araştırma arşivi · 2017-01-26

suriye ile ilişkilerin 20 yılı

suriye’deki pkk faaliyetleri ve pkk lideri abdullah öcalan’ın suriye’de bulunuyor olması nedeniyle türkiye ve suriye 1998'de savaşın…

araştırma: can pürüzsüz/140journos, fotoğraflar: kürşad bayhan/140journos, video: berkant akarcan/140journos

suriye ile ilişkilerin 20 yılı

suriye’deki pkk faaliyetleri ve pkk lideri abdullah öcalan’ın suriye’de bulunuyor olması nedeniyle türkiye ve suriye 1998'de savaşın eşiğine gelmişti. 2000'de hafız esad’ın ölümünden sonra türkiye-suriye ilişkilerinde karşılıklı bir iyileşme başladı. 2011'de suriye iç savaşı’nın başlangıcı sonrası türkiye’nin suriye politikası tamamiyle değişti; beşar esad, esed olarak anılmaya başlandı. en uzun kara sınırına sahip olduğumuz komşumuzla ilişkilerin son 20 yılını derledik.

esad yönetimindeki suriye’nin farklı dönemlerdeki fotoğrafları, iç savaş öncesi ve sonrası gözlemler: https://140journos.com/2f2eac6ee0d4

yıl yıl, madde madde yaşananlar

1998

öcalan, temmuz 1979’dan 1998 sonbaharına kadar suriye’de kaldı. bu nedenle, ekim 1998’de türkiye ve suriye arasında bir savaş ihtimali ortaya çıktı. dönemin kara kuvvetleri komutanı orgeneral atilla ateş, hatay’da “iyi niyetimize karşılık alamazsak her türlü tedbiri almaya hak kazanırız. artık sabrımız kalmadı.” dedi.

cumhurbaşkanı süleyman demirel, meclis açılışında “hasmane tutumundan vazgeçmeyen suriye’ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz” açıklamalarında bulundu.

öcalan, 9 ekim 1998'de suriye’den çıkarken 20 ekim 1998'de türkiye ve suriye arasında adana protokolü imzalandı. dışişleri bakanlığı türkiye’nin suriye politikasına yönelik yazısında bu protokolü şu ifadelerle özetlemekte: “bu mutabakatla pkk’ya karşı işbirliği tesis edilmiş, ardından siyasi, ekonomi, kültür ve güvenlik gibi birçok alanda ilişkiler gelişmeye başlamıştır.”

2000’li yılların başında, pkk faaliyetleri, su paylaşım sorunu ve suriye’nin hatay üzerindeki iddiaları nedeniyle problemler yaşanan türkiye — suriye ilişkileri düzelmeye başladı. 2000'li yıllar, iki ülkenin yöneticilerinin birbirlerine ziyarette bulunacağı bir dönem olacaktı.

2000

2000 yılında cumhurbaşkanı ahmet necdet sezer, suriye devlet başkanı hafız esad’ın cenaze törenine katıldı.

kaynak: milliyet arşivi

kasım 2000’de suriye başkan yardımcısı abdülhalim haddam, ankara’yı ziyaret etti.

2004

suriye dışişleri bakanı faruk şara, ocak 2003’te ziyaret için türkiye’ye geldi. kasım 2004’te ahmet necdet sezer, suriye dışişleri bakanı şara’yı çankaya köşkü’nde ağırladı.

esad, 2004 yılında türkiye’ye resmi ziyarette bulundu. suriye tarihinde ilk kez bir devlet başkanı ankara’ya gelmişti.

kaynak: milliyet arşivi

aralık 2004’te erdoğan şam’a ziyarette bulundu.

kaynak: milliyet arşivi

2005

ahmet necdet sezer, nisan 2005’te suriye’yi ziyaret etti.

kaynak: milliyet arşivi

2007

ocak 2007'de türkiye ve suriye arasında serbest ticaret anlaşması yürürlüğe girdi.

3 nisan 2007’de fenerbahçe’nin el-ittihat halep ile oynadığı maçla birlikte halep uluslararası stadyumu açıldı.

2008

ağustos 2008’de beşar esad ve eşi tatil için bodrum’a geldi. erdoğan 2012'de esad’ın bu gelişine ilişkin “esad’la tatil yapmadım, sadece davet ettim” diyecekti.

2009

27 nisan 2009'da iki ülkenin ordusunun katıldığı ortak bir tatbikat düzenlendi. genelkurmay başkanı başbuğ, tatbikata ilişkin “ilk olması açısından önemlidir” ifadesini kullandı.

yine 2009 yılında iki ülke arasındaki vizeler kaldırılırken ortak bir bakanlar kurulu toplantısı da yapıldı.

cumhurbaşkanı abdullah gül, 15 mayıs 2009’da şam’a bir ziyaret düzenledi.

2010

8 mayıs 2010’da esad türkiye’yi bir kez daha ziyaret etti.

15 ağustos 2010 tarihine erdoğan, gaziantep’te yaptığı konuşmada “biz geldik esat kardeşimle oturduk. iki ülke arasındaki meseleleri konuştuk, istişare ettik, müzakere ettik ve türkiye ile suriye’yi bölgenin iki kardeş, iki dost ülkesi haline getirdik mi? her alanda iş birliğine gittik mi? ekonomide, ticarette, dış politikada, kültürde, sanatta, ulaştırmada, bayındırlıkta iş birliği anlaşmaları imzaladık mı? suriye’yle türkiye arasındaki mayınları temizlemek için adımlarımızı attık mı? suriye’yle aramızdaki vizeleri kaldırdık mı? şimdi benim gaziantepli kardeşim cebine pasaportunu koyuyor istediği gibi halep’e gidiyor, şam’a gidiyor. halep’teki, şam’daki, lazkiye’deki, humus’taki kardeşim cebine pasaportunu koyuyor gaziantep’e geliyor. soruyorum, kim kazandı? gaziantep kazandı değil mi esnaf kardeşim kazandı değil mi? tüccar kazandı değil mi? sanayici kazandı değil mi? vatandaşım kazandı değil mi? bütün o korkuların, bütün o tehditlerin ne kadar boş olduğu ortaya çıktı. düşman üretme politikasından yarar değil, zarar gördüğümüz ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

2011

17 ocak 2011 tarihinde erdoğan suriye’ye ziyarette bulundu.

26 ocak 2011 tarihinde arap baharı kapsamında suriye’de de eylemler başladı. 15 mart 2011 tarihi suriye’deki iç savaşın başlangıcı olarak kabul ediliyor.

6 nisan 2011'de dışişleri bakanı ahmet davutoğlu esad’la görüştü. al jazeera, bu görüşmede davutoğlu’nun esad’a ohal’in kaldırılmasını, kürtlere kimlik verilmesini ve ordunun şehirlere sokulmamasını tavsiye ettiğini belirtiyor. 
 
suriyeli ilk mülteci kafilesi, türkiye’ye 29 nisan 2011 tarihinde giriş yaptı. erdoğan, gelen mültecilere ilişkin “biz kapılarımızı kapayamayız” açıklamasında bulundu.

6 ağustos 2011 tarihinde erdoğan, “biz suriye konusunu bir dış mesele olarak, bir dış sorun olarak görmüyoruz. suriye meselesi bizim bir iç meselemizdir. çünkü bizim suriye ile 850 kilometre sınırımız var, akrabalık, tarih, kültür bağlarımız var. dolayısıyla burada olanlar, bitenler bizim asla seyirci kalmamıza fırsat vermez. tam aksine oradaki sesleri duymak zorundayız, duyuyoruz ve tabii ki gereğini de yapmak durumundayız.’’ dedi.

9 ağustos 2011’de davutoğlu ve esad bir görüşme daha gerçekleştirdi.

kanada’da yayınlanan free press gazetesi, esad’ın bu görüşmede “osmanlı padişahlarının dönemi kapandı. suriye arap kimliği yerine bir kez daha osmanlı’nın içinde yer almayı asla kabul etmeyecek. ankara bir kez daha arap dünyasının karar merkezi olamaz” dediği yazdı.

15 ağustos 2011'de davutoğlu, “eğer operasyonlar durmazsa bundan sonra bu süreç üzerinde atılacak adımlar konusunda konuşulacak bir şey de kalmaz” ifadelerini kullandı.

davutoğlu, ekim 2011’de ak parti kızılcahamam kampında, suriye ile ilişkiler hakkına şu ifadeleri kullandı:

“halkına zulmeden kimseyle ittifak yapmayız. ben bugüne kadar suriye’ye 61 ziyarette bulundum. son olarak suriye’yi uyardık ve 14 maddelik bir yol haritasında anlaştık. hiç birini yerine getirmediler. sırplar bosna’da camileri yıktıklarında, israil’i filistin’de cami yıktığında nasıl tepki gösterdiysek, müslüman ülke olsa da suriye’de camilerin yıkılmasına aynı tepkiyi gösterdik, gösteririz.”

kasım 2011’de davutoğlu, türkiye’nin suriye’ye uyguladığı 9 maddelik ekonomik yaptırım paketini açıkladı.

23 aralık 2011'de davutoğlu iv. büyükelçiler konferansı’nda “kaddafi rejimi, bin ali rejimi, esad rejimi kendi halklarına ne düşünmeleri gerektiğini, neyin düşünmesinin yasak olduğunu veya neyi düşünmenin doğru olduğunu dikte ettiler” ifadelerini kullandı.

2012

mart 2012’de türkiye’nin şam büyükelçiliği kapatıldı.
 
22 haziran 2012 günü türk uçağı akdeniz’de düşürüldü. erdoğan 26 haziran’da “uçağımız hata sonucu değil kast-ı mahsusa ile hasmane bir tutumla hedef alınmıştır.” ifadelerini kullandı. olay sonrası, türkiye suriye’ye karşı angajman kurallarını değiştirdi.

20 ağustos 2012 günü gaziantep’te ramazan bayramı’nın 2. günü bomba yüklü araç patlatıldı. 10 kişi hayatını kaybetti, 66 kişi yaralandı.

3 ekim 2012 günü şanlıurfa’nın akçakale ilçesine suriye tarafından gelen top mermileri sonucunda 5 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı.

2013

11 şubat 2013 tarihinde cilvegözü sınır kapısı’nda suriye plakalı bomba yüklü araç patlatıldı. 13 kişi hayatını kaybetti, 26 kişi yaralandı.

11 mayıs 2013 tarihinde reyhanlı’da iki bomba yüklü aracın patlamasıyla 52 kişi hayatını kaybetti, 146 kişi yaralandı.

16 eylül 2013 günü bir suriye helikopteri, 23 mart 2014 günü bir suriye uçağı düşürüldü.

2015

22 şubat 2015’te süleyman şah türbesi’nin naklini gerçekleştirmek üzere şah fırat operasyonu düzenlendi.

2016

kilis’te sınırın suriye tarafından atılan 95 roket nedeniyle 18 ocak-2 ekim 2016 arasında 25 kişi hayatını kaybetti.

13 temmuz 2016 tarihinde başbakan binali yıldırım, “israil ve rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. ama eminim ki suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. buna ihtiyacımız var. terörle mücadelenin başarısı için suriye ve ırak’ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır” açıklamasında bulundu.

20 ağustos 2016 tarihinde gaziantep’te bir düğünün hedef alındığı canlı bomba saldırısında 56 kişi hayatını kaybetti.

23 ağustos 2016 tarihinde cerablus’tan gaziantep karkamış’a atılan havan mermileri nedeniyle belediye hoparlörlerinden vatandaşların evlerinden çıkmamaları yönünde anons yapıldı.

24 ağustos 2016 tarihinde fırat kalkanı harekatı başlatıldı.

erdoğan, 29 kasım 2016'da “devlet terörü estiren zalim esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik” ifadelerini kullandı.

erdoğan, 1 aralık 2016 günü “fırat kalkanı’nın amacı herhangi bir ülke ya da kişi değil sadece terör örgütleridir” açıklamasında bulundu.

erdoğan 23 aralık 2016'da fırat kalkanı harekatına ilişkin yaptığı açıklamada “benim kilisime, benim gaziantep’ime saldıranlarla hesabım var. biz sabır, sabır, sabır dedik en sonunda girmek zorunda kaldık. şu anda da işte el bab’a kadar inmiş vaziyetteyiz.” ifadelerini kullandı.

10 ekim 2016 tarihinde esad, iran dergisi tahran dış politika çalışmaları’nın “suriye’nin geleceği için bir müzakere sürecine girme olasılığını düşünür müsünüz” sorusuna “bu kanın akmasını durduracak her şeyi, duygulara bakmaksızın yapacağız” yanıtını verdi. 
 
19 aralık 2016 günü rus büyükelçisi karlov ankara’da öldürüldü. 20 aralık 2016 tarihinde türkiye, rusya ve iran, suriye konusunda mutabık kaldıkları adımlara ilişkin ortak açıklama yaptı.

Moskova’da 20 Aralık 2016 tarihinde biraraya gelen İran İslam Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanları aşağıda sunulan hususlarda mutabakata varmışlardır.
1.İran, Rusya ve Türkiye, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile çok etnili, çok dinli, mezhep ayrımı gözetmeyen, demokratik ve seküler devlet yapısına tam saygısını yineler.
2. İran, Rusya ve Türkiye, Suriye ihtilafının askeri bir çözümü olmayacağına kanidir. BM’nin, krizin 2254 sayılı BMGK Kararı çerçevesinde çözümü çabalarındaki temel rolünü tanımaktadır. Bakanlar, Uluslararası Suriye Destek Grubu’nın (USDG) kararlarını da not etmektedir. Bakanlar, bu belgelerde yeralan mutabakatların uygulanmasının önündeki engellerin giderilmesini teminen uluslararası toplumun tüm üyelerini iyi niyetle işbirliği yapmaya çağırır.
3.İran, Rusya ve Türkiye, Doğu Halep’ten sivillerin gönüllü tahliyesine ve silahlı muhaliflerin kentten ayrılmasına imkan tanıyan ortak çabaları memnuniyetle karşılar. Bakanlar, ayrıca Fua, Kafer Haya, Zabadani ve Madaya’dan sivillerin kısmi tahliyesini de memnuniyetle karşılar. Bakanlar, sürecin kesintisiz, güvenli ve emniyetli şekilde tamamlanmasını sağlamaya bağlılıklarını bildirir. Bakanlar, tahliyelerin gerçekleştirilmesine verdikleri destekten ötürü Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Dünya Sağlık Örgütü temsilcilerine şükranlarını sunar.
4. Bakanlar, ateşkesin, kesintisiz insani yardımın ve sivillerin serbest dolaşımının ülke geneline teşmil edilmesinin önemi konusunda mutabıktır.
5. İran, Rusya ve Türkiye, Suriye Hükümeti ve muhalefet arasında müzakere edilmekte olan mutasavver anlaşmanın kolaylaştırıcıları ve garantörleri olmaya hazır olduklarını belirtir. Sahadaki gelişmeler üzerinde nüfuzu olan tüm ülkeleri aynısını yapmaya davet eder.
6. İran, Rusya ve Türkiye, sözkonusu anlaşmanın, 2254 sayılı BMGK kararı gereğince Suriye’deki siyasi sürecin kaldığı yerden devam etmesi için gerekli ivmenin yaratılmasına yardımcı olacağına güçlü şekilde inanmaktadır.
7. Bakanlar, Kazakistan Devlet Başkanı’nın ilgili toplantıların Astana’da yapılması yolundaki nazik önerisini not etmişlerdir.
8. İran, Rusya ve Türkiye, İŞİD/DEAŞ ve Al Nusra’yla müşterek mücadele ve silahlı muhalif grupların bu örgütlerden ayrıştırılması hususlarındaki kararlılığını yineler.
bunu da okuyun · mediumT.C. Dışişleri Bakanlığı’ndan

2017–2018

5 ocak 2017 günü hürriyet gazetesi’ne konuşan başbakan yardımcısı numan kurtulmuş, “baştan beri suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. tabii ki esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz. suriye’de ruslarla gidilecek olan görüşmelerde halep üzerinden iyi bir halep barışı ve halep barışı üzerinden de iyi bir suriye barışı tahkim edilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

6 ocak 2017 günü numan kurtulmuş, bu sözlerine ilişkin rudaw’a yaptığı açıklamada “bütün uluslararası camiayı da katarak söylüyorum, suriye’de uygulanan politika yanlıştı ve maalesef bunun bedelini suriye halkı ödedi. maalesef hiçbir ülkenin elinde sorunu nasıl çözeriz diye bir proje olmadı. keşke türkiye, iran ve diğer bölge ülkeleri en başta bir araya gelseydi ve dışarıdaki ülkelerin müdahalesi olmadan sorunu çözebilselerdi. bundan sonra biz türkiye olarak yeni bir barış perspektifini ortaya koymaya çalışıyoruz. türkiye olarak durduğumuz yer doğruydu. biz suriye halkının yanındaydık ancak tek başına gücümüz bu savaşı bitirmeye yetmedi.” ifadelerini kullandı.

20 ocak 2017 günü mehmet şimşek’in davos’ta yaptığı konuşma gündem oldu.

bunu da okuyunmukayese: mehmet şimşek’in davos’ta esad’la ilgili sözleri ve google translatebaşbakan yardımcısı mehmet şimşek, isviçre’nin davos kentinde düzenlenen dünya ekonomik forumu’nda katıldığı panelde…

23 ocak 2017'de kazakistan aştana’da suriye’nin bm büyükelçisi beşar el caferi, türkiye dışişleri bakanlığı müsteşar yardımcısı sedat önal, islam cephesi’nden muhammed alluş, iran dışişleri bakanlığı sözcüsü hüseyin caberi-ensari, rusya dışişleri bakanlığı orta doğu ve kuzey afrika direktörü sergey verşinin, bm suriye özel temsilcisi staffan de mistura’nın katılımıyla görüşmeler başladı.

toplantının ikinci gününde (24 ocak 2017) türkiye, rusya ve iran, suriye’deki ateşkes ihlallerini üçlü ortak mekanizmayla izleme ve uygulanmasını sağlama konusunda uzlaştı.

bunu da okuyunastana görüşmeleri ile ilgili detaylarsuriye’de 2011'den beri devam eden yaklaşık yarım milyon insanın hayatını kaybettiği iç savaşı sonlandırmak amacıyla…

26 ocak günü açıklama yapan dışişleri bakanlığı sözcüsü hüseyin müftüoğlu “600 bin sivilin ölümüne sebebiyet vermiş bir rejimin başındaki kişinin biz suriye’nin geleceğinde yeri olmadığı düşüncesindeyiz ve bu görüşümüzü de muhafaza ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

29 mart 2017 tarihindeki milli güvenlik kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, fırat kalkanı harekatı’nın sona erdiği ve harekatın başarılı olduğu ifade edildi.

başbakan binali yıldırım, “fırat kalkanında 2 bin 15 kilometrekare bir alanı biz emniyete aldık. el bab’ın alınmasıyla birlikte emniyete alındı. orada özgür suriye ordusu yerleşti. türkiye’den giden suriyeliler oraya yerleştiler, hayat normale döndü.” değerlendirmesini yaptı.

yıldırım, “bundan sonra gerek deaş’a yönelik gerek başka bir şekilde bizim güvenliğimizi tehdit edecek bir şey olursa, herhangi bir icraat yaparsak, bu yeni bir harekattır. yani fırat kalkanı harekatı bitmiştir, bundan sonra ihtiyaç olması halinde artık yapılabilecek bir hareket artık başka bir isimle anılacak.” diye konuştu.

bunu da okuyunsuriye’nin kuzeyisuriye’nin kuzeyinde 2012’den beri neler oluyor? pyd/ypg’nin 2012'den bu yana bölgede saha kazanması, kobane ve 6–8…

tsk’nın suriye’deki operasyonlarını, astana görüşmeleri kapsamında çatışmasızlık bölgeleriyle ilgili alınan kararlar izledi. ekim 2017'de tsk birlikleri, idlib’de kontrol ve gözlem noktaları oluşturulması amacıyla bölgeye intikal etti.

suriye ordusunun da, muhalif unsurların elindeki idlib’de askeri operasyona başlamasının ardından suriye’deki rus üslerine 6 ocak 2018'de insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi. rus basınında yer alan haberlerde rus askeri üslerini hedef alan saldırıların idlib’te türkiye’nin denetlediği çatışmasızlık bölgesinden kalkan insansız hava araçlarıyla düzenlendiği iddia edildi. ancak erdoğan’la telefonda görüşen putin iddialara ilişkin olarak “suriye’deki rus üslerine yönelik iha saldırısının arkasında türkiye’nin olmadığını biliyoruz” dedi.

türkiye, 20 ocak 2018 cumartesi günü 17.00'de afrin’e yönelik zeytin dalı harekatı başlattı. tsk ve öso’ya bağlı birlikler, afrin’in doğusunda ilerleyişini sürdürürken suriye ordusu da idlib’in doğusundaki bazı yerleşim birimlerinde kontrolü ele geçirdi.

operasyondan önce türkiye’nin rusya ile pazarlık yapıp yapmadığı sorusu kendisine yöneltilen cumhurbaşkanı sözcüsü ibrahim kalın, rusya ile gizli bir pazarlık olmadığını söyledi: “‘afrin’i alın idlib’i verin.’ böyle bir şey söz konusu değil. bizim idlib’te 12 gözlem noktası kurmamız astana’da alınan bir karardır, bu çatışmazsızlık anlaşması çerçevesinde 4 yer belirlendi.”

ibrahim kalın, “esed rejimi ile herhangi bir temas söz konusu değil. esed’in geleceği meselesi. şimdi siyasi geçiş süreci dediğimiz zaman bizim nihai olarak bunun sonucunda, esed’in bu tablonun dışında kalması da var. ama rusya ve iran ile biz bu konuda anlaşamıyoruz.” açıklamasında bulundu.