seküler göç

HAKKINDA

140journos “seküler göç” video serisiyle türkiye’den ayrılanların neden gittiğine ve “motivasyon”larına odaklanırken; yazılı olarak…

ARAŞTIRMA NOTLARI

bölüm 2: gittikten sonra

140journos “seküler göç” video serisiyle türkiye’den ayrılanların neden gittiğine ve “motivasyon”larına odaklanırken; yazılı olarak derlediği istatistikler, demeçler, örnekler üzerinden türkiye’deki beyin göçü olgusunu incelemeye ve açılan whatsapp tartışma grubunda da beyin göçünün nedenlerini kapsamlı şekilde ele almaya devam ediyor.

türkiye’nin sosyal ve siyasal dönüşümünün hayat tarzları, kariyerleri ve hayallerini çıkmaza sürüklediğini düşünen insanlar, bugüne kadar maddi ve manevi tüm yatırımlarını ülkelerinde gerçekleştirmelerine rağmen göç ediyorlar. “seküler göç” serimizin ilk bölümünde göç eden ya da hazırlananlardan bu kararı alma gerekçelerini dinliyoruz.

gittikten sonra ne yaşıyorlar? “seküler göç” serimizin ikinci bölümünde, göç edenlerin yerleştikleri ülkelerde yaşadıklarını, henüz gitmeye hazırlananların ise yeni hayatlarına dair hayallerini dinliyoruz.

ilgili whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşlerin derlemesini okumak için sayfanın ortasına ilerleyiniz.

genel anlamda yüksek eğitimli veya kalifiye bireylerin daha iyi eğitim, çalışma veya yaşam olanakları sunan ülkelere gitmesi olarak tanımlanan beyin göçü türkiye’de ilk olarak 1960’larda doktor ve mühendislerin göçüyle başladı.

ekonomik yönden ülkenin eğitimli kesiminin üretim yapmasının beklenildiği bir zamanda başka bir ülkeye gitmesi olarak algılanan beyin göçünün genellikle gerek yöneticiler gerekse halk tarafından önlenmesinin gerekliliğine inanılmaktadır.

mekansal bağlamda göçün belirli coğrafyalara yoğunlaşmasını söz konusu ülkelerdeki eğitim ve iş olanaklarının nitelikli olmasına, ülkedeki refah seviyesinin yüksek olmasına bağlamak mümkün. hatta benzer bir yönelim ülke içindeki beyin göçünde de görülüyor.

beyin göçü, ülke gündemini sıklıkla meşgul etmekte ve birçok tartışmanın fitilini ateşlemekte. akademisyenlerin ve öğrencilerin yurtdışına gidişi ile tersine beyin göçü kavramı ve türkiye’deki kurumların tersine beyin göçüne katkısı bu konunun öne çıkan alt başlıklarından.

“en başarılı çocuklarımızı, en parlak beyinlerimizi batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz. günümüzün en önemli güç kaynağı olan enformasyon ve bilgi teknolojileri konusunda üreten değil, tüketen konumundayız. bu durum bizi milli güvenliğimiz başta olmak üzere, birçok açıdan kırılgan hale getiriyor. altını çizerek ifade etmek isterim ki, dün olduğu gibi bugün de güçlü ülke olmak, bilgiyi üretmekten ve bilgiyi en iyi şekilde işleyebilmekten geçiyor.” — cumhurbaşkanı erdoğan, 10 eylül 2017

2013 yılında bir ödül töreninde konuşan dönemin cumhurbaşkanı abdullah gül ibn-i sina’nın “bilim ve sanat, takdir edilmediği yerden göç eder.” sözünü anımsatarak bilim ve sanatın takdir, teşvik edildiği yerlerde yeşerdiğini, büyük başarıların ortaya çıktığını belirtmiş ve türkiye adına özeleştiri yapmıştı.

“üniversitelerimiz kendini yenilemeyince, sanayimiz de gelişmedi. en zeki çocuklarımız, en yetişmiş insanlarımız, kendi vatanlarında önleri kesilince, amerika’ya, avrupa’ya, farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı. kimi zaman da batı başkentlerine eğitim için gönderilen evlatlarımız, ülkelerine, kendi halkından, kendi değerlerinden utanç duyan yabancılar olarak döndü. ‘beyin göçü’ hayat damarlarımızın kurumasına yol açtı. maalesef bugün kendi çocuklarımız, bırakın fen ve mühendislik bilimlerini kaliteli ilahiyat eğitimi için dahi islam ülkelerine değil, batı üniversitelerine gidiyor.”” — cumhurbaşkanı erdoğan, 28 nisan 2016

ihraçlar, kesilen burslar, her an işsiz kalma endişesi gibi gelişmeler akademiden batı ülkelerine yönelik göçü de beraberinde getiriyor. barış için akademisyenler imzacısı halil ibrahim yenigün, durumu “başka ülke vatandaşlarından doktoraya abd’ye giden orada kalmaya devam ediyor genellikle. türkiye’nin kendisine özel durum, türkiye’de akademisyenlere has bir durum, geri dönmek yönündeydi. türkiye ne olursa olsun kendi vatandaşlarını döndürebilen, döndürecek kadar cazibe sahibi olan bir ülkeydi. bu durum değişti.” sözleriyle açıklıyor. (kaynak) (kaynak) benzer şekilde sabancı üniversitesi öğretim görevlisi ilker birbil asıl sorunu öğrencilerin artık köprüleri yakıp gitmesi olarak yorumluyor. birbil’e göre öğrenciler daha önce de yurtdışına gidiyorlardı fakat 15 temmuz’dan sonra eskisinden farklı olarak gittikleri ülkede uzun süre yaşamak istiyor. (kaynak)(kaynak)

temelde ülke dışında çalışan ya da öğrenim gören iyi eğitimli-kalifiye vatandaşların ülkeye geri dönmeleri olarak tanımlanabilecek tersine beyin göçü yeni bir kavram olmamakla birlikte son yıllarda sıkça konuşulur hale geldi. otoriteler tersine beyin göçünün bir gereklilik olduğunu düşünmekte ve zaman zaman bu konuyla ilgili çalışmalar yapmaktalar.

140journos’un beyin göçü konulu whatsapp tartışma grubundan öne çıkan görüşler

whatsapp tartışmamızda beyin göçünün nedenlerini, akademideki yankılarını ve tersine göçün mümkün olup olmadığını konuştuk, öne çıkan görüşleri sizin için derledik.

(❓ emojisi 140journos tarafından sorulan soruları; → işareti, tartışmadaki bir katılımcıdan gelen bir yoruma başka bir katılımcının cevap verdiğini gösterir.)

❓ size göre beyin göçünün nedenleri neler? ailenizde ya da çevrenizde okumak veya çalışmak için yurt dışına giden birisi var mı?

→ “islami değerlere sahip olmama sebebiyle mobbinge uğrayan insanlar var. çalışma arkadaşları tarafından besmele çekmediği için hor görülenler… seküler değerlere sahip eğitimli insanlar bu sebeple göçmeyi istiyorlar. çünkü diğer ülkelerde çok daha rahat yaşayabiliyorlar.”

→ “kesinlikle doğru bir yorum. ben makine mühendisiyim, üstüne mba yaptım ancak karşımda benim yarım kadar eğitimli biri benim çalışırken pozisyonuma karar veriyor ve genel değerlendirmemi yapabiliyor. en iyi eğitimleri alan meslekler olmanıza rağmen toplumda değeriniz, itibarınız olmadığı gibi iş alanınızda da itibarınız yok.”

→ “kanada’da 10 ay yaşadım. sosyal bilimler açısından bakacak olursak beyin göçünün en önemli sebepleri yüksek ücret ve akademik anlamda daha iyi bağlantılara erişme imkânı. yoksa türkiye akademisinde vuku bulan her olay orada da cereyan ediyor. adam kayırma bunların en başında geliyor.”

→ “kesinlikle katılıyorum. çok yakın bir zamanda insanlar sokağa çıkmaktan korkuyordu. tabii bu bitti demek değil; yalnızca daha az korkuyoruz.”

❓sizce ohal süresince yapılan ihraçlar ile beyin göçü arasında bir ilişki olabilir mi? akademik ihraçların geleceğe yönelik etkileri neler olabilir?

→ “hiç yok. ifade özgürlüğü diyoruz biz buna. ‘şehirleri bombalamayın, insanlar yerinden yurdundan göçmesin’ diye barış isteği bildirgesi yayınlayan duyarlı insanlar onlar.”

→ “olayı sadece siyasi çevrede inceliyorsunuz. ben mühendislik fakültesi mezunuyum. fakültemde gereksiz koltuk işgali yapan onlarcasını sayabilirim. ya da haksız yere öğrencilerin onunu kapatanları…”

→ “üniversitede öğrencilerine bir şey aşılamadan, dersini anlatıp çıkan birçok akademisyen var. tabi ki bunlar da suçludur.”

→”fakültede yıllarca ayni ders notunu noktasına virgülüne dokunmadan okuyan hocalar var bu memlekette. bilim ne arasın burada?”

→ “inşaat mühendisliği öğrencisiyim. akışkanlar mekaniği dersi aldım geçen dönem. sizin dediğiniz gibi 2017 yılında işlediğimiz ders notları 2007 yılıyla noktası virgülüne kadar aynıydı ve bunları bize öğreten akademisyen prof. sıfatında.”

→ “tabi gereksiz, iş yapmayan akademisyenler de var. değindiğim konu sadece bir bildiri için işinden edilmeleri.”

❓siz tersine beyin göçüne nasıl bakıyorsunuz? sizce eğitimli & kalifiye vatandaşlarımızın ülkeye geri dönmesi mümkün müdür?

→ “çok kişi giderdi belki ama kardeşim biz niye gidiyoruz bu zihniyet gitse güzel ülkemizden bunları göndersek daha iyi olmaz mı?”

→ “ben kalmak isterim ama bu imkanlar harika olduğu için değil, sadece burada olmaktan mutlu olduğum için. mutlu olmam da şu yüzden; anadilimin konuşulması ve sevdiğim insanların burada olması.”

❓2016 yılında cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan suriyelilere vatandaşlık verileceğini açıkladı. bu süreçte doktor, mühendis gibi beyaz yakalılara öncelik verilmesi türkiye’ye beyin göçü çekme çabası olarak yorumlanıyor. sizce alınan bu karar türkiye’nin, bilimsel çalışmalarda etkili olabilecek suriyelileri ülkede bulundurmasını sağlayabilir mi?

→ “bu konuda proje yaparken bolca araştırma yapma imkanım oldu, bu gerçekçi bir veri değil. daha çok tüm yabancı öğrencilere verilen burslar var. bir de sivil toplum kuruluşlarının verdiği burslar var.”

❓2013 yılında yök başkanı prof. dr. çetinsaya yüksek öğretim ve bilim alanının kalitesini arttırmak için “öğretim elemanları hiçbir baskıya maruz kalmaksızın ve engellenmeksizin akademik özgürlükten azami ölçüde yararlanma, kendi tercih ve ilgileri doğrultusunda araştırma ve inceleme yapma ve bunu öğretme hakkına sahiptirler,” maddesini de içeren akademik özgürlük bildirgesini yayınladı. bildirgeye rağmen akademik çevrede var olan endişe atmosferi ve hali hazırda görev yapmakta olan akademisyenlerin yurt dışındaki olanaklara yönelme isteği bildirgenin etkililiğini tartışılır kılıyor. siz bu bildirgenin beyin göçünü engellemek ve/ya akademideki endişeleri dindirmek için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

beyin göçünü engellemeye yönelik neler yapılabilir?

→ “canınızın güvende olmadığı; okula geç saatte giderken bile tacizden, tecavüzden korktuğunuz bir coğrafyada sırf vatan diye bir şeyler üretmeye çalışmak gereksiz bence.”

↓ daha fazla için kaydır