araştırma arşivi · 2018-01-10

türk dış politikasında alternatif güzergah arayışları: afrika

türk dış politikası yeni bir arayış içinde mi? kısa vadede rota değiştirmek mümkün mü? suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler ve 15 temmuz…

türk dış politikası yeni bir arayış içinde mi? kısa vadede rota değiştirmek mümkün mü? suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler ve 15 temmuz sonrası süreçte türkiye’nin dış politika seçeneklerini ele alıyoruz.

altıncı inceleme: afrika ülkeleri

derleme: mehmed can olgaç/ 140journos stajı

bunu da okuyuntürk dış politikasında alternatif güzergah arayışlarıinceleme serisindeki diğer dosyalar

türkiye’nin dış politikada önceki senelerdeki ekolünden uzaklaştığı ve almanya ile abd başta olmak üzere batıyla ilişkilerinin kötüleştiği günlerde sağlam duran bir kale, afrika. ak parti hükümetlerinin istikrarlı bir şekilde yürüttüğü afrika açılım politikası, batıyla bozulmakta ve doğuyla zaman zaman pekişmekte olan belirsiz dış ilişkilerin arasında, en istikrarlısı olarak öne çıkıyor. değişen dengeler ışığında türkiye-afrika ilişkilerinin dününü, bugününü ve yarınını ele alıyoruz.

afrika’ya olan ilginin nedeni

afrika, öncelikle türkiye için rekabet etmekte zorlandığı avrupa ve asya pazarına bir alternatif olarak öne çıkıyor. çoğu 20. yüzyılın ortalarında bağımsızlığını kazanan afrika ülkelerinin yavaş yavaş siyasi ve ekonomik istikrar yakalama konusunda ivme kazandığı ve dışarıya açıldığı bugünlerde devlet destekli projelerin sayısı artmakta. fakat bu projeler için gereken teknik bilgi ve teknoloji eksikliği, projelerin ihalelerinin yabancı ya da yabancı ortaklıklı firmalarda kalmasına yol açıyor. bu da kıtada sömürgeci geçmişi olmayan türkiye ve türk iş adamları için büyük bir istihdam fırsatı olarak görülüyor.

‘sömürge devlet’ kabuğunu yakın geçmişte kırmış olan birçok afrika ülkesi için gelecek yıllar, yoksulluğun hüküm sürdüğü ve ham madde ihracatından geçinen ülke profilinin güçlü bir orta sınıfın oluşmasıyla beraber üretim ve tüketim toplumu profiline dönüşeceği zaman olarak görülüyor. türkiye de bu öngörülen tüketim artışından yararlanarak kıtayla ihracatını arttırmanın yollarını aramakta.

türkiye’nin ilgisini kıtaya yönelten bir diğer etken ise afrika ülkelerinin sahip olduğu doğal zenginlikler ve önemli jeo-stratejik konumları. somali, sudan, tanzanya, madagaskar gibi hint okyanusuna kıyıları olan ülkeler, türkiye’nin öncelik sırasında listenin en üstünde yer alıyor.

yıllar içinde afrika-türkiye ilişkilerinin ekonomik boyuttaki gelişimi

son yıllarda çok boyutlu bir dış politika izleme kararı içerisindeki türkiye, afrika ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda adımlarını hızlandırdı. 1998 yılında afrika eylem planının tbbm tarafından kabul edilmesiyle, afrika ile ilişkileri hem politik hem ekonomik olmak üzere iki boyutta pekiştirmek adına atılan adımlardan ilki yürürlüğe girdi. planla beraber kıtayla olan ticaret hacminin arttırılması hedeflenmiş ve bu yönde devlet destekli yeni teşvikler verilmeye başlanmıştı.

2005 yılının “afrika yılı” olarak belirlenmesini, kıta genelindeki büyükelçiliklerimizin ve temsilciliklerimizin arttırılması kararı izledi.

2008 yılında 1. türkiye afrika işbirliği zirvesi, afrikadaki 49 ülkeden üst düzey temsilcinin katılımıyla gerçekleşmiş ve ülkeler arası ilişkilerin ekonomik boyutunu yeni bir düzeye çıkarmıştı.

2014 ve 2016 yıllarında yapılan iki işbirliği zirvesinin ardından açıklanan tüik verileri, 2003 yılından bugüne kadar yapılan girişimlerin sonuçlarını açıkça gözler önüne seriyor. 2003 yılında 5,47 milyar amerikan doları olarak ölçülen afrika ticaret hacmimiz, 2014 yılına gelindiğinde 23,4 milyar doları aştı.

diplomatik ilişkilerin gelişimi

türkiye’nin afrika politikasının en önemli özelliklerinden biri, ilişkileri sadece ekonomik anlamda değil, siyasi, kültürel ve insani anlamda da, çok boyutlu bir dış politikayla geliştirmeyi hedeflemesi olarak gösteriliyor. 2009 itibariyle afrika genelinde toplam 12 türk temsilciliği bulunmaktayken, bu sayı 39’a yükseltildi. temsilciliklerin açılmasının yanı sıra, kıtaya cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanı düzeyindeki ziyaretlerin artması da dış politikanın önemli bir parçası oldu.

hükumetin afrika politikası üzerine yorumları

2016’da istanbul’daki işbirliği zirvesinde konuşan cumhurbaşkanı erdoğan, “afrikalı kardeşlerimin kültürleri (batılı devletlerce) önemsenmiyor. globalleşme adına afrika yeni nesil bir sömürü ve kölelik düzeninin altına sokulmak isteniyor” şeklinde konuşarak türkiye’nin sömürgeci tarihinin olmadığını ve türkiye’nin afrika’daki emellerinin iki tarafın da ortak kazancına dayanacağını söyledi.

türkiye’nin kıtadaki politikasını bu vizyon üzerinden temellendirmek isteyen hükümet, ikili ilişkileri insani yardım, eğitim ve askeri projelerle desteklese de son yıllarda artan ticaret hacminin büyük bir bölümü, türkiye’nin kıtaya ihracatının artmasından kaynaklandı.

insani yardım: tika

türk işbirliği ve koordinasyon ajansı, tika, türkiye,2nin kıtadaki en aktif insani yardım kuruluşu. 2008 yılında afrika’nın genelinde yalnızca üç ofisi bulunan tika, 2016 yılında bu sayıyı yirmi bire çıkartarak kıtada toplam 54 ülkeye hizmet vermeye başladı. vizyonunu din, dil, ırk ayırt etmeksizin yardım olarak belirlenmiş olsa da tika’nın afrikada yürüttüğü en önemli projeler genellikle somali ve sudan gibi müslüman ülkelerde yoğunlaşıyor.

kıtaya insani yardım yapan ülkeler arasında miktar bakımından üçüncü sırada olan türkiye, yardım miktarının gayrisafi milli hasılaya endeksinde birinci sırada yer alıyor. somali, afrika ülkeleri arasında tika’nın en çok ilgilendiği ülkelerden biri. 1990’lardan beri yıkıcı bir iç savaşın etkisinde olan ülke, 2007’den bu yana da eş şebab adlı el-kaide bağlantılı terör örgütüyle mücadele etmekteydi. eş şebab terörüne karşı yapılan askeri ve teknik yardımları, altyapı çalışmaları, yüksek öğretim bursları ve de başkent mogadişu’ya yapılan recep tayyip erdoğan hastanesi takip etti. aynı şekilde çoğunlukla arap-müslüman demografisine sahip sudan’ın darfur bölgesinde de türkiye-sudan eğitim ve araştırma hastanesi inşa edildi.

bunu da okuyunaçlık, savaş ve kuraklık diyarı: sudansudan, yarım asırlık çatışmanın ardından neler yaşadı?

yardımların özellikle bu iki ülkede yoğunlaşmış olması, somali’nin de sudan’ın da müslüman ülkeler olmasının yanı sıra, sudan’ın sahip olduğu petrol rezervleri ve somali’nin körfezin ağzındaki eşsiz jeo-stratejik konumu üzerinden de açıklanabilir.

türkiye’nin yoğunlukla yardım yaptığı bir diğer ülke grubu ise kıtanın güney doğusunda yer alan tanzanya, mozambik ve madagaskar. tanzanya ve mozambik, kıtanın güneydoğu şeridindeki kıyıların neredeyse tamamına sahip, bu durumdan ötürü de asya çıkışlı çoğu geminin uğrayabileceği limanlar ve afrika pazarına açılan bir önemli kapılar olarak öne çıkıyorlar. madagaskar da aynı şekilde hint okyanusunun batısında afrikanın doğusunda bulunmasından ötürü önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunuyor.

cumhurbaşkanı erdoğan, 2017 ocak’ının son günlerinde, güneydoğu afrika ülkelerinden tanzanya, mozambik ve madagaskar’ı ziyaret etti. ziyaret süresince afrikada terör karşıtı politik demeçler ve insani yardım sözleri verilse de gezinin en önemli ajandası ülkeler arasındaki ekonomik ilişkiler olarak belirlenmişti. üç ülkenin ortak özellikleri olarak zengin yeraltı kaynakları, kırılgan ekonomi, düşük verimli tarım, kıtlık, yoksulluk ve stratejik jeo-stratejik konum verilebilir. erdoğan ziyaretinde, dış yardıma muhtaç olan bu ülkelerdeki türk yardımının artarak devam edeceğine dair sözler verdi.

25 aralık 2017'de sudan cumhurbaşkanı ömer el-beşir ile birlikte sevakin adası’na giden cumhurbaşkanı erdoğan, osmanlı döneminden kalan ve restorasyonu tika tarafından yapılan tarihi şafi ve hanefi camilerini ziyaret etti. ziyaret esnasında sudan cumhurbaşkanı el-beşir’e, sevakin adası’nın türkiye’ye tahsis edilmesini ve adanın tamamını restore ederek tarihî şanına layık bir hâle getirmeyi teklif ettiğini aktaran cumhurbaşkanı erdoğan, batının yer ile yeksan ettiği yerleri restore edip ayağa kaldırmanın kendilerine nasip olduğu için bundan memnuniyet ve mutluluk duyduklarını kaydetti. cumhurbaşkanı erdoğan, bu inşa ve ihya faaliyeti sonrasında sudanlıların iftihar edecekleri sevakin adası’nın, tarihte olduğu gibi umre seyahatleri için bir güzergâh olabileceğini söyledi.

afrika-türkiye ilişkilerinin yarını

mehmet özkan’ın siyaset, ekonomi ve toplum araştırmaları vakfı (seta) tarafından 2008’de yayımlanan raporuna göre türkiyenin afrika ile ilişkilerindeki bir sonraki ve en önemli adım iki ülke arasındaki bilgi eksikliğini gidermek. uluslararası ilişkilerin bilgi üzerine inşa edildiğini vurgulayan özkan, akademisyen ve öğrenci düzeyinde değişim programlarının iki tarafın da birbirlerini daha iyi tanımasına ve daha iyi ilişkiler kurmasına yarar sağlayacağının altını çiziyor. 2008’den bu yana hükümetin attığı adımlar da bu öneriyi dikkate aldıklarını gösteriyor. afrika konulu üniversite kongreleri ve seminerlerin sayısının artmış olduğu bir gerçek fakat afrika ile ilişkiler hala ilişkilerin kopma noktasına geldiği batıdan ve yeni yeni güçlendiği doğudan daha yavaş bir hızda seyrediyor.

http://www.iha.com.tr/video-afrika-turkiye-iliskileri-ogrenci-kongresi-ile-masaya-yatirildi-103647/

http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/kuresel-belirsizlik-doneminde-turkiye-afrika-iliskileri/736208

http://www.mfa.gov.tr/turkiye-afrika-iliskileri.tr.mfa

http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/turkiye-afrika-iliskilerinde-yeni-asama/693041

https://kdk.gov.tr/sayilarla/turkiye-afrika-ulkeleriyle-iliskilerini-guclendiriyor/11

http://newafricanmagazine.com/turkey-africa-pledge-co-operation/

http://www.bilgesam.org/incele/43/-turkiye%E2%80%99nin-afrika-acilimi/#.Wk94YVSFgUF

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/87860/gelecek-afrika-kitasinin-olacaktir.html

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/87860/gelecek-afrika-kitasinin-olacaktir.html

https://140journos.com/erdo%C4%9Fan-hedefimiz-54-%C3%BClkede-54-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7ili%C4%9Fi-afrikada-kurabilmektir-b4d3ff2d49c8

https://140journos.com/erdo%C4%9Fan-t%C3%BCrkiye-afrika-ekonomi-ve-i%CC%87%C5%9F-forumunda-konu%C5%9Ftu-4326fa3e8a71

ilginizi çekebilir

bunu da okuyunafrican styleher gün yanımızdan yürüyüp geçen şehrin afro sakinleri saçlarını nerede kestiriyor? istanbul’un ortasında afro-stil kuaförler