dünyanın klişe oryantalist figürlerle tanıdığı türkiye; yıllardır yalnızca kapalıçarşı ve kebaptan ibaret bir resim. dili, kültürü…
ses miksajı
barış mert peker/140journos için
140journos, türkiye’deki yabancı varlığını istatistikler ile inceliyor
2018 yılının eylül ayında türkiye istatistik kurumu (tüik) tarafından yayınlanan uluslararası göç istatistiklerine göre, 2017’de türkiye’ye göç edenlerin sayısı, bir önceki seneye oranla yüzde 22.4 artışla, 466 bin 333 kişiye yükseldi. keza, tüik’in adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre “türkiye’de yerleşik olarak yaşayan yabancı uyrukluların” sayısı da 2017 sonu itibarıyla 816 bin 410’dan 919 bin 61 kişiye yükseldi.
1945’ten bu yana türkiye’ye yabancı nüfus hareketlerinin tarihsel durakları

ii. dünya savaşını takip eden, küresel göç ve nüfus hareketlerinin ivme kazandığı 1945-65 arasındaki dönemde türkiye’ye gelen yabancı nüfusun dağılımı ağırlıklı olarak batı avrupa menşeliydi. bununla birlikte, doğu avrupa ve balkanlar’da kurulan sosyalist rejimlerden ve bağımsızlıklarını ilan eden eski sömürgelerden de türkiye’ye kayda değer bir nüfus hareketi olduğunu not etmek gerekir.


2000’lerin başına gelindiğinde ise türkiye’ye olan nüfus hareketlerinin coğrafî dağılımının çeşitlendiği görülüyor; ortadoğu’dan, balkanlar’daki eski demir perde ve sovyetler birliği’nden ayrılan orta asya ülkelerinden gelen erkek ağırlıklı nüfusun batı’dan gelen nüfusu dengelediği söylenebilir.

yıllık ikâmet izinlerine bakarak, 2000’lerin ilk 10 senesinde dalgalı bir seyir izleyen göç hareketlerinin, arap baharı’nın başladığı 2010’dan bugüne dek devam eden istikrarlı bir ivme kazandığı görülebilir. ayrıca 2000 senesine ait tabloda kaynağının avrupa’dan ortadoğu ve orta asya’ya kaydığı gözlemlenebilen göç dinamiğinin, 2017 itibarıyla türkiye’ye olan göçün ana dalgasını oluşturduğu tespitinde bulunmak mümkün.

buzdağının görünmeyen kısmı: “geçici koruma altındakiler”
küresel göç dalgaları, 2011’den beri devam eden suriye iç savaşı, ırak’taki abd işgalini ve arap baharı’nı takip eden ortadoğu’daki kaos ortamı, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde türkiye’de hukukî statü bakımından yeni bir nüfus grubunun görünür olmasına zemin hazırladı. halihazırdaki yasal mevzuat sebebiyle ne “yabancı” ne de “mülteci” statüsü taşıyan ve 2018 temmuz ayı itibarıyla 3.5 milyonu aşan “geçici koruma altındaki” kalabalık bir nüfus grubu, bu sebepten ötürü, tüik’in yukarıda bahsi geçen yerleşik yabancı nüfus rakamlarında yer almıyor.
bunu da okuyuntürkiye’deki suriyelilerin statüsübir ülkeye sığınanlara verilen hukuki statü, o insanların ülkedeki hak ve yükümlülüklerini belirliyor. peki…↗2013 yılında kabul edilen 6458 sayılı “yabancılar ve uluslararası koruma kanunu” ve 2014 yılında bakanlar kurulu tarafından kabul edilen “geçici koruma yönetmeliği” ile “geçici koruma” adı altında “mülteci”den farklı, yeni bir hukukî statü ihdas edildi.

öncelikle iç savaştan kaçan suriyeliler gözetilerek hazırlanan yeni yasal mevzuat, ahmet davutoğlu’nun başbakanlığında 16 mart 2016 tarihinde avrupa birliği ve türkiye arasında imzalanan “mülteci geri kabul anlaşması” çerçevesinde yeni bir anlam kazandı. anlaşmanın öngördüğü üzere türkiye’den yunan adalarına geçerken yakalanıp türkiye’ye iade edilen her bir mülteciye karşılık, türkiye’de “geçici koruma altındaki” bir suriyeli ab üyesi bir ülkeye yerleştirilecekti. buna ilave olarak, avrupa’daki mülteci krizinin kontrol altına alınmasına karşılık, türkiye sınırları dahilinde bulunan milyonlarca suriyelinin türk devleti açısından oluşturacağı ekonomik yükü karşılamak amacıyla ab 2018 sonuna kadar türk devletine 3 milyar euro ödemeyi taahhüt etti.
bunu da okuyungeri kabul anlaşması ve vize serbestisimerkel ve erdoğan ikilisi arasındaki satrançta merkel, mülteci geri kabul anlaşması ile avrupa’ya akın eden…↗bununla birlikte, mart 2016’dan beri ab ile olan anlaşma (birebir formülü) kapsamında türkiye’den çıkış yapan suriyelilerin ağustos 2018 itibarıyla sayısına ve 3.5 milyonu aşkın suriyelinin geçici barınma merkezlerinde barınma oranlarına bakılırsa, söz konusu suriyeli nüfusun türkiye toplumundaki yabancılık olgusunun göz ardı edilemez bir boyutunu oluşturduğu rahatlıkla söylenebilir.


içişleri bakanı süleyman soylu, 9 eylül 2018 tarihli açıklamasında, türkiye’de bulunan 255 bin 300 suriyelinin son iki yılda ülkelerine geri döndüğünü ifade etti. bakan soylu, “orada eğer huzur sağlanırsa kendi topraklarının özlemi içerisindeler. bunun 160 bini fırat kalkanı bölgesinde devletimizin ortaya koymuş olduğu o huzur hattı oluştuğu anda geri döndü” dedi.
bunu da okuyunsuriyelilerin işgücüne katılımıtürkiye’deki suriyelilerin kaçı çalışma iznine sahip, kaçı kayıt dışı çalıştırılıyor?↗uluslararası sermaye ve yabancı yatırımlar
uluslararası yatırımcılar derneği yased’in mart 2018 tarihli raporuna göre, türkiye’ye uluslararası doğrudan yatırım (udy) girişleri 2017 yılı sonunda 10 milyar 830 milyon $ olarak gerçekleşmiştir. bu rakam, önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında %19 oranında bir düşüşü ifade etmektedir.

2017 senesinde toplam udy girişlerinin (10.8 milyar $) 5.6 milyar $’ını net doğrudan uluslararası sermaye girişleri, 619 milyon $’ını diğer sermaye ve 4.6 milyar $’lık kısmını ise yurtdışında yerleşik kişilerin gayrimenkul alımları oluşturmuştur.
gayrimenkul alımlarından doğan sermaye girişi toplam brüt sermaye girişlerinin %43’ünü oluşturmaktadır. 4.6 milyar $’lık bu giriş, 2016 senesi ile kıyaslandığında %19’luk bir artışı ifade etmektedir.

nitekim, emlak konut’un haziran 2018 tarihinde yayınladığı, 2010’dan 2018’e uzanan yabancılara emlak satışı verilerinde de gayrimenkulün türkiye’de yabancılar için gittikçe daha çok rağbet edilen bir yatırım aracı olduğu gözüküyor.


ülke bazında uluslararası doğrudan yatırım girişlerine bakılacak olunursa, 2017 sene sonu itibarıyla türkiye’ye en fazla udy girişini sağlayan ülkeler sırasıyla hollanda, ispanya ve azerbaycan olmuştur. aynı dönemde udy girişlerine bölgesel olarak bakıldığında; avrupa ülkelerinin girişlerin %67’inin kaynağı olduğu görülürken, sırasıyla asya ülkelerinin %23, okyanusya’nın %6, amerika’nın %3 ve afrika’nın %1 payları bulunmaktadır.

