindeki baskılar kaldırılmadan akademisyenlerin özgürlüğü bir işe yaramayacaktır. toplumu geçim sıkıntısına boğan ve başka bir şey düşünmesine fırsat tanımayan bir sistem içerisindeyiz. kış geliyor eyvah doğalgaz faturası ne kadar gelecek diye düşünen bir insanın cern’de atomu parçalamasını mı bekliyorsunuz? hepimiz mali müşavir gibi olduk hesap yapmaktan.”
“vatan bilinciyle yetişen, beyin göçündeki beyin olabilecek insanlar yetiştirilirse güzel ülkemizde sorun kalmayacak.”
→ “canınızın güvende olmadığı; okula geç saatte giderken bile tacizden, tecavüzden korktuğunuz bir coğrafyada sırf vatan diye bir şeyler üretmeye çalışmak gereksiz bence.”
“yurt dışında okumanın prestiji, türkiye’deki eğitim olanaklarının yetersizliği, politik ortamdan uzaklaşma isteği gibi nedenler bireylerin yurt dışına gitmek için önemli buldukları sebeplerin başlıcaları. beyin göçünün önlenebilmesi için atılması gereken adımların, sıralanan nedenleri ortadan kaldırmak olduğu sonucuna varılabilir ve türkiye’deki beyin göçü oranının azaltılması için nitelikli okullara, farklı yaşam tarzlarına saygı duyulan bir toplumsal çevreye, iyileştirilmiş araştırma olanaklarına ve daha dingin bir politik gündeme ihtiyaç olduğu söylenebilir.”