dış politikada ab ülkeleri ile yaşanan diplomatik krizler son dönemin önemli gündem başlığı. türkiye-avrupa ilişkilerinde vize serbestisi görüşmelerinden müzakerelerin askıya alınması taleplerine nasıl gelindi, bu aşamadan sonra ilişkilerin yeniden iyileşmesi mümkün mü?
veri derleme: irem aydemir/140journos
(ilgili whatsapp tartışma grubunda öne çıkan görüşlerin derlemesini okumak için sayfanın sonuna ininiz.)
mart 2016'da imzalanan mülteci geri kabul anlaşmasına göre, yunanistan’dan türkiye’ye getirilecek her mülteci karşılığında türkiye’den avrupa’ya mülteci aktarımı yapılacak, türk vatandaşları schengen bölgesinde vize serbestisine sahip olacaktı. bunun karşılığında ab, türkiye’ye 6 milyar euro hibe verecekti.ancak, 15 temmuz darbe girişimi ve diplomatik krizler sonucu anlaşma tam manasıyla hayata geçirilemedi. 16 nisan referandumu öncesi türk bakanların almanya ve hollanda’daki toplantılarının iptaliyle ortaya çıkan yeni sorunları, 16 nisan sonrasında da incirlik krizi ve türkiye’de yürütülen soruşturmalara avrupa’dan gelen tepkiler izledi.
bunu da okuyun · medium140journosbugün 18 mart. geçen yıl bugün mülteci geri kabul anlaşması imzalanmasından bu yana ab - türkiye ilişkilerinde neler…↗türkiye-ab ilişkilerine genel bir bakış
türkiye, 1963 yılında avrupa ekonomik topluluğu ile ortaklık anlaşması (ankara anlaşması) imzaladı. avrupa ekonomi topluluğu 1957’de kurulmuş; daha sonra avrupa birliği’ne evrilmişti. türkiye 1987’de tam üyelik başvurusunda bulundu. 1999’da ab tarafından aday ülke olarak kabul edilen türkiye, 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başladı. katılım müzakerelerinde mevcut durumda şu ana kadar 16 fasıl müzakerelere açılmış, bir tanesi geçici olarak kapatılmış durumda.
emekli büyükelçi ünal çevik, 19 ekim 2017 tarihinde hürriyet’te yayınlanan yazısında “üyelik müzakereleri, bu müzakereler sırasında ele alınan konu başlıklarının, ki bunlara fasıl deniyor, tamamının açılması ve üzerinde görüşmeler bitirildikten sonra da kapatılmasını gerektiriyor. bizim müzakerelerde bu sona ulaşabilmek mümkün değil zira birçok faslın açılması engelleniyor. engellemeye sebep olan ab üyelerinin başında da güney kıbrıs rum yönetimi geliyor.” ifadelerini kullanıyor.
türkiye’nin ab’ye kabulünü zorlaştıran pek çok konu başlığı günümüze kadar geçerliğini korudu. kamuoyu tartışmalarında öne çıkan konu başlıkları “türkiye’nin nüfusu, nüfus artış hızı, türkiye’nin sosyo-ekonomik durumunun avrupa ülkeleriyle uyumsuzluk teşkil etmesi, ab’nin istediği ekonomik ve demokratik gerekliliklerin türkiye tarafından tam olarak sağlanamaması, din farklılığı, kıbrıs sorunu ve kıbrıs’ın bir bütün olarak ab’ye kabulü, ab ülkelerinin ermeni ve kürt soruna yaklaşımları” şeklinde sıralanıyor.
bunu da okuyunilginizi çekebilir: türk dış politikasında alternatif güzergah arayışlarıtürk dış politikası yeni bir arayış içinde mi? kısa vadede rota değiştirmek mümkün mü?↗2000’li yıllar türkiye ile avrupa birliği’nin yakınlaştığı, tam üyelik müzakerelerinin başladığı yıllar oldu. 2010’lu yıllar ise türkiye’nin hem devlet düzeyinde hem de kamuoyu düzeyinde ab’den vazgeçme söylemlerinin etkili oldu yıllardı. suriye iç savaşı sonrası ortaya çıkan mülteci krizi, başlangıçta iki tarafı birbirine yaklaştırdı.
29 kasım 2015’te gerçekleştirilen türkiye-ab zirvesi, ab’nin 28 üyesinin yalnızca türkiye ile görüşmesi bakımından bir ilk oldu. zirvede katılım müzakereleri, vize serbestisi ve gümrük birliği, üst düzey diyalog mekanizmaları gibi türkiye-ab ilişkilerinin birçok boyutu ile türkiye’de geçici koruma altındaki suriyelilere ab mali desteği ve bu alanda işbirliği, düzensiz göç ve terörizmle mücadele konularında işbirliği konuları kapsamlı bir şekilde ele alındı.mart 2016’da iki zirve daha gerçekleşti. bu zirvelerde de ana konu başlığı mülteci krizi ve yasadışı göçmenlerin türkiye’ye iadesi oldu.
son yıllarda gerçekleşen “zorunlu yakınlaşma” ve kurulan diyaloğa rağmen taraflar arasında krize neden olan olaylar yaşandı: mülteci krizi, 15 temmuz darbe girişimi sonrası yaşananlar, türkiye’deki referandum süreci, 1915'e ilişkin kabuller, casusluk iddiaları ve incirlik krizi taraflar arasında ayrılık ve gerilimlerin başlıca nedenleri oldu.
bunu da okuyun · mediumİlginizi Çekebilir: 2016 Türkiye İlerleme RaporuAvrupa Birliği’ne (AB) aday ülke statüsünde olan Türkiye ile ilgili raporda neler öne çıkıyor?↗öte yandan avusturya, türkiye’nin ab’ye kabulüne en sert şekilde karşı çıkan ülkelerden birisi ve türkiye de nato’ya üye olmak isteyen avusturya’yı veto ediyor. cumhurbaşkanı erdoğan da konu hakkında “bloke eden bloke olur, olay bu kadar basit” açıklamasında bulunmuştu. (kaynak) (kaynak)
iktisadi kalkınma vakfı (ikv) genel sekreteri doç.dr. çiğdem nas, ab-türkiye ilişkilerinin son yıllardaki seyrini şöyle değerlendiriyor: “türkiye’yi kültürel, coğrafik ve siyasi olarak ab’nin bir parçası olarak görmeme eğilimi var diyebiliriz. ab artık türkiye’ye bir üyelik perspektifi sunmaktan kaçınır hale geldi. diğer üye devletler arasında türkiye’nin ab üyeliğini yakın zamana kadar destekleyen ülkeler oldu: finlandiya, isveç ve britanya gibi. ancak son dönemde özellikle hak ve özgürlüklerle ilgili türkiye’nin avrupa’daki imajı oldukça bozuldu. aşırı sağın ve türkiye karşıtı görüşlerin de güçlenmesi ile birlikte, bugün ab’de türkiye’nin üyeliğini savunmak oldukça riskli hale geldi.” (kaynak)

türkiye’nin yeniden denetim sürecine girmesi
denetim süreci avrupa konseyi parlamenterler meclisi (akpm) bünyesinde 1990’ların başında yürürlüğe konmuştu. sürecin hedefi üye ülkelerin en yüksek demokrasi ve insan hakları standartlarına ulaşmasıydı. esas amaç ise orta ve doğu avrupa ülkelerinin batılı standartlara sahip demokrasiye geçişini sağlamaktı. türkiye ilk kez 1994 yılında denetim sürecine alındı ve 2004 yılında denetim sonrası diyalog sürecine geçmişti ve nisan 2017’de tekrar denetim sürecine girdi.
25 nisan 2017 günü, akpm’de, ‘türkiye’deki demokratik kurumların işleyişi’ başlıklı rapor ve ona bağlı karar 45’e karşı 113 oyla kabul edildi ve türkiye, 2004’te çıktığı denetim sürecine tekrar dahil edildi. kararın gerekçesi ise, “demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konusunda avrupa konseyi üyeliğinden kaynaklanan yükümlülükler yerine getirilmediği” şeklinde. türkiye ise üyesi olduğu avrupa konseyi’nin bütçesine yaptığı katkıyı, türkiye hakkında alınan kararları protesto amacıyla azaltmaya hazırlanıyor.
24 kasım 2016'da avrupa birliği’nin yürütme organı avrupa parlamentosu, türkiye’nin avrupa birliği ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici süreliğine dondurulmasını tavsiye eden ve hukuki bağlayıcılığı olmayan tasarıyı kabul etti. 6 temmuz 2017 günü de türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren bir rapor kabul edildi: “avrupa komisyonu ve üye devletleri, müzakere çerçevesi’ne bağlı kalacak şekilde, anayasa reform paketinin değişiklik yapılmadan yürürlüğe alınması durumunda türkiye ile üyelik müzakerelerinin ertelenmeden askıya alınması çağrısı yapar.” bu kararla birlikte ilk defa bir ab kurumu, müzakere yürütülen bir ülkeyle müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapmış oldu. (kaynak)
müzakerelerin “dondurulması” kavramının hukuksal zemini bulunmasa da müzakerelerin askıya alınması yönünde oylanan karar ekim 2005'te kabul edilen “türkiye için müzakere çerçeve belgesi”nde öngörülmekte. (kaynak)
kronolojik sırayla sürecin bu noktaya gelmesinde etkili olan olaylar
vize muafiyeti ve geri kabul anlaşması tartışmaları
esasen birbirinden farklı olan bu iki konu türkiye ve ab tarafından beraber ele alındı, iki taraf da biri için diğerini şart koştu. türkiye geri kabul anlaşması’na karşılık vize serbestisi isterken ab türk vatandaşlarına vize serbestisi vermek için geri kabul anlaşmasını koşul gösterdi.
ilk kez 2011 yılında türk vatandaşları için vize kolaylığı getirilmesi kararlaştırıldı. haziran 2012’de dönemin ab bakanı egemen bağış vize muafiyetinin 3–4 yıl süreceğini söylemişti. aralık 2013’te ise vize serbestisi diyaloğu mutabakat metni ve geri kabul anlaşması imzalanarak vize muafiyeti yolunda resmi adımlar atılmaya başlandı.
29 eylül 2011
avrupa komisyonu içişleri komiseri cecilia malmström, türk vatandaşlarına vize kolaylığından yana olduklarını ve bu konuda çalışma yürüttüklerini söyledi. bu çerçevede, ab ülkeleri tarafından vize için istenilen belgelerde uyum, vize harçlarında indirim, öğrenci, bilim insanı ve iş dünyası için spesifik vize uygulaması, çok giriş-çıkışlı ve uzun süreli vize üzerinde çalışıldığı açıklandı.(kaynak)
22 haziran 2012
ab bakanı ve başmüzakereci egemen bağış vize muafiyetinin 3–4 yıl sürebileceğini söyledi.
16 aralık 2013
türkiye ile avrupa birliği (ab) arasında, vize serbestisi diyaloğu mutabakat metni ve geri kabul anlaşması ankara’da imzalandı.
dışişleri bakanı ahmet davutoğlu, “önümüzde üç aşama var. birincisi bugünden başlayacak olan psikolojik devrim aşamasıdır. algılar değişecek, vize serbestisi ile türkiye ve ab halkları arasında iletişimde yeni dönem başlayacak. ikinci aşamada, önümüzdeki 3–3,5 yıl boyunca kurumlar arasındaki çalışmalar hızlanacak ve kapasitemiz artacak. en önemlisi ise uzun vadede türkiye ve avrupa halkları, yoğun bir etkileşim içine girecekler.” dedi.
ab içişleri komiseri cecilia malmström, “paralel olarak iki önemli girişim başlatıyoruz ve böylece halklarımızı birleştiriyor, karşılıklı güven inşa ediyoruz. bunların ikili ilişkilerimize son derece önemli etkileri olacak ve vatandaşlarımız bunun pozitif etkilerini yakın dönemde görebilecekler” dedi.
2015'ten 2017'ye gelişmeler
2016 yılında yayınlanan ab-türkiye zirve bildirisinde ab, türkiye’ye 6 milyar euroluk bir yardım yapmaya söz verdi. buna karşılık türkiye’den yunan adalarına geçen göçmenlerin türkiye’ye iade edilmesi kararlaştırıldı. bildiride bir başka madde ise iade edilen her suriyeliye karşılık ab’nin türkiye’den başka bir suriyeliyi alacağının öngörülmesiydi. bu karar, kamuoyunda ab’nin sınırı geçen göçmeleri değil kendi istediği göçmeleri alması olarak yorumlandı. bildiride ayrıca ,tüm beklentilerin karşılanması kaydıyla, en geç haziran 2016’da vize muafiyetinin hayata geçeceği yer alıyordu. türkiye’den istenen “terör” tanımını değiştirme isteğinin reddinin ve 15 temmuz darbe girişiminin ardından vize serbestisinin gerçekleşme beklentisi azaldı.
haziran 2017'ye kadar geçen sürede ab üye ülkeleri türkiye’den 6 bin 254 suriyeli mülteci aldı ege denizi üzerinden yunanistan’a kaçak yollarla giren mültecilerden bin 254’ü türkiye’ye geri gönderildi. (kaynak)
18 kasım 2017
avrupa birliği, türkiye’nin avrupa standartlarından sapmasını gerekçe göstererek fonlarda kesintiye gitme kararı aldı. alınan bu kararla avrupa birliği ilk defa türkiye’ye siyası gerekçeyle fon kesintisine gitmiş oluyor. yapılan açıklamada bu fonun muhafaza edileceği ve türkiye’nin avrupa standartlarını tekrar yakalaması halinde verileceği bildirildi.
28 kasım 2017
başbakan binali yıldırım, ingiltere ziyaretinde cenevre’de yeniden düzenlenecek olan suriye barış görüşmeleri’ne ypg katılırsa, geri kabul anlaşmasının uygulamasını durdurabileceklerini dile getirdi.
30 kasım 2017
hollanda’nın atina büyükelçisi caspar veldkamp, yunanistan’ın olabildiğince fazla mülteci kabul ederek, türkiye ile imzalanan geri kabul anlaşmasına “savaş açtığını” dile getirdi.
3 aralık 2017
dört bakanın avrupa birliği ile vize muafiyeti konusunda kalan son yedi kriteri tamamlamak için adım atacağı bilgisi basına yansıdı: “türkiye’nin atabileceği adımlar çarşamba günü dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, ab bakanı ve başmüzakereci ömer çelik, adalet bakanı abdülhamit gül ve içişleri bakanı süleyman soylu arasında yapılan toplantıda belirlendi. dört bakan arasında konuya ilişkin temas ve çalışmalar uzun süredir yürütülüyor olsa da konjonktürün de etkisiyle ilerleme sağlanamıyordu. dört bakanın yaptığı çalışma konusunda son sözü cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan söyleyecek.”
yedi kriterden en zoru: organize suçlar ve terörle mücadeleyle ilgili yasaların gözden geçirilip değiştirilmesi.
hızla halledilebilir olanlar: avrupa konseyi bünyesindeki yolsuzluğa karşı devletler grubu’nun (greco) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması. avrupa polis teşkilatı (europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması yapılması ve uygulanması. avrupa standartlarıyla uyumlu bir kişisel verilerin korunması yasasının kabulü ve uygulanması. suç bağlantılı konularda ab’nin tüm ülkeleriyle etkili işbirliği sağlanması.
en kolay olanlar: ab standartlarında biyometrik pasaport. geri kabul anlaşması’nın (gka) uygulanması.
(kaynak)
8 aralık 2017
avrupa birliği komisyonu üyesi dimitris avramopulos, yaşanan tıkanıklığın aşılabilmesi için geriye kalan yedi kriterin çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
12 ocak 2018
almanya’da hristiyan birlik ve sosyal demokrat partilerinin koalisyon ön görüşmelerinde uzlaştığı mutabakat metninde “demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının durumu kötüleştiği” için ab üyelik müzakerelerinden hiçbir yeni faslın açılmaması ve görüşülen hiçbir faslın da kapatılmamasını istediklerini dile getirdiler.
6 şubat 2018
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu 6 şubat 2018 tarihinde açıklama yaparak ab’nin türkiye’den yerine getirilmesini istediği 72 kriterin tamamlandığını ve dosyanın ab’ye gönderildiğini ifade etti.
17 nisan 2018
ab’nin yürütme organı avrupa komisyonu’nun 2018 türkiye raporunda, türkiye’nin vize muafiyeti için yerine getirmesi gereken 72 talepten kalan 7'sini henüz hayata geçirmediği belirtildi.
4 temmuz 2018
avrupa parlamentosu, türk vatandaşlarının ab vizesinden muaf tutulmasını türkiye’nin kıbrıs cumhuriyeti’ni tanıması koşuluna bağladı.
29 ağustos 2018
bakanlar mevlüt çavuşoğlu, abdulhamit gül, berat albayrak ve süleyman soylu, reform eylem grubu toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu:
berat albayrak: “ağustos ayı başından beri abd tarafından türk ekonomisine karşı bir süreç başlatıldı. ekonomimizi hedef alan açıklamalarla gerginlik üst seviyeye ulaştı. siyasi saiklerle yapılan saldırı sonrası avrupa’dan müttefiklik ruhuna yakışır bir şekilde açıklamalar geldi.”
mevlüt çavuşoğlu: “ab ile ilişkilerimizde sonuç alabileceğimiz konulara odaklanacağız. gümrük birliği müzakerelerinin tekrar başlatılması, vize serbestisinin hayata geçirilmesi… vize serbestisinde 7 kriter vardı 6'ya düştü. vize serbestisi dahil çabalarımızın karşılığını ab’den almak istiyoruz ve siyasi engeller çıkarılmasını istemiyoruz.”
darbe girişimiyle ilişkili gelişmeler
avrupa’nın 15 temmuz darbe girişimine karşı geç tepki verdiği gerekçesiyle türkiye tarafından yapılan eleştiriler ile ohal sürecinin antidemokratik uygulamalar getirdiğine dair avrupa’nın yaptığı eleştirilerinin yanısıra, türkiye’de idam cezasının yeniden geleceğine yönelik söylemler ve 15 temmuz darbe girişimine karıştığını belirlenen kişilere avrupa ülkelerinde verilen sığınma hakları da tartışmalara yol açtı. darbenin ardından ilk sığınma talebi, daha 16 temmuz sabahı gerçekleşti: içerisinde sekiz kişinin olduğu bir helikopter yunanistan’a iniş yaptı.
7 aralık 2017
atina ziyareti öncesinde yunan televizyon kanalı skai tv’ye bir mülakat veren cumhurbaşkanı erdoğan, yunanistan’a giderek iltica başvurusunda bulunan firari sekiz asker konusunda alexis çipras’ın kendisine iade sözü verdiğini ancak askerlerin iade edilmediğini dile getirdi.
27 aralık 2017
içlerinde yunanistan’a kaçıp iltica başvurusunda bulunan sekiz askerin de dahil olduğu ok dokuz eski havacı askerin türkiye’deki yargılanması başladı.
30 aralık 2017
iltica başvurusunda bulunan sekiz askerden birinin başvurusu, iltica komisyonu tarafından kabul edildi. türkiye dışişleri bakanlığı ise karar tepki gösterip, iki ülke arasındaki ilişkilere zarar vereceğini dile getirdi. yunanistan hükümeti 2 ocak tarihinde kararın iptali için temyiz mahkemesine başvurdu. yunan mahkemesi, 8 ocak tarihinde iltica talebine ilişkin kararın yürütmesini durdurdu.
4 ocak 2018
yunanistan adalet bakanı stavros kondonis, türkiye’den talep gelirse iltica talebinde bulunan sekiz firari askerin kendilerine yöneltilen suçlamalar için yunanistan mahkemelerinde yargılanabileceğini bildirdi.
1 mart 2018
edirne’de sınır birliği ekipleri, devriye görevi sırasında pazarkule yakınlarında yunanistan ordusuna mensup teğmen ve astsubay çavuş rütbelerindeki 2 askeri, askeri yasak bölgede yakaladı. tüfeklerine el konulan askerler, edirne jandarma komutanlığı’na teslim edildi.
7 haziran 2018
8 askerin türkiye’nin talebine rağmen iade edilmeyip, tümünün serbest bırakılması üzerine ankara’dan “geri kabul” hamlesi geldi: dışişleri bakanı, yunanistan’la yapılan ikili geri kabul anlaşmasının durdurulduğunu açıkladı.
14 ağustos 2018
edirne’de askeri yasak bölgede yakalandıktan sonra tutuklanan 2 yunan askeri, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
22 ağustos 2018
yunanistan’da danıştay, hükümetin itirazına rağmen 15 temmuz darbe girişiminin ardından yunanistan’a kaçan askerlerden süleyman özkaynakçı’yta iltica hakkı verdi. karar diğer 7 asker için de emsal teşkil edecek.
gazeteci deniz yücel’in tutuklanması
deniz yücel’in tutukluluğu almanya ve türkiye ilişkilerinde tartışmaya yol açan bir diğer başlık.
14 şubat 2017
alman die welt gazetesi türkiye muhabiri deniz yücel istanbul’da ifade vermek üzere gittiği savcılık sorgusunda gözaltına alındı. (kaynak)
25 şubat 2017
berlin büyükelçiliği’ne mektup yazan 160 milletvekili, yücel’in bir an önce serbest bırakılması talebinde bulundu. (kaynak)
27 şubat 2017
die welt gazetesi’nin türkiye muhabiri deniz yücel, çıkarıldığı mahkemece “örgüt propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından tutuklandı. mahkeme kararında, “deniz yücel’in die welt’de yazarlık yaptığı, pkk silahlı terör örgütünün elebaşlarından cemil bayık ile kandil’de röportaj yaptığı, röportajda pkk meşru bir yapıymış izlenimi vererek bayık’ın türkiye cumhurbaşkanı hakkındaki söylemlerine yer verildiği” belirtildi. (kaynak)
28 şubat 2017
almanya adalet bakanı maas, welt muhabiri deniz yücel’in tutuklanmasının almanya-türkiye ilişkilerinde kopmaya neden olmayacağını, ancak gazetecilerin susturulmasını eleştirmeleri gerektiğini söyledi.
1 mart 2017
almanya, konuyla ilgili olarak berlin büyükelçisi ali kemal aydın’ı dışişleri bakanlığına çağırdı. dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, almanya açısından yücel’in tutuklanmasının orantısız ve kabul edilemez olduğu aktarıldı. almanya başbakanı angela merkel de, deniz yücel’in tutuklanmasını eleştirerek, cezanın üzücü ve orantısız olduğunu söyledi: “almanya hükümeti yücel davasında türk yargısından, tüm demokratik ülkelerin en yüksek değerlerinden olması gereken basın özgürlüğünü dikkate almasını bekliyor. yücel’in adil ve hukuka uygun bir muamele görmesi için ısrarımızı sürdüreceğiz ve umuyoruz ki yücel en yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacaktır” (kaynak) (kaynak)
3 mart 2017
almanya adalet bakanı heiko maas türk mevkîdaşı bekir bozdağ‘a gönderdiği mektupta türk-alman dostluğu konusunda kaygılarını dile getirdi. (kaynak)
konuyla ilgili olarak cumhurbaşkanı erdoğan, “bu kişi 1 ay pkk’nın bir temsilcisi olarak, bir alman ajanı olarak bu kişi alman konsolosluğunda saklanmıştır. ‘bunu bize teslim edin yargılansın’ dediğimizde de vermemişlerdir. bunu bana şansölye merkel söylediğinde, ben kendisine şunu söyledim: ‘sizdeki teröristler tarafımızdan isteniyor, yargı bağımsızdır, tarafsızdır diyorsunuz. biz şu anda bağımsız ve tarafsız yargımıza güveniyoruz, verin yargılansın.’ önce vermediler, sonra nasıl olduysa verdiler ve yargı görevini yaptı tutukladı.” dedi.
7 mart 2017
alman die welt gazetesi, tutuklu bulunan muhabirleri deniz yücel’in serbest bırakılması için cumhurbaşkanı erdoğan’a açık mektup yazdı.(kaynak)
15 mart 2017
deniz yücel’in tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. üst hakimlik itirazı değerlendirirken “basın özgürlüğü ve gazetecilik anlamında değerlendirilmesi mümkün değil” tespitini yaptı. hakimlik, tutuklama kararını veren 9. sulh ceza hakimliği’nin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirtti.
16 mart 2017
bekir bozdağ, alman adalet bakanı maas’ın mektubuna cevap yazdı: “türkiye’ye yönelik haksız ve mesnetsiz iddialarla dolu, diplomatik nezaket kurallarına aykırı mektuplar kaleme almak ve terör örgütleri, teröristler ve darbeciler için endişe etmek yerine, kıymetli mesainizi, türk toplumu dahil almanya’da yaşayan yabancılara karşı hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan uygulamalara son vermeye ayırmış olmanızı temenni ederdim. türk yargısı, anayasamızda belirtilen bu ilkeler doğrultusunda bağımsız ve tarafsız olarak, hiçbir makam ve merciden emir ve talimat almaksızın karar vermektedir.” (kaynak)
14 nisan 2017
erdoğan, yücel’in almanya’ya iade edilmesi hakkında, “hiçbir surette olmayacak, ben bu makamda olduğum sürece asla.” dedi. erdoğan, almanya’nın türk hükümetinin talep ettiği türk vatandaşlarını iade etmediğini ifade ederek, “onlar ne tür muamele yaparlarsa aynı muameleyi bizden görecekler. onlardan herhangi birisi bizim elimize düşerse, aynı muameleyi görürler” şeklinde konuştu. (kaynak)
26 mayıs 2017
erdoğan, nato zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerle yaptığı açıklamada “onlar kafayı deniz’e (yücel) takmış durumdalar. ben de kendilerine ‘sizde çok deniz var, ben size bunların dosyalarını da verdim’ diye hatırlattım” dedi. (kaynak)
4 temmuz 2017
yücel’in soruşturma dosyası, aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındığı diğer gazetecilerden (ömer çelik, metin yoksu, tunca öğreten, mahir kanaat, derya okatan ve eray sargın’ın tutuklu olduğu redhack davası) ayrıldı.
7 kasım 2017
yücel’in avukatlarının aihm’e yaptığı başvurunun ardından türkiye’ye görüşünü sunmasını için verilen ek süre, aihm tarafından 28 kasım tarihine kadar uzatıldı.
10 kasım 2017
yücel, verdiği söyleşide hapishane koşullarını değerlendirdi, “tecrit bir işkence. durumum aslında iyi olsa da bunun uzun vadede ne gibi sonuçları olacağını kestiremiyorum” dedi. yücel, “hâlâ bir iddianamenin olmamasına rağmen, neden tutuklu olduğunu bildiğini” belirterek “gazeteci olarak işini hakkını vererek yaptığı için tutuklu bulunduğuna inandığını” dile getirdi.
28 kasım 2017
türkiye, aihm’nin tanıdığı sürenin dolmasına kısa bir süre deniz yücel’in şikayetiyle ilgili savunmasını mahkemeye iletti. aihm’nin talebi üzerine gönderdiği savunmada deniz yücel’i “terör propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ile suçlayan türkiye, deniz yücel hakkında verilen tutukluluk kararının ve alınan önlemlerin doğru ve yerinde olduğunu savundu.
2 aralık 2017
alman der spiegel dergisi, erdoğan’ın eylül ayında “deniz yücel ve diğer tutuklu alman vatandaşlarının serbest bırakılması karşılığında 15 temmuz 2016 darbe girişiminin sorumlularının ve almanya’da bulunan subayların türkiye’ye iadesini talep ettiğini” iddia etti. dergiye göre “takas müzakaresi” alman makamlarınca reddedildi. uluslararası çapta 200 sanatçı ve aydın 300 gündür tutuklu olan deniz yücel’in serbest
bırakılmasını istedi.
4 aralık 2017
deniz yücel’in avukatı, yücel’in hücresinin 290 günün sonunda değiştirildiğini ve tek kişilik hücrede kalmasına rağmen başka bir tutuklu gazeteci olan oğuz usluer ile aynı avluyu paylaştığını aktardı.
9 aralık 2017
uluslararası çapta 200 sanatçı ve aydın 300 gündür tutuklu olan deniz yücel’in serbest bırakılmasını istedi.
24 aralık 2017
yücel’in avukatı veysel ok, müvekkili hakkındaki iddianamenin hâlâ hazırlanmamış olmasını eleştirdi.
1 ocak 2018
dışişleri bakanı mevlut çavuşoğlu, yücel hakkında iddianame hazırlanmamış olmasının kendisini de mutlu etmediğini dile getirdi.
5 ocak 2018
deniz yücel, çavuşoğlu’nun “hakkında iddianame olmaması beni de mutlu etmiyor” ifadesini, “buna çok üzüldüm. benim yüzümden mutsuz olmasını istemem çünkü. ama dert etmesin. ben, yaklaşık bir senedir iddianamesiz rehin tutulmaya alıştıysam o da alışır” sözleriyle değerlendirdi.
17 ocak 2018
yücel, serbest kalması karşılığında almanya ve türkiye arasında kirli bir anlaşma yapılmasını istemediğini ve özgürlüğünün tank ticaretiyle kirlenmesini istemediğini dile getirdi. almanya dışişleri bakanı sigmar gabriel, yücel’in açıklamasına cevap vererek kirli bir anlaşma olmayacağını dile getirdi.
15–16 şubat 2018
merkel ve binali yıldırım bir görüşme gerçekleştirdi. yıldırım, görüşme öncesi “her mahkemeye çıkış bir umuttur.” değerlendirmesinde bulundu. görüşmenin ertesi günü, deniz yücel tahliye edildi.
30 ağustos 2018
hürriyet gazetesi yazarı abdülkadir selvi, 4 türk bakanın reform eylem grubu toplantısı sonrası yaptığı basın açıklaması üzerinden türkiye-ab ilişkilerinin geleceğini şu şekilde değerlendirdi: “(…)karşımıza siyasi kriterler çıkacak. ‘ifade ve basın özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırın. sembolik isimlerin tutukluluğuna son verin’ denilecek. çünkü ab açısından siyasi normlar olmazsa olmaz. bizim de bunu dikkati alarak osman kavala, chp milletvekili enis berberoğlu ve bazı belediye başkanları konusunda adım atmamız gerekiyor. toplantıdan bir perde arkası bilgi de bu konuda vereyim: dört bakan sembolik tutuklamaların önemini kayda geçiriyorlar. türkiye’nin elinin güçlenmesi için adım atılmasının altı çiziliyor.”
miting ve konuşma yasakları
almanya ve hollanda’da türk bakanların konuşmacı olarak katılacağı programlar çeşitli sebeplerle iptal edilince ab-türkiye hattında yeni bir gerilim konusu daha ortaya çıkmış oldu. ilk iptal 2 mart’ta bekir bozdağ’ın programı için gerçekleşti. daha sonra nihat zeybekçi, taner yıldız ve mevlüt çavuşoğlu’nun programları da farklı gerekçelerle iptal edildi. gerilimi en çok yükselten olaylarsa dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun hollanda’ya ucuş izninin iptal edilmesi ve aile bakanı fatma betül sayan kaya’nın karayoluyla sınır dışı edilip istenmeyen kişi ilan edilmesi oldu. hollanda’da yaşayan türk vatandaşları olayları protesto etmek isterken polis müdahalesiyle karşılaştı. türkiye’de ise hollanda temsilcilikleri önünde protesto gösterileri düzenlendi. türkiye olayı “nazizm” olarak değerlendirirken almanya bu değerlendirmenin çok ağır bir söylem olduğunu savundu.
31 temmuz 2016
almanya’da düzenlenecek olan ‘darbeye karşı demokrasi mitingi’ne, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın videokonferans yöntemiyle katılmasına, mahkeme kararıyla izin verilmedi. olaya tepki gösteren cumhurbaşkanlığı sözcüsü ibrahim kalın, “ bu kabul edilemez bir durumdur” yorumunda bulundu.
2 mart 2017
almanya’nın gaggenau kentinde konuşmacı olarak adalet bakanı bekir bozdağ’ın katılacağı toplantı için verilen izin geri çekildi. iptale gerekçe olarak yoğun talep ihtimali üzerine otopark ve girişlerin yetersizliği gösterildi. gaggenau belediye başkanı michael pfeiffer kararın siyasi olmadığını belirtti. bozdağ da alman mevkidaşıyla yapacağı görüşmeyi iptal ettiğini açıkladı. öte yandan ak parti yurtdışı seçim koordinasyon merkezi tarafından köln’de organize edilen ve ekonomi bakanı nihat zeybekci’nin katılacağı toplantının da iptal edildiği duyuruldu.
bozdağ’ın açıklamalarından birkaç saat sonra ise almanya’nın türkiye büyükelçisi martin erdmann’ı dışişleri bakanlığına çağrıldı. erdmann’a konuyla ilgili duyulan rahatsızlığın iletildiği belirtildi.
cumhurbaşkanlığı sözcüsü ibrahim kalın konuyla ilgili twitterdan açıklama yaptı: “her fırsatta türkiye’ye demokrasi ve ifade özgürlüğü dersi vermeye çalışanların gerçek yüzü bu tür kararlarla açık şekilde ortaya çıkıyor. bu skandal kararın, pkk ve fetö gibi terör örgütlerine kucak açan bir ülkede alınması avrupa’nın geleceği açısından endişe vericidir.”
3 mart 2017
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu konuya ilgili ilk kez açıklama yaptı: “alman derin devletinin sistematik uygulaması. çünkü ‘hayır’ çıkmasını istiyorlar. siz türkiye’nin patronu değilsiniz. biz size böyle davranmıyoruz siz de bize böyle davranamazsınız bizi yıldıramazsınız. bunu başaramazsınız.”
adalet bakanı bekir bozdağ, “pkk, fetö, dhkp-c üyeleri, türkiye’nin aleyhine suç işleyen kim varsa almanya bugün onların sığınağı olmuştur. darbeyi yapanlar, türkiye’nin aleyhine suç işleyen herkes oraya kaçıyor.” dedi.
kemal kılaçdaroğlu da almanya’nın uygulamasını doğru bulmadığını açıkladı: “adalet ve kalkınma partisi’nden 2 milletvekili almanya’da konuşacak, konuşmaları iptal edilmiş. asla ve asla doğru değildir. hem dünyaya demokrasi dersi verirsiniz hem bir partinin 2 bakanı konuşmak ister siz bu konuşmayı şu veya bu gerekçeyle yasaklarsınız. asla doğru bulmuyoruz. onlar da çıkmalı kendi düşüncelerini ifade edebilmeli.”
toplantısı iptal edilen ekonomi bakanı nihat zeybekci, “bizim oradaki etkinliklerimizi, toplantılarımızı iptal ediyorlarmış. pazar ben yine almanya’ya gideceğim. bana emrolan sefere çıkmak, zafer ise allah’ındır diyoruz. biz baktık, gördük izin vermiyorlar, kahve kahve, ev ev dolaşırım almanya’da yine de vatandaşlarımızla buluşuruz kimse merak etmesin” dedi.
ekonomi bakanı nihat zeybekçi’nin kuzey ren vestfalya eyaleti’nin frechen kentinde konuşmacı olarak katılacağı referandum etkinliğinin iptal edildiği bildirildi. kuzey ren vestfalya eyaleti ren erft bölgesi polis yetkilileri tarafından yapılan yazılan açıklamada, 5 mart pazar akşamı yapılması planlanan etkinlik için ayarlanan golden palast adlı salonun sahibi ile işletmecisi arasındaki sözleşmenin siyasi etkinliklere izin vermediği belirtildi. bu nedenle golden palast’ı işleten kişinin salonu kiralamaktan vazgeçtiği kaydedildi.
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun katılımıyla 11 mart’ta hollanda’nın rotterdam şehrinde gerçekleştirilmesi planlanan miting de 3 mart günühollanda hükümeti tarafından iptal edildi. hükümet, bu mitinge gerek olmadığının altını çizerek, ‘istenmiyor’ olarak yorumladı. hükümet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre ise bu kararın türk yetkililere aktarılacağı ifade edildi.
istanbul’daki heinrich-böll vakfı direktörü ve türkiye uzmanı kristian brakel “yerel belediye başkanları ve bürokratların bu toplantıları engellemek için yönetimsel kararlar alması, federal hükümet için büyük bir başağrısı anlamına geliyor. gagenau’daki yasak, büyük ihtimalle gerçekten de etkinliğin çok fazla insanı çekme ihtimali ve bunun türkiye kökenliler arasında bir çatışmaya yol açabileceği kaygısıyla yerel yönetimin korkusundan kaynaklandı. diğer iptal edilen toplantılara bakarsak, özellikle de hamburg’dakine, hırslı yerel siyasetçilerin diplomatik sonuçlarını düşünmeden bir cevap verme isteği duyduğunu söyleyebiliriz.” dedi.
hamburg’daki hafencity üniversitesi’nden dr. yaşar aydın ise toplantıların iptaline iki gerekçe gösteriyor: “birincisi türklerin türkiye ile kültürel ve siyasi bağlarından ve türk siyasetinin almanya’ya taşınmasından duyulan rahatsızlık. ikincisi türkiye ile almanya arasındaki çıkar farklılıkları, iki ülke ilişkilerindeki gerilimler, almanya’da türk hükümetine karşı bir atmosferin olması.” (kaynak)
4 mart 2017
facebook hesabından açıklama yapan hollanda başbakanı mark rutte, miting için türkiye’nin resmen başvurduğunu, ancak iş birliği yapmayı düşünmediklerini aktardı: “bunu kabul edilemez buluyoruz. hollanda’nın kamusal alanları, başka ülkelerin siyasi kampanya alanı değil.”
chp eski genel başkanı deniz baykal, almanya’nın filderstadt kentinde yapacağı “referandumda hayır” konulu toplantıya katılmaktan vazgeçti. iptal kararında almanya’nın iki bakanın toplantılarını iptal etmesi üzerine, kendisinin katılmasına izin verilmesinin iç siyasete alet edileceği düşüncesinin etkili olduğu söylendi.
başbakan yardımcısı nurettin canikli, almanya ve hollanda’da bakanların referandum etkinliklerinin iptal edilmesine tepki gösterdi: “bu davranış baskıcı ve faşizan bir yaklaşım biçimidir. ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılmaya çalışılmasıdır. referandum için halkın düşüncesini almak istiyor ve önerilerimizi sunuyoruz, bilgilendirme toplantıları yapmak istiyoruz. en temel hak olan ifade özgürlüğümüzü kullanmak istiyoruz ama maalesef bunu engelliyorlar. bu faşizan yaklaşım kabul edilemez, tüm dünyanın da bunu görmesi gerekir. bu ülkelerin maskeleri bir kez daha düştü ve gerçek yine ortaya çıktı. işin en acı taraflarından birisi de almanya ve hollanda’nın türkiye’ye düşmanca bu yaklaşımları ortadayken chp’li yetkililerin bu kampanyayla ilgili toplantılarına, onların oradaki vatandaşlarımızla buluşmalarına her türlü destek verilmekte, onların önü açılmaktadır.”
köln porz belediye meclis üyesi ve eyalet parlamento milletvekili adayı berivan aymaz, “uetd, bize kültürel faaliyet dedi. tesadüfen bakanın katılacağı siyasi bir toplantı olduğunu öğrendik. yanlış bilgilere dayalı bir başvuru yaptıkları için de sözleşme imzalamadık. yasaklandı denilerek şu anda akp tarafından propaganda aracı olarak kullanılıyor” dedi. belediyelerin siyasi faaliyetleri yasaklama yetkisi olmadığını belirterek bunu ancak hükümet yetkililerinin türkiye’ye verecekleri bir nota ile yapabileceklerini belirten aymaz, bu krizin önüne ancak alman hükümetinin geçebileceğini vurguladı. aymaz, “örneğin hollanda hükümeti gibi yapabilirler. türkiye devlet ve hükümet yetkililerinin girişimini tasvip etmediklerini söyleyebilirler” dedi. ancak başbakan merkel’in bunu yapmak yerine olayı tamamen eyaletlere ve yerel siyasete devrettiğini söyleyen aymaz, “hükümet, politik olarak değerlendirmiyor. oysa tamamen politik olarak değerlendirilmesi gereken bir durum” diye konuştu.
5 mart 2017
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan, istanbul’da düzenlenen etkinlikte almanya ve hollanda ile yaşanan salon gerilimleri hakkında konuştu: “ben nazizmin almanya’da bittiğini zannediyordum, meğerse halen devam ediyormuş. açık ortada. eğer demokrasiye inanıyorsan benim bakanım, hem bakanınla görüşecek, hem salon toplantısı yapacak. neden rahatsız oluyorsun? baktık ki hollanda da aynı şekilde açıklama yapmış, vah zavallı vah. bunlar kendi iradeleriyle hareket etmiyorlar. zannediyorlar ki erdoğan, almanya’ya gelecekti. ben istersem gelirim. ve kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım.”
6 mart 2017
guardian gazetesi, erdoğan’ın “nazi” benzetmesinin, türkiye ve almanya arasındaki diplomatik ilişkilerde gözlenen büyük gerginliği yansıttığını yazdı.
frankfurt yakınlarındaki kelsterback kasabasında düzenlenecek etkinliğin gerçekleştirileceği salonun kira sözleşmesinin iptal edilmesiyle ak partili taner yıldız’ın konuşması da iptal edilmiş oldu.
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun hamburg’un wilhelmsburg semtinde 7 mart günü katılacağı referandum etkinliğinin iptal edildiği bildirildi. hamburg mitte ilçe dairesi sözcüsü, wilhelmsburg’daki salonda yangın alarmındaki eksiklikler nedeniyle toplantının yapılacağı salonun kapatıldığını belirtti.
akşam saatlerinde ise almanya başbakanı merkel’den açıklama geldi. merkel, “cumhurbaşkanı erdoğan’ın yaptığı ‘nazi’ benzetmesinin mazereti olamayacağını” söyledi. merkel “basın özgürlüğü, kitlesel tutuklamalar ve gazeteci deniz yücel ile ilgili konular üzerine iki ülke arasında önemli görüş ayrılıkları olduğunu” belirtti. almanya başbakanı; nazi kıyaslamalarının sadece, nazilerin insanlığa karşı işlediği suçları önemsizleştirmeye yol açacağını söyledi.
8 mart 2017
mevlüt çavuşoğlu, alman dışişleri bakanı ile görüştü. berlin’de 1.5 saat süren görüşmenin ardından konuşan gabriel, “nazi benzetmesiyle sınır aşılmıştır. ilişkiler normale dönmeli. gerilim hem almanya’ya hem türkiye’ye zarar verir” dedi. gabriel, görüşmenin ‘zorlu’ geçtiğini söyledi.
ab komisyonu başkanı juncker “alman makamlarının uygulamalarını nazi dönemine benzeten cumhurbaşkanı erdoğan’ın küstahlık ettiğini” söyledi
hollandalı aşırı sağcı lider wilders, lahey’deki türk büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenleyerek, dışişleri bakanı çavuşoğlu’nun rotterdam etkinliğine izin verilmemesi çağrısı yaptı. wilders, gazetecilere yaptığı açıklamada, türk yetkililerin referandum kampanyaları ile ilgili olarak “bizi rahat bırakın. kendi ülkenizde lobi yapın, uzak durun” dedi.
9 mart 2017
dışişleri bakanı çavuşoğlu ntv yayınında konuştu: “mevcut alman yönetimine “nazi” demiyoruz, uygulamaları o dönemi hatırlatıyor.”
çavuşoğlu’nun pazar günü gerçekleştireceği zürih programıyla ilgili isviçre’den olumlu yanıt geldi. isviçre dışişleri bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, çavuşoğlu’nun zürih ziyareti hakkında “hiçbir olağan dışı tehdit, ifade özgürlüğünü kısıtlamayı haklı gösteremez. türkiye’nin dışişleri bakanı’nın zürih’e ziyareti şu anda herhangi bir iç tehdit unsuru oluşturmamakta. bu nedenle de bu ziyaretin yasaklanması için herhangi bir neden yoktur” ifadeleri kullanıldı.
eski enerji bakanı taner yıldız’ın avusturya’nın vorarlberg kentinde yapacağı kitap tanıtımına belediye tarafından izin verilmedi. belediye yetkilileri, her ne kadar kendilerine kitap tanıtımı yapılacağı söylense de siyasi içerikli konuşma yapılacağı şüphesine düştüklerini açıkladı. avrupalı türk demokratlar birliği (uetd), programı başka bir yerde yapmak zorunda kaldı.
10 mart 2017
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun hollanda rotterdam’da 11 mart cumartesi günü yapmayı planladığı referandum mitingine izin verilmedi. kararı, kentin belediye başkanı ahmet aboutaleb açıkladı. çavuşoğlu ise “bu cumartesi giderim ve toplantımı yaparım. siz salonları iptal edin, ne yaparsanız yapın biz yapacak bir yer buluruz” dedi.
aile ve sosyal politikalar bakanı fatma betül sayan kaya’a da, hollanda’da konuşma yapması için salon verilmedi. salon sahibi, “belediye başkanı ile görüşerek, salonu kiraya vermeme kararı aldık” dedi. işletmeci, rezervasyon iptali kararında, rotterdam’da dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun yapacağı toplantı konusunda yaşanan tartışmaların da etkili olduğunu söyledi.
11 mart 2017
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, bugün hollanda’ya gideceğini belirterek, uçuş izninin iptal edilmesi halinde ülkenin ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini söyledi.
hollanda, rotterdam’a gitmesi beklenen dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu’nun uçuş iznini iptal etti.
cumhurbaşkanı hollanda’ya hitaben “sen istediğin kadar dışişleri bakanımızın uçağına izin verme, bakalım senin uçakların buraya nasıl gelecek. bunlar nazi kalıntısı, bunlar faşist” dedi. erdoğan’ın bu açıklamasından sonra dışişleri bakanlığı da hollanda’nın maslahatgüzarını çağırdı.
almanya’dan hollanda’ya kara yoluyla geçen aile ve sosyal politikalar bakanı fatma betül sayan kaya’nın aracı rotterdam’daki türk başkonsolosluk binasının yakınında durduruldu; binaya sokulmayan kaya ve beraberindekiler saatler süren bekleyişin ardından almanya’ya geri gönderildi.
bakan kaya’nın polis eskortuyla bölgeden ayrılmasının ardından, hollanda polisi göstericilerin dağılması için müdahalede bulundu. atlı polisler göstericileri geri püskürtmek için müdahalede bulunurken, ardından toma’nın geldiği ve göstericilere tazyikli su sıktığı görüldü.
12 mart 2017
ingiltere dışişleri bakanı johnson, hollanda’da yaşanan olaylarla ilgili olarak “bence son derece üzücü. her iki ülke de nato ülkesi ve bizim büyük dostlarımız. mevkidaşım mevlüt çavuşoğlu, şimdi beni aradı. kendisine çok net bir şekilde eğer gelip benimle öğle yemeği yemek isterse kendisini durduracak hiçbir şeyin olmadığını söyledim” dedi.
dışişleri bakan çavuşoğlu fransa’daki türk vatandaşlara seslendi. çavuşoğlu hollanda başbakanı’na hitaben “ ‘çavuşoğlu gelirse sadece laleleri görmeye gelebilir. müzeleri görebilir ama türkleri göremez, halkıyla görüşemez’ diyor. sen ne lalesisin bilmiyorum ama bizim ülkemizde lalenin en güzeli var istanbul’da. bunu söyleyen bir ülkenin başbakanı. bir başbakan bu kadar küçülür mü? wilders’ın elinden bu kadar oy alacağım diye bu kadar aciz duruma düşer mi?” diye konuştu.
14 mart 2017
bakanlar kurulu’nda, türk bakanlara yönelik tutumu nedeniyle kriz yaşanan hollanda’ya yönelik atılacak adımlar kararlaştırıldı. hükümet sözcüsü kurtulmuş’un açıklamasına göre, şu anda izinli olarak yurt dışında bulunan hollanda büyükelçisi, türkiye’nin söylediği hususlar yerine getirilinceye kadar türkiye’ye dönemeyecek. türkiye diplomatik uçuşlara izin vermeyecek. üst düzey ilişkiler, planlanmış toplantılar da askıya alındı. tbmm ile hollanda parlamentosu arasındaki dostluk grubu’nun türkiye kısmının lağvedilmesi, iptal edilmesi konusunda tbmm’ye tavsiye edilmesi yolunda da karar alındı.
hollanda başbakanı rutte, “hollanda’nın kızması için daha fazla neden varken, türkiye’nin yaptırım uygulaması tuhaf. ama yeni yaptırımlar çok da kötü değil” diye konuştu.
26 haziran 2017
hamburg polis müdürü ralf martin meyer, abd’de haklarında tutuklama kararı çıkarılan cumhurbaşkanlığı korumaların ülkede kavgaya karışmaları ve göstericilere müdahale etmeleri durumunda gözaltı dahil tüm önlemleri alacaklarını söyledi. cumhurbaşkanının washington ziyareti sırasında türkiye elçiliği önünde erdoğan’ı protesto edenlerle destekçileri karşı karşıya gelmiş, arbedeye erdoğan’ın korumaları da karışmıştı.
almanya dışişleri bakanlığı sözcüsü martin schäfer, berlin‘de yaptığı açıklamada “alman hükümeti bu korumaların türkiye cumhurbaşkanı’na hamburg’ta eşlik etmeyeceğine çok emin” dedi.
29 haziran 2017
alman basınında g20 zirvesi’ne katılmak üzere almanya’ya gelecek olan türkiye cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın bu vesileyle almanya’daki türklere hitaben konuşma yapmasının planlandığı bildirildi.
almanya’da sosyal demokrat parti’nin başbakan adayı martin schulz, erdoğan’ın almanya’da geniş çaplı bir etkinlik düzenlemesinin engellenmesi gerektiğini söyledi. “kendi ülkelerinde değerlerimizi ayaklar altına alan yabancı politikacılar almanya’da provoke edici konuşmalar yapacakları etkinlikler düzenleyemez. türkiye’de muhalifleri ve gazetecileri cezaevine atan cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın almanya’da etkinlik düzenlemesini istemiyorum.”
almanya dışişleri bakanı sigmar gabriel, 7–8 temmuz tarihlerinde g-20 zirvesi için almanya’ya gelecek olan erdoğan’ın türk vatandaşlarına seslenmek için resmi başvuru yaptığını açıkladı. gabriel, açıklaması sırasında “seçimlerden üç ay önce ab’li olmayan siyasetçilerin etkinlik düzenlemesi uygun bulunmadı. şu anda bu tür etkinliklerin yapılması mantıklı değil. siyasi manzaraya da uymuyor” diye de ekledi.
dışişleri bakanlığı da konuya ilişkin açıklama yaptı: “almanya’daki bazı siyasetçilerin açıklamalarında iç politika hesaplarına dayandığı anlaşılan, kabul edilemez yorumlar yapmaları esef vericidir. özellikle avrupa parlamentosu başkanlığı yapmış bir kişinin toplanma ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yaklaşımı, karşı karşıya bulunduğumuz zihniyetin gerçek yüzünü ve başkalarına ders vermeye çalışanların çifte standardını bir kez daha ortaya koymaktadır. bu şahsın cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edilemez ifadelerini şiddetle kınıyor ve reddediyoruz.” (kaynak)(kaynak)
7 temmuz 2017
hollanda hükümeti, başbakan yardımcısı tuğrul türkeş’in darbe girişiminin yıldönümü nedeniyle hollanda’da yaşayan türklerin katılımıyla düzenlenecek toplantı için gelmesinin istenmediğini açıkladı.
hollanda dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ‘iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin mevcut durumu göz önüne alındığında’ türkeş’in ya da türk hükümetinin başka bir üyesinin katılımının istenmediği belirtildi.
10 temmuz 2017
avusturya, darbe girişiminin yıl dönümü sebebiyle avusturya’ya gelmek isteyen ekonomi bakanı nihat zeybekci’ye izin vermedi. etkinliğin ‘çok büyük’ olduğunu ve ziyaretin avusturya’da kamu düzeni ve güvenliği için tehdit oluşturduğunu dile getiren sözcü, “dışişleri bakanı kurz’ün türk ekonomi bakanının ülkeye girişine izin vermediğini doğrulayabilirim” diye konuştu.
5 şubat 2018
hollanda, türkiye’deki büyükelçisini resmi olarak geri çekme kararını aldı ve yapılan müzakerelere de ara verildiğini açıkladı.
17 şubat 2018
hollanda hükümeti, diyanet işleri başkanlığı tarafından türkiye’nin afrin harekatına destek amacıyla hazırlanan ve hollanda’daki bazı camilerde de okutulan cuma hutbesi ile ilgili inceleme başlattı.
20 temmuz 2018
türkiye ile hollanda, ilişkileri karşılıklı olarak normalleştirme kararı aldı.
22 ağustos 2018
hollanda medyasına göre, türkiye ile ikili ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinde içerisinde, türkiye’nin yurt dışındaki gençlerin türk dili ve kültürü ile dinlerini unutmamaları için bazı avrupa ülkelerinde açmaya hazırlandığı hafta sonu okulları, hollanda tarafından endişe verici bulunuyor. çıkan haberlere göre “böyle bir konunun gündeme gelmesinin yeniden baş ağrısı yaratma riski” var.
7 eylül 2018
türkiye ve hollanda, karşılıklı atanan büyükelçileri açıkladı. türkiye’nin lahey büyükelçiliği’ne şaban dişli atandı.
14 eylül 2018
28–29 eylül tarihlerinde almanya’ya ziyaret düzenleyecek cumhurbaşkanı erdoğan’ın ziyaretinin son gününde köln’e gideceği kesinleşti.
casusluk iddiaları
ab ülkeleri, darbe girişimine ilişkin somut deliller olmadığı gerekçesiyle türkiye’ye iade gerçekleştirmezken türkiye ise, ab ülkelerini müttefikliğe uygun hareket etmedikleri gerekçesiyle suçluyor. mit’in almanya’da izlemeler yaptığı ve bazı kişi ve kurumların fişlendiği iddiası da gerilimi arttırdı. öte yandan, ‘38 ülkede din görevlileri aracılığıyla istihbarat faaliyeti yapıldığı’ gerekçesiyle başlayan tartışmalar almanya’da tepki ile karşılandı. türkiye tarafı almanya’nın oy kaygısıyla hareket ettiğini söylerken alman tarafı meseleyi türkiye’nin siyasi nüfuz kurma çabası olarak gördü. bu konuları “almanyalı osmanlılar” ve “suikast listesi iddiası” etrafındaki tartışmalar izledi.
şubat 2017
münih’te düzenlenen güvenlik zirvesine katılan mit müsteşarı hakan fidan, alman dış istihbarat teşkilatı bnd’nin başkanı bruno kahl’e gülen yapılanması ile bağlantı içinde olduğu belirtilen türklerin isimlerinin yer aldığı 300 kişilik bir liste verdi. (kaynak)
18 mart 2017
bnd başkanı bruno kahl, darbe girişiminden gülen yapılanmasının sorumlu olduğundan şüphe ettiğini söyledi. (kaynak)
27 mart 2017
alman medyasında yer alan haberde, türk istihbarat birimlerinin almanya’da gülen yapılanması ile bağlantısı olduğu iddia edilen türkleri takip ettiği öne sürüldü. alman makamlarının bu kişileri uyardığı belirtildi. (kaynak)
28 mart 2017
almanya federal başsavcılığı mit’in casusluk yaptığı iddiaları ile ilgili soruşturma başlattı. almanya içişleri bakanı da alman topraklarında casusluk yapmanın suç olduğunu ve buna göz yumulmayacağını söyledi. alman siyasetçiler mit’in almanya’da casusluk yaptığı iddialarına tepki gösterdi. mit’in casusluk faaliyetinin kabul edilemez olduğunu belirten siyasetçiler, mit elemanlarına karşı girişim başlatılmasını istedi. (kaynak) (kaynak) (kaynak)
29 mart 2017
almanya adalet bakanı heiko maas, mit’in almanya’da casusluk yaptığına yönelik iddiaların doğrulanması halinde cezai yaptırımların olacağını söyledi: “mit’e yönelik ağır suçlamalar doğrulanırsa, alman hukuku, türk gizli servisi için de geçerli olacaktır. alman hukuku almanya’da yaşayan bütün insanları korumaktadır. casusluğun cezai müeyyidesi var. böyle bir duruma sessiz kalamayız.” (kaynak)
11 mayıs 2017
dışişleri bakanlığı’nca yapılan açıklamada “fetö’yle bağlantılı bazı eski askeri personelin iltica başvurularının almanya tarafından kabul edilmesini esefle karşılıyoruz.” denildi: “darbecilerin fetö bağlantılarını gösteren tüm kanıtlar ortadayken, almanya’nın bu kararı, müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan ve ülkelerimiz arasındaki çok boyutlu ilişkileri zedeleyen bir adım teşkil etmektedir. alman makamları bu kararla, demokratik ilke ve değerler ile müttefikliğin gereklerini gözardı ederek, darbeci zihniyete müsamaha göstermiş ve kucak açmıştır.”
27 haziran 2017
türkiye, almanya’daki türklerin isimlerini içeren ikinci listeyi de alman makamlarına ulaştırdı. 40 sayfalık listede 72 kişi ve kurumun ismi bulunuyor. (kaynak)
8 aralık 2016
cumhuriyet’ten mahmut lıcalı’nın haberinde diyanet işleri başkanlığı’nın tbmm darbe komisyonu’na gönderdiği belgelere yer verildi, 15 temmuz darbe girişiminin ardından fetö/pyd’nin yurtdışı yapılanmaları hakkında 38 farklı ülkede din görevlileri aracılığıyla istihbarat raporları hazırladığı belirtildi.
14 aralık 2016
hollanda dışişleri bakanı bert koenders, türkiye’nin lahey büyükelçisi sadık arslan’ı dışişleri bakanlığı’na çağırarak “imamlar tarafından hollanda’daki türk vatandaşları hakkında istihbarat çalışması yürütülmesinin endişe verici olduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu” bildirdi. (kaynak)
15 aralık 2016
diyanet işleri türk-islam birliği (ditib) casusluk iddialarıyla ilgili açıklama yaptı: “en büyük dini cemaat olarak sadece kendi üyelerimize karşı değil, toplumun bütününe karşı sorumluluk taşıyoruz. yıllardır bu doğrultuda hareket etmekteyiz. imamlar bizim partnerimizdir ve bizi din hizmetinde desteklemektedirler. ancak her kim asli görevi dışında bir faaliyet yaparsa amacımıza uygun hareket etmemiş olur. ditib dini cemaat olarak bu ciddi ithamları şeffaf ve net bir şekilde araştıracaktır. nihayetinde görevini kötüye kullanan kişiler sonuçlarına katlanmak durumunda olacaktır. kuruluş olarak gerekli adım ve tedbirleri istişare edeceğiz.” (kaynak)
14 ocak 2017
dw türkçe’ye konuşan alman içişleri bakanlığı sözcüsü, bazı imamların ankara’ya gülen yapılanmasıyla ilgili bilgi notları göndermesiyle ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı: “güvenlik birimlerinin ditib imamlarına yönelik gündemdeki suçlamalarla ilgili başlattıkları inceleme sürüyor. iddia edilen bilgilendirme eyleminin ceza hukuku açısından sonuçları olup olmadığı da inceleniyor” (kaynak)
20 ocak 2018
almanya’nın iç istihbarat kurumu olan anayasayı koruma teşkilatı (bfv) başkanı hans-georg maassen, “istihbarat örgütlerinin almanya’da alman çıkarlarına zarar verecek biçimde çalışmalarına karşıyız. bu nedenle itiraz ediyoruz.” dedi. (kaynak)
3 şubat 2017
diyanet işleri türk-türk islam birliği(ditib) casusluk iddialarıyla ilgili açıklama yaptı ve yetki aşımında bulunduğu söylenilen imamları görevden aldı: “diyanet işleri başkanlığı gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmış ve esasen avrupa ülkelerini ilgilendirmeyen bir yazı bağlamında bazı din görevlilerinin yetki aşımında bulunduğunun tespit edildiğini, alman kamuoyunda başkanlık ve din görevlilerine yönelik olumsuz algı oluşturulması ve kırk yıldır devam eden güven ve samimiyete dayalı ilişkilerin zedelenmemesi için bu din görevlilerinin almanya’daki görevlerine son verilmesini uygun görmüştür. ditib, benzer tartışmaların gelecekte yaşanmaması için gerekeni kararlı bir şekilde yapacak, hatalı davranışlara müsamaha ve müsaade etmeyecektir. ditib olarak almanya’da müslümanlara yönelik din hizmetinin hiçbir kişi veya grup tarafından politik ve ideolojik yönden istismar edilmeden hukuk çerçevesinde ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde en etkili ve doğru bir şekilde yerine getirme gayreti içerisinde olacağımızı ifade ediyoruz.” (kaynak)
15 şubat 2017
alman polisi casusluk soruşturması kapsamında kuzey ren vestfalya ve rheinland pfalz eyaletlerinde dört ditib imamının evine operasyon düzenledi.
17 şubat 2017
diyanet işleri başkanı mehmet görmez basın mensuplarıyla bir araya gelerek casusluk iddialarını cevapladı: “hiçbir din görevlisinin görev tanımı dışında bir faaliyete yönelmesine asla müsaade edilmemiş, bu süre zarfında illegal olarak nitelendirilebilecek herhangi bir vakaya rastlanmamıştır. asılsız ve mesnetsiz isnatlarla din görevlilerinin ve dini teşkilatların iç siyasetlere malzeme yapılması asla kabul edilemez. diyanet işleri başkanlığı, terör odakları arasında ayrım yapmaz. biz diyanet olarak vatandaşlarımızı deaş gibi şiddet eksenli terör odaklarından korumakla nasıl mükellefsek, 40 yıl dini istismar ederek kendi halkına, milletine topları, uçakları, tankları yönelten, fetö benzeri terör örgütlerinden de korumakla mükellefiz.” (kaynak)
18 şubat 2017
başbakan yardımcısı ve hükümet sözcüsü numan kurtulmuş, almanya’da diyanet’e bağlı görev yapan bazı imamlar hakkındaki casusluk iddiaları için “hiçbir diyanet mensubumuz ajan değildir, olamaz” derken, imamların evine yapılan baskınların nedeninin ‘oy kaygısı’ olduğunu söyledi.
22 şubat 2017
türkiye cumhurbaşkanlığı sözcüsü ibrahim kalın ankara’da düzenlediği basın toplantısında almanya’ya hitaben: “ditib imamlarına yönelik bir cadı avı başlatıldı. burada bir art niyet var. pkk, fetö, dhkp-c gibi illegal örgütlerin almanya ve diğer avrupa ülkelerinde cirit attığı bir dönemde asıl yoğunlaşılması gereken ditib mensupları değil, bu terör örgütleri olmalıdır.” dedi.
23 şubat 2017
imamlara yönelik casusluk iddiaları nedeniyle üzerindeki siyasi baskılar artan diyanet işleri türk islam birliği’nin (ditib) eyalet birlikleri koordinatörü murat kayman istifa etti. (kaynak)
6 nisan 2017
sol parti milletvekili sevim dağdelen’in verdiği soru önergesine alman hükümetinden gelen yanıtta “toplam 20 suçlanan kişi ve bilinmeyen şüpheliler hakkında türk hükümetinin direktifiyle gülen yapılanması üyelerini izleyerek casusluk faaliyetlerinde bulundukları iddiasıyla soruşturma yürütülmektedir.” denildi. (kaynak)
6 aralık 2017
karlsruhe’deki federal savcılık’tan konuyla ilgili yaptığı açıklamada yedi şüphelinin hakkında, yargılamadaki engeller nedeniyle soruşturmanın kapatıldığını bildirdi. bu yedi şüpheliyle ilgili federal adalet mahkemesi’nin hâkimleri tarafından ağır şüphe görülmediği gerekçesiyle tutuklama talebinin reddedildiği belirtildi. ayrıca kişilerin almanya’yı terk etmesi ve nerede olduklarının bilinmemesi nedeniyle haklarında dava açılmasının mümkün olmadığı da kaydedildi. (kaynak)
10 kasım 2017
almanya’da yapılan operasyonlarla adı duyulan almanyalı osmanlılar, uyuşturucu ve silah ticaretiyle suçlandı. gruptaki üç kişi ayrıca 2016 yılının ağustos ayında saarbrücken kentinde nargile içilen bir kafeye düzenlenen el bombalı saldırının azmettiricisi olarak suçlanıyorlar. yapılan bu saldırıyla bahoz adlı kürt kökenli bir grubun hedef alındığı belirtilmişti. (kaynak)
18 kasım 2017
kuzey ren-vestfalya eyaleti içişleri bakanı herbert reul, grubun türkiye tarafından desteklendiği iddiasında. sosyal demokrat parti’nin talebi üzerine hazırladığı bilgilendirme raporunda “almanyalı osmanlılar adlı grubun başkanının, cumhurbaşkanı erdoğan’ın başdanışmanı ilnur çevik tarafından 2016 yılı ekim ayında ankara’da kabul edildiğine” yer verildi. raporda ziyareti gerçekleştiren başkanın görüşme ile ilgili, “saygıdeğer kurucumuz ve cumhurbaşkanımızın danışmanlarından ilnur çevik, almanyalı osmanlıları cumhurbaşkanlığı’nda kabul etti. grubun sembolünün olduğu tişörtü giyerek, cumhurbaşkanlığının yurt dışındaki terör örgütlerine karşı mücadele eden türk vatandaşlarının arkasında olduğunu söyledi” yorumunda bulunduğu aktarıldı. (kaynak)
19 kasım 2017
yine herbert reul’un hazırladığı rapora göre mit’nın kuzey ren-vestfalya eyaletinde muhalifler, kürt gruplar ve gülen’e yakın kişiler hakkında bilgi topladığı ve mit’ yapılan bu ihbarların dernek üyeleri tarafından yapıldığı belirtildi. (kaynak)
12 aralık 2017
alman güvenlik birimlerinin dinleme ve gözlem protokollerine dayandırılarak yapılan haberlerde, ak parti milletvekili metin külünk’ün birçok kez almanyalı osmanlılar adlı grubun ileri gelen isimlerine para verdiği veya verdirttiği öne sürüldü. (kaynak)
14 aralık 2017
baden württemberg emniyet müdürü klaus ziwey, “almanyalı osmanlılar çetesinin yurt dışı bağlantısının araştırılacağını” belirtti. bu nedenle soruşturmaya ilk kez eyalet emniyet teşkilatı içinde yer alan uluslararası terörle mücadele biriminin de dahil edildiği açıklandı. (kaynak)
21 aralık 2017
deutsche welle’ye konuşan alman siyasetçiler, almanyalı osmanlılar adlı grubun türk siyasetçilerle bağlantılarının olduğu iddiasının ciddi bir iddia olduğunu ve büyük bir titizlikle araştırılması gerektiğini dile getirdiler.
5 ocak 2018
almanya’nın kuzey ren vestfalya eyaleti içişleri bakanlığı, “internetteki fotoğrafların ‘grubun eski yöneticilerinin akp temsilcileri ve türk yargısından isimlerle kişisel bağlantıları olduğunun kanıtı’ olduğunu” dile getirdi. (kaynak)
20 aralık 2017
hdp istanbul milletvekili garo paylan, “avrupa’da özellikle almanya’da yaşayan türkiye kökenli alevilere, ermenilere ve akp iktidarında ülkeyi terk etmek zorunda kalmış kişilere yönelik bir suikast listesi hazırlandığına dair istihbarat aldığını” açıkladı.
21 aralık 2017
alman emniyetinden yapılan açıklamada “söz konusu tehlike durumundan haberdarız ve en gerekli duyarlılıkla incelememizi sürdürüp durum değerlendirmesi yapıyoruz. ancak duruma ilişkin ayrıntılar ve koruma önlemlerine dair bilgi veremeyecek olmamızı anlayışla karşılamanızı bekliyoruz.” denildi.
22 aralık 2017
ankara cumhuriyet başsavcılığı hdp milletvekili garo paylan’ın suikast listesi iddiası üzerine soruşturma başlattı. paylan tanık olarak dinlenmek üzere ankara cumhuriyet başsavcılığı’na çağırıldı.
8 ocak 2018
silahlı saldırıya uğrayan deniz naki’nin avukatı, “ırkçı çetelerden şüpheleniyoruz” açıklamasında bulundu. avukat haldi mızrak, “naki’nin ifadesinde aynı zamanda kısa süre önce hdp milletvekili garo paylan’ın öne sürdüğü avrupa’daki türkiye kökenlilere yönelik bir suikast listesi olduğu iddiasını da polise anlattığını” belirtti. “ancak naki’nin kendisine yönelik silahlı saldırıda birebir suikast iddiasıyla bağlantı görmediğini” belirten avukat mızrak, “doğrudan o olayla ilintili olduğunu düşünmüyor ama irtibatlı olabileceğini düşünüyor kendisi” dedi.
1915 tasarısı
almanya’da ilk kez 1915’in 100.yılı olan 2015 yılında anma törenleri sırasında dillendirilen ve 2016 yılı şubat ayında yeşiller partisi tarafından meclise sunulup son anda geri çekilen tasarı 2 haziran 2016 günü resmen kabul edildi. tasarı, “1915 ve 1916 yıllarında osmanlı imparatorluğu’nda ermenilere ve diğer hristiyan azınlıklara uygulanan soykırımın hatırlanması ve anılması” başlığını taşıyor.
dışişleri bakanlığı, “ermeni anlatısını tartışılmaz bir gerçek gibi dayatmaya çalışan, cehalet ve hukuka saygısızlık örneği bir karar. bu önyargılı ve mantık dışı siyasetin ciddi bir öz eleştiriye ihtiyacı olduğu ortadadır. alman federal parlamentosu’nun, tarihi kendi bildiği gibi yorumlaması; öte yandan, hukuku hiç dikkate almaması kaygı vericidir.” şeklindeki açıklamayla karara tepki gösterdi.
türkiye’nin berlin büyükelçisi hüseyin avni karslıoğlu, soykırım tasarısının federal meclis’in gündemine gelmesini eleştirerek “federal meclis’in olayları ‘soykırım’ olarak tanımlayarak türkiye ile ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine nasıl katkı sağlayabileceği merak konusudur. tarih hakkında hüküm vermek ulusal parlamentoların görevi değildir. bundan ziyade her iki halkın, tarihin bu trajik dönemi hakkında birlikte çalışmaya teşvik edilmesi gerekir.” dedi.
dw türkçe’ye konu hakkında açıklama yapan almanya ermeni toplumu derneği başkanı dr. raffi kantian, “ermeniler yaşananların adının konulması için çok uzun zamandır bekliyor. almanya, alman imparatorluğu’nun devamı olan bir ülke ve bu nedenle o dönemdeki osmanlı imparatorluğu’nun müttefiki konumunda, dolayısıyla bu meselede de özel bir konuma sahip. yapılan farklı tanımlar, inkâr veya türkiye’nin resmi görüşünde olduğu gibi karşılıklı çatışmalar olduğu yönündeki açıklamalar ciddi değil veya kimse tarafından da ciddiye alınmıyor. bu tür yaklaşımların artık bir kenara bırakılması bakımından kararın kabul edilmesi bizim için çok önemli” dedi.
incirlik krizi
1954’te açılan ve bugüne kadar çeşitli tartışmalara konu olan incirlik üssü şimdilerde alman askerleriyle ilgili gündemde. ilk açıldığında olağanüstü durumlar için kullanılması planlanan üs 1980’lerden sonra yapılan iyileştirmelerle önem kazandı. körfez savaşı’nda en kritik merkez konumundaydı. günümüzde 2500 civarında amerikan askeri ve ailesi incirlik üssü’nde yaşıyor. üssün hukuki statüsü, abd ile türkiye’nin 1980 yılında imzaladığı ‘savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması’ (seia) ile belirlenmiş durumda. anlaşmaya göre üs türkiye’nin malı ve abd’nin askeri varlığı ve faaliyetlerinin, tamamen nato savunma görevleri çerçevesinde kalması gerekiyor. üstte zaman zaman nato üyesi diğer ülkelerin de askerleri bulunuyor. üste bulunan 200 kadar alman askeri, tornado jetlerinin suriye’de gözetim görevlerinden ve ışid karşıtı koalisyonun uçaklarına yakıt dolumundan sorumlu.
23 haziran 2016
alman bild gazetesinin haberine göre, türkiye, almanya savunma bakanı ursula von der leyen’in vekili müsteşar ralf brauksiepe ve beraberindeki heyetin incirlik üssüne temmuz ayında yapmayı planladığı ziyareti iptal etti. ziyaretin alman federal meclisi’nde kabul edilen 1915 kararı nedeniyle iptal edildiği ve türkiye’nin bu kararla alman politikacıların incirlik’te istenmediği mesajını vermeyi hedeflediği belirtildi.
dışişleri bakanı çavuşoğlu “askeri olmayan heyetlerin ziyareti uygun görülmemiştir” dedi: “konuşlu birlikteki askerler dışındaki kişilerin gelmesini uygun görmüyoruz, son derece net. incirlik üssüne gelmek isteyen askeri ve teknik heyetlerin hepsi gelebiliyor. fakat şu aşamada askeri olmayan heyetlerin özellikle de siyasetçilerin incirlik’e ziyareti uygun görülmemektedir”
8 eylül 2016
dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, almanya’nın şartları yerine getirdiğini, alman parlamenter heyetinin incirlik üssü ziyaretine izin verdiklerini açıkladı. alman dışişleri’nden de teyit geldi.
15 mayıs 2017
türkiye tarafından alman milletvekillerinin incirlik’teki askeri üsse ziyaret talebinin “bu süreçte uygun görülmediğini” ifade edildi. merkel, “alman askerleri için incirlik dışındaki alternatifleri değerlendirmek zorudayız, ürdün seçeneklerden biri” dedi.
17 mayıs 2017
dışişleri bakanı gabriel “türk hükümetinin gelecek günlerde fikrini değiştirmesini sadece ümit edebilirim. aksi takdirde alman federal meclisi hiç kuşkusuz askerlerini türkiye’de bırakamaz” diye konuştu. türkiye’de “alman vatandaşlarının makul olmayan iddialarla cezaevine girdiğini”, “almanlara türkiye’den çıkış izni verilmediğini” belirten gabriel “şimdi de alman parlamentosuna şantaj yapılacaksa, tahammül edilemez sınıra ulaşılmış demektir” diye konuştu.
18 mayıs 2017
alman savunma bakanı, askerlerini türkiye’den çekmeleri durumunda bunun sadece incirlik’le sınırlı kalmayacağını ifade ederek konya’daki üssü hatırlattı.
almanya ile incirlik gerilimini değerlendiren çavuşoğlu, “biz şantaj yapmıyoruz. bu şantaj ise sizin yaptıklarınız neydi? artık türkiye çifte standartlara boyun eğmez. incirlik’ten çekilirlerse kendileri bilir. talep gelirse nato zirvesi’nde görüşülebilir. bu konuda henüz merkel’den bir talep gelmedi.” dedi.
21 mayıs 2017
almanya savunma bakanı von der leyen cuma günü(19 mayıs) incirlik hava üssü’ne alternatif olarak gündeme gelen ürdün’deki muvaffak salti askeri üssü’nü ziyaret etmiş, cumartesi (20 mayıs)günü de kral abdullah ile görüşmüştü. savunma bakanı ürdün’deki hava üssünü ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada, “üs ile ilgili umduğundan daha iyi bir tablo ile karşılaştığını” belirtti. von der leyen, “ürdünlü yetkililerin son derece yardımsever olduklarını ve türkiye’de incirlik üssü’nde konuşlu alman askerlerinin ürdün’e taşınması konusunda her türlü yardıma hazır olduklarını” söyledi.
24 mayıs 2017
reuters’in haberine göre yeşiller’den claudia roth, türk yetkililerden ne meclis’e giriş ne de güvenlik görevlisi izni alabildiklerini söyledi: “dün bildirildi, türk tarafı, şu anda alman vekillerin türkiye’de siyasi temaslarda bulunmasını uygun bulmuyormuş.” roth son kararı, “bu fiilen siyasi diyaloğun reddidir. alman parlamentosuna kırmızı karttır” diye değerlendirdi.
alman askerlerinin incirlik üssünden çekilmesi tartışmalarına yönelik soru üzerine, erdoğan, “bu konuyla alakalı bize gelmiş bir şey yok. ‘biz ürdün’e gidiyoruz, gitmiyoruz’, buna benzer bize ulaşmış herhangi bir şey yok. hatta geçenlerde gündemlerinde böyle bir şey olmadığına dair alman yetkililerin açıklaması var. böyle bir şey de eğer yapacak olurlarsa bizim için çok da böyle önemli bir sorun değil bu. giderlerse biz ‘güle güle’ deriz, başka bir şey değil.” dedi.
25 mayıs 2017
merkel, brüksel’de gazetecilere, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ile konuyu görüşeceğini belirterek şunları söyledi: “bizim için bunun vazgeçilmez olacağını açıkça söyleyeceğim. çünkü biz bir parlamento ordusuna sahibiz. askerlerimizin meclis üyeleri tarafından ziyaret edilebilmeleri gerekir. aksi takdirde incirlik’i terk etmek zorundayız. ziyaretler alman ordusunun faaliyetleri için esas teşkil etmektedir.”
26 mayıs 2017
hükümet sözcüsü seibert, nato zirvesi kapsamında gerçekleşen erdoğan-merkel görüşmesi sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, “başbakan merkel’in alman vekillerin yurt dışı misyonlarında alman askerlerini ziyaret etmesinin şart olduğuna bir kez daha dikkat çektiğini” belirtti.
27 mayıs 2017
alman parlamenterlerin konya’daki nato üssü’nde görevli alman askerlerini ziyaret etmesi konusunda sorun kalmadığı bildirildi. alman haber ajansı dpa, dışişleri ve federal savunma bakanlığı’nın federal parlamento’da grubu bulunan partilerin savunma komisyonu üyelerini ziyaret konusunda engel kalmadığı konusunda bilgilendirdiğini duyurdu. incirlik üssü konusunda ise bir gelişme olmadığı kaydedildi.
28 mayıs 2017
almanya dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, alman askerlerinin incirlik’ten çekilip çekilmeyeceğine iki hafta içinde karar verileceği duyuruldu.
30 mayıs 2017
çavuşoğlu, “şu anda incirlik’i ziyarete açmamız mümkün değil, ama almanya’dan olumlu adımlar olursa değerlendiririz. incirlik benim üssüm, oradaki tasarruflar bana ait” dedi.
5 haziran 2017
almanya dışişleri bakanı sigmar gabriel, incirlik krizini tartışmak üzere ankara’da mevlüt çavuşoğlu ile bir araya geldi. görüşmeden sonra yapılan ortak basın toplantısında çavuşoğlu, “şu an itibariyle incirlik değil konya’daki nato üssüne ziyaret mümkün” dedi. gabriel ise, “incirlik’ten çekilme konusunda net bir karar yok. türkiye iç siyasi nedenlerden dolayı parlamenterlerin ziyaretine izin veremeyeceğini açıkça gösterdi. türkiye bu durumda alman askerlerini incirlik’ten çıkarmak zorunda olduğumuzu anlamalı” dedi.
7 haziran 2017
almanya başbakanı angela merkel başkanlığında toplanan bakanlar kurulu, ışid ile mücadele kapsamında incirlik’te bulunan askerlerin incirlik’ten ürdün’e taşınması önerisini kabul etti.
taşınma işleminin 2–3 ay alacağını belirten bakan von der leyen şunları söyledi: “biz, türkiye’de kalmak için çok uzun süre sabrettik. çünkü operasyonel olarak türkiye’den uçmak bizim için daha iyiydi. eğer ziyaret imkanı yoksa, o zaman ürdün’e taşınmak en doğrusu.”
21 haziran 2017
alman askerlerinin incirlik üssünden çekilmesini öngören teklif almanya meclisi’nden geçti, yapılan oylama sonucunda askerlerin incirlik’ten çekilmesi yönünde karar çıktı.
10 temmuz 2017
almanya, incirlik üstünde bulunan birliklerini çekmeye başladı. ürdün’de kullanılacak yeni bir hava üssüne malzeme nakli gerçekleştirileceği ve savaş uçaklarının ekim ayına kadar yeni üste konuşlanmış olacağı açıklandı.
17 temmuz 2017
almanya hükümet sözcüsü steffen seibert, alman milletvekillerinin konya’da bulunan alman askerlerini ziyaretinin iptal edilmediğini, ertelendiğini söyledi.
27 eylül 2017
incirlik üssünde görevli son askerler de almanya’ya çekildi. çekilen askerlerin ürdün el azrak hava üssüne kaydırma işlemleri ekim ayının ilk haftası tamamlandı.
24 ocak 2018
alman sol parti milletvekili wagenknecht, afrin harekatına tepki olarak konya nato üssünde görevli alman askerlerinin türkiye’den çekilmesini istedi.
140journos whatsapp tartışma grubunda türkiye’nin ab üyeliğine ilişkin öne çıkan görüşler
whatsapp tartışma moderatörü: özge özden/140journos stajı
(❓ emojisi whatsapp tartışma grubunda 140journos’un sorduğu soruları; her bir paragraf, whatsapp grubundaki katılımcılardan gelen cevapları gösterir.)
❓ türkiye’nin avrupa birliği’ne adaylık serüveni 2004 yılında denetim sürecinin sona ermesiyle ivme kazanmıştı. müzakerelere başlandıktan sonra çıkan mülteci sorunu, 15 temmuz darbe girişimi ve referandum sürecinin yarattığı sorunlar ardından nisan 2017’de türkiye, avrupa konseyi parlamenterler meclisi tarafından tekrar denetim sürecine alındı. türkiye’nin yerine getirmesi gereken maddeleri uygulamadığını, hak ve özgürlüklerle ilgili imajının bozuk olduğunu belirten ab, türkiye’yi yakın gelecekte üyeliğe kabul edeceğe benzemiyor. türkiye tarafı ise, parçası olmak istenilen avrupa birliğinin şimdikinden çok farklı olduğunu; aşırı sağ, zenofobik, faşist bir avrupa birliğine katılımın gerçekleşmeyeceğini belirtti. türkiye’nin ab üyeliği süreci ve gerekliliği hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
“direkt üyeliğe değil ab uyum yasalarına ihtiyacımız var”
“avrupa birliği’nin durum çok iç açıcı degil. brexit bunun en büyük çatlağı, ortak para birimi bile dağılmak üzere.”
“türkiye fasılların açılması için hemen tekrar bu konuda isteğini ortaya koymalı. temel hak ve hürriyetler için ab’nin çok katkısı oldu ve verdiği fonları da unutmamak gerek.”
“türkiye ekonomik bağlamda ab’ye muhtaç bir ülkedir. şu an da evet mülteci sorunu ile denge politikası uygulanmakta fakat ileriki aşamalarda bu sorun rafa kalktığında elimizde koz kalmayacak.”
“her ne kadar avrupa’da toprağımız olsa da, kültürel bağlamda farklılıklar olması, din ve türklere tarihten bu yana gelişen bakış açısı bizim ab’ye üye olamayacak kadar farklı olduğumuzun göstergesidir.”
“hükümetlerin kendi siyasi politikaları için bu fırsatı harcaması hep kaybedilen yıllar olarak çöpe gidiyor.”
“çok kalabalık bi ülkeyiz bir kere ve bu kalabalığın eğitim seviyesi, gelir seviyesi çok düşük nüfus artış hızı yüksek.”
“peki ab’ye alınmamamızda gurbetçilerimizin avrupa’ya uyum sağlamadaki zorlukları da etkili olmuş olabilir mi?”
“ab’ye bizi almıyorlar, çünkü bir hıristiyan birliği kanısı oluşmuş durum da!
basit bir soru soralım o vakit: peki biz ab standartlarına ulaştık mı? hak-hukuk-adalet konusunda özellikle hangi ab önerisi yerine tam olarak getirildi?”
❓ab ile yapılan geri kabul anlaşması sürecini nasıl yorumluyorsunuz?
“mülteci anlaşması tam bir fiyaskodur. ab paradan çok beyin göçüne önem veriyor. ve bizi açık açık salak yerine koyarak, size şu kadar para vereyim, sizden kalifiye insanları alayım diyor. ve biz de bunu kabul ediyoruz. siyaseten büyük hatadır. hala da bu anlaşmayı sürdürmemiz komiktir.”
“türkiye mültecileri karşı politika olarak kullanıyor maalesef.”
“vize serbestisinin gerçekleşebileceğini düşünmüyorum.”
❓türk asıllı alman gazeteci deniz yücel’in terör örgütü üyesi olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından türkiye’de göz altına alınması ve bir çok gazetecinin hali hazırda tutuklu yargılanmasının ardından türkiye’de ifade özgürlüğü büyük eleştirilere maruz kaldı. bunun yanında başkanlık referandumu kampanyası için avrupa ziyaretlerinde bulunacak bakan ve vekillerin konuşma ve mitingleri bir bir iptal edildi. bu durum türk siyasiler tarafından “ab’nin ifade özgürlüğünü engelleyici bir müdahalesi” olarak değerlendirildi. ifade özgürlüğü ve insan hakları tartışmalarında sizce taraflar nasıl bir tutum sergilemeli?
“ab’yi iki yüzlü buluyorum”
“sadece deniz yücel değil tutuklu olan her gazeteci hakkında türk yetkililer terörist diyor ve ab bizden teröristleri salmamızı istiyor gibi bir anlayış sergiliyorlar”
“ab, türk siyasetinin ab sınırları içinde yapılmasını istemiyor haklı olarak.”
“eğri oturup konuşmak lazım, ülkemizde siyaset kutuplaştırıcı bir noktadayken hangi ülke kendi ülkesinde yaşayanların da kutuplaşmasını ister ki?”
“düşünsenize taksim meydanında x ülkesinin bir milletvekili miting düzenliyor… ne alaka deriz”
❓nato incirlik üssü’nde alman askerlerine yönelik sivil ziyaret yasağından sonra almanya, askeri birliğinin ürdün’e taşınmasına karar vermişti. ayrıca, türkiye’nin bir sonraki nato zirvesine ev sahipliği yapmak istemesine aralarında almanya’nın da bulunduğu bir grup ülke karşı çıkmış, gerekçe olarak da “türkiye’nin iç politikasının desteklendiği izlenimi vermek istememek” gösterilmişti. nato’da kaybedilen itibar, hollanda, almanya gibi ab ve nato üyesi iki ülkeyle çıkan gerginlikler türkiye’yi avrupa birliği karşısında zayıflatıyor mu? peki ab neden türkiye’yi doğrudan reddetmiyor?
“ab için tam bir friendzone ilişkisi yaşıyoruz. bizi sevgili olarak görmüyor ama onun yakınında olmamız işine geliyor. gümrük antlaşması vb.”
“türkiye hiçbir zaman vazgeçilmez bir ülke olmadı eğer türkiyede üs kuramazlarsa kıbrısa kurarlar ürdüne kurarlar ancak türkiye kendisini vazgeçilmez sanıyor.”
“80 milyonluk ülkeyi karar mekanizmasına dahil etmektense dahil edecekmiş gibi yaparak hem ticaret hacmini geliştir hem de arka bahçe olarak kullan. gayet mantıklı.”
“ab tr’yi reddetmiyor çünkü bu, tr’yi daha yalnızlaştıracak, marjinalleştirecek bir hamle. ab’deki demokrasi yanlılarının tr’deki adalet mücadelelerine desteği çok önemli (özellikle aihm kararlarını düşünürsek)”
“doğrudan reddetmiyorlar çünkü ortadoğu gibi istikrarsız bir bölge ile aradaki tampon bölge olarak görüyorlar türkiye’yi.”
❓dünya siyasetinin sağa yöneldiği son yıllarda türkiye’nin ab’ye karşı tutumu nasıl olmalı?
“yabancı karşıtlığı ve sağa kayış sadece batıda değil bizim ülkemizde de yaşanıyor ki hep vardı bizim arap nüfusuna bakışımız veya daha 10 yıl önceye kadar kürt realitesine bakışımız, avrupadakiyle kıyaslanamayacak derecede ırkçıydı”
“mültecilere karşı avrupa’da artan ırkçılığa karşı türkiye’nin ‘misafirperver’ politikasını vurgulamalı ve her platformda anlatmalıyız.”
