100belgesel Kentsel Dönüşümfotoğraf öyküsüTÜRK TİPİ
KENTSEL
DÖNÜŞÜM
Sis Atma O.Ç.fotoğraf öyküsü«SİS ATMA O.Ç.» arşiv · derlemeMOTORİZE ÇETELERİN ÖNCESİ: MAFYA BABALARItürkiye’nin eski mafya babaları ve kabadayıları e-kitap · 140journos anılarıDOĞU PERİNÇEK’LE 10 BİN KİLOMETREkısmen iktidar çekimlerinden yol anıları belgesel
çizgi film
marka belgesel belgesel belgesel belgesel
çizgi film
çizgi film
belgesel
belgesel İtibardan Tasarruf belgeselibelgesel belgesel 6 şubat serisi
adnan oktar serisi
belgesel e-kitap · dava dosyasıKEDİCİK: TURNİKE SİSTEMİbir belgeselin arkasındaki senarist dosyası · 2022 gerekçeli karar belgesel
çizgi film
marka belgesel belgesel oyun belgesel engellendi belgesel belgesel çizgi film siyasi profiller belgesel belgesel belgesel mockumentary türk ifşabelgesel Yaktın Bizi Reis belgeselibelgesel çizgi film marka Hayırsız Ada belgeselibelgesel Killa belgeselibelgesel Atanamayan Öğretmen belgeseli belgesel Esenler Otogar: Alt Kat belgeselibelgesel Tarih Tekerrürbelgesel Penis Haritasıbelgesel Gezi ParkıGEZİ
PARKI
SERİSİ
Bitmeyen Ekonomik KrizBİTMEK BİLMEYEN KRİZ$=6,12 Baraj Yapılabilir Hasankeyfarşiv · video Kaderin Üstünde Bir Kaderbelgesel serisi
140journos ekibi ID.Buzz ileID.BUZZ İLE SAHADAYIZ#REKLAM
salgının 100 günüe-kitap göz kırpmadan: 202Xvideo art bkz: ekşi sözlükbelgesel Günün duvar kağıdıgünün duvar kağıdı dumpçizgi film · dump hazbelgesel nabıcaz be kamilbelgesel matemvideo art hamburg muhtarıbelgesel altyapı: boksörbelgesel Başkanlık sistemibaşkanlık sistemi vebabelgesel doktor yokbelgesel #WALLPAPER#wallpaper Kuzeybelgesel serisi
random ZARI AT
RASTGELE
BİR BÖLÜM İZLE
140JOURNOS ARŞİVİNDE ARA
Şampiyon: Bold Pilot140journos & at Teşebbüsbelgesel Arap Emrah belgeseli belgesel Don't Panic e-kitap e-book [english]
↓ daha fazla için kaydır
foto-röportaj · kentsel dönüşüm

Ayazma’dan
Bezirganbahçe’ye

Nam-ı diğer Olimpiyatköy. Küçükçekmece’de 2007’de başlayan Ayazma/Tepeüstü–Bezirganbahçe odaklı dönüşüm ve yeniden iskan politikası, İstanbul’daki dönüşümün en kapsamlı ayaklarından biri ve bir yerdeki tüm nüfusu topluca başka bölgeye taşıyan ilk örnek.

140journos · Ağustos 2015

‘‘Dönüşüm alanları bir plan bütünlüğü içerisinde bir felsefeye dayalı olmalı. Yapılar dönüşürken çeşitli yetersizliklerin, yoksullukların da giderilmesi gerekir. En önemlisi de kenti inşa ederken kentliyi de inşa etmektir. Dolayısıyla bu yapısal dönüşümü gerçekleştirirken sosyal ve kültürel dönüşümle beraber ekonomik dönüşümü sağlamamız gerekir.’’— Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay

Aziz Yeniay’ın yukarıdaki sözleri, 2012 yılında yapılan bir röportajının giriş cümleleri. Yeniay’ın sözlerinde geçen ‘‘kenti inşa ederken kentliyi de inşa etme’’ hedefi, neo-liberal kent politikaları doğrultusunda İstanbul’da özellikle 1980’li yıllardan itibaren şehrin küresel sermayeye açılmasıyla başlayan kentsel soylulaşma ve yaşam alanlarının nezihleştirilmesi sürecinin temelini oluşturmaktadır. İstanbul gelinen son noktada, diğer 3. Dünya ülkelerindeki muadillerine göre ‘‘Güzel Kent’’(1) fenomenini giderek daha yoğun karşılayan bir yapıya bürünmektedir.

İstanbul’u diğer bütün kozmopolit şehirleri aşan kültürel, sosyal ve ekonomik çeşitliliğine/karmaşıklığına rağmen küresel pazarın taleplerine adapte etme çabaları, bu durumun en büyük sebebi olarak gösterilebilir. Kent çeperinde kitlesel göçlerle birlikte hem nicel hem de nitel yığılmaya maruz kalan ‘öteki’ yaşam alanları, planlanan dönüşüm projeleriyle görünmez kılınmaya ve ötelenmeye çalışılmaktadır.

Küçükçekmece’de 2007 yılında başlayan Ayazma/Tepeüstü-Bezirganbahçe odaklı dönüşüm ve yeniden iskan politikası da, İstanbul’daki dönüşümün en kapsamlı ayağını oluşturuyor. Ayazma/Tepeüstü Kentsel Dönüşüm projesi, bir yerdeki tüm nüfusu topluca bir başka bölgeye taşıyan ilk örnektir. Yeniay’ın dönüşüm alanları için öngördüğü ‘‘plan bütünlüğü ve bir felsefe ortaya koyma’’ hedefi, göründüğü kadarıyla kağıt üzerinde kalmış durumda. Öyle ki, Bezirganbahçe hattındaki dönüşüm süreci sonucunda, bölge halkının yeni sosyal ve fiziki çevreye uyumda sorunlar yaşadıklarını, Ayazma gibi merkezi konumu olmayan Bezirganbahçe’den işe erişimlerinin zorlaştığını ve iş olanaklarını yitirdiklerini, bu sebeple de yerleştirildikleri TOKİ konutlarının taksitlerini güçlükle ödeyebildiklerini söyleyebiliriz. Bunun yanında, Ayazma’daki kültürel ve sosyal varoluş biçimleri zarar gördüğü için yaşanılan pek çok sıkıntıdan bahsetmek ve bu sıkıntıları detaylandırmak da mümkün. Ayazma’dan Bezirganbahçe’ye taşınanların üçte biri, ödeyemedikleri apartman aidatları ve banka kredileri sebebiyle iki yıl içinde icralık olmuşlardır.(2)

Hatta bazı aileler ekonomik olarak o kadar zor durumda kalmışlardır ki, TOKİ sitelerine geçmeden önce sattıkları gecekondu mahallelerindeki evlere kiracı olarak dönmüşlerdir. Bu örnekten yola çıkarak, TOKİ’nin alt-orta sınıf için öngördüğü konut edindirme projesinin, kentsel dönüşümün mitik bir anlatısından ibaret olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ekonomik sıkıntıların yanında, güvensizlik duygusu da kentsel dönüşüm mağdurlarının geri dönüşüne yol açmaktadır; çoğu Ayazmalı aile, taşındıkları TOKİ binalarının sağlam olmadığıyla ilgili dedikodulardan ötürü yeni geldikleri çevreden ayrılmakta veya ayrılmayı istemektedir. Bu dedikoduların doğruluğu kanıtlanamasa bile, insanların en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma haklarıyla ilgili sırf bu dedikodulardan ötürü geri dönüş kararı alacak kadar etkilenmesi de çok açık bir yönetişim zaafının bulunduğunu gözler önüne sermektedir.

Kalabalık Ayazma ailelerinin apartman dairelerine adapte edilmeye çalışılması da yaşanan problemin sosyal boyutunu oluşturmaktadır; yapılan görüşmelerde, bazı dairelerde yatacak yer olmadığı için veya gelen misafirleri ağırlamak için mutfak bölümlerine bile yatak konulduğundan bahsedilmiştir.

Problemin sosyal boyutu da sadece sayısal/mekansal uyuşmazlık ve yetersizliklerden ibaret değildir; Ayazmalıların günlük yaşam pratiklerinin bazıları apartman yaşamının koşullarına uymamaktadır. Özellikle düğün, cenaze adetleri ve özel günler sırasında gelen misafirlerle hane halklarının daha da kalabalıklaşması zaman zaman problemler yaşanmasına sebep olmaktadır:

“Çok misafir gelir de çevre rahatsız olacak diye ödüm patlıyor. Misafirim rahat gelmiyor, ‘kapıyı yavaş kapa vb’, kalp kırıyorum, ‘apartmanlı olmuş, üstten bakıyor’ gibi oluyorum.”(2)

Apartman yaşantısıyla ilgili diğer bir sorun da açık mutfak düzeninin Ayazmalı ailelerin yaşam biçimiyle bağdaşmamasıdır. Gerek yapılan yemeklerin niteliğinden, gerekse hanedeki kadınların misafirliğe gelen erkeklere karşı mutfak ortamında görünür olmak istememesinden ötürü bazı evlerde sonradan salon ile mutfak arasına duvar örülmüştür.

Ayazma’dan taşınıp Bezirganbahçe’ye yerleşen Kürt nüfusun etnik kimliklerinden ötürü yaşadığı problemler de mevcuttur. Kültürel kimliklerinin diğer bölge sakinleri tarafından kamuya açık alanlarda kabul görmemesi, kent yaşamını Kürtler için pek de güvenli kılmamaktadır:

“Newroz’u parka indirdim, telefon çaldı; memleketten arıyorlardı, Kürtçe konuştuk. Konuşmam bitince bir baktım süslü bir kadın: ‘Başka İstanbul yok’ diyor.”(3)

Yeniay’ın bahsettiği ‘‘kentliyi inşa etme’’ hedefinin başlı başına sıkıntılı bir ifade olmasının yanında, görüyoruz ki kentliyi inşa etme sürecinden sorumlu olanlar, kentin bütün öğelerini kapsayamamakta ve öteki unsurlara karşı gösterilen dışlayıcı tutumların önüne geçememektedir. Asker uğurlamalarının Kürtlere karşı yapılan gövde gösterilerine dönüşmesi, Kürtlerin yaşadığı apartmanlara karşı site içinde büyük Türk bayraklarının asılması ve Halkalı polis lojmanlarının Kürtlerin yoğunlukta olduğu sitelere yerleştirilmesi gibi yaşanmış örnekler, gruplar arasındaki kutuplaşmayı tırmandıran diğer gelişmelerdir.

Etnik farklılıkların yanında, mezhep farklılıkları da bölge insanları arasında ayrışmaya yol açmaktadır; Şafi olmak dahi, Ayazma’dan gelenlerin Hanefi çoğunluğa karşı kamusal izolasyona uğramalarına sebep olmaktadır:

“Belirli namazlarda Hanefiler gibi 5 değil 3 rekat kılmamız farz, 3 rekat farz diye 5 rekat kılamayız, öte yandan 3 rekat kılıp kalksak arkamızdan laf edecekler. Manevi değerleri de yitirdik.”(4)

Camide başlayan bu ayrışmanın, erkeklerin en önemli sosyalleşme alanı olan kahvehanelerde de artarak devam ettiğini söylememiz mümkün. İnsanların Kürt ve(ya) Şafi olmaları, kahvehanelere kabul edilmemeleri için, kabul edilse bile hoş karşılanmamaları için yeterli olabilmektedir.

Ayazma-Bezirganbahçe hattında yaşanan tüm bu sıkıntılar, sadece bu hatla sınırlı değildir. Kentsel dönüşümün yarattığı handikaplar, dönüşüm projelerinin uğradığı diğer tüm semtlerde görülmektedir. Göç ve iskan politikalarıyla iç içe geçmek durumunda kalan farklı kültürlerin, beraberinde ayrışmayı ve sosyal baskıları getirmemesi için kent politikalarının daha özenli ve kapsayıcı bir şekilde yeniden düzenlenmesi gereklidir.

(1) Buradaki Güzel Kent tabiri Mike Davis’in Gecekondu Gezegeni isimli kitabında geçmekle beraber, gerçekten güzel olanı tanımlamak için kullanılmamıştır.

(2) Cihan Uzunçarşılı Baysal, Ayazma’dan Bezirganbahçe’ye: Yeniden İskanın Yarattığı Kültürel Mağduriyetler ve Yeniden Kimlik İnşası, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Dosya 16, Ekim-2009.

(3) Cihan Uzunçarşılı Baysal, Ayazma’dan Bezirganbahçe’ye: Yeniden İskanın Yarattığı Kültürel Mağduriyetler ve Yeniden Kimlik İnşası, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Dosya 16, Ekim-2009.

(4) Cihan Uzunçarşılı Baysal, Ayazma’dan Bezirganbahçe’ye: Yeniden İskanın Yarattığı Kültürel Mağduriyetler ve Yeniden Kimlik İnşası, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Dosya 16, Ekim-2009.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRTürk Tipi Kentsel Dönüşüm140journos, Fikirtepe’nin ötesinde İstanbul’un farklı yerlerindeki dönüşümü de izliyor: hafriyat, zorla tahliyeler, gecekondu yıkımları ve değişen şehir silueti.